GeriSahrap SOYSAL Nevşehir iftarı
MENÜ
  • Yazdır
  • A
    Yazı Tipi
    • Yazdır
    • A
      Yazı Tipi

Nevşehir iftarı

Nevşehir’e özgü lezzetler İç Anadolu mutfağının geleneksel özelliklerine göre hazırlanır.

Yani yöresel lezzet açısından coğrafi konum da son derece yönlendirici bir etken olmuştur. Tarımsal ürünlerin de çeşit açısından fazla olmaması sofralara yansımış ve bakliyatlar ile hazırlanan yemekler ön plana çıkmayı başarmıştır. Meşhur Nevşehir yemekleri arasında bakliyat ve tahıl ürünlerinin kırmızı et ile karıştırılarak hazırlanan yemekler yer alır. Özellikle hazırlanması zor ve pişirilmesi uzun olan testi kebabı ve çömlek fasulyesi, Kapadokya’nın en meşhur yemekleri olarak bilinir.

Kapadokya’nın Güveçte Kuru Fasulyesi
MALZEMELER

Nevşehir iftarı

* 3 su bardağı kuru fasulye
* 850 gr kuzu kaburga (kibrit kadar parçalara bölünmüş)
* 1 iri boy kuru soğan
* 1 yeşil sivri biber
* 1 kırmızı biber
* 5-6 diş sarmısak
* 1 çay kaşığı tuz, toz tatlı kırmızı biber
* 1 çay kaşığı pul biber, kimyon

Sosu için:
* 4 yemek kaşığı zeytinyağı
* 1 yemek kaşığı domates salçası
* 1 yemek kaşığı biber salçası

YAPILIŞI

1 gece önceden iyice yıkayıp süzdürdüğünüz fasulyeyi, üzerine 5 cm çıkacak kadar suyla orta ısıda pişmeye bırakın. Fasulye 15 dakika kaynadıktan sonra ateşi söndürün. Üzerine 5 bardak soğuk su ilave edip sabaha kadar bekletin. Ertesi gün büyükçe bir güvecin altına etleri yayın, üzerine süzdürdüğünüz kuru fasulyeyi koyun, onun üzerine yemeklik ince doğranmış soğanı, tavla zarı dilimlenmiş biberleri ekleyin. Sarmısakları da pirinç tanesi doğrayıp en üste koyun. Pul biber, kimyon, tuz, toz biberi serpiştirin. Fasulyelerin üzerine 5 cm kadar sıcak su ilave edin. Güvecin kapağını kapatın, ister fırında 200 derecede ister kısık ateşte ocak üzerinde en az 1,5 saat pişirin. Kontrol edip, dağılmasına izin vermeyin. En sonunda bir tavaya zeytinyağı ve salçaları koyup, orta ısıda 2-3 dakika pişirin. Ardından pişen fasulyelerin üzerine salçalı sos gezdirip karıştırın. Sıcak servise sunun.

Dolaz
MALZEMELER

Nevşehir iftarı

* 2 su bardağı un
* 2 su bardağı irmik
* 150 gr tereyağı
* 1 çay bardağı sıvı yağ
* 1-2 su bardağı ceviz içi

Şerbet için:
* 2 su bardağı şeker
* 1 vanilya
* 4 su bardağı süt
* 2 yumurta sarısı

YAPILIŞI

Şerbet için geniş bir kapta; şeker, vanilya, oda sıcaklığındaki süt ve yumurta sarısını tel çırpıcıyla iyice çırpın. Şeker erisin ve köpük köpük olsun. Helva için derin ve geniş bir tavaya veya tencereye; tereyağı ve sıvı yağı koyup, orta ısılı ateşin üzerine oturtun. Sürekli karıştırarak en az 17-18 dakika kavurun, rengi hafif kahverengileşecektir. Şimdi azar azar şerbeti ilave edin ama her seferinde karıştırarak ekleyin. En sonunda helva, şerbeti iyice çekecek ve tencerenin çeperlerinden ayrılıp ortada toplanacaktır. Pürüzsüz kıvamlı helvayı ocaktan alıp, şekil vererek bir tabağa alın. Cevizle lezzetlendirin.

