GeriRauf TAMER Hedef kitle
MENÜ
  • Yazdır
  • A
    Yazı Tipi
    • Yazdır
    • A
      Yazı Tipi

Hedef kitle

Emine Ülker Tarhan, Ankara Temsilcimiz Hakan?Çelik’le yaptığı şöyleşide, Ana Parti’nin hedef kitlesini şöyle özetliyor:

-?Kararsızlar, umutsuzlar.

Tabii buna “gayrimemnunlar” da dahil.

Öyle ya, memnun olsalar, niçin yeni bir adres peşinde koşsunlar?

Epey kalabalık bir kitledir bu...?Ortak feryatları da:

-?Partimi arıyorum.

***

Unutmamalı ki, bu kitlenin içinde çeşitli siyasi eğilimler var.?Yelpazeyi ne kadar geniş tutarsan, o kadar çok insanı kucaklarsın...

Ama tek şeride kilitlenip kalırsan, yanlış depar yapmış olup gerilerde koşarsın... Tek başına ya da birkaç kişiyle Harmandalı oynayacağına, halay çek ki Edirne’den Kars’a kadar zincir oluştur.

***

Merhum Özal, eski 4 eğilim’le yola çıkmamış olsaydı, seçimde başarıya ulaşamazdı.

Vapur kaçtı mı, sonradan yapacağı açılımlar da bir işe yaramazdı. Geçmiş ola.

Şimdi şartlar daha da değişmiştir, daha da gelişmiştir.?Özal Modeli’nden daha da farklı, daha da etkili, daha da ilkeli faktörler ve aktörler bulmak mümkün.?Ortak payda cumhuriyet olmak kaydıyla, bütün yollar açık... Ülker Tarhan’ın verdiği güven duygusu da büyük avantaj.

***

Söyleşide, kelimeleri seçerek kullandığına göre, tek şeride kitlenip kalmayacağı izlenimini edindim. Bu çok iyi.

Fakat Ankara öyle bir yer ki, insanın kafasını karıştırırlar diye endişe ederim.

Bu bakımdan naçizâne bir tavsiyede ve küçük bir takviyede bulunmak istedim.

X

Bunlar da var

Böyle konuları kaşımayı pek sevmem ama şu balıkçı meselesinde gözden kaçan birkaç ayrıntıya değinmek lazım.

Rumeli Kavağı’na sırf gidip gelmek bile 1 buçuk saat sürer.

Bunu özellikle hatırlatmak isterim.

*

Büyükelçi’ye de maşallah...

İnsan kar kış fırtınayı görünce (ya da

öğrenince) demez mi ki İmamoğlu’na: Sizi meşgul etmeyelim... Yemek iptal olsun. Başka zaman yeriz.

*

Efendim, Bay Elçi ta

Yazının Devamını Oku

Plağın arkası

Belediyeyi epey dövdük.

Bu kadarı yeter.

Biraz da kendimize bakalım.

*

- Tuhaf insanlarız.

Bir kar fırtınasının geleceğini bile bile, hem de uyarılara rağmen, binlerce arabayla sokaklara döküldük.

Ne işimiz vardı?

Her yer kapalıydı.

Hastası olanlar hariç,

Yazının Devamını Oku

Kırık - dökük

Millet İttifakı’nda...

- Tek hedef, tek ilke, tek üslup, tek düşman.

Hepsi tek.

Seçimi kazanır da yönetime gelirse, Türkiye’de muhalefet diye bir unsur kalmayacak.

Hepsi iktidara taşınacak. Muhalefetsiz Demokrasi olur mu?

Diyeceksiniz ki:

- AK Parti var ya.

Hayır... Öylesi değil.

Biz 70 yıldır “Türkiye muhalifleri”ne alışmışız.

Yazının Devamını Oku

Rağmen

İnsan manzaralarına bakın.

Salgın hastalık tehlikesine dair en ufak bir telaş ve korku görüyor musunuz? Günlük vaka sayısı 70 binleri bulduğu halde koronaya meydan okuyan kalabalıklar, ne büyük moral.

***

Üstelik kar, kış, fırtına.

Hiç mühim değil.

Şarapçılar, biracılar, meyhaneleri yine dolduruyor... Rakıcılar yine efkârlı ama ikinci kadehten sonra her biri memleketi kurtarmaya devam ediyor... Bayılıyorum.

Çirkin sesli güzel kızlar, sahnelerden hiç inmiyor.

Alkış, ıslık, kıyamet.

***

Yazının Devamını Oku

Rüyada ancak

Şöyle bir şey olsa:

Muhalefet liderleri toplantıdayken...

