Demek ki neymiş?

Amerika’dan demokrasi dileniyorduk.

Yine hakkımız bâki ama şimdilik ona ödünç verebiliriz.

*

Önce şunu sorayım: Dünyanın her tarafında istihbarat ağı kurmuş olan şu Amerika, Kongre Binası’nın baskına uğrayacağına dair küçücük

bir istihbarat alamadı mı? Vah...

*

Amerikan Polisi de aciz davrandı. Çünkü böyle olaylara karşı tecrübesiz.

Değerli ortağımız bir alo deseydi, evelallah oraya da yetişirdik.

*

Trump’ı suçluyorlar.

- Olaylara o sebebiyet verdi diye.

Yargılasalar ne fayda?

Çıkıp der ki:

- Ben miting yaptım ama kimseye gidip de Kongre Binası’nı basın demedim.

İşte o kadar.

4 kişinin ölümünden o sorumluymuş...

Ne münasebet...

Bizde 52 kişinin bile ölümünden sorumlu olan, kaynayıp gidiyor. 4 kişinin lafı mı olur?

*

Bütün bunlar bir yana.

Şimdi esas meseleye geliyorum:

Seçilmiş bir Başkan’ın meşruiyetine müdahale, meğer ne çirkin şeymiş... Joe Biden bunu anladı ya... Bundan büyük demokrasi dersi mi olur?

# Duvar yazısı

Çatı aday lazım olursa...

İlker Başbuğ’u unutmayın ha.

X

Fezleke...

Soru: Fezleke oylamaları muhalefet cephesinde bir sıkıntı yaratır mı?

Cevap:

Ama onlar GARA Operasyonu’nda başarısız oldular.

***

Ne güzel anlaşıyoruz, değil mi?

Fezleke denince, asıl komik olanı şu:

Bazı milletvekilleri, karar vermek için fezlekelerin içeriğini inceleyeceklerini söylüyorlar.

Elbet incelesinler ama bunu öyle bir tonda söylüyorlar ki, sanırsınız, fezlekeyi yollayan makam, bir sürü suç uydurmuş.

.............

Yazının Devamını Oku

Ne günlerdi

28 Şubat, her şeyden önce nedir, bilir misiniz?

- Parlamenter Sistem’in yüz karası.

Birinci partiye değil. İkinci partiye de değil, üçüncü partiye iktidar görevinin verildiği, ucube bir dönemdir.

Daha da komiği, seçime hiç girmemiş bir partinin - kalabalığa dalıp - koalisyon ortağı olabildiği egzantrik bir süreçtir.

Hem de kim karar veriyor?

Halkın değil, Meclis’in seçtiği bir Cumhurbaşkanı.

Nasıl yetki ama?

...........

28 Şubat dendi mi, darbeden falan önce, bunlar aklıma geliyor.

Yazının Devamını Oku

Darbe gibi

Ermenistan Başbakanı Paşinyan’ın darbe girişimi karşısındaki direnişi ve kararlı duruşu çok değerlidir.

Ama bu, Azerbaycan’a yaptığı saldırıyı unutturmaya yetmez.

Hayret ettiğim şudur:

Bu kadar demokrat bir insan, nasıl oluyor da aynı zamanda acımasız bir işgalci olabiliyor? 

Çağrışım 

Darbe girişimi -şimdilik- bastırıldı.

Hem de kolayca bastırıldı.

Acaba diyorum kontrollü bir darbe miydi bu? 

Siyaset

Yazının Devamını Oku

Irgat gibi

HDP’nin oyları, başkalarına yarıyor. İstanbul dahil 3-5 büyükşehir belediyesini HDP oyları tayin etti. Yani HDP seçmeni başkalarına çalıştı, başkaları için sandığa gitti oy verdi.

Şimdi de soru şu:

- HDP kapatılırsa,

HDP oyları kime kalacak?

Hoppala...

Görüyorsunuz ki, parti ister açık olsun, ister kapalı, HDP oyları, yine başkalarına gidecek...

- Ne biçim bir parti bu?

Kendine hiç mi hayrı olmaz?

Nokta atışlar

Yazının Devamını Oku

2’nci cephe

PKK yetmedi. Bir de Yunanistan’ı saldılar başımıza... Taşeron olarak.

- Bayrak sallıyor.

Kime güveniyor?

Arkasında abileri var.

Bütün işi bu.

100 yıl evvel de zaten Anadolu’ya görevli olarak gönderilmişti...

Mesleğine aynen devam ediyor.