X

Mardin Süryani mutfağı

Dünyanın en eski medeniyetlerinden biri olan Süryani toplumunun muhteşem bir mutfağı vardır. Mezopotamya’nın bu kadim halkının, binlerce yıllık birikiminden gelen ve zenginleşen mutfak kültürü günümüzde de devam ediyor.

Tüm aile, anne, baba, gelin, torun hep bir arada yaşardık. Ben 16 yaşında evlendim ve 17 yaşında anne oldum. Annemden, kayınvalidemden ve görümcemden masa düzeni ve yemek pişirmekle ilgili çok şey öğrendim...
Bu sözler, 1950’lerde Mardin’den İstanbul’a göç eden Süryani bir ailenin kızı olan Dilek Hanım’a ait. Bu topraklarda doğup büyüyen ama zorluklar nedeniyle yurtdışına göç eden Süryanilerin bir kısmı da İstanbul’a yerleşmiştir.
Ancak yüzlerle ifade edebileceğimiz ufak bir nüfus da Urfa, Mardin, Midyat, Elazığ, Diyarbakır ve Adıyaman’da kalmıştır.
Mezopotamya Ovası’nda yerleşik, kökenleri Asurlulara kadar giden, dünyanın en eski medeniyetlerinden biri olan Süryani toplumunun muhteşem bir mutfağı vardır. Mezopotamya’nın bu kadim halkının, binlerce yıllık birikiminden gelen ve zenginleşen mutfak kültürü gelenekleri devam ediyor.
Ancak, Dilek Hanım çok emekli, çok işçilikli, çok zaman alan ve el oyalayan bu yemeklerin devam ettirilmeyeceği düşüncesinde.
Aynı coğrafyada yaşamamıza rağmen pek çoğumuzun varlığından bile haberdar olmadığı Süryanilerin mutfağı, aslında gizli kalmış bir kültür hazinesi gibi.
Evde pişen yemeklerin yanı sıra, dini inanç ve ibadet merkezleri olan manastırlarda, rahipler tarafından pişirilen yemeklerin de bu kültürde önemli bir yeri vardır.

Yazının Devamını Oku

Malatya’ya 44 kere maşallah

Anadolu’nun ilk yerleşimlerinin doğduğu topraklar üzerinde kurulan Malatya, aynı zamanda pek çok medeniyete, kültüre de ev sahipliği yapmış. Bir kültür hazinesi niteliğindeki mutfağı ise çok renklidir...

Hitit dilinde “bal, şeker” anlamına gelen “melit, melid” kelimesinin zamanla Malatya’ya dönüşmesi efsanesi, tatlı dilli, konuksever Malatyalıların karakterlerini de çok iyi ifade ediyor.

44 numaralı il plakasının uğur getirdiğine inanan Malatyalılar, kendilerini “dört dörtlük” olarak tanımlıyor.

“Hayat çiçek açıyor” temasıyla düzenledikleri “Kayısı Çiçeği Festivali”nde de misafirlerini “44 kere maşallah” diyerek, 44 çeşit kahvaltı sofrasıyla ağırladılar.

Şehir planlaması açısından örnek gösterilecek kadar düzenli, estetik ve modern planlanmış bir şehir.

Geniş caddeleri, kilometrelerce uzayan parkları, doğa güzellikleri ve tarihsel birikiminin yanı sıra Malatya, çok önemli bir kavşak noktası.

Anadolu’nun ilk yerleşimlerinin doğduğu topraklar üzerinde kurulan Malatya, aynı zamanda pek çok medeniyete de ev sahipliği yapmış.

Anadolu Selçukluları döneminde ise Doğu Anadolu’nun ticaret merkezi olmuş ve çok zenginleşmiş.

Malatya, baharda kayısı çiçeklerinin beyaza boyadığı, dünyanın en çok kayısı üreten şehri olarak da bilinir.

Yazının Devamını Oku

Bayram pilavı geleneği

Beni nazikçe karıştır, başımda durarak pişir ama uzun uzun demlendir. İşte o zaman tadı damağından silinmez.” Herhalde pilav dile gelse bu hassas püf noktalarını bizimle paylaşırdı. Bir de pilav, su konusunda çok titizdir. Ne çok lapa ne çok diri kalmak ister. Bazen 1’e 2, bazen 1’e 3 su kaldırır. Ehh bu da bir tecrübe ister.



