GeriSalim Uzun MANAVGAT’IN ATEŞİ TÜRKİYE’Yİ YAKTI
MENÜ
  • Yazdır
  • A
    Yazı Tipi
    • Yazdır
    • A
      Yazı Tipi

MANAVGAT’IN ATEŞİ TÜRKİYE’Yİ YAKTI

ATEŞ düştüğü yeri yakar derler…

Bu sefer öyle olmadı. Manavgat’a düşen ateş tüm Türkiye’yi yaktı kavurdu. 6 gündür nöbetteyiz.

*

Gazete sayfalarına koyduğumuz her fotoğraf kalbimizi dağlıyor. Ölümler, küllerin altında yitip giden hayaller nefesimizi kesiyor.

*

İçimizi umutla dolduran tek şeyse her felakette ortaya çıkan isimsiz kahramanlar.

*

MANAVGAT’IN ATEŞİ TÜRKİYE’Yİ YAKTI
Yanlış anlaşılmasın! Biz onların isimlerini biliyoruz. Onlar verdikleri mücadeleyi ‘İsmimiz duyulsun’ diye yapmadıkları için isimsiz diyorum.

*

Hiçbir zorunluluğu olmadığı halde felaket bölgesinde gönüllü görev alan, insanların yaralarını sarmak için insanüstü bir gayret içine girenlerden bahsediyorum.

*

Her felakette olduğu gibi Manavgat’ta da o cesur yürekler yine yanı başımızdaydı.

*

Su taşıdılar, yara sardılar, insanları, hayvan dostlarımızı kurtardılar. Ne için? Sadece insan oldukları için. Tek neden buydu…

*

Onları izledikçe insanlığı yeniden öğrendim. İyi ki varsınız, hep var olasınız…

 

İŞİMİZ ÇOK ZOR 

Gazetecilik zor meslek. Hele ki felaket alanlarında görev yapıyorsanız. Geceniz gündüzünüze karışır. Aç, susuz kalırsınız. Herkesin derdini, sıkıntısını anlatır ama kendi söküğünüzü dikemezsiniz. Ölümün kıyısından dönersiniz! Herkesin kaçtığı yere siz koşarak gidersiniz. Bu ruh hali ekmek parası derdinden çok bir yaşam biçimidir. Zaten sadece para kazanmak için bu meslek yapılmaz!   

*

Örnek mi? DHA muhabiri Alparslan Çınar ve kameraman Burak Yalman’ın ölümden nasıl döndüğünü canlı canlı izledik. Keza CNNTÜRK muhabiri Ceylan Sever ve kameraman Halil Kahraman’ın yaşadıkları korku filmi gibiydi. O yüzden zorlu koşullarda görev yapan gazeteci arkadaşlarımın tamamına bir kez daha teşekkür ediyorum.

 MANAVGAT’IN ATEŞİ TÜRKİYE’Yİ YAKTI

BAŞARI TESADÜF DEĞİLDİR 

Mete Gazoz… Tokyo 2020 Olimpiyatları’nda ilk altın madalyamızı aldı. Attığını vuran başarılı bir okçu. Kendisiyle ilk kez 2019 yılında konuşmuştum. O zaman Berlin’de Dünya Okçuluk Kupası’nda dünya şampiyonu olmuştu. Başarısının sırrını sorduğumda şunları anlatmıştı: “Ok atmaya 3 yaşında başladım. Günde 10 saat antrenman yapıyorum. Ülkeme böyle bir gurur yaşattığım için çok mutluyum. Azimle çalışmaya devam edeceğim. En Büyük hayalim Tokyo 2020’ye katılmak ve başarılı olmak.”

Mete o hayalini gerçekleştirdi. Hem de altın madalya alarak. Ama asıl önemli olan gencecik bir sporcunun disiplinini hiç bozmadan hedefine kilitlenmesi ve verdiği başarı sözünü sonuna kadar tutması. Hiçbir başarının tesadüf olmadığını bir kez daha kanıtladı Mete. Şimdi daha büyük bir azim ve hırsla yeni başarılara koşacağına yürekten inanıyorum. Attığın her ok hedefini bulsun Mete Gazoz…

 EKDAĞ GEREKENİ YAPTI (KÖŞEDEN KUPÜR)

