GeriSalim Uzun BİR GÜNDE 7 DEFA DENETLENDİM
MENÜ
  • Yazdır
  • A
    Yazı Tipi
    • Yazdır
    • A
      Yazı Tipi

BİR GÜNDE 7 DEFA DENETLENDİM

Bugün tam kapanmanın 5’inci günü. Antalya bu süreçte şimdilik iyi bir sınav veriyor sanırım. En azından sokaklardan edindiğim izlenim bu.

Açıkçası kent olarak kısmi kapanmalarda bu kadar disiplinli değildik. Ya koronavirüsü ciddiye almaya başladık ya da denetimler bizi caydırdı.
***
Bana fikrimi sorarsanız hemen ikinci şıkkın ağır bastığını söylerim.
***
BİR GÜNDE 7 DEFA DENETLENDİM
Neden mi? Çünkü Antalya Emniyet Müdürlüğü resmen kenti ablukaya almış gibi.
***
Neredeyse her kavşakta, her bulvarda, parkta, bahçede denetim var.
***
Bu kısıtlama sürecinde ben de o denetimlere takıldım. Hem de 1 günde 7 defa.
***
7 defa deyince bütün kenti dolaştım sanmayın. Antalya Valiliği, Konyaaltı Caddesi ve Bahçelievler üçgeninde bunlar yaşandı.
***
Her kontrolde kısıtlama genelgesine hâkim memurlarla karşılaştım. Bu yüzden hiç sorun yaşamadım. Basın kartım, kimliğim titizlikle kontrol edildi ve yoluma devam ettim.
***
Demem o ki; siz siz olun eğer kısıtlamadan muaf değilseniz ve keyfi olarak dışarı çıkmayı düşünüyorsanız şimdiden geçmiş olsun. 3 bin 150 liranız uçup gitti.
***
Tabii burada Antalya İl Emniyet Müdürü Mehmet Murat Ulucan ve ekibini de kutlamak gerekiyor. Kısıtlama kurallarının tam olarak uygulanması için insanüstü gayret gösteriyorlar.
***
Bu gayret karşısında bize düşen görev, cezadan çekindiğimiz için değil, toplumsal sorumluluğu düşünerek kurallara uymak.

İNSANLIK İÇİN DAHA ÇOK ÇALIŞIRIZ

BİR GÜNDE 7 DEFA DENETLENDİM
Cumartesi günü ikinci doz koronavirüs aşısı için Atatürk Devlet Hastanesi’ne gittim. Randevum saat 22.00’deydi. Randevuma biraz erken gidip sağlık personel ile sohbet ettim.
*
Hayli yorulmuşlar ama yine de dinçler.
*
Benimle konuşan sağlık personeli aynen şunları söyledi: “Çok fazla çalışıyoruz ama buna mecburuz. Karşımızda olağanüstü bir durum var. Eğer biz çok çalıştığımızda bu hastalık yenilecekse daha çok çalışmaya hazırız.”
*
Bu sözler karşısında şuna kanaat getirdim: Sağlıkçıların bu özverisi olmasa tedbir falan hikâye. Bu virüs hepimizi toptan götürürdü.
*
Küçük bir dipnot: Her şey tamam da Atatürk Devlet Hastanesi’nin mevcut binaları artık hasta yükünü kaldırmıyor. Bir an önce bu konuda radikal bir adım atılmalı. Hasta ve sağlık çalışanlarının sağlığı için bu durum elzem hale gelmiş.

NE BALONMUŞ ARKADAŞ!

BİR GÜNDE 7 DEFA DENETLENDİM
Hafta sonu sayfa tasarımcısı arkadaşım Eren Öztürk bir video attı. Aman Allah’ım o da ne! Balon balıkları canlı canlı Alanya sahiline vurmuş.
*
Açıkçası çok korktum. Bu balıkların kuyruğuna ödül koyup derisini cüzdan yapmadık mı biz? Nasıl oluyor da bu kadar çabuk çoğalıyor, sahilleri tehdit ediyorlar?
*
Haftanın 6 günü akademisyenler çıkıp, “Aman dikkat edin bunlar zehirli, bunlar fena ısırır” diye açıklama yapıyor mu?
*
Demek ki açıklama var ama çözüm yok! Böyle giderse kısıtlamalar kalksa da biz çoluğumuzu çocuğumuzu denize sokamayacağız anlaşılan.
*
İnşallah su ürünleri fakülteleri bilimsel bir çözüm üretir de biz de klorlu havuzlara muhtaç kalmayız…

X

17 GÜN KÜS KALALIM

Ve beklenen oldu… Uzun süredir konuşulan, tartışılan tam kapanma kararı hepimize hayırlı olsun.

