GeriRauf TAMER Sisteme dair
MENÜ
  • Yazdır
  • A
    Yazı Tipi
    • Yazdır
    • A
      Yazı Tipi

Sisteme dair

Bir taraftan sandık her şey değildir diye bağırıp da, diğer taraftan sürekli erken seçim istemek biraz tuhaf geliyor ama yine de üzerinde düşünmek lazım.

Bir ülkeyi kimin yöneteceğini elbet sandık tayin eder. Ama nasıl yöneteceğini kurallar söyler. Yasalar söyler. Bazen teamüller bile söyler... Zaten hepsine birden sistem diyoruz. Ama sistem orada dururken, üstüne bir başka sistem yamamak, çok ülkenin

başına çok dertler açmıştır.

***

Bizde CHP sağa kaymıyor. Karıştırmayın. Başka bir yolu seçmiştir. Sağcıları partiye dolduruyor.

O da bir yol.

Sağa kaymak, zahmetli iş. Türlü handikapları var. Halbuki parti içinde sağ bir platform oluşturmak, yabancı futbolcu transferi gibidir. Baktın ki faydası yok, biletini keser yollarsın.

Yeni bir rüzgar

Batı’nın palyaçosu Yunanistan’a kötü bir haberimiz var:

Eski dost Mısır’la başlayan yakınlaşmamız, zincirleme olarak yeni ufuklar getirecek ve bölgede estireceğimiz barış taarruzu, Türkiye’yi yepyeni bir lige taşıyacaktır.

.............

Akdeniz’in minder komiği Yunanistan’a bir kötü haberimiz daha var:

Arkasında zannettiği Avrupa Birliği, arkasında falan değilim diye bağırmıyor ama “bu yüzsüzlükten bıktığını” fısıltı halinde söylemeye başlamıştır.

Siyasi mizah

Belki yetersizdi ama

AK Parti’nin şu animasyon mesajı, siyasi mizahı tekrar hatırlattı bize.

Mizah dediğim, yani hafiflik değil, incelik.

Ve biz Türklerin çok iyi becerdiği ve becereceği bir zekâ oyunu.

Üstelik, kutuplaşmanın en etkili ilacı.

.............

Bir ara bu bizde vardı.

Müzikholler, sahne ışıkları, siyasi mizah ustası sanatçılarla süslüydü. Kahkahalar hâlâ kulaklarımdadır.

Hiç değilse oraya dönebiliriz.

Birlikte gülmek, aynı anda, aynı şeye gülmek, bâri nefret’i kovacaktır.

X

Zirve... ama

Ne konuşacaklar ki?

Konuşacak ne kaldı?

Eğer Joe Biden, S-400’lerden hâlâ söz edecek olursa ne söyleyecek?

- Hangara kaldırın bunları sıfırlayın.

Bunu diyecekse, egemen bir milletin onuru hakkında hiçbir şey bilmiyor demektir ki bulunduğu makama yazık.

***

Eğer diyecekse ki:

- YPG, PYD, Suriye, Doğu Akdeniz, Libya, Ege, Yunanistan, Azerbaycan, zart zurt... Vallaha “Öğren de gel” diye avazım çıktığı kadar bağırasım gelir.

***

Yazının Devamını Oku

Ne sözlük ama

Siyasette eskidi o kelimeler:

- Alçak, ahlaksız, şerefsiz.

Bunlar demode oldu.

Zaten etkisi de kalmadı, yahu cancağazım, şimdi küfür etmek lazım. Ana avrat dümdüz gideceksin ki kültürlü biri olduğunuz anlaşılsın.

*

İsmet Paşalar, Demireller, Özallar, Ecevitler yaşasaydı, bugünkü siyaset lügatına şaşar kalırlardı.

İsmet Paşa’nın en ağır lafı:

- Hadi canım sen de idi.

Demirel’in en ağır lafı:

Yazının Devamını Oku

Tuhaf bir şey 

“Başka çaresi kalmamış.” 

“Seçim seçim” diye feryat ediyor Kılıçdaroğlu. 

Vallaha seçim isteyen çok siyasetçi gördüm, çok lider gördüm ama yalvararak seçim isteyenini ilk defa görüyorum. 

“Başka çarem kalmadı” ne demek? 

Üstünde hangi görev var ki, seçim son kozu olsun? 

*** 

Bağırıyor Kemal Bey: 

- Ey anneler babalar. Seçim, seçim, seçim. 

- Yahu ne oluyor kendine gel. 

Yazının Devamını Oku

Avantaj

Kılıçdaroğlu enteresan bir tip.

- 10 yaş daha alsa, İsmet Paşa’ya benzeyecek.

- 20 santim daha uzun olsa Erdal İnönü’ye benzeyecek.

- Zaten kasket taksa aynı Ecevit’e benziyor.

Bunca avantaja bir de Gandi Kemal’i ekleyin...