Bugün 97 yaşında olan kayınvalidem Hatice Soysal, Divriği Alatlı pilavını müthiş bir efor, dikkat, titizlik ve törenle pişirirdi. Et ayrı pişer ve pirince katılırken mutlaka yenibahar dövülürdü. “Pilavın ziyneti yenibahardır” derdi.
Pişerken sandalyesini ocağın önüne çeker ve saatlerce başında bekleyip, adeta yemekle pişerdi. Sonrasında bakır tencereyi üç kat sofra beziyle sarar ve bir baş köşeye oturtur, demlenmeye–dinlenmeye bırakırdı.
Bayramın 1’inci gününde herkes akşama yenilecek pilavın önünden, arkasından geçip, sabırsızlıkla pilavın demlenip, lezzetlenmesini beklerdi.
Bayram sofrasında baş köşeye oturtulan pilav tenceresinin etrafındaki sofra bezleri açılır ve tahta bir kaşıkla hafifçe alttan üste doğru karıştırılıp tabaklara koyulurdu. Sonuçta herkes çok lezzetli bir yemek yemenin mutluluğuyla neşeli sohbetler yapardı.
Bayramların yemek kültürümüzde de çok özel bir yeri vardır. Çünkü misafirle paylaşmak için yapılan bayram yemeklerinin hepsi Türk mutfak kültürünü de zenginleştirmiştir.


Yazının Devamını Oku

Urfa iftarı

Tavada Künefe

MALZEMELER
* 200-250 gr çiğ tel kadayıf
* 150 gr tereyağı
* 1 çay bardağı sıvı yağ
* 1 paket dil peyniri (250 gr)
* 2 yemek kaşığı pekmez
* 2 yemek kaşığı tahin

Şerbet için:

Yazının Devamını Oku

Elazığ iftarı

Elazığ’ın ev sahipliği yaptığı medeniyetlerin birikimi mutfağına da yansıyor.

Tarihi Oğuzlara kadar uzanan tutmaç, umaç aşı, anamaşı, kara kavurma gibi yemekler bulunuyor. Elazığ mutfağında yemekler daha çok etli ve bulgur mutfaktaki önemli malzemelerin başında geliyor. Tabii bir de salça ve soğan. Elazığ mutfağı kendine has sebze yemeği tarifleriyle de sağlıklı bir sofra kurmayı kolaylaştırıyor. Listenin başında ise ışkın, irehan (reyhan), kenger, kuzukulağı, pancar, pirpirim (semizotu), roka, yarpuz gibi sebzelerden yapılan yemekler var. Elazığ mutfağında “israf” en kaçınılan şeylerden biri. Örneğin, çörek ve patila yapılırken hem israfı önlemek hem de lezzetli olması için hamura peynir suyu, süt kaymağı veya içyağı konuluyor. Bazı yemeklerde yoğurt da önemli bir rol oynuyor. Tıpkı sırın, gıldirikli köfte, ayranlı çorbada olduğu gibi. Ve tabii ki tatlı, dut helvası, yatsılık denilen pestil, dutunu ve orcik... Dut, Elazığ’ın en çok üretilen meşhur meyveleri arasında. Taze olarak yendiği gibi, kurtuluyor da. Kurutulmuş dut taş dibekte dövülüp içerisine ceviz veya badem içi katılarak “dutunu”ya dönüşüyor.

Cevizli kavurmalı patila/gözleme
MALZEMELER

Hamur için:
* 1 su bardağı ılık süt
* 1 çay bardağı ılık su (kulplu çay bardağı)
* 1 çay bardağı sıvı yağ (kulplu çay bardağı)

Yazının Devamını Oku

Adıyaman iftarı

Adıyaman, tarihin bilinen en eski yerleşim yerlerinden biri. Birçok medeniyete ev sahipliği yapmış.

