GeriRauf TAMER ‘Başka şekilde’
MENÜ
  • Yazdır
  • A
    Yazı Tipi
    • Yazdır
    • A
      Yazı Tipi

‘Başka şekilde’

“Bunlar seçimle gitmezler.”

Ne demek istedi Ahmet Şık?

“Seçim kaybetmezler” mi demek istedi?

Artık nereye isterseniz çekebilirsiniz... Ama netice olarak “Gitmezler” dedi. Gitmezler...

Öyleyse ne yapmalı?

***

Kolay.

Seçimle gitmezlerse

“Başka bir şekilde.”

Daha önce de duyduğumuz bir laf bu: Başka bir şekilde.

Aklınıza hemen darbe geldi, değil mi?

Amma da fesatsınız.

Ahmet Şık, öyle demiyor. darbeden bahsetmiyor.

O sadece sokağa çıkın diye çağrıda bulunuyor. Yani daha erkekçe davranıyor. “Çıkın, çarpışalım” demeye getiriyor.

Allah korusun arkadaş.

- Nasıl çarpışalım?

15 Temmuz gecesi gibi mi?

İyi de Ahmet, sen o gece neredeydin yahu?

Birer cümleyle

Bir rektör tayini, dünyaya baş konu oldu. Öyle ki,

ABD Kongre Baskını bile bu kadar popüler olmadı.

***

Boğaziçi meselesinde... “ABD’yi anladık da, Fransa’ya ne oluyor?”

Teldeki cambazın aşağıda mutlaka bir palyaçosu vardır ya, hani “Ben de yaparım” diye taklalar atar... Aynı ona benziyor.

.........

İçeride de pekâlâ bu soruyu sorabilirsiniz:

- CHP’yi anladık da, HDP’ye ne oluyor?

***

Uzlaşma kültürümüz de yok. Tartışma kültürümüz de yok ama son olaylarda gördük ki, protesto kültürümüz hiç yok, sıfır.

X

Mış gibi yapma

Hep derim ya:

- Başkanlığa ister aday ol, ister olma... İster çatı ol, ister kapı-pencere.

Ne halin varsa gör ama beni kandırma. Aday olmayacağın halde mış gibi yapma. Gücüme gidiyor.

- Çünkü ben aptal değilim.

***

Bunu belki de yüzbinlerce insan adına söylüyorum.

Tekrarlayayım:

- Aptal değilim.

Değilim.

Yazının Devamını Oku

Pazar kahvesi

Bay Mario ne demiş?

T.C. Cumhurbaşkanı için:

- Diktatör demiş.

Adama niye kızayım?

Dönüp bana dese ki:

- Sizin muhalefet lideriniz söylüyor onun bir diktatör olduğunu... Git ona kız.

***

Haklı.

İtalyan Başbakanı’nı sorgulayacak halimiz yok. Bilgisi, zekası, dağarcığı, kapasitesi ne kadarcıksa o işte...

Yazının Devamını Oku

Arıza dipte

Şimdiden hesap etmişler. Bayramda İstanbul’dan 6 milyon kişi otoyollara dökülecekmiş.

Nasıl hesap ettiler bilmem ama isterse 20 milyon kişi dökülsün yollara...

İsterse şehir boşalsın.

Bu şehirde bizim derdimiz kalabalıklar değil.

Kuralsızlıklar.

*

Bize hayatı zindan eden odur.

- Disiplinsiz şehir.

Nüfusu 20 milyon da olsa, 10 milyona da düşse fark etmez. Biz, birbirimizin hakkına, hukukuna saygı göstermeyi,

Yazının Devamını Oku

Olmazsa olmaz mı?

Ters köşe, boş kale, rakipsiz aday, dikensiz gül bahçesi...

Siyasetin her türlüsüne eyvallah...

Ama yalan söylemeyin. Yalvarırım.

*

Bir bildiri üzerinde bu kadar çeşitli felsefe yapılır mı?

- İnce siyaset...

“Seçimi kazanacağına inansaydı, darbeye niye kalkışsın?”

Kimden bahsediyor bu arkadaş? Hiç belli değil. Ama güzel konuşuyor, sesinin tonu da iyi. Epey dinleyeni var.

- Yahu bırak, yalancının biri.

Yazının Devamını Oku

Akılda kalan

Adına bildiri mi diyorlar, muhtıra mı, her ne ise, fakat farkında mısınız, o metni yazanlardan daha çok taraftar yani yandaş buldular...

Hem de daha heyecanlısını.

Buradan anlaşılıyor ki,

imza bir şey ifade etmiyor.

Yol açıkken

Bugün, hemen bugün...

Parlamenter Sistem’e dönsek.

Ve pazar günü de hemen seçim yapsak, hemen.

Ne olur? Hiç.

