GeriRauf TAMER Gözden kaçmasın
MENÜ
  • Yazdır
  • A
    Yazı Tipi
    • Yazdır
    • A
      Yazı Tipi

Gözden kaçmasın

Anlaşılıyor ki, her parti kendi adayını çıkaracak. Zaten bu tür seçimlerde şaşmaz kural budur.

Öyleyse, şu olacak:

AK Parti, MHP ve BBP hariç (çünkü onların adayı belli) diğer partiler kendi aralarında yarışacak. 7 parti mi, 8 parti mi, kaç partiyse işte, kıyasıya yarışacak.

Ne için?

- Birinci gelmek için.

Birinci gelen, Tayyip Erdoğan’la final maçı oynamaya hak kazanacak.

***

İşte ben bu sebeple diyorum ki:

- Seçim değil bu.

Nedir?

Erdoğan’ın karşısına çıkacak bir aday aranıyor. Hepsi bu.

Başka bir deyişle:

- Bu bir güven oylaması. Erdoğan’a hâlâ evet mi hayır mı? Hayırsa, kime evet? O aday kim?

İşte elemeler “o aday”ı tespit etmek için yapılıyor.

***

Muharrem İnce uyarmıştı:

Muhalefetin ortak aday çıkarması intihar olur.

Nitekim, öbür ülkelerde de ilk tura her parti kendi adayı ile giriyor, ipi göğüsleyen final oynamaya hak kazanıyor... Rakibi zaten hazır, onu bekliyor.

***

Elemelerde genel başkanlar aday olurlarsa, alacakları oy, her birinin özgül ağırlığını da gösterecektir.

Bunu pek göze alamadıkları için, belki de birer dublör kullanabilirler.

Canları sağ olsun.

X

Gidiş o gidiş

İş öyle bir noktaya geldi ki, Cumhurbaşkanlığı, Başbakanlık gibi mevkiler, birer ödül, birer ikramiye haline dönüştü.

 

Ara yerde komisyoncular da türedi.

Siyasi husumet, birden bire cazip bir borsaya benzedi.

***

Anayasa maddeleri dahil, her şey pazarlık konusudur. Laiklik bile açık artırma yoluyla yeniden gündemde...

Hele terörle mücadele, devlet politikası olmaktan çıkıp, ittifaklara gizli bir malzeme olarak girmektedir. Hem de pahalı bir malzeme...

***

İşin kötüsü...

Yazının Devamını Oku

Kısa notlar...   

Anladık efendim, bağırmayın...

Mutabıkız:

. Bu maddeler değiştirilemez.

. Değiştirilmesi teklif bile edilemez.

Hatta, çift dikiş olsun derim:

. “Teklif edilip edilmeyeceği bile tartışılamaz.” Tamam mı?

***

“Seçmeni zinde tutmak” başka, “dereyi görmeden paçaları sıvamak” bambaşka... Bunları karıştırmayalım.

***

Yazının Devamını Oku

Saklambaç

Çok mu merak ediyorsunuz?

- Öyleyse açıklayın erken seçim tarihini, Millet İttifakı’nın adayını o zaman öğrenirsiniz.

Hay Allah...

Ben aday belli zannediyordum.

Kılıçdaroğlu aday diye gezmiyor mu ortalarda?

Hem de boyundan büyük vaatlerde bulunarak...

Kılıçdaroğlu değilse bile İmamoğlu var...

Fatih Sultan Ekrem...

O da mı değil?

Yazının Devamını Oku

Takvim yaprakları

Cumhurbaşkanı olma heveslisi çok insan varken, neyse ki başbakanlığa talip biri de çıktı.

Böyle bir makam olmadığını bile bile çıktı, bravo.

Elbet takvime de bakmıştır.

Öyleyse soralım:

- Ne zaman başbakan olacaksınız?

Bize bâri bir tarih verin.

Sanırım veremez.

***

Tam hesaplamadım ama bugünden itibaren sayarsak, herhangi bir talibin Başbakan olabilmesi için

Yazının Devamını Oku

Yeni siyaset

Neler oldu.

Roller değişti, formalar karıştı.

. Hızlı bir Maocu idi, Kemalist oldu.

. Öbürü, iyi bir sosyalistti, gitti gözü doymaz bir kapitalist oldu.

. Beriki? İnanç dünyasını hiç bilmezdi, şimdi birdenbire hidayete erdi... Hele öbürü? Koyu muhafazakar biriydi, bıraktı. Cumbadan rumbaya geçiverdi.

Hah şöyle:

Artık kimsenin sırtında yumurta küfesi göremezsiniz. Din ve milliyet değiştiren bile var. Sadece kulüp değiştiren yok.

***

Bu bakımdan...

Yazının Devamını Oku

Nokta atışlar

Cumhurbaşkanı salona girince, ayağa kalkmadınız ya, işte şimdi milletin gönlünü iyice fethettiniz demektir. Seçimi kazanacağınız artık garanti.