Geçen hafta Barbaros Aile Çay Bahçesi’nin içler acısı halini yazmış, EKDAĞ Yönetim Kurulu Başkanı Hasan Gökçe’ye sitem etmiştim. Yazımdan hemen sonra Hasan Bey’le uzun uzun sohbet ettik. Barbaros’u çok önemsediklerini anlattı. Mevcut alandaki kiracının sözleşmesinin olaylı bir şekilde fesih edildiğini bu nedenle de tahliye sürecinde bazı sıkıntıların yaşandığını söyledi. Hasan Bey, hafta içinde de gerekli talimatları verip alanın temizletilmesini sağladı. Şu anda bölgede tek bir inşaat atığı kalmadı. Kısa süre içinde de özel bir proje ile Barbaros Aile Çay Bahçesi yeniden hizmete açılacakmış…

X

HAYALLERİN SINIRI OLMAZ

ANTALYA Ticaret ve Sanayi Odası (ATSO) son dönemin en önemli projelerinden birini hayata geçirmek için düğmeye bastı: Cumhuriyetimizin 100’üncü Yıl Eseri Projesi.

Ne olacak bu proje içeriğinde?
*
Cumhuriyetin 100’üncü yılı simge bir eserle taçlandırılacak. Bu eserin içinde hem cumhuriyet hem Antalya olacak.
*
Simge deyince çoğumuzun aklına heykel geldi. Ama bu çalışma öyle dar kapsamlı değil. Zaten başvuru sürecindeki esneklik de herkesin bu projeye fikir sunması için hazırlanmış.
*
Kısacası ATSO şunu diyor: “Cumhuriyet hepimizin. Yaş sınırı yok, meslek sınırı yok. Statü ayrımı yok. Hayal edin, fikrinizi gönderin Antalya dinamikleri de hayata geçirsin.

Yazının Devamını Oku

BU SERGİ İBRET OLSUN

Manavgat’ta Türkiye tarihinin en büyük orman yangınlarından biri yaşandı. Dev alevler dakikalar içinde ulaştığı her yeri küle çevirdi. 8 insanımız hayatını kaybetti, 75 bin hektar alan yok oldu.

10 gün süren yangında yüzlerce fotoğraf önümden geçti. Dehşeti, afeti en iyi anlatan fotoğrafları seçip bazılarını 9 sütuna açarak gazete sayfalarına bastık. Ancak birçok kaliteli fotoğraf o sayfalara giremedi. Sadece zihnimizde kaldı.
*
Ben böyle düşünürken telefonum çaldı. Arayan uzun yıllar birlikte mesai harcadığım Demirören Haber Ajansı (DHA) Bölge Müdürü Salih Uçar’dı, “Manavgat’ta çekilen fotoğrafları sergi haline getiriyoruz” dedi. Birden gözlerim parladı. Çünkü gelecekte hepimize ibret olacak o fotoğraflar bu sergi sayesinde sadece zihnimizde kalmayacaktı. Aslında bu kadar mutlu olmamın diğer bir nedeni de o yangında günlerce mesai harcayan arkadaşlarımın emeklerinin güzel bir proje ile tekrar hayat bulacak olmasıydı.
*
24 bin kare fotoğraf arasından seçilen 45 fotoğrafın yer aldığı sergi 17 Eylül Cuma günü Antalya Kent Müzesi Vatan Binası’nda açılacak ve 10 gün boyunca gezilebilecek. Aynı sergi, eş zamanlı olarak Akdeniz Üniversitesi Hastanesi’nde de gerçekleşecek.
*
Aslında bu sergi öyle sıradan olmayacak. Ben çok fazla ayrıntı vermeyeceğim ama Hürriyet’in uzman foto muhabiri, Türkiye Foto Muhabirleri Derneği (TFMD) Başkanı Rıza Özel, yarınki köşe yazısında serginin tüm detaylarını sizlerle paylaşacak. Unutmadan; sergide, Hürriyet sayfalarında yer alan fotoğraflar da gazete kupürü olarak yer alacak…

KAZIN AYAĞI ÖYLE DEĞİLMİŞ

Yazının Devamını Oku

ALTINOVA’DA ÇOK İŞİMİZ VAR

Geçen hafta okurumuz Semih Tunçer, Antalya Havalimanı Altınova Kavşağı’ndaki ‘düzenleme’ çilesini Hürriyet Akdeniz Okur Köşesi’ne yazdı. Biz de o yazıdaki tespitleri, “Bu nasıl düzenleme” başlığı ile manşetimize taşıdık.

