GeriRauf TAMER Zirveden kalan
MENÜ
  • Yazdır
  • A
    Yazı Tipi
    • Yazdır
    • A
      Yazı Tipi

Zirveden kalan

Fotoğrafı gördünüz mü?

Bizim Cumhurbaşkanı, ABD Başkanı’nın elini öpmek için bir hamlede bulunmuş... Muş... Fotoğrafın dondurulmuş anlık görüntüsü böyle.

Yani, hile...

Öf... Büyük gazetecilik.

Batının siyasetçileri nasıl utanmazsa, gazetecileri de utanmaz.

NATO Zirvesi’nden bula bula verdikleri flaş haber bu... Kariyerleriyle gayet orantılı.

***

Zirvenin ciddi tarafına gelince...

NATO’ya 10 yıllık yol haritası çizecek olan zirve, 36 saate sığdırılır mı?

Kaldı ki o 36 saatin büyük bölümü, liderler arasındaki ikili görüşmelerle geçmiştir.

Özetlersek...

NATO için düzenlenen zirvede, en az konuşulan konu NATO olmuştur.

Bence zirve, 2-3 gün sürmeliydi.

***

Türkiye için ne derece faydalı görüşmeler olmuştur, bunu önümüzdeki temaslarda daha iyi anlayacağız.

Ama Brüksel zirvesinde, Tayyip Erdoğan’ın özel bir ilgi gördüğü muhakkaktır. Yunan ve Fransız liderlerin bile yeni yaklaşımlarındaki fark herhalde kimsenin gözünden kaçmadı.

Ve daha bir sürü şey.

***

Özetlersek...

Türk heyeti için itibarlı bir zirveydi.

Ah... Joe Biden’a şu 1915 Ermeni meselesi sorulsaydı, sonra da iki çift laf edilseydi, daha iyi olurdu ama acaba diyorum sıcak zirvenin havası mı bozulurdu? Bilmiyorum.

Her neyse.

Hesap kapanmış değildir.

Biden’a er veya geç bunu sorma hakkımız bâkidir.

X

Birikmiş notlar

Devlet Bahçeli kim için söylemişti de çok gülmüştük:

Demişti ki:

- O zat’ın okuma yazması vardır ama okuduğunu anlamakta zorluk çeker.

Vallaha verdiği eşkal,
o kadar çok insana uygun ki, adamı hâlâ teşhis edemiyoruz.

***

Tanıdığımız Devlet Bahçeli, Başbakanlığı nasıl reddettiyse, Cumhurbaşkanı Yardımcılığı’nı da kabul etmez. Şimdiden şuraya yazıyorum ki kayda geçsin.
Günü gelince konuşuruz.

***

Yazının Devamını Oku

Olmaz olmaz

“Kabil’de ne işimiz var?”

Vallaha geriye dönüp de ta 1950’lere gidersek “Kore’de ne işimiz var?” diye de sorabiliriz.

Bu gibi durumlarda, Devlet kâr-zarar hesabını herhalde iyi yapıyordur.

Nitekim, Kore’de gösterdiğimiz kahramanlıklara karşılık ödüllendirilmiştik.

NATO’nun saygın üyesi olduk.

Şimdi de Kabil’de göstereceğimiz kahramanlıkların ödülü olarak, bakarsınız belki bizi şıp diye Avrupa Birliği’ne alıverirler.

Anket

Size sorarlarsa ki:

- Hangi partiye oy vereceksin?

Yazının Devamını Oku

Kutup da ne?

Partilerin benzemez oluşu kutuplaşma mıdır? Hayır...

Mesela iktidar partisi’yle ana muhalefet partisinin bu çekişmesi nedir?

Bence demokrasinin gereğidir.

......

Tek tip insan arıyorsanız, boşuna aramayın.

Bu ülkede her türlüsü var:

- Laik, dindar, dinsiz, muhafazakâr, milliyetçi, liberal, faşist, sosyalist... vs.

Kutuplaşma mıdır bu?

Hayır.

Yazının Devamını Oku

Bayramlık

Bir ülkenin ciddiyeti nereden anlaşılır?

Bir sürü ölçü vardır.

Ama bence en mühimi:

“Kaç yılda bir seçim yaptığından” anlaşılır.

İki yılda bir mi? Üç yılda bir mi? Dört veya beş yılda bir mi?

Kaç yılda bir seçim?

*

Muhalefet, her gün

Yazının Devamını Oku

Öyle ölçülmez

Toplantılara, gruplara, panellere, kulislere, velhasıl kalabalıklara bakıyorum.

Aynı istikamette oy kullanacağı belli insanlar, birbirlerini çılgınca alkışlıyor... Parti kongreleri gibi.

“- Türk’ün Türk’e propagandası.”

Tamam da...

Ne faydası var?

Rakip partiye kepçe atıp yeni oylar devşirmedikten sonra, sahi ne faydası var?

Artık anlayın şunu.

Ölçü, alkışların şiddeti değil, ‘kelle sayısı’dır.

