Moda’yı ‘moda’ yapan köşkler

Semtin adını anınca akla hemen dondurmacısı, çay bahçesi ya da yeni popüler mekânları geliyor ama ben size şimdi başka bir yüzünü anlatmak istiyorum. Geçenlerde yayımlanan bir habere göre Tubini ailesine ait tarihi bir köşk 16 milyon 500 bin liraya satışa çıkmış. Haber sıradan gibi görünüyor belki ama bu ailenin hikâyesi aslında Moda’nın da hikâyesi demek... ‘İstanbul Hakkında Her Şey’ kitabımı hazırlarken buradaki köşkler beni büyülemişti. Eminim sizi de çok etkileyecek...

Haberin Devamı

SEMTİN KADERİNİ DEĞİŞTİREN AİLE

Moda’yı ‘moda’ yapan köşklerTubini Köşkü

Kadıköy antikçağdan beri hep bir yerleşim yeri olarak geçse de Çarşı’dan Kurbağalıdere’ye kadar olan alanda bir burun şeklinde uzanan Moda uzun süre bağlık, bahçelik ve çayırlık olarak kalmış. Bizans ve Osmanlı zamanlarında Rumlara ve Ermenilere ait tek tük evlerin bulunduğu bölge genellikle avcılık, balıkçılık ve piknik için tercih edilmiş. Sakız Adası’ndan göç eden Levanten bir aile olan Tubini’lerin Moda’da oturmaya karar vermesiyle semtin kaderi de değişmiş. Bankerlik yapan Tubini’ler varlıklı bir aile, hatta padişaha borç verecek kadar! Önce Pera ve Beyoğlu’nda ikamet eden, sonra da Rumelihisarı çevresinde yaşayan aile 1850’lerde şu an üzerinde Sular İdaresi’nin bulunduğu alana büyük bir malikâne yaptırmış. Ailenin sonraki kuşakları da babalarının izinden giderek büyük malikâneler ve süslü köşkler yaptırarak bu bağlık-bahçelik alana yeni bir sima kazandırmışlar. Hatta bu sebeple semt Tubini Mahallesi olarak anılmaya başlamış. Daha sonra devrin diğer aristokrat aileleri olan Lorando’lar, Whittall’lar, Lafontaine’ler, Furstenberger’ler de onları izleyip bu mahalleye gösterişli konutlar yaparak yerleşmişler. Semtte oluşan bu Avrupa kökenli topluluk âdetleriyle ve yaşam tarzlarıyla yeni bir moda başlattıkları için semtin adı ‘Moda’ olarak anılmaya başlamış. Maalesef bu köşklerden geriye ailelerin adlarından başka fazla bir şey kalmamış.

Haberin Devamı

“BARIŞ MANÇO, MODA, 81300”

Moda’yı ‘moda’ yapan köşklerWhitthall Köşkü/Barış Manço Müze Evi

Whittall ailesinin Moda’da birkaç köşkü varmış ama herhalde en bilineni rahmetli Barış Manço’nun evi. Günümüzde Barış Manço Müzesi’ne ev sahipliği yapan köşk Mr. Dawson tarafından 1895-1900 arasında Rum asıllı Pape Kalfa’ya yaptırılmış. Zaman içinde birçok kez el değiştirmiş fakat 1965’te John Whittall tarafından satın alınmış ve Whittall Köşkü olarak anılmaya başlamış. Barış Manço kendisiyle anılan evi İngiliz Whitthall ailesinden 1984’te satın almış. Hatırlar mısınız, Barış Manço (1943-1999) televizyon programında seyircilerinin kendisine yazabilmesi için adresini “Barış Manço, Moda, 81300” diye verirdi. Sevilen sanatçının Yusuf Kamil Paşa Sokak’taki evi ölümünden sonra müzeye ve müzik okuluna dönüştürüldü. Pazartesi günleri hariç her gün ziyaret edebilirsiniz.

Haberin Devamı

GERİYE BİR TEK KAPISI KALMIŞ

Şair Nefi Sokak’tan Küçük Moda Burnu’na doğru giderken solda göreceğiniz kapı kalıntısı Moda’nın tarihine imza atan ailelerden birine ait malikânenin kapısıymış bir zamanlar. Lorando’lar, Sultan Abdülaziz döneminde sarraflık yapan varlıklı bir aile. Pera ve Beyoğlu çevresinde yaşarlarken sonradan Tubini’ler gibi Moda’yı kendilerine mesken edinmişler. Hatta Küçük Moda onların adıyla anılmaya başlamış. Maalesef malikâneden geriye bir kapıdan başka bir şey kalmamış.