Nasıl yapmasın; İran ile Akdeniz’in, Mezopotamya ile Küçük Asya’nın, Arap yarımadası ile Karadeniz’in ve Kafkasların ulaşım yollarının kesiştiği yerde bulunuyor. Bu, kültürel zenginliğini daha da artırıyor. Tüm bu medeniyetler, Adıyaman mutfağını da zenginleştiriyor. Üstelik sadece çeşitlilik açısından değil sağlıklı beslenme açısından da dikkat çekiyor. Yöresel lezzetlerin başında yılın her günü tüketilebilen etli ve etsiz çiğ köfte geliyor. Adıyaman’ın etsiz çiğ köftesi için patent bile alınmış. Adıyaman mutfağında buğday önemli yemek malzemelerinden biri. Patlıcan, kuru baklagiller, domates, sarmısak, soğan gibi ürünler; pul biber, salça, kuru nane, maydanoz gibi lezzet katıcılar da sık kullanılıyor. Adıyaman medeniyetlerin kesişme noktası olmasının faydalarını mutfağında da yaşıyor, hem Doğu Anadolu, Güneydoğu Anadolu hem de Akdeniz bölgelerinin lezzetleri sofralarda yerini alıyor. Örneğin, etli köfteler Güneydoğu Anadolu, hamur işleri ve et yemekleri Doğu Anadolu, sebze yemekleri ise Akdeniz mutfağının izlerini taşıyor.

Kabaklı Mehir Çorbası
MALZEMELER

* 1 orta boy kuru soğan
* 5 yemek kaşığı zeytinyağı
* 4 yeşil sivri biber
* 1 kırmızı kapya biber

Yazının Devamını Oku

Çanakkale iftarı

Çanakkale denildiğinde akla ilk gelen tarihi yapısı, kültürü, boğazı ve köklü geçmişi olsa da yemekleri de aynı derecede önemlidir.

Bir kısmı Marmara, bir kısmı ise Ege’de kalan Çanakkale, sebze tüketimi bakımından oldukça zengin. Pazı dolmasıyla, iskorpit çorbasıyla, melki yemeğiyle, peynir helvası tatlısıyla ağzınızı sulandıracak ve upuzun bir yemek çeşitliliğine sahip.

Peynirli tava böreği
MALZEMELER

* 1 adet hazır yufka
* 1 Türk kahve fincanı sıvı yağ
* 1 Türk kahve fincanı su
* 2 yemek kaşığı dolusu mısır ya da buğday nişastası.

İç harcı için:

Yazının Devamını Oku

Mardin iftarı

Bunca kültürün bir arada yaşadığı bir kentte, sofraların birbiriyle kaynaşmaması, lezzetlerin birbiriyle buluşmaması mümkün mü?

Mardin mutfağında da farklı kültürlerin lezzetleri birbiriyle uyum içinde sofrada yerini alıyor. Tarihi Mezopotamya mutfağının renklerini taşıyan Mardin’de yemek kültürü, çoğunlukla et ve baharat üzerine kurulu. Sebze yemeklerinde de genellikle et ve baharat yerini koruyor. Bulgur pilavı sofranın değişmezleri arasında. Acin (çiğköfte), ırok (içliköfte), ikbebet (içliköfte), bello’i (mercimekli köfte), kibe (işkembe dolması) ve kaburga dolması özgün yemeklerinden sadece birkaçı. Yemeklerin et ağırlıklı olduğuna bakmayın, sumak ve nar ekşisiyle tatlandırılmış salatalar da önemli bir yere sahip sofrada. Sumak zaten en çok kullanılan baharatlardan.

Soğan dolması
MALZEMELER

* 1 kg sıkma portakal büyüklüğünde kışlık beyaz soğan (oval yani lale şeklinde olanları kullanmanızı tavsiye ederim)
* 50-100 gr tereyağı
* 1 yemek kaşığı tatlı biber salçası
* 4-5 su bardağı sıcak su

Yazının Devamını Oku

Bodrum iftarı

Zengin mutfağı ile Akdeniz ve Rum mutfağının harmanlandığı yemeklerden oluşan Bodrum mutfağının kendine has yemekleri azımsanmayacak kadar fazladır.

