Pandemi Döneminde İş Gücünü Anlamak

Gündemin en etkin ve belki dramatik konusu, normalleşme.

 

Yeni normalleri, sürecin nasıl ilerleyeceğini,

sağlık konusundaki tedirginliklerimizi ya da rahatlama eğilimimizi, tedbirleri, uyulanları uyulmayanları vs.

önemsememek mümkün değil.

Konunun sağlık noktası bir numaralı gündemimiz elbette. Lakin fotoğrafa iş dünyası tarafından da bakmak mühim.

Baktığınızda farklı alanlardaki çalışan, yönetici ve şirketlerde farklı etkiler görebilirsiniz. Ortak nokta ise yoğun bir çaba, endişe,

tedirginlik, hayal ve zaman kaybı, küçülme eğilimi,

hızla iş hayatının eski normaline döneceğine dair umut…

Evet eski normal! Ya da en iyi ihtimali ile biraz normalleşme.

Kısa çalışma ödenekleri,

farklı çalışma şekillerine (mesafeli vs.)  hazırlık, teknolojiye uyum,

kapısını tekrar açma umudu azalan işletmeler,

ikinci dalga pandemi yükselirse mali disiplinini kaybetmesi muhtemelen kurumlar, yeni fırsatlar oluşturmaya çalışan girişimciler,

destek alanlar & almaya çalışanlar,

geleceğe dair ders çıkartanlar,

kendi bütçesinden feragat eden yönetim ve çalışanlar

veya uzun uzadıya bu listeye eklenebilecek artı ve eksi yöndeki etkiler. Hepsini bir potada eritirsek

iş dünyası aktörlerinin her kademede ayrı ayrı değerlendirilmeye ve anlaşılmaya ihtiyacı olduğunu söyleyebiliriz.

Yeni normal muhtemelen iş düyasında her kurum, her yönetim, her çalışan için ayrı bir gerçeklik oluşturacak.

Muhtemelen bulunulan sektörün şartlarına, mali güçlerine, vizyon ve konuyu değerlendirme şekillerine göre

ayrı bir sonucu deneyimleyecekler.

Bu konuda dışarıdan ahkam kesmek asla doğru olmaz, her örneğin biricik olduğunu bilerek değerlendirilmesi

gereken bir dönemdeyiz.

Ancak bir noktaya özellikle dikkat çekmek belki anlamlı olabilir.

İş gücü!

Ama her seviyede ki iş gücü…

Güç, öncelik ve planlama neye yeterse yetsin

ya da günü geleceğe taşımak için ne yapılacaksa yapılsın iş hayatı aktörleri insanı önceliklendirmek ile mesuller.

Bunu sadece “insani değerler”i temel alarak söylemiyorum, ek olarak iş gücünün yetişme sürecinin uzunluğunu ve

şu an ikinci plana atılıp kaybedilebilecek çalışanın yerini

doldurmanın zorluğunu bilerek söylüyorum.

Bu dönem “imkanlar bu” denilerek örselenen çalışan, yönetici ya da kurum bilin ki iş başa düştüğünde,

çarkı döndürmekten imtina edecek veya o güçten çoktan

düşmüş olacaktır.

Aman dikkat! İnsan çok değerli…

ŞahapT.

 

 

 

 

 

 

 

 

Haber Yorumlarını Göster
Haber Yorumlarını Gizle
X

Geleceğe Dair

İş hayatının zaman çizelgenizde ki konumu ve temsil ettikleri hayat kalitenizi belirler!

 

Evet evet,

hayat kaliteniz ve belki

bu noktadaki algınız tam olarak hayati önem taşıyor.

Çalışma anınızda ya da daha geniş çerçevede

iş hayatınızla ilgili tüm

zamanlarda bulunduğunuz zaman dili mi ile uyumlu musunuz?

Yazının Devamını Oku

Hayalimdeki İş İlanı Nasıl Olmaz?

Prezentabl olanları geçelim lütfen…

Onlar önce bu kelimenin tam tercümesini öğrensinler.

Analitik düşünenleri satranç turnuvasına, satış hedefi ile motive olanları da iyi bir psikoloğa yönlendirelim!

Adaylarda sorumluluk bilinci arayan uzman arkadaşı ise NASA’ya gönderelim…

Ki kendisi ilginç bir parametreyi beyan ile ölçmeyi başarmış!