Ama işi daha da sağlama almak isterseniz, gelecek sefere ‘yuhalayarak’ karşılayabilirsiniz.

*

Ortak aday için iki hukukçu’nun ismi de ortaya atıldı.

Haşim Kılıç ve Zühtü Aslan.

Olabilir...

Değerli insanlardır.

Ama ortada daha tecrübelisi var. Ahmet Necdet Sezer gibi bir ‘Efsane Başkan’ dururken, başka hukukçu aramaya ne gerek?

Yazının Devamını Oku

Zekâ fışkırıyor

Soğuk Amerikan espirileri vardır...

Buz kesilirsiniz.

O espiriler, Amerikan zekâ düzeyini de yansıtırlar.

İşte şimdi aynı zekâ düzeyi, Amerikan Siyaseti’nde de görülüyor.

.........

Şöyle ki:

İki ihtimal var: Amerikan zekâsı, YPG’yi ya sahiden masum bir örgüt zannediyor ya da bizim buna inanmamızı bekliyor. İkisi de vahim...

Bu kafa var ya,

Yazının Devamını Oku

Acele yok

Daha durun bakalım.

Köprülerin altından çok sular geçecek... Seçim Kanunu’nda yapılacak olan değişiklikler, siyasi yelpazeyi kimbilir nasıl etkileyecek.

Şimdiye kadar emek verilen anketlerin bile belki bir hükmü kalmayacak.

Haydi, sil baştan.

***

Daha durun bakalım.

HDP’nin hukuki akıbeti de henüz belli değil. Olumlu veya olumsuz çıkacak bir yargı kararı, ittifaklara kimbilir nasıl yansıyacak. Çarşı belki çok karışacak.

Haa, belki de iş kolaylaşacak.

***

Yazının Devamını Oku

ABD ve ülkü...

Eli kanlı ABD, Delikanlı Ülkücü’ye durup dururken niye sataşıyor şimdi?

Elbette...

Hayatında hiç delikanlı olmamış ki...

Kurduğu devletin temelleri bile soykırıma dayanıyor. Koskoca bir ırk’ı yok ederek kalleşçe çöktüğü o topraklarda, bir türlü mutlu olamadı. Kiraladığı terörist katiller de onu tatmin edemiyor. Vatanseverliğin tadını alamadan, ta okyanus ötesine tıkılıp kaldı işte... ABD ne anlar ülküden...

Yazık Amerikan Halkı’na ki, yıllardır canavar ruhlu yönetimlere mahkûm.

Siyaset

Derler ya:

- Doğmamış çocuğa don biçmek.

Biz bir değil, üç beş don birden biçtik.

Yazının Devamını Oku

Bunlar da var

Neydi o?

Cumhurbaşkanı Süleyman Demirel, milletvekillerinden birini (Yalım Erez’i) Başbakan tayin etmişti:

- Git hükümeti kur da gel.

Yalım Erez, parti başkanı değildi.

Partisi, 1’inci parti de değildi.

Yani bu atama, teamüllere aykırıydı ama kitabına uygundu.

***

Çünkü kitap “Cumhurbaşkanı, milletvekillerinden birine, hükümeti kurma görevi verir” diyordu. Erez de vekillerden biriydi işte... Düz milletvekiliydi.

............

Yazının Devamını Oku

Kayda geçsin

Millet ittifakı, seçimi ‘seçimden evvel’ kazanma çabasında.

İyi bir yol.

1 yılda yapacağı işleri 2 yılda, 3 yılda yapacağı işleri seçimi kazanmış gibi sayıp döküyor.

Dış politikayı 180 derece değiştireceğini ilan ediyor... vs.

***

Bu inanmışlık, siyasette çok mühimdir.

Örgütleri motive eder.

Partilerin bütün organlarını zinde tutar.

Ve seçmenin yüksek katılımını sağlar.

Yazının Devamını Oku

Şaka gibi

Parlamenter Sistem’e döneceksek, eh, o da bir sistemdir.

Ancak ne zaman?

- Kaç sandık sonra?

Yani kaç yıl sonra?

***

Esasen Recep Tayyip Erdoğan yüzde 50+1 barajıyla zor yolu seçmiştir.

Halbuki öbür sistemde iktidara gelebilmek için 1’inci parti olmak yetiyor.

En azından koalisyon ortağı.

***

Yazının Devamını Oku

Görünen köy

ABD dost mu düşman mı?

Buna karar vermek çok zormuş gibi, aylardır yıllardır tartışıp duruyoruz.

Dostla düşmanı ayırt etmek, bu kadar müşkül olmasa gerek.

Kaldı ki ABD, düşman olduğunu, en azından düşman gibi davrandığını açıkça gösteriyor.

Üstelik stratejik ortaklık denen bir ucubeyle de bizi avutuyor.

***

Ama yeter.