****

Yahu Yunan, yahu komşu!.. Senin gibi vaktiyle gün görmüş geçirmiş 

Yazının Devamını Oku

İhtimaldir

Diğer yasalarda gerekli düzenlemeler yapılırsa, belki de yeni bir anayasa’dan vazgeçilir. Şimdiki anayasanın topal haliyle idare edilir.

Bunu bir istihbarata dayanarak söylüyor değilim.

Sadece ihtimallerden biri.

***

Esasen muhalefetle iktidarın yeni anayasa için masaya oturmaları da imkansız gözüküyor.

Çünkü bir taraf Parlamenter Sistem’de ısrar ediyor, öbür taraf (şimdiki) Başkanlık Sistemi’ne devam etmek istiyor.

Nasıl anlaşacaklar?

***

Ortada öyle bir ihtilaf var ki, diğer ihtilaflara benzemez.

Yazının Devamını Oku

Tam zamanı

Siyaset dili zaten temiz değildi ama son 10 yılda adamakıllı bozuldu. Öyle ki kirletilmeyen yer kalmadı.

“Herkes hırsız.”

Değilse bile “şüpheli.”

***

Adliye rafları, iftira dosyalarıyla dolup taşıyor.

Ne kıymeti var?

Bir şeref davası 3 yıl 5 yıl sürüyorsa, nereniz aklanmış oluyor? Kim hatırlıyor?

***

Hakimlerimiz geçen yıl bir dosyaya 

Yazının Devamını Oku

Zaman olur ki...

Ecevit’in başarılı Kıbrıs Harekâtı’nda, yanlışlıkla kendi gemimizi bombaladık ama bunun lafını bile etmedik. Milli bütünlüğümüzü hiç bozmadık.

Şimdi nereden aklıma geldiyse...

4 milyon oy

Bunlar yeni gençlik oyu.

İlk defa kullanılacak.

Acaba nasıl dağıtılacak?

Partilerin mevcut oy oranlarına göre dağıtamazsınız.

Mesela... HDP’nin 6 milyon oyu, yuvarlak hesap yüzde 10’a tekabül ediyor diyelim.

Öyleyse yeni 4 milyon’un yüzde 10’u da

Yazının Devamını Oku

İki soru...

Kaç gündür...

Sabahtan akşama kadar “Başarısız operasyon” diye bağıranlara bir soru:

Yüzlerce başarılı operasyon’un hangisini alkışlamıştınız ki?

***

İşin erbabına da bir soru:

Dostunuz, yoldaşınız, ortağınız HDP’ye rica edip 13 vatandaşımızın serbest bırakılması için tavassutunu isteyemez miydiniz? Nokta.

***

Hayır, nokta değil, virgül.

Neden HDP diyorum?

Yazının Devamını Oku

GARA’dan kalan

Hâlâ neyi tartışıyorsunuz?

GARA katillerini suçüstü yakalasaydınız bile size söyleyecekleri laf şuydu:

- Ama siz de Yunanları denize dökmüştünüz.

***

Peki GARA’da katil kim?

Vallaha, PKK’dan başka kim varsa hepsi şüpheli azizim.

***

Bu katliam, ister misiniz sonunda faili meçhul olarak geçsin kayıtlara?

***

Yazının Devamını Oku

Maksat

Tam terör örgütü PKK’nın istediği kıvama geldik.

Kutuplaşmadan öte sen-ben, öyle birbirimize düştük ki:

13 şehidin sorumlusu sen misin ben miyim noktasındayız, yuh.

PKK ise masum.

# Duvar yazısı

PKK’lı mı daha tehlikeli, yoksa PKK’cı mı?

Farka dikkat

Biri Ana Muhalefet.

Öbürü Abla Muhalefet.

Yazının Devamını Oku

Örgüt’ün adı

13 vatandaşımızın katillerini kınarken terör örgütü deyip geçmek var mı?

Hangi terör örgütü?

- Adı ne?

Söylesene.

PKK desene.

***

Bunların zaten çok klasik bir cümleleri vardır. Ağızlarından hiç eksik etmezler.

Derler ki hep:

- Nereden gelirse gelsin, teröre karşıyız.

Yazının Devamını Oku

Gündem

PKK’nın “bazı” cinayetlerini ABD Elçiliği kınamaya başlayınca, çok şaşırdınız değil mi?

Hiç şaşırmayın.

Demek istiyorlar ki:

- PKK başka, YPG başka.

Yâni?

- PKK, terör örgütüdür,

YPG ise terör örgütü değildir.

