Paylaş
Ama bazen haberin kendisinden çok, habere verilen tepkiler belirliyor sürecin yönünü.
*
Haberde ismi geçen üst düzey bir adliye çalışanının şikâyetiyle başlayan soruşturma kısa sürede davaya dönüştü.
*
Ve o dava sonunda, hazırladığım haber nedeniyle 1 yıl 2 ay hapis cezasına çarptırıldım.
*
Sonrası mı?
*
Sonrası tam anlamıyla uzun bir hukuk mücadelesi…
*
Antalya Adliyesi’nde yaşanan olayla ilgili soruşturma dosyaları da dahil olmak üzere tüm belgeler elimizdeydi.
*
Ancak mahkeme, haberin hukuki boyutunun değerlendirilmesi için dosyayı Akdeniz Üniversitesi Hukuk Fakültesi’ne gönderdi ve bilirkişi raporu istedi.
*
Bilirkişi raporu netti:
İLKELERE UYGUN
“Kaleme alınan haberde suç unsuru yoktur. Söz konusu haber basın meslek ilkelerine uygundur.”
*
Elbette umutlandık.
*
Çünkü bu rapor davanın seyrini değiştirebilecek nitelikteydi.
*
Ama öyle olmadı.
*
Mahkeme bilirkişi raporuna uymadı.
*
Ve karar açıklandı:
“Basın yoluyla hakaret” suçundan 1 yıl 2 ay hapis cezası.
*
Dosyayı bir üst mahkemeye taşıdık.
*
İstinaf mahkemesi de kararı esastan reddederek yerel mahkeme hükmünü onadı.
*
Bu kez dosyanın yolu Yargıtay’a düştü.
*
Yazının başında söyledim ya…
*
Tam 10 yıl süren bir süreç.
*
Geçen yıl, 14 Ekim’de Yargıtay kararını oy birliğiyle verdi:
MAHKUMİYET HUKUKA AYKIRI
“Suça konu olaydaki sözlerin katılanın şeref ve saygınlığını rencide edici boyutta olmayıp haber niteliğinde olduğu, aksi düşüncenin suçla korunmak istenen değeri ölçüsüz biçimde genişletmek anlamına gelebileceği ve ifade özgürlüğü ile bağdaşmayacağı açıktır. Hakaret suçunun unsurları oluşmadan mahkûmiyet kararı verilmesi hukuka aykırıdır.”
*
Bu değerlendirme ile Yargıtay, verilen hapis cezasını hukuka aykırı bularak bozdu.
Dosya yeniden yerel mahkemeye gönderildi.
YILLAR SONRA…
Ve dün…
*
Yıllar sonra yeniden hâkim karşısına çıktım.
*
Savcılık makamının mütalaası karar kadar önemliydi.
*
Savcı, mahkemeye sunduğu görüşte basın özgürlüğüne dikkat çekti ve hazırladığım haberde hakaret ya da iftira unsuru bulunmadığını belirterek beraatimi talep etti.
*
Mahkeme de hem Yargıtay’ın bozma kararını hem de savcılığın mütalaasını dikkate alarak şu hükmü verdi:
“Sanığın üzerine atılı suçun yasal unsurları oluşmadığından beraatine.”
*
Böylece yaklaşık 10 yıl süren dava sona erdi.
ADALET YERİNİ BULDU
Geç geldi belki…
*
Ama sonunda adalet yerini buldu.
*
Buruğum…
*
Ama yine de mutluyum, umutluyum…
*
Çünkü bu karar yalnızca bir davanın değil, aynı zamanda yayımlanan haberin de haber niteliği taşıdığını ortaya koydu.
*
Bazen gerçeklerin doğrulanması yıllar alabiliyor.
*
Ama görünen o ki…
*
Er ya da geç…
Paylaş