Bu ne pişkinlik

“Havuç’u ver sopa sende kalsın”

 

Bunu bize söyleyen terbiye yoksunu adam, AB Konseyi Başkanı Charles Michel... Yâni pabucumun başkanı... Seviyesi o.

Yunan bile böyle konuşmuyor, sen kim oluyorsun kel kâhya? Sen Akdeniz’in neresindesin ki? Haritada bir göster bakayım.

***

Avrupa Birliği dökülüyor.

Ama hâlâ patron pozlarında.

Yahu siz, Yunanistan’la bizim aramızda hakem misiniz, arabulucu musunuz, yoksa taraf mısınız nesiniz? 24 Eylül’de ne azizlik düşünüyorsunuz yine Türkiye’ye?

Yaptırımmış.

Ayol sevsinler.

Ne hakkaniyetçi, ne adaletçi insanlar bu Avrupalılar.

***

Hele Fransa?

Hak - hukuk şampiyonu.

Kıbrıs’ta muhatap değil, misafir değil, garantör hiç değil ama gemileriyle ve uçaklarıyla Güney Kıbrıs’ta.

- Ne işi var orada?

Kimse sormuyor.

Dünya kuruldu kurulalı, böyle bir pişkinlik görülmemiştir.

***

Yunanistan en garibanı,

en masumu kaldı içlerinde... Zavallıyı parmaklarında oynatıyorlar.

- Yahu komşu, kendine gel.

Masada yoksun tamam da, başka alternatif bırakmadığının farkında mısın? İlle sahaya çıkıp maç mı yapalım?

Etme eyleme.

Senin bitip tükenmez problemlerinden bıktı Avrupalı abilerin, senden kurtulmak için seni savaşa sürüklüyorlar.

- E kime güveniyorsun?

İçimizdeki Bizanslılara mı?

Yok. Bu defa bizimkilerden hayır yok sana.

Çünkü bizim buralarda

26 Ağustos ruhu yaşıyor.

Haber Yorumlarını Göster
Haber Yorumlarını Gizle
X

Ters köşe

Bir taraftan da...

- Bravo Ermenistan’a.

Koskoca devletler, ona yalakalık yapıyorlar. Hiçbiri çıkıp da

“İşgal ettiğin topraklardan çekil” diyemiyor.

Dedikleri sadece, mıy mıy mıy, ortaya bir laf:

- Ateşkes.

Bu ne demektir:

- Olduğunuz yerde kalın.

Oh, ne güzel.

Yazının Devamını Oku

Hazırlık’a dair

50-60-70 yıldır iktidardan uzak bir parti, belki devleti ve işleyiş biçimini unutmuştur bile...

Çok uzun bir süre bu.

*

Dünya ve Türkiye öyle değişti ki, daha 27 yıl evvel kaybettiğimiz Özal bile mezardan kalkıp gelse tanıyamaz.

*

Muhalefette süre uzayınca,

sırf memlekete değil, herhalde dünyaya da uzak kalıyor insan... Bugün tanıdığı tek bir yabancı devlet adamı, tek bir yabancı diplomat var mıdır acaba? Nereden tanısın? Sıfırdan başlamaya mecbur.

*

Hele o parti

Yazının Devamını Oku

İki nokta

Ermenistan, velinimeti Rusya’yı hiçe sayarak...

Ayrıca da Lavrov gibi dünya yıldızı bir diplomata saygısızlık ederek...

Acaba bir şahsiyet mi sergilemek istedi? Yoksa Lavrov’la yapılan 10 saatlik o toplantı, sadece bir tiyatro muydu?

Bu bir...

*

Bir de şu var:

Hep sorarsınız ya “Erivan kime güvenerek yola çıktı” diye...

Akla ilk Rusya geliyor.

Lakin Rusya, bundan

Yazının Devamını Oku

Kapak olsun

- Ermenistan, her şeyden önce kendi halkını kandırdı. Hezimete uğradığı halde zafer kazanıyor havasını yaydı.

- Halbuki ateşkes için adeta yalvarıyordu.

- Rusya’nın torpiliyle sonunda ateşkes’i sağladı ama daha birinci dakikada ihlal etti.

- İhlal ettiği gibi bir de Azerbaycan’ın ihlal ettiğini söyledi.

......

Türk tarafına atfen neler uydurduğuna girmiyorum.

İşgalcilik de şöyle dursun... Ama bu kadar çok yalanı on güne sığdırdığına göre 100 yıllık soykırım masalı, başta Fransa, Amerika, Kanada olmak üzere, şimdi dünyaya kapak olsun.

 

Yazının Devamını Oku

Aynı taktik

- Masaya buyurunmuş.

- Cenevre'de buluşalımmış.

- Müzakereler başlasınmış.

Anlaşıldı.

"Komisyona havale" gibi bir şey.

Topları yine taca atacaklar.

İpe yine un serecekler.