İletişimi yüksek, ekip olmaya uygun, zaman yönetimi bilen, detaylara hakim, ikna konusunda yetenekli vs vs

gibi arayışları ise “iyi ama nasıl?” sorusu ile baş başa bırakalım.

Unutmadan.. Son olarak stres yönetiminde başarılı arkadaşlar karşısında herkesi,

bir dakika saygı duruşuna davet ediyorum.

Yazının Devamını Oku

Hep mi Lider?

Liderlik; kurumlarda öyle temel bir konu haline geldi ki,

 

tüm işleyişin çarkın bu dişlisinin gücü ile döndüğünü düşünmemiz mümkün.

Liderlik, yöneticilik, ikisinin farkı,

lider olmanın onlarca farklı teorisi ya da n kadar temel şartı

vs vs.

Hepsi havada uçuşuyor ve tüm eşlenikler oldukça iyi niyetle tutar bir nokta oluşturmaya çalışıyor.

Elbette lider ve liderlik fazlaca mühim.

Yazının Devamını Oku

Para İle Değil Sıra İle

Haydi herkes sıraya!

Para mı kazanmak istiyorsun? Yoksa kıdem almak ya da yönetici olmak mı istiyorsun?

Hayatını kazanmak? Emeğinin karşılığını almak?

İhtiyaçlarını karşılamak?

Elbette hepsi olacak ve elbette bunlar senin hakkın.

Lakin az bekle yahu, sırayla!

Mesela sevdiğinle güzel bir tatil isteyebilirsin,

çocuğun için daha iyi imkanlar, evdeki eşyada yenilenmesi gerekenlere biraz ihtimam,

Yazının Devamını Oku

Yer Değiştirme

İş hayatı aktörleri, Fransızca kökeni rotation’dan gelen rotasyon’u daha çok sever lakin ben yer değiştirme demeyi tercih ediyorum.

Rotasyon hali kulağa daha teknik,

daha bi kurumsal,

ee illaki çok daha havalı

geliyor elbet!

Ama yer değiştirme sanki çok çok daha anlamlı ve sanki günümüz ihtiyacı

için oldukça elzem.

Gezinilen ve ayak basılandan bir şeyin kapladığı boşluğa,

durum ya da konumdan makama veya bırakılan ize

Yazının Devamını Oku

Usta ve Çırak

Sizce de çok keyifli değil mi?

Bilginin ve daha değerlisi deneyimin nesilden nesle aktarılması,

insanlığı var eden devamlılığın sağlanması,

her adımı kendimiz keşfetmek zorunda olmayışımız,  tekrar tekrar tarihi yaşamaktansa bir kısmının damıtılmış olarak bizlere sunulması,

belki ustanın onore edilmesi,

çırağın teşvik edilmesi,

hatta geleceğin ustasına ilk andan bir göz kırpılması…

Ne dersiniz? Sizce de çok keyifli değil mi?

Yazının Devamını Oku

Vazgeçilmez Olmanın Dayanılmaz Gururu

Vazgeçmek…

Kökenine bakarsak, Farsça vāz ve Türkçe geçmek kelimelerinin birleşimine dayanıyor.

Bir yerden başka bir yere gitmek,

bir yandan girip diğer yandan çıkmak ya da bir duruma uğramak konu olmak,

bırakmak, yaşamak

anlamlarımdaki “geçmek” kelimesi,

vāz ile birleşince kendi hakkı saydığı bir şeyi artık istemez olmak, eskiden beri yapmakta olduğu bir şeyi artık yapmaz olmak, niyetten veya karardan dönmek, caymak

anlamlarına evriliveriyor.

Yazının Devamını Oku

Elinden Ben Tuttum

Elinden tuttum, benim sayemde,payımız var tabi,yapıyorlar bir şeyler ama başını bana sorun,büyüyecekler,öğrenecekler,biz aldık onu ekibe, iş öğrendi,öğrettik, öğrettim…

Duyuyor musunuz bu söylemleri sizde çokça ? Peki alıştınız mı yoksa halen bir garipseme var mı içinizde?

Belki öğrenilmiş cümleler olarak farkında

olmadan söyleyeniniz bile vardır.

Ben fazlaca benimsemediğinizi ummak istiyorum.

Çünkü insan olmanın temelinde öğrenme, aktarma, sosyal canlı olma,

yardımlaşma, takımdaşlık,

delegasyon,

Yazının Devamını Oku

Belki Daha da Fazla !  

Yeni nesil şirketler 100 yıl yaşamaya talip…

Hatta belki daha da fazla!