Ne diyordu Semih Bey: “Kavşak düzenlemesi trafik yükünü azaltmak ve yaya, araç güvenliğini sağlamak için yapılmaz mı? Bu düzenlemeyi yapanlar acaba kendileri bu kavşağı kullanıyor mu?”
*
Köşenin yayınlandığı gün Antalya Emniyet Müdürlüğü Trafik Denetleme Şube Müdürü Orhan Tezcan aradı. Kavşakta yaşanan yoğunluğun azaltılması için düzenleme yaptıklarını, düzenleme sürecinin de devam ettiğini söyledi.
*
Hatta sürücü ve yayaların tespitlerinin de dikkate alındığını, bu kapsamda yeni uygulamaların gündeme gelebileceğini vurguladı. Ben de bu konuşmadan orada sabit değil, dinamik bir çözüm planlandığını anladım.
*
Hatta UKOME yetkilisi ve Trafik Denetleme Şube Müdürlüğü’nden Salim Nur ile kavşakta gözlem yapma fırsatı da buldum.

Yazının Devamını Oku

EĞİTİM HAYATINI BALTALAMAYALIM

6 Eylül Pazartesi günü okullarımızda yeniden ders zilleri çalacak. Hazırlıklar tamam, kurallar belli ama yine de özellikle öğrenci velilerinin kafası hayli karışık.

Aşı, maske, mesafe, hijyen… Korona ile savaşta vazgeçilmez hale gelen bu şartların okullarda ne ölçüde sağlanabileceği uzun uzun tartışılıyor.
*
Karamsar olan veli, özellikle sınıflarda mesafe kurallarının sağlanamayacağını düşünüyor. Diğer bir çekince ise aşı olmaktan kaçınan aileler.
*
Aslında sorun sadece öğrenci velileri de değil, aşı karşıtı öğretmenlerimizin olduğunu biliyoruz. Aşı olmayan öğretmen ve okul personeli haftada 2 gün PCR testi yaptırıp ilgili birimlere bu testleri teslim edecek.
*
Gelelim sınıftaki mesafe tedirginliğine. Birçok veli onlarca öğrencinin tek bir sınıfta bir arada eğitim görmesini sakıncalı buluyor. Hatta birçok arkadaşım çocuklarına ders boyunca maske ve siperlik takmasını öğütlüyor.

Yazının Devamını Oku

‘DUMANLI’ HAVA SAHASI

Eskiden kapalı alanlarda sigara içme yasağı vardı! Eskiden diyorum çünkü Antalya’da sanırım bu yasak kalktı.

Son alınan normalleşme kararları sonrası açılan kafeterya ve restoranlar, “Aman müşteri rahatsız olmasın” anlayışıyla dumansız hava sahasını delmeyi uygun görmüşler.
*
Hangi mekâna gitsem veya önünden geçsem kapalı alanlarda sigara içiliyor. Denetim derseniz o iş pandemi ile birlikte askıya alınmış sanırım.
*
Davetli olduğum bir yemekte kapalı alanda sigara içildiğini görünce garsona bu duruma neden izin verdiklerini sordum.
*
Aldığım yanıt ikna ediciydi (!) :

“Zaten zor bir süreçten geçtik. Bir de müşteriye ‘Sigaranı çık dışarıda iç’ diyemiyoruz. Salgın bitsin yine yasağı uygularız. Şimdilik elleşmiyoruz.”

Yazının Devamını Oku

KEŞKE DEMEDEN AŞI OLALIM

BUGÜN Hürriyet Akdeniz’de, “Haydi aşıya” başlığı ile özel bir sayfa hazırladık.

Bilime, ekonomiye, siyasete, spora yön veren isimler koronavirüs aşısıyla ilgili görüşlerini paylaştı.

*

Hepsi farklı sözcükler, farklı cümlelerle aşının önemini anlattı. Tek ortak noktaları ise aşı olmanın bireysel değil, toplumsal bir sorumluluk olduğunu anlatmalarıydı.

*

Aslında verilen mesaj çok açık: “Keşke demeden aşı olun.”

*

“Neden keşke diyelim ki?” sorusunun cevabını öğrenmek isteyenlere 3 farklı adres vereceğim. Gidip sorunun yanıtını bizzat öğrensinler.

*

Yazının Devamını Oku

ALEVLER RENKLERİ SİLDİ

Duman, ateş, kül, gözyaşı, fedakârlık. İşte 10 günün özeti…

Manavgat yangını boyunca bölgede tam 20’ye yakın mahalle gezdik. Her birinde ayrı bir hikâye vardı.