E nasıl oluyor da hâlâ yüzde 25’e çakılıp kalıyor? 

Dil yâresi

İlk defa duyuyorum.

Ne güzel laftır:

Yazının Devamını Oku

Esas faktör

Anketlere bakıyorum.

Erdoğan karşısında en az oy alacak aday, Kılıçdaroğlu gözüküyor.

Halbuki öyle bir aday lazım ki, Erdoğan karşısında en fazla oy alan CHP’li olmalı o...

Olmalı ki CHP Genel Başkanlığı’nı hak etmeli.

Rekor şimdilik Muharrem İnce’de.

***

Gerçi cumhurbaşkanlığı seçimini “Erdoğan’ın karşısında kim daha fazla oy alacak” türü bir yarışa dönüştürmek çok tuhaf olur, çünkü bu bir yarış değil, bir seçimdir ama CHP Genel Başkanlığı’nın akıbetini düşünmemek hiç mümkün mü?

Kılıçdaroğlu, cumhurbaşkanlığına aday olur da kaybederse, CHP Genel Başkanlığı’na da elveda.

- E kazanırsa?

Yazının Devamını Oku

Yeni yelpaze

Merkez Sağ’ı Demirel şöyle özetlerdi:

- Ezan susmaz, Bayrak inmez.

Özal da “ilerici sağ” kavramına sarıldıydı. Eski 4 eğilimden çıkardığı hedef iki kelimeyle özetlenebilir:

- Sosyal sağ.

Merkez Sağ’ın bugünkü kozu ise yerli ve milli kavramlar üzerine kurulmuştur.

Öyle ki, “sağ” kelimesini hiç telaffuz etmeden oluşmuş bir sağ blok var.

***

Merkez Sol’da ise; Merkez Sol’dan kalma hiçbir iz yok.

Orada, tek hedef olarak

Yazının Devamını Oku

Mesela...

Resmi dil Türkçe’dir.

- Arapça olsun, Kürtçe olsun diyen var mı?

......

Bayrak, ay yıldızlı bayraktır.

- Pembe bayrak olsun diyen var mı?

Başşehir Ankara’dır.

- İstanbul olsun diyen var mı? Kim var? İmamoğlu mu?

*

“Bu maddelere dokunamazsınız”

Yazının Devamını Oku

Müzisyenler

Onlar korunma - kollanma falan değil, mesleklerine dönmek istiyorlar.

Onlar destek falan değil, yüce bir aşkla bağlandıkları müziğe dönmek istiyorlar... Hayata, sevgiye, hakka, hukuka ve helal ekmeğin piştiği fırına dönmek istiyorlar.

Müzisyenler, ince ruhlu insanlardır, onlara bahşiş veya harçlık vermek kimin haddi?

Devlet, önce bunu bilmeli ve müzisyene öyle yaklaşmalıdır.

Hayal ve Gerçek

128 milyar dolar tartışması halkı hiç enterese etmedi...

Ama 10 bin dolar maaş denince “Kim bu adam, ne parası bu” diye herkes dikildi.

Niye?

Yazının Devamını Oku

Yamalı bohça

6 parti mi, 7 mi, 8 mi, kaç parti ise işte... İsrail’deki yeni koalisyon böyle.

Neyi hatırlattı?

Bizimkileri.

Millet İttifakı, seçimi kazanırsa, koalisyona dönüşecek.

Kaç parti?

Yanlış saymadıysam - şimdilik - 7 parti.

***

Olsun.

İyi gidiyorlar.

Yazının Devamını Oku

Erken seçimciler 

- Nisanda seçim var. 

- Yok, nisanda değil, 
haziranda var... Yok yok, temmuzda. 

- Hayır, sonbaharda seçim var.  

- Hayır, öbür baharda. 

.............. 

Ve hiçbirinde seçim yok. 

Bilemediler. 

Seçim olmadı.... Olmuyor. 

Yazının Devamını Oku

İçimdeki kurt

Bilmem hatırlar mısınız?

20 - 25 yıl önce... On binlerce Türk’ten kan alınmış ve dışarıda - hâlâ - bilmediğimiz bir yerlere gönderilmişti.

............

Neyimizi inceledi yabancılar?

Asil Türk Kanı’nı mı?

Nesini?

- Yurtseverliğin menşeini mi?  Güzel gönüllü insanların karakterindeki tılsımı mı? Yoksa, aldatılmaya hazır saf ve temiz tarafımızın ortak paydasını mı?

***

Bir de var ki, “Türk Irkı’nı zehirleyecek olan” kimyasal arayış içine girmiş de olabilirler.

Yazının Devamını Oku

Evet ama haydi

Adalet arıyorum.

Nerede arıyorsun?

Kimin için arıyorsun?

Sadece sevdiklerin için...

Halbuki nefret ettiklerin için de adalet aramalısın.

Ey Kılıçdaroğlu.