Yazının Devamını Oku

Püf noktası

Haklarında yasal işlem yapılacağını bile bile, 104 kişi aynı kağıda imza atar mı? Mesleğinde yükselmiş, tecrübe sahibi insanlar, bunu bilmez mi? Öyleyse nedir bu cesaret ve cüret?

Bunu bir türlü aklım almıyor.

***

Aklımın almadığı başka

şeyler de var:

- Montrö ile Kanal İstanbul arasında bağlantı kurmak,

Gezi Parkı’ndaki Topçu Kışlası’yla 3’üncü köprüyü birleştirmeye benzer.

***

Niye gece yarısı?

Yazının Devamını Oku

Yüzde 50 meselesi

Kazanan, yüzde 50’nin az üzerinde oyla kazanmayacak mı? 51, 52, 53 falan...

E yüzde 100’ün Cumhurbaşkanı lafını nereden çıkarıyorsunuz? Keşke ama mümkün mü? Seçilecek olan zat, ülkenin tamamına kollarını açsa da, bilin ki yarısı boş kalacaktır. Gelmiş geçmiş en şirin, en sevimli Cumhurbaşkanı Ahmet Necdet Sezer’i bile ülkenin yüzde 100’ü benimseyemedi.

Bilmiyorum, 16 milyon İstanbullu, İmamoğlu’yla sahiden kucaklaşıyor mu? Doğru söyleyin bana.

Eşkal

2007’de Abdullah Gül seçilirken, slogan şuydu:

- Müslüman bir Cumhurbaşkanı.

Bugün böyle bir slogana ihtiyaç kalmadı. Çünkü adayların hepsi muhafazakâr hatta mukaddesatçı insanlar..

Milliyetçilikleri de caba.

Peki, bu ne demek?

Yazının Devamını Oku

Cazip Pazar

Talipler çoğalıyor.

 Zannedersiniz ki dünyanın en kolay mesleği.

Cumhurbaşkanı olmayı kim istemez diyerek makamı şereflendirecekler mi yoksa kendileri mi şerefyâb olacak, belli değil.

Ama normal insanlarla haddini bilmeyen insanların birbirine karıştığı muhakkak.

Bir Abdullah Gül olamadılar.

7 yıldır vakur bir şekilde kenarda bekliyor. Daha da kaç yıl bekleyebilir?

Tevazu bambaşka şey arkadaşlar.

*

Bu arada

Yazının Devamını Oku

Neye benziyor?

İki buçuk yıldır erken seçim sayıklaya sayıklaya, normal takvime zaten yaklaştık.

Bundan sonrasına artık erken seçim değil, olsa olsa erkenleştirilmiş seçim diyebilirsiniz.

Deyin...

***

Bana sorsanız, adına seçim bile demem.

Çünkü seçim bir yarıştır. Bazen liyakat yarışır, bazen kadrolar ve liderler yarışır, bazen projeler yarışır, bazen siyasi tercihler... vs.

Bu böyle değil ki...

Erdoğan’ı oradan indirecek bir adam aranıyor. Hepsi bu.

Kim bu adam?

Yazının Devamını Oku

Hızlı bir çark

Bin yıldır yazı yarım, gündemin

bu kadar sürekli ve süratli değiştiğini hiç görmemiştim. Tam da benim olmadığım günlere denk geldi.

Ne yapalım?

Arkada kalanlar, orada kalsın.

Biz önümüze bakalım.

Bütün mesele:

- Hangisinden başlamalı?

***

Bence kolayından başlamalı.

Yazının Devamını Oku

Fezleke...

Soru: Fezleke oylamaları muhalefet cephesinde bir sıkıntı yaratır mı?

Cevap:

Ama onlar GARA Operasyonu’nda başarısız oldular.

***

Ne güzel anlaşıyoruz, değil mi?

Fezleke denince, asıl komik olanı şu:

Bazı milletvekilleri, karar vermek için fezlekelerin içeriğini inceleyeceklerini söylüyorlar.

Elbet incelesinler ama bunu öyle bir tonda söylüyorlar ki, sanırsınız, fezlekeyi yollayan makam, bir sürü suç uydurmuş.

.............

Yazının Devamını Oku

Ne günlerdi

28 Şubat, her şeyden önce nedir, bilir misiniz?

- Parlamenter Sistem’in yüz karası.

Birinci partiye değil. İkinci partiye de değil, üçüncü partiye iktidar görevinin verildiği, ucube bir dönemdir.

Daha da komiği, seçime hiç girmemiş bir partinin - kalabalığa dalıp - koalisyon ortağı olabildiği egzantrik bir süreçtir.

Hem de kim karar veriyor?

Halkın değil, Meclis’in seçtiği bir Cumhurbaşkanı.

Nasıl yetki ama?

...........

28 Şubat dendi mi, darbeden falan önce, bunlar aklıma geliyor.

Yazının Devamını Oku

Darbe gibi

Ermenistan Başbakanı Paşinyan’ın darbe girişimi karşısındaki direnişi ve kararlı duruşu çok değerlidir.