Deniz kenarında bulunan Bodrum’da deniz ürünlerinin ayrı bir yeri vardır ve pişirme şekli ile de fark yaratır. Aynı zamanda Ege Bölgesi’ne has yabani otlarla yapılan mezeler de Bodrum lezzetlerinin arasında yer alır. Hafif ve lezzetli yemekleri ile dikkat çeken Bodrum mutfağında başka yörelerde de bilinen yemeklerin dışında sadece Bodrum’da tadabileceğiniz yemekler de yer alır. Bodrum’da denenmesi gereken yemekler arasında çökertme kebabı, kabak çiçeği dolması, ekşili palamut, ahtapot çorbası ve kaya koruğu salatası gibi lezzetler gelir.

OTLU POĞAÇA

MALZEMELER
* Yarım su bardağı yoğurt * 1 paket karbonat * 1 paket kabartma tozu * 2 çay kaşığı tuz * 1 yemek kaşığı tozşeker * 1 yumurtanın akı * 1 çay bardağı zeytinyağı k 1 çay bardağı sıvı yağ k 1 tatlı kaşığı mayonez k 1/3 demet maydanoz (çok ince doğranmış) k 1/3 demet dereotu (çok ince doğranmış) k 1 adet yeşil soğanın sadece yeşil kısmı (çok ince doğranmış) k Yaklaşık 3.5 su bardağı tam buğday unu k Ayrıca yarım su bardağı ekstra tam buğday unu.

YAPILIŞI

Yazının Devamını Oku

Anadolu’da kadın kooperatifleri

Anadolu’ya her gidişimde, kadın girişimci, kadın üretici ve kadın çiftçi hareketlerinin arttığını sevinçle gözlemliyorum. Kadınların ekonomik ve sosyal hayata katılımını teşvik eden, güçlenmesini amaçlayan kadın kooperatiflerini ise destekliyorum...

Kadının emeğini, el becerisini, yeteneğini, bilgisini ortaya koyarak bir üretim yapması, bunu satarak bir ekonomik değer oluşturabilmesi beni çok mutlu ediyor. Bu pazar Anneler Günü ve ben de müsaadenizle kadınlar lehine pozitif ayrımcılık yapmak istiyorum.



Biliyor musunuz, dünyadaki gıda üretim ekonomisinin neredeyse yüzde 75’i küçük ölçekli çiftçiler, kooperatifler tarafından karşılanıyor...
Bu çiftçi ve üreticilerin büyük bir kısmı da kadınlar. Özellikle gıda üretiminde kadınların işin içinde olduğu her oluşum bana güven veriyor. “Sevgi, kardeşlik ve barış” sloganıyla yola çıkan, zeytin kokulu kadınların kurduğu Altınözü Hazek Kadın Kooperatifi Türkiye’nin yüz akı.
“Kadının gücü ile geleceğe” sloganı, Malatya Kadın Kooperatifi Maldiana’ya ait.
“Kadınım, kazanırım, kalkınırım” sloganıyla yola çıkan Battalgazi Kalbi Kadın Kooperatifi ise başka bir muhteşem örnek.

Yazının Devamını Oku

Urfa iftarı

Mutfak kültürü geçmişten geleceğe aktarılarak gelen en zengin kültürel mirasımızdır.

Bir ülkenin, bir coğrafyanın veya bir yörenin mutfak kültüründen bahsederken tarihin derinliklerine inerek beslendiği kaynaklardan da bahsetmek gerekir. Dünyanın ilk beş mutfağı içinde sayılan Türk mutfağı ve özelde Urfa mutfağı, mutfak kültürümüzün en önemli temel taşlarından biridir. Urfa mutfağı genelde dünyada, özelde Türkiye’de müstesna bir yere sahiptir. Urfa mutfağında Müslüman, Hıristiyan, Yahudi, Süryani, Ermeni, Yezidi, Türk, Arap, Kürt vb gibi her kültürden izler bulabilirsiniz. “Tırıt”, “Çıkıfte”, “Keşkek”, “Yahudi Kıftesı”, “Kübü Lebenı”, “Boranı” bunlara en güzel örnektir. İnsan, hayatını yemekle devam ettirmek mecburiyetindedir. İnsanın var oluşuyla birlikte insan boğazı da var olmuştur. Onun için Urfa yemek kültürünün tarihi, Urfa tarihi kadar eskidir.