O ara Ermenistan ateşkes’i sık sık ihlal edecek. (Etmeye başladı bile) Böyle böyle bir 30 yıl daha geçecek.

Kim öle kim kala.

Yazının Devamını Oku

Şakayla karışık

Maraş açıldı deyince, arkadaş bir irkildi:

 - Ne zaman kapalıydı ki?

Anlattık ama pek kavrayamadı.

“Yahu ben orada miting bile yapmıştım” dedi “gerçi bize oy vermedi ama açıldığına memnun oldum.”

Haydaa...

*

Birisi lafa karıştı.

- Maraş’ın plajları çok güzeldir.

Arkadaş yine irkildi:

Yazının Devamını Oku

Ne oluyoruz?

Hay ayağının uğurunu seveyim diyeceğim ama kime ve kimlere diyeceğimi bilemiyorum.

Son bir yıldır.

Belki bir buçuk yıldır...

Sel, yangın, hortum, toz bulutu, kasırga, deprem, heyelan, salgın hastalık... Velhasıl savaş rüzgarları dahil, başımıza gelmeyen kalmadı.

Barajlarımız bile kurudu.

......

Yaygın inanca göre, bu uğurlugiller sayesinde, bir gökten taş yağmadığı kalmıştı... Ceviz büyüklüğünde dolu yağar mı yahu? Aman ha.

İyi saatte olsunlar.

 

Yazının Devamını Oku

Dünyanın gündemi

 Türkiye olmasa, bu Avrupalılar ve Amerikalılar ne konuşacak acaba?

. Suriye’de, Libya’da iç savaş var ama baş konu Türkiye...

. Doğu Akdeniz’de petrolden ve doğalgazdan çok Türkiye’nin adı geçiyor.

. Ermenistan’la Azerbaycan çarpışıyor ama Karabağ’dan daha çok Türkiye gündemdedir.

. Joe Biden, daha seçilmeden Türk Siyaseti’ni dizayn etmeye çalışıyor.

. Macron, işi gücü bırakmış, sadece Türkiye’yle uğraşıyor.

*

Fransa’nın cadde ve sokaklarında Macron gibi binlerce Macron var.

Hangisini cumhurbaşkanı yapsalardı fark etmezdi.

Yazının Devamını Oku

İlham Aliyev

Biz onu hep nasıl gördük?

Gayet halim selim, nazik, sempatik, babacan, barışçıl ve tonton bir adam olarak. Fakat sıra vatan savunmasına gelince, o Aliyev gitti, onun yerine coşkun, taşkın, kızgın, kükreyen bir aslan geldi.

Her iki Aliyev’i de ben çok sevdim.

Aynı sömürü 

Sadece ABD değil, Fransa seçimleri de yaklaşıyor.

Ermeni seçmenlerin en yoğun olduğu yer bunlar.

Öyleyse Ermenileri sömürmenin tam zamanıdır, değil mi? Merak etmeyin, az sonra soykırım masalı da pişirilip pişirilip tekrar getirilecek gündeme.

*

Bu ne demektir, bilir misiniz?

Yazının Devamını Oku

Atış serbest

Ermenistan tarafı, Er Meydanı’nı çoktan bıraktı, sivilleri hedef almaya başladı.

Tipik YPG yöntemi bu.

Okullar bombalanıyor, evlere füze ve roket atılıyor, çoluk çocuk genç yaşlı demeden, insanlar ateş altına alınıyor..

Genel kanaat: Bir devlet bunu yapamaz... Yapmaz. Belli ki kiralık katillerin işi bu...

Suriye’den transfer.

Büyük ihtimal.

*

Utanmaz dünya, bu barbarlığı seyrediyor ve aynı çağrıyı tekrarlıyor:

- Ateşkes.

Yazının Devamını Oku

Milli enerji

Mikrofonu yolda hangi Azerbaycanlı’ya uzatsalar, aynı söz:

- 30 yıldır bugünü bekliyorduk.

Yaralı asker bile... Doktor’a “Elini çabuk tut” diyor

“Acele cepheye dönmem lazım.”

Bu insanlar 30 yıl önce belki de doğmamışlardı bile... Ya da küçücük çocuktular... Fakat aynı noktaya odaklanmışlar: İşgal altındaki vatan topraklarına.

Yazar Sevil Nuriyeva bu tabloyu “30 yıldır birikmiş milli enerji” olarak tanımlıyor. Harika.

Evet ama eksik

Kuru kuruya bir ateşkes çağrısı var ama...

Ermenistan’a

Yazının Devamını Oku

Dünya hali

Muasır Medeniyet’e bakın:

- Haydut Devletler Dönemi.

- Korsan Devletler.

- Taşeron Devletler.

Biraz palazlanmış olanları da kiralık katil kullanıyorlar.

Ve bunu Devlet Politikası haline getiriyorlar.

Gizleyerek falan değil.

Bilâkis, övünerek.

......