Yeni karara göre; 29 Nisan-17 Mayıs tarihleri arasında kesintisiz sokağa çıkma kısıtlaması uygulanacak.
Antalya’da tam kapanma önerisini aldığı tepkilere rağmen ısrarla gündemde tutan öncelikli isim Antalya Ticaret ve Sanayi Odası (ATSO) Başkanı Davut Çetin’di.
Hatta biz de Başkan Çetin’in bu yöndeki açıklamalarını, “Tam kapanma virüsü yener” manşeti ile duyurmuştuk.
Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan tam kapanma açıklamasını yaptıktan hemen sonra Davut Bey’i aradım, “İstediğiniz oldu. Peki, şimdi ne olacak?” diye sordum.

PAKET BEKLİYORUZ
Davut Bey, “İstediğimiz tam olmadı. ‘Tam’ demek için ekonomik destek paketi bekliyoruz” dedi ve anlatmaya devam etti:

MAALESEF HAKLI ÇIKTIK

Yazının Devamını Oku

AŞI BEKLER DE ÖLÜM BEKLEMİYOR!

Sağlık Bakanlığı koronavirüs aşısına yönelik ön yargıların giderilmesi ve aşı hakkı bulunanların bir an önce aşılarının yapılması için ikna timleri kurdu.

Bu timler Antalya’da da görev yapıyor. Hatta 30 kişiden oluşan tim, İl Sağlık Müdürlüğü verilerine göre şu ana kadar 40 kişiyi aşı için ikna etmiş.

Açık ve net bu timlerin işi çok zor. Çünkü toplumda o kadar fazla bilgi kirliliği var ki hangi birini düzeltsinler, hangi sözlerle aşı olmaktan çekinenleri ikna etsinler?

Aşı ikna çalışmaları devam ederken ben de çevremde küçük bir kamuoyu yoklaması yaptım. Yakın çevremden 55 yaş üstü tanıdıklarıma aşı olup olmadıklarını sordum.

Şu kadarını söyleyeyim; sonucun bu kadar kötü olacağını tahmin etmiyordum. Çünkü aşı olan sayısı ile hala aşı olup olmama konusunda kararsız kalanların sayısı kafa kafaya.

Aşıdan kaçınanların birçoğu eğitimli ve halen çeşitli iş kollarında aktif olarak çalışıyor. Doğal olarak “Önceliğiniz varken neden aşı olmadınız?” dedim.

Çoğunluk somut bir gerekçe göstermeden beklemeyi tercih ettiklerini söyledi. Benim anladığım Çin veya Alman ayrımı yapmadan aşının uzun vadedeki etkilerini görmek istiyorlar.

İyi de unuttuğumuz başka bir şey var; aşı bekler de ölüm beklemiyor!

ŞİMDİ DE DOZ TARTIŞMASI

Yazının Devamını Oku

NE YAPTIN BİZE RALPH

BİR animasyon filmi dünyayı değiştirebilir mi? Bence evet.

Neden böyle bir kanıya kapıldım? Çünkü Human Society International kurumu tarafından hazırlanan Spencer Susser’in yazıp yönettiği Save Ralph (Ralph’i Kurtar) isimli kısa filmi izledim.
*
Boğazım düğümlendi, 3 dakika 53 saniye boyunca insanlığı sorguladım. Olmadı bir daha izledim. Bu kez bencilliğimi sorguladım.
*
Çünkü bugüne kadar deney hayvanlarının da canlı olduğunu, onların da acı çektiğini hiç aklıma getirmemiştim. Belki getirmiştim ama sonra boş vermiştim.
*
Aslında PETA başta olmak üzere bazı hayvan dostu kuruluşların hazırladığı belgeselleri defalarca izledim. Üstelik bu belgesellerde gerçek görüntüler vardı.

Yazının Devamını Oku

OKUMAK GÜZEL DE OKUTMAK BİR BAŞKA

İbradı Antalya’nın nüfus bakımından en küçük ilçesi. İklim olarak soğuk ama son derece sevimli bir ilçe.

Haber amaçlı birkaç kez ama kısa süreli İbradı’da bulundum. Bugüne kadar da siyasi konular hariç gündeme geldiğini de hiç görmemiştim.
*
İlçenin il kez farklı bir konuyla gündeme gelmesini sağlayan kişi daha 25 yaşında genç bir kütüphaneci olan Oğuz Kuru.
*

Kültür ve Turizm Bakanlığı’nın açtığı kütüphaneci sınavını kazanıp yaklaşık 1 yıl önce İbradı İlçe Halk Kütüphanesi’ne kütüphaneci olarak atanmış.
*