TAVADA LAHMACUN
MALZEMELER

* 2 su bardağı ılık su (sıcağa yakın) * 11 gr toz instant maya (veya 1 tatlı kaşığı yaş maya) * 1 tatlı kaşığı şeker, tuz * Yaklaşık 4 su bardağı un + 1 su bardağı ekstra un (tezgâha serpmek için)

İç harç için:

* 250-300 gr az yağlı dana kıyma * 1 ufak boy kuru soğan * 1 yemek kaşığı biber salçası * 3 yeşil sivribiber (1 adet kırmızı biber de olur) * 2 diş sarmısak * Yarım demet maydanoz * 1 iri boy domates * 1 çay kaşığı tuz, karabiber, pul biber * 1 çay bardağı sıvı yağ * 1 çay bardağı içme suyu

YAPILIŞI

Yazının Devamını Oku

Kayseri iftarı

Kayseri mutfak kültürü birçok medeniyetten beslenerek bugünlere geliyor. Pastırma, sucuk, mantı, çemen, şebit yağlaması...

Türkiye hatta dünyaya yayılmış birçok kendine özgü lezzeti bulunuyor. Bu sırada mantı deyip geçmemek lazım, Kayseri’de 36 çeşit mantı yapılıyor, etli mantı, tepsi mantısı, yağ mantısı, peynirli mantı... Kayseri’de ev kadınının mahareti, mantı hazırlamasındaki becerisiyle ölçülüyor. Pehli ve fırın ağzı ise fırında pişirilen geleneksel yemekler olarak mutfak kültüründe yerini alıyor. Kayseri mutfağındaki etli, hamurlu, bulgurlu yemeklerin birçoğunun köklerinin Hitit mutfağına kadar uzadığı düşünülüyor.

Kayseri yağlaması/şebit yağlaması
MALZEMELER

* 8-9 adet lavaş (tam buğday unlu tortilla)

İç harcı için:
* 500 gr az yağlı dana kıyma
* 3 adet kuru soğan

Yazının Devamını Oku

İstanbul iftarı

Mutfağı da kentin tarihi, kültürü kadar zengin İstanbul’un.

Şehirde, Türk ve dünya mutfaklarının en güzel lezzetlerini bulabilmek mümkün. Nasıl olmasın, üç büyük imparatorluğun da başkenti olduğu için tüm yurdun en gözde yemekleri önce saray mutfaklarına, oradan da şehir sokaklarına taşınıyor. Kimi zamanla sentezlenerek, kente özgü bir lezzete dönüşüyor.

Balık da var bu mutfak kültüründe, et de, sebze de... Roma döneminden itibaren İstanbul’un yemek kültürünün ilk sırasında gelen ve mevsimine göre değişen balıklar buğulama ya da kızartma olarak sofraya geliyor. Osmanlı döneminde mevsimlere göre belirleniyor yiyecekler. Nohud-ab, balık, tarhana gibi çorbalar, ıspanak, soğanlı yumurta, lahana dolması gibi sebze yemekleri, tavuk, fırın kebapları, ciğer, yahni gibi et yemekleri, peynir lalangası, Sarıyer böreği gibi hamur işleri, kadayıf, kaymak baklavası, muhallebi gibi tatlılar mevsimlere göre sofralarda kendine yer buluyor. Turşuları, salataları ve hoşafları da unutmayalım.

Fındıklı salepli güllaç
MALZEMELER

* 6 adet güllaç yaprağı
* 1 litre süt + 1 su bardağı soğuk süt
* 1 su bardağı tozşeker (1 parmak eksik)

Yazının Devamını Oku

Aydın iftarı

Aydın, tarihi, güzel doğası, denizi, farklı kültürleri, destanları, efeleri, inciri, narenciyesi, lezzetli yemekleriyle ilgi çeken şehirlerden biri.

Heredot, Aydın’ı “Bizim yeryüzünde bildiğimiz en güzel gökyüzünün altı ve en güzel iklimin bulunduğu yer” diye anlatıyor. Evliya Çelebi ise “Dağlarından yağ, ovalarından bal akar” sözleriyle tarif ediyor. Böylesi bolluk ve verimin olduğu bir yerin mutfağının da zengin olması kaçınılmaz. Zeytinyağlı yemekleri, inciri, narenciye ürünleri, turunç reçeli, çipura, mercan ve barbunya gibi zengin balık çeşitleriyle Türkiye’nin bol ve lezzetli mutfakları arasında yer alıyor.