Yani Kılıçdaroğlu, Karamollaoğlu, Babacan, Davutoğlu, Akşener falan bir masa etrafında oturmuş konuşurlarken...

Kapı açılsa...

İçeri Erdoğan girse...

Ve dese ki:

- Ne konuşuyorsunuz? Beni de aranıza alın... Beraber konuşalım... Her şey Türkiye için...

Ve masaya o da otursa...

Halk ne yapar acaba?

Yazının Devamını Oku

Başkan Beyazıt

Sadece Galatasaray’ın değil, Türk Sporu’nun ölümsüz başkanıydı.

Fair-play’in unutulmaz öncüsü, dostlukların başöğretmeniydi.

İş Dünyası’nın daima moral gücüydü, cemiyet hayatının çok renkli bir simasıydı. Liderlik ruhunda vardı.

Siyasi bir angajmanı olmadı. Ama paylaşılamazdı.

Dış dünyada ise

Selahattin Beyazıt, Türkiye’nin doğal büyükelçisi ve itibar kaynağıydı.

............

Hakkında neler yazmak lazım idiyse, çok şükür o hayattayken hepsini yazdım.

Memleketimin başı sağ olsun. Kederli ailesine ve değerli dostlarına sabır ve metanet dilerim.

Yazının Devamını Oku

Tuhaf bir durum

Kitaba bakarsanız, Cumhurbaşkanı, 5 yıl için seçilecek...

Mevcut yetkileriyle birlikte 5 yıl.

Fakat, Millet İttifakı ona

2 yıl süre tanıyacak.

Hangi hakla?

Ve hangi yasayla?

***

Muharrem İnce, 2018’de eğer seçilseydi, yetkilerini devredecekti. Öyle söylediydi.

Ama -öyle söylediği halde- devretmeseydi, cezası neydi? Hiç... Zaten 2018 geride kaldı. Şimdi 2023’e bambaşka bir atmosferde gidiyoruz. Bugün sorun

Yazının Devamını Oku

İtibar

“Muhtar bile olamaz.”

Hayır.

Bu laf öyle değil artık.

Bilakis.

“Muhtar bile olabilir.”

HDP’ye dair

Pervin Buldan, açık konuştu:

Türkiye’yi yönetecek mekanizmanın bir parçası olacaklarını söyledi...

Daha ne desin?

Yazının Devamını Oku

Kaçak oylar

Daha doğrusu:

- Kaçacak olan oylar.

Nedir bu?

Anlatayım.

***

Bu oylar, seçimi kazansa da kaybetse de, Millet İttifakı’ndan kaçacak olan oylardır.

Miktarını bilemem.

Ama kaçacağı kesin oylar bunlar.

- Boş oylar.

Yazının Devamını Oku

Kandırmaca

Şunun iyice anlaşılması lazım:

Barış, özgürlük, demokrasi...

Bu üç kelime, gerçek anlamından saptırılmış, bir şifreye dönüştürülmüştür.

Çünkü bu üç kelime, kimsenin itiraz edemeyeceği kelimelerdir.

Ama bakın kimlerin ağzında.

***

Siz hiç sahiden demokrat olan birilerinin, sürekli

“Ben demokratım” dediğini duydunuz mu?

Sahici bir barış ve özgürlük yanlısı insanlar, her cümleye

Yazının Devamını Oku

İyi haber

Hangi ülkede, hangi seçim olsa, adaylar, Türkiye karşıtlığı yaparak oy toplamaya çalışıyorlar.

- Bu şeref bize yeter.

Ne Amerikan karşıtlığı

oy getiriyor, ne Rus karşıtlığı...

- İlle de Türkiye.

***

 Giderek yükseldiğimizi böyle anlayabilirsiniz. Türkiye karşıtlığı ne kadar büyüdüyse, biliniz ki Türkiye o kadar gelişti... Türkiye karşıtlığı ne kadar azgınlaştıysa, biliniz ki Türkiye o kadar yıldızlaşmıştır.

Başka ölçü yok.

***

Yazının Devamını Oku

Gözden kaçanlar

İsabet buyurdular.

Çatı dedikleri tek aday’la seçime gidecekler ki, hangi partinin yüzde kaç oy aldığı anlaşılmasın... 3 mü, 5 mi, 15 mi?

At atabildiğin kadar.

***

Şimdi parlak bir öneri daha var:

Masaya oturduklarında küçük parti- büyük parti ayrımı olmasın.

Buyurun bakalım.

Eşitler arasında birinciyi seçecekler.

Eşitler arası?

