Paylaş
Önce COP31’in yapılacağı EXPO alanını konuştuk.
*
Samed Bey alanı detaylı biçimde gezmiş.
*
Merak ettim, “Alanı beğendiniz mi?” diye sordum:
EXPO ALANINA TAM NOT
“Hem Türkiye’de hem de dünyanın farklı yerlerinde çalışıyoruz. EXPO alanı için şunu söyleyebilirim: Bugüne kadar bu organizasyonun gerçekleştirildiği en iyi, en kompakt alanlardan biri olacak.
LİDER FAKTÖRÜ ÖNEMLİ
Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanı Murat Kurum çok iyi bir liderlik sergiliyor. Sayın Emine Erdoğan Hanımefendi’nin liderliğinde de bu işin sosyal boyutlarını, kapsayıcılığını takip ediyoruz.”
*
Samed Bey’e göre mesele yalnızca başarılı bir uluslararası organizasyon gerçekleştirmek değil.
*
Her cümlesinde COP31’in çok daha büyük bir anlamı olduğunu vurguluyor:
*
Türkiye’nin dönüşümü…
*
Bu yöndeki tespitlerini de şu sözlerle açıklıyor:
DÜNYANIN ORTAK SORUNU
“COP31 Türkiye’nin dönüşümü açısından çok önemli bir fırsat. Türkiye’de çevre ve iklim meseleleri artık daha iyi anlaşılıyor. Bugün Akdeniz sahillerinde plastik ve diğer atıklardan bahsediyoruz. Diğer sulak alanlarımızda farklı krizlerle karşı karşıyayız. Dünyanın hemen hemen bütün ülkelerinde aynı sorunlar yaşanıyor.
ORTAK BİLİNÇ OLUŞMALI
Sorun aynı ama sorunun çözümü bölgeye, şehre hatta köye göre değişiyor. Van’daki çözümle başka bir ülkedeki bir şehirdeki çözüm aynı değil. İklim krizini artık çok daha derinden hissediyoruz. Biz de bu süreçte çok güçlü çalışmalara imza atmak zorundayız. Bu süreçteki en büyük destekçimiz de vatandaşımız. Tüm Türkiye’de ortak bir bilinç oluşturabilirsek başarıya ulaşabiliriz.”
81 İLDE ORTAK AKIL
Sıfır Atık Vakfı, COP31 sürecini yalnızca Antalya’ya sıkıştırmıyor.
*
Türkiye’nin 81 ilinde çevre ve iklim değişikliği çalıştayları düzenliyor.
*
Amaç, sorunları Ankara’dan tarif etmek yerine şehirlerde yaşayanlarla birlikte konuşmak.
*
Bence COP31 sürecinin en değerli taraflarından biri de burada ortaya çıkıyor.
*
Eğer 81 şehir kendi çevre sorununu ortaya koyar, çözümünü tartışır ve bunun sonunda uygulanabilir bir yol haritası çıkarabilirse…
*
COP31 Antalya’da yapılan bir dünya zirvesi olmaktan çıkar, Türkiye’nin tamamına yayılan bir dönüşüm sürecine evrilir.
GERİDE NE KALACAK?
Şimdi Antalya’nın önünde önemli bir fırsat var.
*
COP31 dünyanın gözünü Antalya’ya çevirecek.
*
Bilim insanları, çevre örgütleri, uluslararası kuruluşlar, iş dünyası ve medya burada olacak.
*
Ama bana göre asıl mesele, COP31 sona erdikten sonra Antalya’da nasıl bir iz kalacağı.
*
Daha temiz bir Akdeniz mi?
*
Plastiğin daha az kullanıldığı sahiller mi?
*
Atığını daha iyi yöneten bir kent mi?
*
Çevre konusunda daha bilinçli bir toplum mu?
*
Yoksa yalnızca büyük bir organizasyonun ardından çekilmiş hatıra fotoğrafları mı?
*
Ben bu sürecin sadece fotoğraflardan ibaret kalmayacağını düşünenlerdenim.
*
Haklı çıkarsam sadece Antalya değil tüm dünya kazanır...
BUNA DA ŞÜKÜR…
Gece sosyal medyada gezinirken Jeoloji Mühendisleri Odası Antalya Şubesi’nin Antalya Müzesi inşaatının zeminiyle ilgili yaptığı açıklamayı okudum.
*
Şube Başkanı, Kültür ve Turizm Bakanlığı Kültür Varlıkları ve Müzeler Genel Müdürü Birol İnceciköz’ün “Temel hafriyatımızı yapmakta bile zorlanıyoruz. Çünkü zemin granit” açıklamasını düzeltmiş, zeminin traverten olduğunu belirtmiş.
*
Konuyu Birol Bey’e tekrar sordum.
*
O da düzeltmenin yerinde olduğunu, zeminin granit değil traverten olduğunu söyledi.
*
O değil de, bu tartışma sayesinde Bakanlık ve meslek odaları ilk kez ortak bir noktada buluşmuş oldu.
*
Buna da şükür…
Paylaş