*

Beni en çok Kalemler etkiledi! Attığım her adım, çektiğim her fotoğraf karesinde siyah-beyaz bir filmin içinde gibiydim.

*

Genzi yakan kül kokusu, kararmış toprak, ağaçlar, evler… Yaşamın tüm renkleri silinmişti Kalemler’de! Alevlerin gücüyle adeta taşlar bile yanmış, kömür karası olmuştu. Yeri 2-3 santim kazdığımızda toprağın özüne ulaşabiliyorduk.

HÜZNÜN RENGİ VAR MI?

Bugün bana, “Hüznün bir rengi var mı?” diye sorsanız, hiç duraksamadan, “Kül rengi” derim.

*

Yazının Devamını Oku

ŞAFAKTAN GECEYE DİREKSİYON SALLAMAK

Antalya’da öyle bir bayram geçirdik ki adım attığımız yerde yerli, yabancı turist çıktı karşımıza.

Çok şükür oteller doldu, kent esnafı rahat bir nefes aldı.

*

Bu yoğunluğun ceremesini hiç şüphesiz en fazla turizm çalışanları çekti.

*

Sadece otel içinde çalışanlar mı?

*

Elbette hayır.

*

Yazının Devamını Oku

BAYRAMIMIZ ZEHİR OLMASIN

Koronavirüs belası bizden çok şey aldı götürdü.

 

Özgürlüğümüzü, alışkanlıklarımızı ve tabii sevdiklerimizi…

*

2 yıldır bambaşka bir dünyada nefes alıyoruz.

*

Tam umutsuzluğa kapılırken bilim insanlarının aşı müjdesi ile umutlarımız yeniden yeşerdi.

*

Aşılanan kişi sayısı arttıkça vakalar düştü, hızla normalleştik.

Yazının Devamını Oku

360 DERECE ÇÖZÜM ŞART

GEÇEN haftaki yazımda Antalya’da hızla büyüyen trafik sorununa Ankara ve İstanbul örnekleri ile dikkati çekmiştim.

Meğer yaramız ne kadar derinmiş!

*

4 satırlık basit bir tespit insanların bam teline dokunmuş.

*

Demek ki hüsnü kuruntu yapmıyorum diyerek işin aslını icra makamına sordum.

*

Kime?

*

Yazının Devamını Oku

ALİ YAZAR VELİ BOZAR…

Antalya'da ne zaman yol ya da kaldırım çalışması görsem aklıma rahmetli Barış Manço’nun, “Sözüm meclisten dışarı” albümündeki, “Ali yazar Veli bozar” parçası geliyor.

Yaşadığımız kente maalesef durum tam da bu…
*
Ana yol, ara sokak, bulvar, çevre yolu hiç fark etmez!
*
Yeni dökülmüş asfaltımız, yeni döşenmiş kaldırımımız var diye sevinmeyin.
*
Çünkü bu hizmetten haberdar olan diğer kurumlar jet hızıyla harekete geçecek.

Yazının Devamını Oku

JET HIZIYLA DÖNÜŞÜYORUZ

İki kişi bir araya gelip, “Hadi Antalya’nın geleceğini konuşalım” dese konu dönüp dolaşıp kent estetiğine gelir.

Neden? Çünkü maalesef planlı bir kentte yaşamıyoruz. Bu plansızlığı görmek için mimar olmaya, öyle detaylı bir inceleme yapmaya da gerek yok.

*

Sadece falez bandındaki yapılaşmaya şöyle bir göz atsanız ne demek istediğimi zaten anlarsınız.

*

Tabii bir de güvenli yapı sorunu var.

 

Hep var olan ama sadece depremlerden sonra hatırladığımız!

*

Yazının Devamını Oku

GÖZÜMÜZ HAVADAN YERE İNDİ

RESMEN gözümüz havada Rus turistleri bekliyorduk.

Ve beklenen haber Moskova’dan geldi; yarın itibariyle Türkiye ile Rusya arasındaki turizm kapısı sonuna kadar açıldı.
*
Rusya’dan Antalya’ya gelen inceleme heyetini adım adım takip ettik. Hangi otele, hangi sağlık kuruluşuna gidecekler, nerelerde gözlem yapacaklar, ne yiyip ne içecekler hepsini önceden öğrendik.
*
Hatta heyet daha Antalya’ya gelmeden önce Hürriyet Moskova Temsilcisi Nerdun Hacıoğlu ile uzun uzun konuştuk.
*
Bu konuşmadaki ön önemli ayrıntı Rusların ön yargılı değil, pozitif bir yaklaşım içinde Antalya’ya gelecekleriydi.

