Paylaş
Vapurlardaki büfelerde çalışan personel bilgilendirilmiş, pilot uygulamalar başlamış bile.
Eminim, ekonomik sebeplerden hijyene kadar birçok gerekçesi vardır.

Ama çaysız vapur olmaz arkadaşlar! Yani onu elinde, cam bardakta, tavşan kanı gibi göreceksin seyahat esnasında.
Şöyle kaldırıp denize doğru kıvamına bakacaksın. Hani o reklamdaki gibi, serçe parmak kalkacak içerken.
Yanında simit ezeceksin.
Ne bileyim, rüzgârdan uçmasın diye çayın parasını bardakla tabağın arasına sıkıştıracaksın falan... Bir şehir kültürü yani bu.
Karton bardakla falan mümkün değil. Sevgili belediye ve Şehir Hatları yetkilileri! Şu kararınızı bir daha değerlendirseniz?
O kabul ederse sen reddet...
Ankara’da Trump’ın kızı olduğu iddiasıyla ortaya çıkan 55 yaşındaki Necla Özmen, “babasından” Maduro’yu serbest bırakmasını istedi.
Donald Trump’ın üç evliliğinden beş resmi çocuğu var.

Necla Hanım kendini kabul ettirirse altıncı olacak.
Farkında mısınız, aralarında en vicdanlısı yine bizimki çıktı. Diğerlerinin en ufak bir itirazını duydunuz mu Venezuela’daki vandallığa?
Bravo Necla Hanım... Eğer seni evlatlığa kabul ederse, reddet gitsin babalıktan.
Abur cubura reklam yasağı
İngiltere, çocuk obezitesinin önüne geçebilmek için TV’lerde saat 21.00’den önce sağlıksız yiyeceklerin reklamını yasakladı.
Yüksek yağ, tuz, şeker içeren ürünlerin reklamları ancak gece gösterilebilecek.
Bu yasak işe yarar mı, yararsa bize de gelir mi göreceğiz.
Fakat anlamadığım şu:
Dünyanın farklı zaman dilimlerinde yaşayanlar ne olacak?
Mesela İngiliz kanalı BBC seyrediyorsunuz. İngiltere’de yasak doldu ama sizin ülkenizde çocuklar hâlâ uyanık...
Obez mi olsun o çocuklar? Öyle kan-ter içinde uyanmışım.
Zenginin kulağı
Boğaz’a karşı oturmuş, çay-kahve içerken ya da ne bileyim bir şeyler yerken aşırı gürültülü müzikle geçen teknelerden hepimiz rahatsız oluyoruz.
“Arkadaş, müziğini elbet dinle ama bırak da biz de iki çift laf edebilelim” diyesiniz geliyor.
Ama aynı şeyi Arzu Sabancı yapınca dalga geçiyoruz...

Arzu Hanım, Boğaz’daki yalısının önünden geçen tekneyi paylaşıp altına da “Kapalı cama rağmen dışarıdan gelen müziği duyunca...” yazdı.
Hemen “Acın acımızdır” diye makara yapan başlıklar atılıyor.
“Aman ne büyük dert” demeye getiriyoruz. Halbuki konuları bölerek yönetmek gerekiyor.
Konumuz gürültü.
Kulak bu.
Zengininki de, fukaranınki de aynı rahatsız oluyor.
Paylaş