Salim Uzun

Salim Uzun

suzun@hurriyet.com.tr

Şimdi top Yusuf Bey’de…

“İlk taşı kim attı” başlıklı yazımın ardından ATSO başkan adayı Davut Çetin’den uzun bir WhatsApp mesajı aldım. Davut Bey, önce nezaketli bir dille tespitlerime katılmadığını ifade etmiş, sonra da eleştirilerinin odağına ATSO Başkanı Yusuf Hacısüleyman’ı almış…

Haberin Devamı

Yorum kısmını sona bırakıp, önce Davut Bey’in ne söylediğine bakalım:

Şimdi top Yusuf Bey’de…
“BİRİBİRİNDEN FARKLI”

“Bugünkü yazınızda, seçim çalışmalarımız kapsamında onlarca arkadaşımla birlikte yaptığımız bir ziyareti, ATSO'nun kurumsal kimliği üzerinden gerçekleştirilen başka bir ziyaretle aynı kefeye koyarak ‘İlk taşı Davut Çetin attı’ değerlendirmesinde bulunmuşsunuz. Oysa iki durum birbirinden tamamen farklı.

“ARKADAŞIMIZ OLARAK KATILDI”

Hakan Pakalın o ziyarete ATSO Başkan Yardımcısı sıfatıyla değil, seçim çalışmalarımızda birlikte yol yürüdüğümüz arkadaşlarımızdan birisi olarak katıldı. Bu ziyaret ATSO'nun resmi hesaplarından duyurulmadı, kurumun hiçbir imkânı seçim çalışmamızın parçası haline getirilmedi. Aradaki temel fark budur. Benim hassasiyet gösterdiğim konu tam da budur.

Haberin Devamı

“ÇİZGİ KORUNMALIDIR”

ATSO, 70 bine yakın üyesi olan kamu kurumu niteliğinde bir meslek kuruluşudur. Araçları, personeli, bütçesi, iletişim kanalları ve tüm kurumsal imkânları seçim döneminde hiçbir adayın lehine ya da aleyhine kullanılmamalıdır.  Bir ATSO Başkanı'nın, ATSO'nun kurumsal imkanlarını kullanarak herhangi bir adayın seçim çalışmalarına katkı sağlayacak bir iletişim yürütmesini doğru bulmuyorum. Kurumsal kimlik ile seçim faaliyetleri arasındaki çizgi mutlaka korunmalıdır.

“DEĞERLENDİRMENİ ADİL BULMADIM”

Bu hassasiyeti kendi görev dönemimde de titizlikle korudum. 2018 ve 2022 seçimlerinde seçim çalışmalarımda makam aracını dahi kullanmadım. Seçime ofisimde çalıştım, ziyaretlerime kendi aracımla gittim. Kurumsal imkanları yalnızca ATSO'nun resmi görevleri için kullandım. Hiç kimse de aksini iddia edemez.  Çünkü benim için kurumun çizgisiyle seçim çalışmasının çizgisi her zaman birbirinden ayrı olmuştur. Bu nedenle iki farklı durumu aynı şekilde değerlendirmeni açıkçası adil bulmadım.

“HER TÜRLÜ ELEŞTİRİYE AÇIĞIM”

Bence asıl konuşmamız gereken; kimin kimin yanında fotoğraf verdiği değil, ATSO'nun üyeleri için ne ürettiği, kurum imkânlarının nasıl kullanıldığı ve Antalya iş dünyasına nasıl daha fazla değer katacağıdır. Ben her türlü eleştiriye açığım. Geçmişimiz de bugün söylediklerimiz de sorgulansın. Eksiklerimiz varsa yazılsın, yanlışlarımız varsa söylensin. Bunları biz zenginlik olarak görürüz. Tek beklentim, herkese aynı mesafeden ve aynı ölçüyle yaklaşılmasıdır. Senden de bu duyarlılığı bekliyorum. Çünkü seçimler gelip geçer; kurumların itibarı ise hepimize emanettir.”

*

Açıkçası...

*

Haberin Devamı

Uzun uzun cevap verip bu tartışmayı büyütmek gibi bir niyetim yok.

*

Ama...

*

Birkaç noktaya temas etmeden de geçemem.

*

Davut Bey, Hakan Pakalın’ın o ziyarete ATSO Başkan Yardımcısı sıfatıyla değil, birlikte yol yürüdüğü arkadaşlarından biri olarak katıldığını söylüyor.

*

Bu, kendi değerlendirmesi.

*

Benim baktığım yer ise farklı.

*

Çünkü Hakan Bey, o gün orada hangi niyetle bulunursa bulunsun...

*

ATSO Başkan Yardımcısıydı.

*

Benim ilk yazımdaki hassasiyet de tam olarak buydu.

*

Davut Bey'in mevcut yönetime yönelik değerlendirmeleri ise elbette kendisini bağlar.

*

O bölümün muhatabı ben değilim.

*

O yüzden artık top ATSO Başkanı Yusuf Hacısüleyman'da...

TAKDİR ATSO ÜYELERİNİN

Sonuç?

*

Ben ilk yazımın da...

*

Haberin Devamı

Bugünkü değerlendirmemin de arkasındayım.

*

Çünkü mesele kişiler değil...

*

Kurumların tarafsızlığı.

*

Gerisini ise...

*

ATSO üyelerinin ve kamuoyunun takdirine bırakıyorum.

Yazarın Tüm Yazıları