Yazının Devamını Oku

KORONAYI BOŞVEREMEYİZ

Salgının ilk zamanlarını hatırlayın; ayakkabıların altını dezenfektanla silip eve giriyorduk. Sonra ne oldu? Yavaş yavaş biz virüse virüs bize alıştı. En yakınlarımızda yaşanan ölümler bile sıradan gelmeye başladı…

YAŞAM TEDBİRLE DEVAM EDECEK (GENEL MASKELİ FOTO)

KORONAVİRÜS hayatımıza girdiğinden beri her şey değişti. Eğitim, ticaret, özel hayat…
*
Salgının ilk zamanlarını hatırlayın; ayakkabıların altını dezenfektanla silip, doğru banyoya koşuyorduk.
*
Sonra ne oldu? Yavaş yavaş biz virüse virüs bize alıştı. En yakınlarımızda yaşanan ölümler bile sıradan gelmeye başladı.
*

Yazının Devamını Oku

KORONAYI BOŞVEREMEYİZ

Salgının ilk zamanlarını hatırlayın; ayakkabıların altını dezenfektanla silip eve giriyorduk. Sonra ne oldu? Yavaş yavaş biz virüse virüs bize alıştı. En yakınlarımızda yaşanan ölümler bile sıradan gelmeye başladı…

KORONAVİRÜS hayatımıza girdiğinden beri her şey değişti. Eğitim, ticaret, özel hayat…
*
Salgının ilk zamanlarını hatırlayın; ayakkabıların altını dezenfektanla silip, doğru banyoya koşuyorduk.
*
Sonra ne oldu? Yavaş yavaş biz virüse virüs bize alıştı. En yakınlarımızda yaşanan ölümler bile sıradan gelmeye başladı.
*
Kısıtlamalar ilk kalktığında işte bu sıradanlık bize ikinci darbeyi vurdu ve yeniden evlere kapandık.

Yazının Devamını Oku

ÜST GEÇİTLER İHALEYE TAKILMIŞ

Antalya Gazi Bulvarı’nda yaşanan üst geçit sorununu hafta başındaki köşe yazımda, “Ne yapsın vatandaş uçsun mu” başlığıyla ele almıştım. Cevabı Büyükşehir Belediye Başkanı Muhittin Böcek ve Fen İşleri Dairesi Başkanı Serkan Temuçin bizzat verdi…

ANTALYA Gazi Bulvarı’nda yaşanan üst geçit sorununu hafta başındaki köşe yazımda, “Ne yapsın vatandaş uçsun mu” başlığıyla ele almıştım. Büyükşehir Belediyesi Basın Yayın ve Halkla İlişkiler Dairesi Başkanlığı’ndan herhangi bir açıklama gelmeyince Başkan Muhittin Böcek’i aradım.


BAŞKAN TALİMATI VERMİŞ
Sayın Böcek her zamanki gibi son derece ilgili yaklaştı konuya. Aslında bu bölgedeki sorunu daha önce de konuşmuştuk kendisiyle. Sürecin tüm detaylarına hâkim olduğunu, ilgili birimlere de sorunun çözümü için gerekli talimatları verdiğini söyledi.

NE OLDU ÜST GEÇİTLER
Hatta bizzat Fen İşleri Dairesi Başkanı Serkan Temuçin’i arayarak sorularımızı yanıtlamamız için talimat verdi. Ben de vakit kaybetmeden Serkan Bey’i aradım ve sordum: “Üst geçitlerden haber var mı?”

FESİH SÜRECİ BAŞLADI

Yazının Devamını Oku

Üst Geçitlerden Haber Var Mı?

Tarih 4 Nisan 2019… UKOME Şube Müdürü Sevcan Atalay, Antalya Gazi Bulvarı’na 3 ayrı üst geçit yapılacağını açıkladı, “Hemen uygulamaya geçiyoruz” dedi.

Tarih 15 Mart 2021… Ortada ne üst geçit, ne hem zemin geçit, ne sinyalizasyon sistemi var! Bulvardan sağ salim karşıya geçmek istiyorsanız ya şanslı ya da çok hızlı olmalısınız…

NE YAPSIN VATANDAŞ UÇSUN MU?

ANTALYA’da araç trafiğinin en fazla olduğu noktalardan biri Gazi Bulvarı. Her gün binlerce araç bu bulvarı kullanıyor. Daha önce bu noktada yayaların karşıdan karşıya geçmesi için hemzemin yaya geçitleri vardı.
*
Ancak herhangi bir sinyalizasyon sistemi olmadığı için ve araçlar yüksek hızda seyrettiği için bu geçitler yayalar için adeta ölüm tuzağına dönüştü.
*
Sonra mı ne oldu? Antalya Emniyet Müdürlüğü, “Hem zemin geçitler hem araç sürücüleri hem de yayalar için risk oluşturuyor. Buraya üst geçit yapılsın” önerisini Büyükşehir Belediyesi’ne sundu.