Nohutlu Dolama Börek / Nohutlu Kol Böreği
MALZEMELER

* 1 adet hazır yufka

İç Harcı için:
* 2 su bardağı haşlanmış nohut (konserve kullanabilirsiniz)
* 1 demet maydanoz

Yazının Devamını Oku

Erzurum iftarı

Şehrin verimli topraklarında yetişen sebze-meyveler, Erzurum mutfağında özgün lezzetlere dönüşüyor.

Aşotu, çiriş, ışkın, evelik, bağayaprağı, baldıran, ısırgan, burcalak, köbelek, çaşır gibi bölgeye özgü otlar, yemeklerde kendine yer buluyor. Ancak mutfakta başrol etin. Öyle ki yörede “Pişirilen yemeklerde et olmazsa Erzurumlunun karnı doymaz” diye bir laf bile var. Et yemeklerinin en önemlisi ise Erzurum’la özdeşleşmiş Cağ Kebabı. Kente özgü civil ve lor peynirleri tüm Türkiye’de sevilerek tüketiliyor. Kadayıf dolması, su böreği ve tandır ketesi de yörenin önemli lezzetlerinden.



Kadayıf Dolması
MALZEMELER

* 750 gr çiğ tel kadayıf

Yazının Devamını Oku

Eskişehir iftarı

Şehrin mutfak kültürü sadece börek ve hamur işinden oluşuyor sanmayın. Islat tarhana, miyane, toğga, düğü köftesi, tutmaç, bıt bıt gibi çorbaları; acı-gıcı, pasa, haşlanmış ıspanak ve yumurtayla yapılan harşıl gibi yöresel ot yemekleri de var.

Yöresel yemeklerde Çerkez, Kırım ve Balkan göçmenlerinin de etkisi yoğun hissediliyor; pırasalı Arnavut böreği, dızmana, kalakay, kıvırma böreği, ağzı açık, kelem sarma... Ve tabii ki lezzetlerin kendine ait gelenekleri de bulunuyor. Torun sahibi olan erkeklerin sakal bırakma ritüeli için katlama böreği pişiriliyor. Doğum kutlamasında köbete, ölüm olduğunda ise kıygaşa-gıvırguşa yapılıyor. Arife ve kandillerde kıygaşa-gıvırguşa, evin çocuklarınca kapaklı bakır sahanlara konularak dağıtılıyor. Komşular, dağıtan çocuğa çerez ya da harçlık veriyor. Böylece çocuklar sevinirken komşuluk ilişkileri pekişiyor.

ISPANAKLI ÇERKEZ BORANİSİ/HARŞIL

MALZEMELER
* 2 demet ıspanak * 1 orta boy kuru soğan * 1 çay bardağı zeytinyağı * 4-5 tepeleme tatlı kaşığı un * 1 tatlı kaşığı tuz, toz şeker * 1 çay kaşığı karabiber, pul biber * 1 demet taze soğan

Yazının Devamını Oku

Malatya iftarı

Malatyalı hanımların ellerinde ortaya çıkan ve şekillenen Malatya mutfak kültürü, sıradan yemek yapmanın ötesinde sanki dantel örer gibi, iğne oyası yapar gibi el emeğine ruhunu katmasıyla ortaya çıkar.

Bunca emek ve duygu dolu yemek elbette hem çevresini etkileyecek hem de kültürlerine etki edecektir. Malatya mutfağının en önemli özelliklerinden bir tanesi de fazla malzeme kullanmadan neredeyse aynı malzemelerle damaklara lezzet veren farklı farklı yemeklerin hazırlanabilmesidir. Ana malzemesi bulgur veya unlu bulgur çeşidi olan yarmadan kiraz, ayva, üzüm, fındık, menekşe, dut, fasulye, pazı, sarmaşık ve ıspanak yaprağından onlarca köfte yapılmaktadır. Malatya mutfağının büyük bölümü vejetaryen mutfağıdır. Bulgur, bitki yaprağı, soğan, tuz, su ve Malatya’ya özgü bir lezzet olan erik ekşisi ile yapılan sarmalar, dolmalar, köfteler enfestir.