Ama bu, Azerbaycan’a yaptığı saldırıyı unutturmaya yetmez.

Hayret ettiğim şudur:

Bu kadar demokrat bir insan, nasıl oluyor da aynı zamanda acımasız bir işgalci olabiliyor? 

Çağrışım 

Darbe girişimi -şimdilik- bastırıldı.

Hem de kolayca bastırıldı.

Acaba diyorum kontrollü bir darbe miydi bu? 

Siyaset

Yazının Devamını Oku

Irgat gibi

HDP’nin oyları, başkalarına yarıyor. İstanbul dahil 3-5 büyükşehir belediyesini HDP oyları tayin etti. Yani HDP seçmeni başkalarına çalıştı, başkaları için sandığa gitti oy verdi.

Şimdi de soru şu:

- HDP kapatılırsa,

HDP oyları kime kalacak?

Hoppala...

Görüyorsunuz ki, parti ister açık olsun, ister kapalı, HDP oyları, yine başkalarına gidecek...

- Ne biçim bir parti bu?

Kendine hiç mi hayrı olmaz?

Nokta atışlar

Yazının Devamını Oku

2’nci cephe

PKK yetmedi. Bir de Yunanistan’ı saldılar başımıza... Taşeron olarak.

- Bayrak sallıyor.

Kime güveniyor?

Arkasında abileri var.

Bütün işi bu.

100 yıl evvel de zaten Anadolu’ya görevli olarak gönderilmişti...

Mesleğine aynen devam ediyor.

****

Yahu Yunan, yahu komşu!.. Senin gibi vaktiyle gün görmüş geçirmiş 

Yazının Devamını Oku

İhtimaldir

Diğer yasalarda gerekli düzenlemeler yapılırsa, belki de yeni bir anayasa’dan vazgeçilir. Şimdiki anayasanın topal haliyle idare edilir.

Bunu bir istihbarata dayanarak söylüyor değilim.

Sadece ihtimallerden biri.

***

Esasen muhalefetle iktidarın yeni anayasa için masaya oturmaları da imkansız gözüküyor.

Çünkü bir taraf Parlamenter Sistem’de ısrar ediyor, öbür taraf (şimdiki) Başkanlık Sistemi’ne devam etmek istiyor.

Nasıl anlaşacaklar?

***

Ortada öyle bir ihtilaf var ki, diğer ihtilaflara benzemez.

Yazının Devamını Oku

Tam zamanı

Siyaset dili zaten temiz değildi ama son 10 yılda adamakıllı bozuldu. Öyle ki kirletilmeyen yer kalmadı.

“Herkes hırsız.”

Değilse bile “şüpheli.”

***

Adliye rafları, iftira dosyalarıyla dolup taşıyor.

Ne kıymeti var?

Bir şeref davası 3 yıl 5 yıl sürüyorsa, nereniz aklanmış oluyor? Kim hatırlıyor?

***

Hakimlerimiz geçen yıl bir dosyaya 

Yazının Devamını Oku

Zaman olur ki...

Ecevit’in başarılı Kıbrıs Harekâtı’nda, yanlışlıkla kendi gemimizi bombaladık ama bunun lafını bile etmedik. Milli bütünlüğümüzü hiç bozmadık.

Şimdi nereden aklıma geldiyse...

4 milyon oy

Bunlar yeni gençlik oyu.

İlk defa kullanılacak.

Acaba nasıl dağıtılacak?

Partilerin mevcut oy oranlarına göre dağıtamazsınız.

Mesela... HDP’nin 6 milyon oyu, yuvarlak hesap yüzde 10’a tekabül ediyor diyelim.

Öyleyse yeni 4 milyon’un yüzde 10’u da

Yazının Devamını Oku

İki soru...

Kaç gündür...

Sabahtan akşama kadar “Başarısız operasyon” diye bağıranlara bir soru:

Yüzlerce başarılı operasyon’un hangisini alkışlamıştınız ki?

***

İşin erbabına da bir soru:

Dostunuz, yoldaşınız, ortağınız HDP’ye rica edip 13 vatandaşımızın serbest bırakılması için tavassutunu isteyemez miydiniz? Nokta.

***

Hayır, nokta değil, virgül.

Neden HDP diyorum?

Yazının Devamını Oku

GARA’dan kalan

Hâlâ neyi tartışıyorsunuz?

GARA katillerini suçüstü yakalasaydınız bile size söyleyecekleri laf şuydu:

- Ama siz de Yunanları denize dökmüştünüz.

***

Peki GARA’da katil kim?

Vallaha, PKK’dan başka kim varsa hepsi şüpheli azizim.

***

Bu katliam, ister misiniz sonunda faili meçhul olarak geçsin kayıtlara?

***

Yazının Devamını Oku
YAZARIN DİĞER YAZILARI
Yazarın Tüm Yazıları