Sadece Osman Kavala’nın hakkını hukukunu aramakla kalma. En azından kendi partin içinde tasfiye edilen Atatürkçülerin de hakkını aramalıydın.

***

Esasen adalet sadece mahkeme koridorlarında, mahkeme salonlarında aranmaz.

Yazının Devamını Oku

Yüzde 95

Esad, yüzde 95 oy alınca, bir daha kendime geldim.

Kapanıp vatan toprağını bir daha öptüm. Cennet bir ülkede yaşadığıma bir daha şükrettim.

- Yüzde 95 ha?

Aman, eksik olsun.

.............

Burası Türkiye Cumhuriyeti / Laik / Demokratik / Sosyal / Hukuk Devleti.

Bu vasıfların hangisinden vazgeçebilirsiniz?

Hiçbirinden.

Mecbur kaldınız diyelim.

Yazının Devamını Oku

Güzel ama

İYİ Parti’nin hazırladığı taslakta, Cumhurbaşkanlığı görev süresi 6 yıl.

Eh, fena sayılmaz.

7 yıl değil, 5 yıl da değil.

6 yıl...

Kim itiraz edebilir?

***

Lakin...

İkinci defa seçilemiyorsun.

Mesela... 40 yaşında cumhurbaşkanı olduysan, 46 yaflında süre bitiyor...

Yazının Devamını Oku

Geliş-gidiş

Ne buluş ama...

“Seçimle gelen, seçimle gitsin”

Yapma yahu.

Başka bir yolu yok mu bunun?

Sen bilirsin, haydi söyle. Seçimden başka bir yol söyle bana...

***

Hayatında bir kerecik olsun seçimle gelmemiş, dolayısıyla da seçimle gitmemiş adamlar, son günlerde bu lafa sarıldılar:

“Seçimle gelen seçimle gitsin.”

Birdenbire demokrat kesildiler.

Yazının Devamını Oku

Sonu ne olur?

Tuhaf bir durum var.

Eğer evham değilse, diyebiliriz ki, dünya, kafayı Türkiye’ye takmış.

Hatta bir kısım Türkler bile kafayı Türkiye’ye takmış.

*

Öyle bir hava esiyor ki sanırsınız Türkiye, haritadan silinirse dünya birden bire huzura kavuşacak. Yani, karşımızda böylesine bir husumet cephesi var.

*

Bunu nasıl göğüsleriz?

Klişeleşmiş bir sözdür ama milli birlik tek çare.

Siyasi partiler dahil, medya dahil, bütün kurum ve kuruluşlar, kol kola girip sağlam dururlarsa bu badireyi elbet atlatabiliriz.

Yazının Devamını Oku

Bylockçular 

Kaç kişiydi bunlar? 

Listeyi cebinde taşıyan adama sormalı... 

Kaç kişiydi bu bylockçu milletvekilleri? 

- İsimlerini bilip de hâlâ söylemeyen varsa ayıp ediyor. 

- Kontrollü darbenin ipuçlarını cebinde saklayıp da hâlâ açıklamayan varsa hem ayıp ediyor, hem suç işliyor. 

- Hele darbeye direnip o gece sokağa dökülen insanların bile birer figüran olduğunu söyleyip de ortaya hâlâ bir bilgi, bulgu, belge koymayan varsa, ayıptan ve suçtan da öte bir günah işliyor. 

*** 

Başımıza bir darbe belâsı geldiği yetmedi, bir de tiyatro olduğunu onlar ispatlayacağına, tiyatro olmadığını bizler ispatlama peşindeyiz hâlâ.  

Hay Allah. 

Yazının Devamını Oku

Neydi o akşam

2018 seçimlerinin akşamında kalmış bunlar.

Hâlâ, “o akşam ne oldu”nun peşindeler.

Mehmet Ali Çelebi bile, CHP’den istifa edip Memleket Partisi’ne katılışını, büyük ölçüde o gizemli akşama bağlamaktadır:

- Ne oldu o akşam?

Yahu yeter.

Ne olduysa oldu. Ama ne olmalıydı ki, sizi mutlu etsin?

***

Muharrem İnce, o akşamı iyi yönetememiş. Zaten de ortadan kaybolmuş.

Hay Allah... CHP Genel Merkezi, gelişmeleri takip etmemiş (ne gelişmeler olduysa) ve

Yazının Devamını Oku

Tombala

İsimlerini yazmaya lüzum var mı? Herkes artık biliyor:

İmamoğlu, Yavaş, Kılıçdaroğlu, Akşener, İnce, Gül, Sarıgül, Babacan...

Unuttuğum isim yoktur inşallah.

Bunlar kim?

Müstakbel Cumhurbaşkanları.

Yani 2 yıl sonraki cumhurbaşkanları.

***

Dünyadaki mevsim degişiklikleri kadar mühim bir olay bu...

Yazının Devamını Oku
YAZARIN DİĞER YAZILARI
Yazarın Tüm Yazıları