Yazının Devamını Oku

MUCİZENİN MİMARLARI

Sadece 8 Mart’ta değil her yeni günde kadının izi var. Koca koca adamların övündüğü, ‘Ben yaptım’ dediği her başarıda kadının izi var…

SADECE 8 Mart’ta değil her yeni günde kadının izi var. Koca koca adamların övündüğü, ‘Ben yaptım’ dediği her başarıda kadının izi var. Yaşam mucizesinde, eğitimde, sevgide, şefkatte kadının izi var…
*
İşte bu ‘iz’ dünyayı değiştiriyor. Değişimin en büyük kanıtı da yanı başımızda, Akdeniz Üniversitesi’nde. 8 Mart öncesi Akdeniz’in başarılı bilim kadınları ile özel bir haber yapmak istedik.
*
Arkadaşlarım uzun uzun çalıştı. Son dönemde kendi alanlarında yeniliklere imza atmış akademisyenlerin listesini çıkardı. Liste o kadar uzundu ki üzülsem mi sevinsem mi bilemedim.
*
Sevindim, çünkü kadınların akademik alandaki bu başarılarını somut olarak görebildim. Üzüldüm, çünkü her bir ismi o haberin içine taşımak mümkün değildi.

Yazının Devamını Oku

Dönüşümün İşaret Fişeği

32 yıldır bu kentin her köşesinde var olan bir marka Hürriyet Akdeniz. Bölgenin sesi, nefesi. Toplumun aynası…Ayrıştırmadan, ötekileştirmeden sadece ve sadece bölgeye hizmet eden bir marka. Biz de o markanın emekçileriyiz.

Tek gayemiz işimizi iyi yapmak, daha fazla okuyucuya ulaşmak, daha fazla ses, nefes olmak. Bu amaca ulaşmanın da tek bir yolu var o da dönüşmek.

Bugün o dönüşümün ilk işaret fişeğini attık. Yeni sayfalar, yeni yazarlar, yeni köşelerle okuyucunun bakış açısını değiştirmek için harekete geçtik.

Biraz dijitalleştik, biraz esnafa, biraz Antalya, Alanyaspor taraftarına yakınlaştık. Aslında her şeye yeniden başladık. Daha fazla HÜRRİYET için…

2 MART’A NASIL UYANACAĞIZ? 

Bugün yapılacak kabine toplantısı sonrasında alınacak yeni kararların Antalya’ya yansımalarını çok merak ediyorum. Hafta sonu yasakları kalkacak mı? Restoran ve kafeler açılacak mı?

SINIRLI SERBESTLİK
Resmi verilere göre Antalya ne çok iyi ne de çok kötü durumda. Bu açıdan bakarsak çok ciddi serbestlikler beklemiyorum açıkçası. Ancak Antalya’nın özel koşullarını göz önüne alırsak restoran ve kafelere birtakım serbestliklerin getirileceğini düşünüyorum.

EN BÜYÜK GÖREV VALİ’DE

Yazının Devamını Oku

FIRSAT VERİN ÖRNEK OLALIM

PANDEMİ dünya ekonomisini alt üst etti. Birçok sektör şekil değiştirerek süreci yönetmeye çalışırken, Türkiye’de en ağır hasarı restoran ve kafeler aldı. Aslında salgının ilk döneminde restoran ve kafelerin belirli kurallar çerçevesinde açılmasına izin verilmişti.

*
Ama bu fırsat maalesef sektör temsilcileri tarafından iyi kullanılamadı. Antalya’da öyle görüntüler ortaya çıktı ki herkes şaştı kaldı. O dönemde Kaleiçi’de yaptığımız tespitlerden sonra “Koronaiçi” başlığı ile manşete taşıdığımız haber süreçte yapılan hataların belgesi gibiydi. 


Şimdi sektör yeni bir virajda. Gerçekten çok yoruldular. Bana göre ilk süreçten de ders çıkardılar. Hayat Eve Sığar (HES) koduyla açılma önerisi uygulanabilir ve mantıklıydı. Şimdi ise Sağlık Bakanlığı’nın gündeminde yeni bir formül var: “İl ve ilçeye özel serbestlik.”
*
Peki, nasıl olacak? İl ya da ilçeler bazında daha az vaka ve ölüm olan yerlerde kısıtlamalar azaltılacak. Buna İl Hıfzıssıhha kurulları karar verecek. Bir il ya da ilçede vaka sayıları ve ölüm oranları azalmışsa, kurallara uyan vatandaş ödüllendirilecek. Vaka sayıları azalan illerde öncelikli olarak lokanta ve kafeler açılacak.


Yazının Devamını Oku