Yazının Devamını Oku

Ortak dil

Türkiye - Ermenistan yakınlaşmasını taçlandırmak için bir futbol maçı önerenler var.

Hayır.

Futbol sert oyundur. Sahada zaman zaman tatsız sürtüşmeler olabilir. Bunların her biri -adı üstünde- ne olsa delikanlıdır...Böyle bir risk almaktansa...

Başka bir önerim var.

***

Diyorum ki:

Asıl barış, müziktir.

Ve müzik tarihimiz,

Türk-Ermeni bestekarlarının enfes eserleriyle donatılmıştır.

Yazının Devamını Oku

İlk defa

“- Hükümetten ziyade muhalefet eleştiriliyor.”

Doğru.

Muhalefete muhalefet diye geniş bir cephe var.

Ve şimdiye kadar görülmemiş bir hiddet sergiliyor.

*

Neden böyle?

Nereden çıktı bu oluşum?

Ve nasıl kurumlaştı?

- Adeta bir siyasi parti gibi.

Yazının Devamını Oku

Haziranın kaçı

İktidar, Millet İttifakı’nın damarına basıyor. “Daha sizin adayınız bile belli değil” dedikçe, Millet İttifakı da “Sen önce seçim tarihini açıkla, biz o zaman adayımızı ilan ederiz” diye horozlanıyor.

İktidar da seçim tarihi olarak sürekli Haziran 2023 deyip rakibini çatlatıyor.

Bu yetmez.

Haziran ama haziranın kaçı? Hangi pazar? Kesin gün verin...

Verin ki, rakibiniz de çatı adayını açıklasın... Açıklasın ki

biz de şerefyab olalım.

***

Hem biliyor musunuz,

kesin tarih verirseniz, mesela

Yazının Devamını Oku

Fatih Terim

- 4 kere geldi...

- 4 kere gitti.

Demirel’e benziyor...

Merhum da 5 kere gidip

6 kere gelmişti ya...

Son gelişinde, başbakanlığa da sığmadı, cumhurbaşkanı oldu... Daha yüksek makam olsa,

oraya da çıkacaktı.

***

Bunlar, dünyada ender görülen vakalardır.

Yazının Devamını Oku

Seyir defteri

Bizde her cumhurbaşkanı seçimi olaylı geçti.

Ta 60’larda başlayan Köşk Yarışı, 1973’te iyice tıkandı.

Faruk Gürler’in emr-i vakisi, Meclis’te tepki görünce, halim-selim bir zat’ta karar kılındı:

Fahri Korutürk.

Fahri Paşa, Divan Pastanesi’nde sütlü kahvesini güzel güzel içerken, kendisine acele Ankara’ya dönmesi bildirildi.

Gidiş o gidiş.

*

7 yıl sonra...

Yazının Devamını Oku

Akılda kalan

Anlaşılıyor ki...

Bundan böyle Kılıçdaroğlu’nun her çıkacağı televizyon yayını, cevap hakkı nedeniyle bol bol kesintiye uğrayacak.

Amaç, bulunacağı iddiaları, anında ve yerinde çürütmek.

Çürütürken de onu yalancılıkla itham etmek.

***

Ne fena şey.

İnsanın bir kere adı çıktı mı, hiçbir sözüne güven kalmıyor.

Kılıçdaroğlu buna müstehak biri değil.

Ama nasıl oldu da böyle bir izlenim bıraktı, anlayamıyorum...

Yazının Devamını Oku

Ya kaybederlerse...

Millet İttifakı, seçimi kazanacağına dair o kadar kesin konuşuyor ki tıpkı kazanmış gibi.

Bu bir taktik olsa bile...

- Ya kazanamazlarsa?

*

Efendim, kazanamazlarsa, küçük ortaklara bir şey olmaz ama bu defa Ana Muhalefet toz olur gider. İsmet Paşa bile kalkıp gelse onu kurtaramaz.

*

Ne güzel anlatıyorlar:

İlk 6 ayda, ilk 1 yılda, ilk 2 yılda neler yapacaklarını, tatlı tatlı sayıyorlar.

Esasen

Yazının Devamını Oku

Pazar notları

Sarıgül’ün kurmaylarından birini dinledim Beyaz Tv’nin Uyan Türkiye’m programında.

Ne güzel şeyler anlatıyordu.

Ebubekir Elmalı...

Hukukçuydu galiba.

Neler var Türkiye’de?

***

Mesela.... Ömer Avşar.

Televizyon oturumlarından tanıdığımız bir hukukçu da o.

Dopdolu bir adam.

Yazının Devamını Oku
YAZARIN DİĞER YAZILARI
Yazarın Tüm Yazıları