Paylaş
14 bin hane arasında yapılan araştırmaya göre, 10 yıl önce senede 232 kere alışveriş yapıyorduk. Bu sayı artık 248.
Yani haftada bir kere fazladan alışverişe çıkıyoruz.
O zaman 13 farklı mağaza tipinden alışveriş yapıyorduk.
Şimdi bu sayı 15.
Yani sadece alışveriş sayımız değil, girip çıktığımız dükkân sayısı da artmış.
İki temel güdümüz var tabii: Daha iyisini bulmak ve daha ucuzunu bulmak. Onun için alışverişe daha sık gidiyor ve daha çok yer dolaşıyoruz.
En çok artış gösteren alışveriş yeri kategorisi indirim marketleriymiş.
Bu çok anlaşılır. Ekonomik zorluklarda herkes bu indirimleri takip ediyor.
Alışverişlerimizde ulusal zincirlerin payı artarken yerel zincirlerin payı düşmüş son 10 senelik süreçte. Yerel girişim adına kötü haber tabii. Bakkal ve açık pazar alışkanlığında da gerileme sürüyor.
Açık olarak satılan ürünlerden market markalı ürünlere kayma varmış. Bunun içine kiloyla satılan deterjan da girer, açık zeytin de... Etiket bilincinin yaygınlaşmasına işaret olsa gerek.
Neyse ki güzel bir haber de var: Markalı ürünler içinde global markalara karşı yerli markalar artışta.
Toplumumuz yerli malının kıymetini mi anladı yoksa fiyatlar mı etkili? Zor soru...
Hanelerin cüzdan payında en çok artış gösteren kategori atıştırmalıklarmış. Kuruyemiş, dondurulmuş ürünler ve bisküvi yükselişte. Süt, yoğurt ve sıvı yağın payı düşüyor.
Daha az sağlıklı ürün tüketip daha çok abur cubur yemenin sonuçları zaten ortada: Avrupa’nın en obez toplumuyuz.
Bu veriler gündelik hayatta elbette ki her birimize tam olarak oturmuyor. Ama bir ortalama eğilimi anlatıyor.
Hatırladığım kadarıyla 10 sene öncesiyle kıyaslıyorum, bazıları bende doğru mesela.
Para çok, vizyon yok
2.77 milyar dolarlık servetiyle Jay-Z’yi sollayıp “en zengin sanatçı” unvanını elde eden Kanye West, aykırı yaşam tarzı, aykırı özel hayatı ve aykırı politik görüşleriyle biliniyor.

Amerikalı rap’çi ve yapımcının 2026 dilekleri olduğu ileri sürülen 36 maddelik bir liste dolaşıyor sosyal medyada.
Kanye West gibi biri neler ister diye merak ettim açıkçası. Çünkü insanın dilekleri, kim olduğunun da önemli bir göstergesi.
Listenin çok önemli bir kısmı Çin Seddi’ni ziyaret etmek, Ürdün’de Petra’yı gezmek, Peru’da Machu Picchu’ya tırmanmak, Hindistan’da Tac Mahal’i görmek gibi turistik şeyler.
E bunlar biraz imkân meselesi. “Elinden tutan yok, atla git, gez” diyesi geliyor insanın.
Yaşı da küçük değil ha: 48. Mütevazı imkânlarımızla biz bile birçoğuna gittik bunların.
Jamaika’da, New York’ta ev almak gibi bazı emlak niyetleri de var West’in.
2.7 milyar diyorum! Ev değil, gökdelen alırsın Manhattan’da...
Kitap da yazmak istiyor, kendi sabununu yapmak da. Sabun kolay. Ama kitabı bilemedim şimdi. Öyle “Yazayım” deyince oluyor mu? Gerçi atom fiziği kitabı beklemiyoruz Kanye’den. Hayat hikâyesi falan olur belki. Zaten onu da editörler hazır ediyor.
Yatırım yapmayı öğrenmek istiyormuş. E yatan yatmış zaten. Daha ne yani? Elon Musk da olmayıver.
Köpekbalığı dalışı ilginç bak. Benim de içimde ukde. Ama direk dansı almayayım, alana da mani olmayayım.
Anlayacağınız Kanye Abimizde para çok ama vizyon yok. Üstelik bu yaşına kadar gezmeye bile üşenmiş tembel teneke.
Herkese nasip olmaz
Herkesin kendisini Serenay Sarıkaya’nın oynamasını istediği bir dönemde Seda Sayan, eğer hayatı film olursa oğlu Oğulcan Engin’in kız arkadaşı İlayda Alişan tarafından canlandırılmak istediğini söyledi.

Herkese nasip olmaz böyle iltifat.
Çünkü kendini oynayacak kişi demek aslında tamamen ego demek.
Kişi gerçekten çok beğendiği biri için böyle bir şey isteyebilir.
Eğer evlilik olursa “şanslı gelin” kontenjanından girecek fotoğraf karesine.
Paylaş