İş “Bu kadarına da istiskal denir” noktasına gelmeden, tavrımızı koyalım artık. İnanın ki o zaman rahat edeceğiz.

Dost bilinen düşman

Yazının Devamını Oku

Taze oy

6 buçuk milyon genç oy var:

Z kuşağı...

Partilere nasıl dağılacak, nasıl yansıyacak acaba?

Bunu bilmiyoruz.

............

3 milyon civarı gurbetçi oyu var... Onun da rengini bilmiyoruz. Elimizde böyle bir araştırma yok.

***

Ayrıca

Yazının Devamını Oku

Benziyorlar!

“İki kararlı lider.”

Birisi, ta 1453’te, gemileri bile karada yürütmüş...

Öbürü ise bu çağda, otobüsleri bile karada yürütemiyor.

Ne kadar benziyorlar, değil mi?

Çatı Aday

Diyelim ki, HDP’yle Millet İttifakı, müzakereye oturdular.

HDP, öyle bir aday önerip dedi ki:

- Çatı Aday bu zat olursa ittifakın yanındayız... Aksi halde biz yokuz.

Ne cevap verecek Millet İttifakı?

Yazının Devamını Oku

Masal gibi

Millet İttifakı seçimi kazanırsa, ittifakın liderleri görev alacaklar.

Ne güzel...

Mesela SP Lideri Temel Bey, Cumhurbaşkanı Yardımcısı olacak. Hem de yüzde 1 buçuk oyla...

Sembolik Cumhurbaşkanı’nın sembolik yardımcısı.

............

Yine mesela, Ali Babacan İttifak’a katılmışsa, 1 buçuk oyla o da Cumhurbaşkanı Yardımcısı olabilecek...

Demokrasi böyle bir şey.

***

Eh, onlar yüzde 1 buçuk oyla bu kadar yüksek makama gelebiliyorlarsa, yüzde 10’luk HDP, her yere gelebilir. Eş Başkanları pekâlâ İçişleri Bakanı, Milli Savunma Bakanı,

Yazının Devamını Oku

Envanter

Bir ülkeyi kimlerin yöneteceğini elbette sandık belirler... Ama nasıl yönetileceğini yasalar tayin eder.

Hal böyleyken sandık her şey değildir diye bağırmanın anlamı yok.

Evet... Demokrasilerde sandık tek başına hiçbir şey değildir ama çıkarın bakalım sandığı demokrasi envanteri’nden, geriye ne kalıyor?

Hele bir de her gün seçim, ille de seçim diye bağırmışsanız...

Olmazsa olmaz

Anlaşılıyor ki, HDP’siz bir Millet İttifakı, planlanan hedefin çok uzağında kalacak.

Öyle veya böyle, HDP’yle anlaşmak şart.

Ama nasıl?

CHP, HDP’ye muhtaç da, HDP sanki CHP’ye muhtaç değil mi?

Yazının Devamını Oku

Sizce hangisi?

Akşener, Fatih benzetmesiyle İmamoğlu’na sahiden Cumhurbaşkanı adaylığı yolunu mu açtı, yoksa iyice yolunu mu kesti?..

Kaç gündür bu kahkahalar ne anlama geliyor? 

Vaat ve yetki 

Şunu düşündünüz mü hiç?

Cumhur İttifakı’nın adayı, meydanlarda (makul) her şeyi vaat edebilir, çünkü yetkisi var. Adı üstünde: Tek Adam.

Peki, Milllet İttifakı’nın adayı ne vaat edebilir? Hiç... Çünkü yetkilerini devredeceği için kolu kanadı kırıktır.

***

Öyle ya.

Çıkıp ne diyecek:

Yazının Devamını Oku

Keşke

İyi haberler geliyor.

HDP, Bölge Partisi olmaktan çıkıp, Türkiye Partisi olmaya karar vermiş.

Darısı CHP’nin başına.

O da Sahil Partisi olmaktan çıkıp, dağların, ovaların, yaylaların, göllerin, nehirlerin, velhasıl 780 bin km karelik bu bereketli toprakların Türkiye Partisi olur inşallah.

Anlamı var

Demirtaş’a yol açılsa da keşke aday olsa..

Adaylığın lafı bile mühimdir.

Çünkü:

Boş hayallerden vazgeçip,

Yazının Devamını Oku

Evdeki hesap

Anlaşılıyor ki, bu seçimde “çok çeşitli” oylar göreceğiz.

Bunlar şimdi anketlerde gözükmüyor ama sandıktan fışkıracaklar:

- Takviye oyları...

- Biat oyları, inat oyları, ihanet oyları, intikam oyları...

Neler göreceğiz?

“Sadakat oyları” hariç.

*

Benzemez partiler’in ittifakı, daima pamuk ipliğine bağlıdır.

Yönetimler uzlaşsa bile

Yazının Devamını Oku
YAZARIN DİĞER YAZILARI