Paylaş
Fakat bu kez farklı bir şey yapmış; konser için gittiği Samsun’da, hayatını kâğıt ve pet şişe toplayarak kazanan bir kadının hayatına konuk olmuş Çelik.

Onunla zaman geçirip, birlikte kâğıt toplama yapmış. Bunları paylaştı sosyal medyasında.
Kendisi konuk olmakla kalmıyor, bizi de konuk ediyor o kişinin hayatına.
İnsani açıdan bir değeri zaten var: O kadınla kitleler arasında bir empati köprüsü kuruyor.
Ama sosyolojik olarak da bir değeri var: Aynı zamanda bir saha araştırması, günümüzden bir portre, bir belge de sunuyor.
O yüzden belgesel tadında bir paylaşım olmuş. Umarım aynı şevkle devamını da getirirler.

Yine haftanın “belge” niteliğindeki paylaşımlarından biri, müzisyen Rafet El Roman’dan geldi. Edirne’nin Havsa ilçesinde, doğduğu evi paylaştı.
Türkiye’nin önemli bir müzisyeni, gecekondu için bile mütevazı sayılacak tek katlı, tek gözlü bu yerde doğup yetişmiş.
Tarih çok eski değil:
1968 doğumlu Rafet El Roman. Yer, Edirne. Türkiye’nin en batıdaki ili.
Çok ama çok konuşkan bir fotoğraf.
Sezonun ilk bronzlaşması
Bronzluk üzerine hayli bir külliyat sahibi Eda Taşpınar, üstsüz güneşlenirken yaptığı paylaşımla sezona giriş yaptı, altına da şöyle yazdı: “Bikini izi sevmem...”
Bu iz meselesinin tamamen iki farklı ucunda duruyoruz ama Eda’yla ortak bir kaygımız var. Yazın ilk bronzlaşması meselesi.
Nedense sezona ilk girdiğinizde mutlaka bir güneşlenme kazası yaşarsınız.

Ya saati unutursunuz, kolunuzda bembeyaz izi kalır... Yahut arabada bir kolunuz camda kıpkırmızı yanar. Güneşte azıcık tişörtle yürürsünüz, hemen fanila giymiş gibi olursunuz.
Hele beyaz tenliyseniz...
Daha da bir göze batar o renk farklılıkları.
Bu ilk kazadan sonra tekrar insan içine çıkabilmek için en az bir yarım gün kadar güneşte “normal-leşmeniz” gerekir.
Yazın özlenen başlangıçlarından, tatlı hatıralarından biridir. Kişinin diline bu kadar vurduğu zaman da... Anlayın ki bir tatil vakti gelmiştir.
Kilo gitti, hassasiyet baki
70 küsur kilo verdiği söylenen Işın Karaca, sosyal medyada yapılan yorumlara takılmış.
“Bir deri, bir kemik kaldı” gibi eleştiriler üzerine döşendi de döşendi:

“Birisi bir şey başarınca, kendini iyi hissedinceee... Yerden yere vurmalarınız ancak sizin marifetiniz oluuur... Herkes önündeki tabağından yesiiiin...”
Falan filan.
Sakin ol champ! Sen onlarca kiloyu üstünden teflon tava gibi kaydırıp atmış kadınsın. Bu tür eleştirilere hiç takılmaman, leke bile tutmaman gerekiyor.
Önemli olan sağlık.
Sağlıklıysan aynaya bak, tadını çıkar.
Paylaş