Yazının Devamını Oku

ANTALYA GÜNEŞİ BOŞA GİTMESİN

GEÇEN hafta cumartesi günü Hürriyet’in manşetinde “Güneş topla Türkiye için” başlığıyla Karapınar Güneş Enerjisi Santrali vardı.

Bir Antalyalı olarak başlığın içinde ‘güneş’ geçince dikkat kesildim.
*
Haberi satır satır okudum, tesis tamamlandığında Avrupa’nın en büyük, dünyanın ise 5’inci büyük güneş enerjisi santrali olacağını öğrendim.
*
Sonra güneş enerjisi yatırımları ile ilgili birkaç makaleye göz attım.
*
O makalelerde Antalya’nın güneş enerjisi potansiyelinin ne kadar yüksek olduğu anlatılıyordu.

Yazının Devamını Oku

DOĞA ÖÇ ALIYOR

MARMARA Denizi’nin fotoğraflarına bakıyorum…

Tıpkı korku filmi gibi!

*

Ama korkmak yersiz. Çünkü bu hepimizin eseri.

*

Marmara’nın ölümünde hepimizin suçu var. Bedelini de hep birlikte ödeyeceğiz.

*

Sadece Marmara mı? Hayır. Akdeniz için de kirlilik uyarıları yapılıyor.

*

Yazının Devamını Oku

BOĞAÇAYI’NA CARETTA ÇÖZÜMÜ

Dünkü yazımda, “Ne olacak bu Boğaçayı?” diye sormuştum.

Yanıt gelmesini beklemeden, konuyla ilgili kim varsa aradım, sordum. 

*

İlk bilgileri Başkan Danışmanı Çevre Yüksek Mühendisi Lokman Atasoy verdi. 

*

Sonra Antalya Büyükşehir Belediye Başkanı Muhittin Böcek’le konuştum.

*

Muhittin Bey, Boğaçayı’ndaki sualtı bitkisi sorununun ortadan kalkması için yapılanları, yapılacakları tek tek anlattı. 

*

Yazının Devamını Oku

ORTAK MÜCADELE ŞART

HAFTANIN bir günü sırtıma çantamı takıp kentin farklı yerlerini dolaşıyorum, gözlem yapıyorum, esnafla, muhtarlarla sohbet ediyorum.

Açıkçası eskiden bunu daha çok yapardım. Ancak gazetedeki yüküm ağırlaşınca sokaktan kopmaya başladım.
*
Bu kopuşu durdurmanın tek yolunun da yeniden kente dokunmak olduğunu bildiğim için bazen yaya, bazen toplu taşıma aracıyla en azından kentin merkezi noktalarında gözlem yapıyorum.
*
Geçen hafta Işıklar, Atatürk Caddesi ve Kalekapısı’nı dolaştım. Haşimişcan Mahallesi Muhtarı Halil Ay da bana eşlik etti.
*
İlk gözlemim şu oldu: Birçok işletme ya el değiştirmiş ya da faaliyet alanını. Bu da pandeminin yıkıcı gücünün önce küçük esnafı vurduğunun açık kanıtı.

Yazının Devamını Oku

VİZONTELE OLMADIK

YANDAKİ fotoğraf Kepez Cemil Meriç Kütüphanesi’ne ait.

İçinde tam 100 bin kitap var. Toplam kitap kapasitesi ise 200 bin…
*
Cemil Meriç 19 Mayıs’ta kapılarını kitapseverlere açtı.


Açılıştan yaklaşık 1 ay önce Kepez Belediye Başkanı Hakan Tütüncü ile bir araya geldik.
*

Yazının Devamını Oku

ASIL MÜCADELE ŞİMDİ BAŞLIYOR

Bugün itibariyle 17 günlük tam kapanma günleri şimdilik geride kaldı.

Genel tabloya bakarsak bu süreçte Antalya iyi bir sınav verdi.
*
Tabii Manavgat’ta 5 yıldızlı bir otelde yapılan skandal partiyi saymazsak!
*
Bazen siz her şeyi doğru yapsanız da birileri o doğruların yanına yanlış eklemek için adeta mücadele ediyor.
*
İşte Manavgat’taki olayda böyle bir şeydi. Neyse ki salgınla mücadeleyi sulandıran o otelin önce sertifikaları iptal edildi ardından faaliyetleri durduruldu.

Yazının Devamını Oku