MALATYA’NIN ETLİ KÖMBESİ

MALZEMELER
* 1 su bardağı süt
* 1 su bardağı ılık su

Yazının Devamını Oku

Afyon iftarı

Afyonkarahisar mutfağı geleneksel lezzetleriyle zengin bir çeşitliliğe sahiptir.

Özellikle hamur işlerinde haşhaş ve haşhaş yağı kullanımı yaygındır, yemeklerde ise etin özel bir yeri vardır. Nohut ve buğdaydan elde edilen göce ve düğü (ince çekilmiş bulgur) çokça kullanılmaktadır. Afyonkarahisar mutfağında 20’den fazla çeşitte yemeği yapılan patlıcanın özel bir önemi vardır. “Patlıcan böreği” ise Afyonkarahisar’a özgüdür. Özel günlerde kurulan meydan sofralarında toplu yemek yenir ve bu yemeğe “sıra yemeği” adı verilir. Sıra yemeğinde yemek çeşidi, verilen davetin özelliğine göre 10-15 çeşit yemekten 40 çeşit yemeğe kadar çıkabilmektedir. Sıra yemeğinin sonunda, sindirimi kolaylaştırması için “bamya” verilmesi de Afyonkarahisar’a özgüdür.

SAKALA ÇARPAN ÇORBASI
MALZEMELER

* 2 su bardağı yeşil mercimek * 1 büyük boy kuru soğan * 4 yemek kaşığı zeytinyağı * 1 çay kaşığı tuz, karabiber * 1 yemek kaşığı kuru nane

Hamuru için:

* 3 su bardağı un * 1 yumurta * Yeteri kadar un * Tuz

Yazının Devamını Oku

Adana iftarı

Adana, ismi hâlâ değişmeden kullanılan en eski kent. Verimli toprakları ve kültürel birikimi, mutfak kültürüne de yansıyor.

Adana mutfağı, kuşaktan kuşağa aktarılmış bilgilerin alınan göçlerle daha da çeşitlenerek günümüze ulaştığı birçok geleneksel lezzete sahip. Bunların başında tescili de alınmış olan Adana kebabı geliyor. Hayvancılığın temel geçim kaynaklarından olmasının da etkisiyle etin mutfakta önemli bir yeri var. Cartlak kebabı, içliköfte, şırdan, mumbar, Adana kebabından sonra ilk akla gelen et yemeklerinden.

Patlıcanlı Adana tavası
MALZEMELER

* 7-8 adet patlıcan
* 5 yemek kaşığı sızma zeytinyağı
* 50 gr tereyağı
* 8-10 adet kuzu pirzola

Yazının Devamını Oku

Trabzon iftarı

Trabzon, köklü tarihi kadar yemek kültürüyle de adından söz ettiriyor.

Bu kültürün en önemli öğesi ise tabii ki hamsi. Türkiye’nin deniz ürünleri üretiminin yüzde 62’sini Doğu Karadeniz Bölgesi sağlıyor. Trabzon ise Ordu’dan sonra balık üretiminin en fazla yapıldığı ikinci il. Dolayısıyla yemeklerinde balık ve özellikle hamsinin olması şaşırtıcı değil. Trabzon’da hamsi, çorbasından buğulamasına, mücverinden sarmasına, tatlısından dolmasına, pilavından köftesine kadar birçok yemeğin ana maddesi. Trabzon mutfağında en çok kullanılan ürünlerden bir diğer ürün ise mısır. Közlemesinden haşlamasına, ekmeğinden çorbasına farklı yöntemlerle sofraya geliyor. Onlarca değişik yemek yapılan karalahanayı da unutmayalım.

Karalahana çorbası
MALZEMELER

* 14-15 karalahana
* 3-4 pazı (80-100 gr kadar)
* 1 pırasa (beyaz sap kısmı-50 gr kadar)
* 1 ince uzun havuç

Yazının Devamını Oku
YAZARIN DİĞER YAZILARI