Ucu açık tefrika

HDP yargılanırken Leyla Zana’yı düşündüm.

Haberin Devamı

Sahi, nerelerde o?

Az mı uğraştırdı bizi?

Meclis Kürsüsü’nde yemin etmeye giderken, az mı yalvardık ona?

- Yapma bacım, etme bacım, ne olursun yazılı metne sadık kal.

Çünkü Türk Milleti mi diyecekti, yoksa Türkiye Milleti mi?

Nelerle uğrafltık.

***

Biz bu halimizle bir sorun çözecektik ama neyin sorunuydu bu?

- Güneydoğu sorunu mu?

- Terör sorunu mu?

- Kürt sorunu mu?

Bir türlü anlaşamıyorduk.

Hâlâ anlaşamıyoruz.

Zaten araya başka sesler giriyor:

- Ana dilde eğitim.

- Özerklik isteriz.

***

Yahu biz de neler isteriz ama söylemiyoruz.

Leyla Zana’yı ve arkadaşlarını çok kıskandığım günler oldu.

Onlar Ana Dilde Eğitim diye tuttururken biz Türkçe’nin canına okuyorduk.

Onlar dertlerini bari anlatıyorlardı, bari muhatapları vardı. Bizde o da yoktu. Ne diyecektik? Türk Sorunu var diye bir de biz mi ortalara çıkacaktık?

Her neyse...

***

Haberin Devamı

Şimdi düşünüyorum da Kürt Siyasi Hareketi’nin epey mesafe almış olduğunu görüyorum.

“HDP kapatılmasın” kampanyası bile, başlı başına bir mesafedir.

Ama tadında bırakmak lazım.

Demokrat kişiliğimizi ispat etmek uğruna, kanunlarımızı çiğneyemeyiz.

Hiçbir HDP’li:

“Boşver kanunu” diyebilir mi?

Diyebiliyorsa ben de pes derim.

Yazarın Tüm Yazıları