BİNA OKUL OLDU, EŞYALARI SATIŞA ÇIKARILDI

Moda’yı ‘moda’ yapan köşklerMahmut Muhtar Paşa Köşkü

Moda’da Levantenlere veya gayrimüslimlere ait olmayan az sayıda köşkten biri de Moda Caddesi’nde iskeleye doğru giderken sağ tarafta kalan Mahmut Muhtar Paşa Köşkü. Şimdi içinde bulunduğu okulun bahçe duvarlarının arkasında kalan bina mermerle kaplı olduğu için Mermer Konak olarak da anılırmış. 1886’da James Baker adlı bir İngiliz için yaptırılan köşk daha sonra ölene kadar burada yaşayan Mısır Hıdivi İsmail Paşa’nın kızı Prenses Nimetullah Hanım ve eşi Mahmut Muhtar Paşa tarafından satın alınmış. Vefatlarından sonra köşk çocuklarına kalmış. Fakat aralarındaki anlaşmazlıktan dolayı köşkü Milli Eğitim Bakanlığı’na satmışlar. Bina 1957’den itibaren Kadıköy Kız Lisesi olarak kullanıldı, sonra Kadıköy Lisesi oldu. Lise halen eğitime devam ediyor ama köşk harap halde. Milli Eğitim Bakanlığı’na satılınca içindeki değerli eşyaları da müzayedeyle satışa çıkarıldı. Bu eşyaların arasında köşkün bahçesinden iki de heykel vardı; bir at ve bir ceylan heykeli. Müzayedede kıyasıya bir rekabet sonucu at Sabancı ailesinin oldu. Sakıp Sabancı Müzesi’ne gittiğinizde ana binanın önünde heykeli görebilirsiniz. Biliyorsunuz bahçenin girişinde de bir at heykeli karşılar sizi. Köşke adını da veren bu heykel, Venedik San Marco Meydanı’ndaki meşhur dört bronz attan birinin reprodüksiyonu. Ceylan heykeliyse Koç ailesinin oldu, o da Elmadağ’daki Divan Otel’in önünde dikkatli gözlerden kaçmayacaktır.

Haberin Devamı

HAZİN BİR HİKÂYESİ VAR

Moda’yı ‘moda’ yapan köşklerAntipa Köşkü/Ferit Tek Evi

Moda burunda dolaşırken hemen gözünüze çarpacak bu gri bina Dr. Andreas Antipa adında Yunan bir hekim için yapılmış. Dr. Antipa’nın bu köşkte ne kadar oturduğu bilinmiyor. Köşkün en son sahibi bulunduğu sokağa ismini de veren, Tokyo Büyükelçiliği yapmış olan Ferit Tek. Köşkle ilgili hazin bilgiyse şöyle: 1. Dünya Savaşı sırasında köşkün kiracısı olan bir askerin ailevi sebeplerden dolayı burada intihar ettiği söyleniyor.

KARİKATÜRİST CEMİL CEM’İN EVİ

Cem Sokak’ta Assomption Kilisesi’nin karşısında göreceğiniz köşk 1909’da Romanya Büyükelçisi’nin kızları için yaptırılmış iki köşkten biri. Diğer köşk maalesef günümüze ulaşamamış. 1937’de Türk karikatür sanatının ilk ustası sayılan Cemil Cem tarafından satın alınan köşk halen Cem ailesine ait.

Haberin Devamı

PADİŞAHI İYİLEŞTİREN DOKTORUN KÖŞKÜ

Moda’yı ‘moda’ yapan köşkler

Mahmut Muhtar Paşa Köşkü’nü geçip Moda İskelesi’ne doğru giderken ileride solda kalan köşk Sultan II. Abdülhamit’in doktoru Dr. Arif Sarıca Paşa’ya aitmiş. Paşa padişahın hastalığını iyileştirdikten sonra Yıldız Sarayı doktorluğu mertebesine yükseltilmiş. Kardeşi Ragıp Sarıca Paşa dönemin önemli bürokratlarından ve onun da Caddebostan sahilde bir köşkü var. Doktor Sarıca’nın köşkü Rum asıllı Pape Kalfa tarafından 1903’te yontma taştan beş katlı bir bina olarak inşa edilmiş. Şu anda halen Sarıca ailesine ait olan binada Devlet Sanatçısı piyanist Ayşegül Sarıca oturuyor.

Moda’yı ‘moda’ yapan köşklerEski Sarıca Arif Paşa Konağı

Yazarın Tüm Yazıları