Paylaş

Bu projenin turizme etkileriyle ilgili birçok yazı kaleme aldım.
*
Efes’i, Side’yi gözlerimle gördüm.
*
Hayran oldum.
*
Gelgelelim, bu projenin sadece arkeolojik alanlarla sınırlı kalmaması gerekiyor sanırım.
*
Mesela, her gün binlerce kişinin geçtiği Işıklar Caddesi’ndeki Atatürk Evi Müzesi…
*
Kentin kalbinde yer alan çok önemli bir müze.
*
Hemen yanında Zübeyde Hanım için yapılmış bir park da var.
*
Ancak, bu müzenin kapısına, caddenin ihtişamının doruğa çıktığı saatlerde kilit vuruluyor.
*
Daha da kötüsü hem müze hem de park zifiri karanlık içinde.
*
Ne tek bir ışık var ne de insanın dikkatini çekecek bir bilgilendirme levhası!
*
Biri söylemese, önünden geçip gittiğiniz tarihi yapının müze olduğunun farkına bile varmazsınız!
*
Parktaki Zübeyde Hanım büstünü görmeniz içinse el feneri tutmanız gerekir!
*
Buradan başta Bakan Mehmet Nuri Ersoy olmak üzere, Antalya Valisi Hulusi Şahin, Kültür Varlıkları ve Müzeler Genel Müdürü Birol İnceciköz, İl Kültür ve Turizm Müdürü Candemir Zoroğlu ve ilgili belediyeleresesleniyorum:
Gelin bu müze ve parkla ilgili yeni bir dönem başlatalım.
*
Yeni bir düzenleme yapalım.
*
Caddenin cıvıl cıvıl olduğu saatlerde o müzenin kapısına kilit vurulmasın.
*
Arkeolojik kazı alanları bile ışıl ışılken Atatürk’ün adını taşıyan bir müze karanlıkta kalmasın.
*
Öyle bir düzenleme yapılsın ki önünden geçtiğimiz yapının bir müze olduğunun farkına varalım.
*
Zübeyde Hanım’ı karanlığa hapsetmeyelim.
*
Güzel olmaz mı?
*
Bence çok güzel olur.
*
Ve Antalya’ya da çok yakışır…
Paylaş