Seçim budur. 

Yazının Devamını Oku

İlk akla gelen

Seçimi kim kazanacak, kim kaybedecek, belli değil.

Ama şurası belli.

Ya Tayyip Erdoğan'la birlikte yaşamaya iyice alışacaksınız...

Ya da Kılıçdaroğlu'yla birlikte yaşamaya mecbur, hatta mahkumsunuz.

Zaten dilinizi yavaş yavaş alıştırın.

Seçim değil bu...

Bu bir referandum:

- Erdoğan'a evet, Erdoğan'a hayır,

Yazının Devamını Oku

Koronaya dair

Normal hayata döndük diye sevinirken, başımıza yeni bir dert açılmaz inşallah.

Yazın yediğimiz bu hurmalar, sonbaharda bizi tırmalamaz inşallah.

- Korona, kalabalık sever.

Katliama bayılır.

Şimdi kimbilir hangi yörelerde, kimlerle kucak kucağadır.

Aman dikkat.

*

Günlük 60 bin vak’adan 5 binlere inmek güzeldir ama 5 binlerden tekrar yukarılara tırmanmak diye bir ihtimal de var.

Uzak ihtimal de olsa biz tedbirli olalım. Çünkü korona, ‘sıfır toleranslı’ gaddar bir insan avcısı’dır.

Yazının Devamını Oku

Dünden devam

Daima söylemişimdir:

- 15 Temmuz denince aklıma ilk gelen, Kılıçdaroğlu’dur.

Neden?

O akşam 22.00 uçağı ile İstanbul’a geldi değil mi? Halbuki darbe girişimi, saat 22.00’den önce deşifre olmuştu. Buna rağmen yolculuğunu iptal etmedi. Evine dönmedi. Saat 23.15’te İstanbul’a indi... O saatte İstanbul’da ne işi vardı? Hem de tek başına...

Bir lider öyle mi gezer?

*

Nerede kalacak?

Otellerde yer yokmuş. Ya da müşteri kabul etmiyorlarmış...

Yazının Devamını Oku

Bıraktığı iz

15 Temmuz denince aklıma sadece Kılıçdaroğlu geliyor...

O akşamdan bende kalan en büyük iz bu.

- Kılıçdaroğlu.

Sağ olsun.

*

Çok meraklı bir gazeteci olsaydım, kendime araştırmacı süsü verir, Kılıçdaroğlu’yla röportaj yapardım:

- Efendim, o akşam neler hissettiniz? / Tankları görünce ne düşündünüz? / Düşünüp de ne yaptınız, tankların üstüne mi çıktınız yoksa aralarından süzülüp mü geçtiniz? / Geçip de nereye gittiniz. Gittiğiniz evin sakinleri sizi görünce telaşlandı mı? / Televizyonun karşısına oturup neyi beklediniz? / Sizden başka hangi liderler geceyi nasıl geçirmiş, öğrendiniz mi?

*

Daha bir sürü soru.

Yazının Devamını Oku

Teşhis

15 Temmuz’un 5’inci yılında hâlâ soru şu: Arkasında hangi devlet vardı?

Hangisi olacak?

Burnunu soktuğu her ülkede, el attığı her işi, yüzüne gözüne bulaştıran kim var?

Eşkal tamam

Bir bilmecem var çocuklar.

Bulun bakalım.

Nasıl bir cumhurbaşkanı?

Kimdir bu?

- Demokrat, aydın, ilerici, özü sözü aynı, 83 milyonu kucaklayacak biri... Ağzından bal akan biri.

Yazının Devamını Oku

Tam zamanı

Binali Bey’den hâlâ kulağımda kalan bir cümle var:

“Dostlarımızı çoğaltacağız, düşmanlarımızı azaltacağız.”

Bunun günü saati olmaz.

Her gün her dakika.

Hele bilhassa şimdi.

Bence hiçbir komplekse kapılmadan, geniş kapsamlı bir barış taaruzu’na geçmeliyiz.

Kimbilir, içerideki düşmanın yolu bile, belki de böyle kesilir.

Mutlugiller... 

HDP ile CHP, İzmir mitinginde bütünleştiler... Ne ideal bir çift olduklarını ilan ettiler...

Yazının Devamını Oku

Kaç gün?

Soru şu: Kurban Bayramı tatili 9 gün mü, 12 gün mü, 15 gün mü, 20 gün mü?

Cevap:

- Daha vakit var. Günü gelince bakarız.

......

Hayır bakamayız. Şimdi bakalım.

Seyahat veya tatil yapacak olan ortadirek, şimdiden önünü görmek ister. Programını bir takvime bağlamak zorundadır. Bütçesini ona göre ayarlayacaktır. Son güne bırakılır mı?

Devlet Planlama Teşkilatı yok olup gittiyse, Aile Bütçesi de fesh olmadı ya... 

Futbol 

Avrupa Kupası’nda futbol kadar, tribünlere de dikkat kesildik.

Yazının Devamını Oku

Madem öyle...

En yakın seçim 2023’te.