Yazının Devamını Oku

Daha ne olmalı

Koronada günlük vaka sayısını gizliyorlarmış...

Vefat sayısını da gizliyorlarmış.

Daha ne olmalı ki?

Günde 1500 vaka yerine

5500 vaka mı olmalı? Günde 60 kişi öleceğine, 6 bin kişi mi ölmeli?

İddiadan ziyade temenniye benziyor bu...

Rakamlar ne kadar yüksek çıkarsa, o kadar mutlu olacaklar.

Ölçüye dikkat

Evden çalışmak.

Yazının Devamını Oku

Mühim bir nokta

Türkiye, evet, Azerbaycan’ın yanındadır ama burada yaşayan Ermeni asıllı vatandaşlarımız bize emanettir.

Bunu söylemeye bile gerek yoksa da, tekrar kayda geçsin istedim.

En ufak bir endişeleri olmasın.

***

Esasen, Ermenistan’da yaşayan Ermeni Halkı’yla da bizim bir problemimiz yoktur. Biz sadece yıllardır dünyaya pompalanan bir soykırım yalanı’yla boğuşmaktayız.

***

Bu noktayı vurguladıktan sonra, şimdi dönelim

Azeri - Ermeni çatışmasına.

Biz

Yazının Devamını Oku

Gözden kaçanlar

Ermenistan hem işgalci, hem yalancı... Her gün bir yalan uyduruyor.

Buna bakarak, şu meşhur soykırım iddialarının ciddiyet derecesini anlayabilirsiniz.

Bu bir.

***

İkincisi...

Biri saldırgan, öbürü mağdur.

Fakat utanmaz dünya, ikisini aynı kefeye koyup güya barış yolu arıyor.

Nasıl olur?

İşgal eden

Yazının Devamını Oku

Dost eli

Gizlimiz kapaklımız yok. Azerbaycan’ın arkasında olduğumuzu dünyaya biz ilan ettik. 

Kimseden izin alacak değiliz. Ünal Çeviköz’e hesap verecek de değiliz. Her türlü imkanımızla Azerbaycan’ı desteklemek kardeş Türkiye’nin karakteridir.

***

Utanmadan soruyorlar:

- Türkler silah mı veriyor?

- Türkler asker mi yolluyor?

Size cevap bile vermeyiz. Yetmişiki buçuk devlet, gidip siz Suriye’de mevzilenmediniz mi? Onbinlerce TIR silah nereye ve niçin gidiyor diye hiç merak etmediniz mi?

Yahu siz Halep’te, Şam’da kimyasal silah bile kullanılırken sadece seyretmediniz mi?

Milyonlarca insan evinden yurdundan olurken siz neredeydiniz ve hâlâ neredesiniz?

Yazının Devamını Oku

Ne anladınız?

Ankara, İstanbul dahil...

Belediye Başkanları, sadece Belediye Başkanlıklarını yapacaklar...

Bu bir tebliğdir:

Siyasetle uğraşmayacaklar.

Anlaşıldı mı?

Yani futbolcuysan futbol oynayacaksın, basketbol değil.

*

İstanbul’u İzmir’i falan bilmem ama Ankara’daki Başkanın, salt ve samimi Belediyecilik yapmak için geldiği aşikar. Sıcak siyasetle pek ilgilenmiyor. İşini yapıyor. Cumhurbaşkanlığı anketlerinde ismi geçiyorsa da bu bizim işgüzarlığımız. Onu geçiniz.

*

Yazının Devamını Oku

Pazar kahvesi

- Maske takacak idiysen, estetik için harcadığın bunca paraya yazık değil mi?

Bunu Trump söylüyor.

Rakibi Joe Biden’a söylüyor.

Bence yanlış yapıyor.

Siyasi rekabet başka, insanların saçıyla başıyla, kaşıyla yaşıyla uğraşmak başka

Ama Trump, biraz pervasızdır. Aklına geleni, ağzına geleni pat diye söylüyor.

***

Esasen Amerikan Siyaseti, külliyen patavatsız... Bir gazetecinin Trump’a sorduğu soruya bakın:

- Seçim sonrası,

Yazının Devamını Oku

Davul ve tokmak

Teamül şu: Lider, önde gider.

İcraatın başına geçip ülkeyi yönetmek istiyorsa, önce aday olur.

***

Eğer olmuyorsa...

Her gün dışarıdan gazel okumaz... Bir Bilen edasıyla ülke meselelerine burnunu sokmaz... Sürekli ahkâm kesmez. Şöyle yapın, böyle yapın diye akşama kadar nasihat vermez... Eğer veriyorsa gel sen yap derler adama.

***

Lâkin gelmesi için önce aday olması lazım.

Demirtaş çıktı adaylığını koydu, ülke yönetimine talip oldu.

Doğu Perinçek

Yazının Devamını Oku
YAZARIN DİĞER YAZILARI
Yazarın Tüm Yazıları