Evet evet, birçok konuda artıları ve eksiklikleri, çokça geliştirilmesi gereken alanları olmakla birlikte muhtemelen tek bir özelliklerinden dolayı

bu işletmelerin ömrü oldukça uzun olacak.

Üstelik ortalama işletme ömrünün 12-14 yıl olduğu, bu ortalamanın hızla aşağı salındığı bir dönem için

iddialı sayılabilecek bir öngörü olsa da

özü oldukça basit bir temele dayanıyor.

Etrafımıza baktığımızda el değiştiren kurumlar, büyük ortaklıklar, yerli ya da yabancı sermayedarlar,

Yazının Devamını Oku

Geleceğin İş Yeri Neresi ?

Bu soruya tek bir cevap vermemiz,

muhtemelen  hiçbir zaman mümkün olmayacak.

Fütüristik yaklaşımları desteklememek mümkün değil - ki hayatın bir bölümünün yeni nesil iş yaklaşımlarına döndüğü aşikar- ama

hayal ve anlatımların çoğu sadece beyaz yakalıyı ve ofis hayatını

baz alıyor sanki?

Söz konusu mecrada iş hayatının esnek yapılara dönüştüğünü, çalışan konforunun ötesinde maliyet kontrolü olarak da bakıldığında

“yeni nesil” olmanın karlılık sağladığını,

dönüşüme öncü girmenin kurum markasını yücelttiğini,

Yazının Devamını Oku

Daha İyi Bir Kurumsal Hayat Mümkün mü?

Evet… Ve hatta kesinlikle evet!

 

Artılar ve eksiler çok konuşulsa da, kurumlarda çalışma algısı dönemsel olarak cazibesini eskiye göre yitirme eğilimine girse

bireysellik yükselse de,  yıllarda peşinde koşulan eğitim ve sınavların

sonucu beklenenin altında kalsa da,

bolca hayal kırıklığı barındıran hikayemiz birikse de,

dışarıdan parlak gözüken kurumsal insan yaşantısı içine girince, 80’lerden kalma renkli ama tonları bir hayli soğuk & tatsız bir filme dönüşse de

sanırım hepimiz insan gelişiminde kurumların önemli bir yer işgal ettiğini biliyoruz.

Yazının Devamını Oku

Çevik Haller

Son yılların en hızlı konusuydu ve

 

kurumsal hayatın aktörlerinin bu yeni keşiflerine bolca mesai harcadığını söylememiz mümkün.

Beyaz yakalının, üst yönetimin ve kademe kademe

tüm “kurumsal” çalışanların hayatına “Agile” olmak olarak giren yeni kavram,

Allah’tan sorumlu ve hassas bazı yöneticilerin katkısı ile kendini hızla

“Çevik” olmak söylemine bıraktı.

Çevik olmak…

Yazının Devamını Oku

Daha İyisine Cesaret Etmek  

İş hayatında dinamikler hızla değişiyor gibi sözleri,

sanırım artan bir hızla fazlaca duyuyor ve de fazlaca okuyoruz.

Doğrudur…

Rüzgar, basınç, ısı, nem vs. büyük bir dinamiklik barındırıyor ve biz,

bu atmosferin içindeyiz.

Lakin söz konusu durumun bizlere ya da dönemimize ait olduğunu düşünmek, hayata muhtemelen fazla benmerkezci baktığımızı gösteriyor.

Dinamizm hem vardı ve her nesil iş hayatında farklı uyumluluk düzeylerine göre yaşamını sürdürdü.

Evet haklısınız, bu yıllarda etkisi daha net ama

hep vardı.

Yazının Devamını Oku

Güvenmediğin Dağlara Kar Yağar

Ünlü serzeniş tam tersini söylese de, iş hayatında dağ ve kar metaforu tam tersini yaşatır.

 

Evet evet…

Güvenmediğin dağlara kar yağar!

Abraham Maslow kişinin kendi ihtiyaçlarını değerlendirdiği hiyerarşisinde özgüveni;

özsaygı, özgüven, başarı başkalarına saygı gibi

noktalara değinerek “saygı” kademesinde ifade etmiş.

Yani fiziksel ihtiyaçların, güvenlik ihtiyacın, sevgi ihtiyacın tam olduktan sonra hayatta saygıyı ararsın der en yalın hali ile.

Peki iş hayatına ve karşılıklı etkileşimlere bakarsak ne görüyoruz?

Yazının Devamını Oku
YAZARIN DİĞER YAZILARI