Onu da kaybedenler, 2028 seçimini bekleyecek.

Artık hangi yaşa gelmişlerse.

*

Fakat, en yakın dediğimiz 2023’e kadar, siyasi gerginlik hep böyle mi devam edecek? Daha 2 yıl bu bünye, bu asabiyete nasıl katlanacak?

*

Bir Tayyip Erdoğan meselesi var.

Hedef, onu indirmek.

Bilmem kaç yıldır uğraştılar, indiremediler.

Yazının Devamını Oku

15 Temmuz’a doğru

Darbe... Ne kibar isim.

İhtilâl’in, sosyetedeki lâkabı.–

Yakışıyor.

Çok da masum görünüyor.

......

27 Mayıs’a devrim dediler. Ahali de yedi oturdu.

12 Mart’a müdahale dediler. O da cuk oturdu.

12 Eylül’e Bayrak Harekâtı dediler... Eh, kimsede itiraz edecek derman kalmamıştı. Alkışlarla kabul gördü.

*

Yazının Devamını Oku

Partili-partisiz

İster Tek Adam - Çift Adam, ister gürbüzleştirilmiş Parlamenter Sistem... Hangi sistem olursa olsun. Buyurun...

Yeter ki Partisiz (tarafsız) Cumhurbaşkanı yalanıyla tekrar aptal yerine koymayın bizi.

***

Partisiz (tarafsız) Cumhurbaşkanı'nı nasıl seçerdik, biliyor musunuz?

Size söylüyorum Z kuşağı!.. Daha düne kadar Partisiz Cumhurbaşkanı'nı nasıl seçerdik?

Partilere çağrıda bulunurduk:

- Ey partiler!.. Falan gün yeni Cumhurbaşkanımızı seçeceğiz... Lütfen adaylarınızı belirleyip Meclis Başkanlığı'na bildirin.

Yani, partilerden "Partisiz Cumhurbaşkanı" çıkarırdık.

Mesela...

Yazının Devamını Oku

Durup dururken

Hatırlıyorum da, uzun ömürlü hükümetler, bütün kurumlarla kavgalı olurdu... Şimdi, muhalafet herkesle kavgalı.

Önüne gelene fırça atıyor.

Yargıtay'a, Danıştay'a, HSK'ya, TOBB'a, bazen TSK'ya bile...

TÜSİAD hariç, azarlamadığı kurum yok.

***

Hele Genel Başkan'ın şekeri mi iniyor, şekeri mi çıkıyor, belli değil.

- AKP'ye oy veren çiftçiye, çiftçi demem diyor.

Sırf çiftçiyle kalsa iyi...

- AKP'ye oy veren öğretmene

Yazının Devamını Oku

Bunlar da var

15 Temmuz’a yaklaşırken düşünüyorum.

Batı’nın şaşırdığı neydi?

Darbe teşebbüsü değil, darbe sonucuydu.

Yani, halkın direnişi.

Ve darbecilerin akıbeti.

***

O kadar üzüldüler ki neredeyse biz teselli edecektik.

Onlar, darbeye darbe demezler.

Yazının Devamını Oku

Çocuk savaşçı

Dünyanın en büyük yüzsüzlüğü, yine ABD’ye nasip oldu.

ABD Dışişleri Bakanlığı’nın yayınladığı “İnsan Ticareti” raporunda, Türkiye, “Çocuk Savaşçı” kurumunu destekleyen sabıkalı bir ülke olarak gösteriliyor.

Gösteren kim, bir daha söyleyeyim: ABD Dışişleri.

Yani, dış kapının mandalı.

***

Ona öyle demezler.

ABD’yi bir de ben sınıflandırayım da görsünler.

- Dünyanın en yüzsüz devleti kim? En yalancı, en iftiracı, en pişkin, en utanmaz, en arlanmaz... Kim? Kim? Kim?

- Dünyanın en güvenilmez devleti kim?..

Yazının Devamını Oku

Siz neredeydiniz?

Seçim yapıldı, bitti.

Yeni hükümet kuruldu.

Oho, icraat başladı bile.

............

Görünüş bu.

***

Anladınız, değil mi?

Seçim, seçimde kazanılmaz, seçimden önce kazanılır tezinin genel provasını izlemekteyiz.

Muhalefet bunu oynuyor.

Yazının Devamını Oku

Röportaj

Dakikada kaç yalan söylüyorsunuz?

Ama doğru söyleyin. 

Farkı fark etmek

Güzel bir yazıydı.

Baykal’ın demokrasi terbiyesini yansıtıyordu... Ayrıca da delikanlı tarafını hatırlatıyordu bize.

- Delikanlı Baykal.

Evet öyleydi... Öyledir.

2002’de siyasi yasaklı Erdoğan’ın önünü kapayan yasa maddesi, Baykal’ın onayıyla ortadan kalkmış, Erdoğan ancak öyle Başbakan olabilmişti.

***

Yazının Devamını Oku
YAZARIN DİĞER YAZILARI
Yazarın Tüm Yazıları