Yâni?

- YPG’yi desteklemeye devam.

Yazının Devamını Oku

Ahde vefa

Dün Mehmet Sevigen, Beyaz TV’de anlatıyordu.

Öyle içi yanmış ki, kalbi o kadar acımış ki, dinlerken ben de hüzünlendim.

İnsanlar, yetiştiği ocaktan, sevdiği kulüpten, gençliğini vakfettiği şirketten, velhasıl ona hayat veren her türlü aidiyet duygusundan kolay kopamıyor. Hele bir de Sevigen gibi hassas bir insansan yandın.

***

Sevigen, CHP’yi anlattı... Büyük aşkı.

CHP geleneklerini hatırlattı. Ve şimdi gelinen noktaya değindi. Bunları yaparken kelimeleri çok dikkatli seçerek CHP’ye zarar vermemeye çalıştı. Ama gözleri dolu doluydu.

Benim de canıma okudu.

Pazar günümü mahvetti.

***

Yazının Devamını Oku

14 Şubat

Sevgililer Günü...

Sevgili ne güzel şey.

Ama sevgiden yoksun biriysen, ne yapacaksın sevgiliyi?

- Sana söylüyorum kereste.

İnsan sevmezsin.

Hayvan sevmezsin.

Doğa sevmezsin.

Müzik - spor falan... Hiç sevmezsin.

Ama sevgilin var.

Yazının Devamını Oku

Ne fena şey

Beğenmedikleri kim varsa, Saray’ın hakimi savcısı, Saray’ın valisi kaymakamı, Saray’ın sanatçısı gazetecisi... Vs.

Memleketin yarısı Saraylı.

***

Şimdi de Muharrem İnce’nin sözleri için “Saray’ın ağzı” dediler.

Başvurdukları üç silah vardır:

- İftira, yalan ve hakaret.

Bunu bir ilke haline getirdiler.

Lakin iyi aile çocuklarına böyle şeyler yakışmıyor...

Hele Faik Öztrak

Yazının Devamını Oku

Gözden kaçmasın

Eski Genel Başkanlar zaman zaman toplanıyorlar... Murat Karayalçın, Hikmet Çetin, Deniz Baykal, Altan Öymen...

Akil Adamlar bunlar.

“N’olacak bu memleketin hali?” dercesine, CHP’nin durumunu konuşuyorlar.

Hepsi de nazik insan olduğu için, mevcut yönetimi incitmeden yapıyorlar bunu.

Ne kadar özen gösterirlerse göstersinler, partide gidişat iyi olsa, bu Bilge Adamlar endişe duyarlar mı?

Hiçbir beklentileri olmadığına göre de önce onlara takdirlerimizi belirtmeliyiz.

*

Mevcut Genel Başkan’a gelince...

Hiçbir komplekse kapılmadan... Kendini vesayet altında falan hissetmeden... Eski genel başkanların bu hassasiyetini

Yazının Devamını Oku

Ay ışığı

“Eller Ay’a, biz yaya.”

Diye diye nesiller geldi geçti.

O nesiller yıllarca Amerika-Rusya uzay yarışını gıptayla izledi.

Kimi Amerika’yı alkışladı, kimi Rusya’yı... Tamamen siyasi.

Fıkralar, bulmacalar bile uyduruldu.

Mesela:

- Kozmonot kimdir?

Astronot kimdir?

Cevap:

Yazının Devamını Oku

Yeni bir kavram

“Dostlarımızla birlikte iktidar olacağız” ne demek?

Bir parti “dostlarla birlikte” nasıl iktidar olur?

Oldu diyelim.

Dostlara makam ve mevki mi dağıtır?

Ya da... Dostlar dışındakilere sırtını mı döner? Dostlarını,

nasıl tespit ve teşhis eder?

Ne biçim laf bu?

***

Şu biçim laf.

Yazının Devamını Oku

Fark burada

İçişleri Bakanı Soylu: “15 Temmuz’un arkasında Amerika var” dedi ya...

Aslında nazik davrandı.

Çünkü Amerika, sırf

15 Temmuz’un değil, bütün darbe girişimlerinin arkasında var.

15 Temmuz’un farkı ise şudur:

- ABD suçüstü yakalanmıştır.

İnkâr edecek dermanı yok.

***

Mesele ne Obama meselesi, ne Joe Biden, ne de Trump meselesi.

Yazının Devamını Oku
YAZARIN DİĞER YAZILARI
Yazarın Tüm Yazıları