GeriRauf TAMER Avrupalıymış
MENÜ
  • Yazdır
  • A
    Yazı Tipi
    • Yazdır
    • A
      Yazı Tipi

Avrupalıymış

Yunanistan sayesinde diplomasinin bile ne paçoz hale getirilebileceğini gördük.

Ama daha mühimi...

Yunanistan’ın arkasındaki

AB kumaşının kalitesiyle, bir kere daha teşerrüf ettik.

- Hangi müzakere?

- Hangi diyalog?

- Hangi diplomasi?

Avrupalıymış...

Bizim köyde böyle insanlara selam bile verilmez.

 

# Onu kaybedeli 28 yıl oldu.

Ne tonton bir adamdı.

 

Masum Türker

Masum Türker’i yıllar sonra Tarafsız Bölge’de görmek çok hoş oldu.

- Ecevit’in gözdesiydi.

DSP-ANAP-MHP Koalisyonu’na en sıkışık döneminde hayat verdi.

Ben onu daima şöyle anarım:

- Kemal Derviş’ten enkaz devralan Ekonomi Bakanı.

 

‘Önümüzdeki maçlar’

Yeni kurulan partiler neyse ki demokrasiye değişik ufuklar getiriyor.

Mesela arka arkaya iki seçim kaybedersen, liderlik koltuğunda oturamazsın.

Vallaha çok güzel.

4 seçim, 5 seçim, 6 seçim kaybettiği halde, koltuğunu bırakmayan pişkinler bir de çetele tutuyorlardı.

Diyorlardı ki mesela:

- Henüz 2 seçim (ya da 3 seçim) kaybettim. Ne var bunda?

Halbuki ona öyle demezler.

Derler ki:

- Girdiğin her seçimi kaybettin.

***

Futboldaki puan cetveli gibi.

- Oynanan maç sayısı 5.

- Mağlubiyet 5.

- Galibiyet sıfır.

- Beraberlik sıfır.

- Puan sıfır.

Ama adam diyor ki:

- Yahu henüz 5 maç kaybettim.

Yani “Önümüzde daha 30 maç var.” Kim bilir belki de 130 maç.

Yani öylesine pişkin.

X

Normal’e doğru

Desem ki:

- Bir 17 gün daha kapanalım.

Beni linç ederler.

Onun için böyle bir şey diyemem.

Deme hakkım olduğu halde diyemem.

Ama zannederim kapanmak- açılmak - normalleşmek konusunda Türk toplumu, belli bir olgunluğa ve bilince ulaşmıştır. Kimsenin telkin ve tavsiyesine, kimsenin emir ve talimatına artık gerek yoktur.

Hatta bu konuda yazı yazmak bile artık gülünç olmuştur.

Hal böyleyken

İstanbul’un en işlek yolları bakım ve onarıma muhtaçtı ya...

Yazının Devamını Oku

Yaşıyor

“Hitler ölmedi, yaşıyor” diyorlardı da inanmıyordum.

Doğruymuş meğer.

Hem de Propaganda Nazırı’yla birlikte yaşıyor. 

Aday m’aday

Kılıçdaroğlu aday olmayı hiç istemiyordu. Ağır eleştirilere rağmen kaytarmasını bildi, 2014 ve 2018 seçimlerinden uzak durdu.

Şimdi birdenbire ne olduysa, ilk defa bir aday olma arzusu taşıyor. Hem de heyecanlı bir biçimde.

Hayrola?

Ne değişti?

Onu heveslendiren yeni bir durum mu var?

Yazının Devamını Oku

Şimdi de bu

Türkiye’yi önce, o meşhur Korona - Risk Haritası’na sokuyorlar.

Sonra?

Sonrası kolay.

Salgın var diye FORMULA-1’den tutun, bütün spor ve müzik etkinliklerine kadar ne varsa, hepsini sizden alıp başka

ülkelere veriyorlar...

*

Şu Şampiyonlar Ligi Finali, kaç kere gitti geldi... Sonunda kim kazandı? Bizde mi kaldı, Portekiz’de mi, resmi açıklamada bile o muallâk...

100’üncü yılda bir final maçı daha vereceklermiş, miş... Korona o vakte kadar sürmez ya... Bakalım onu nasıl geri alacaklar... Nasıl bir mazeret üretecekler.

*

Yazının Devamını Oku

Tek kelimeyle

Bir namus paranoyasına kapılmış gidiyoruz.

Cinayetlere bakın. Hep namus belası.

Namustan geçilmiyor.

Günlük hayata bakın, konuşmaları dinleyin.

- Namuslu adam.

- Namusuna diyecek yok.

Milletvekili yemininde bile namus var.

*

Namusuna bu kadar düşkün bir toplumda, bu kadar çok

Yazının Devamını Oku

Tercümesi

Ne güzel söylemiş Ömer Çelik:

- “İsrail’in kendini savunma hakkı var” demek, istediği zaman istediği zulmü yapabilir demek... Herkes buna uygun

bir bahane uydurmalı demek...

............

- “İsrail ve Filistinli gruplar çatıştı” demek, İsrail, sebepsiz yere Filistinli sivil halka saldırdı demek.

............

- “Kudüs’te sebebi bilinmeyen bir patlama oldu” demek, İsrail askerleri

Mescid-i Aksa’ya saldırdı demek...

............

Yazının Devamını Oku

Bayramlık

Bütün bozulmuşluğa rağmen, Sağlıklı Aile Yapısı yaşıyor... Türkiye’deki tılsım budur.

Bayram ise, dayanışma ahlakımızı pekiştiren, bize nezaketi, nezahatı, iffeti, izzeti, tabii o arada da görev, sorumluluk ve disiplin gibi kavramları aşılayan, uçsuz bucaksız

bir kaynaktır.

Yoksa bayram nedir?

Sadece ziyaret midir, sadece el öpmek midir?

Hayır.

Bütün hatlarımızla birlikte kendimize dönmek, düşünmek ve düşündürmektir.

Bu duygular

içinde bütün okuyucularımın Ramazan Bayramı’nı kutluyorum.

Yazının Devamını Oku

Eşkal

İttifak’ın çatı adayında aranan vasıfları biliyorsunuz.

Bilgili, birikimli, liyakat sahibi / laik, çağdaş, demokrat / yalan nedir bilmeyen, namuslu dürüst biri.

Eşkal tamam.

Tamam da, ya kaybederse?

Bütün bu vasıfların on para etmediğini mi içtihata bağlamış olacağız?

Bu ne zahmet?

..................

Bir şey söyleyeyim mi?

Allah her adaya

Yazının Devamını Oku

Sonrası kolay

Bir küçük telefon fihristi oluşturacak kadar çatı aday ismi geldi geçti.

Ölçü nedir?

Nasıl bir aday?

Aranılan ilk vasıf, sağdan oy alabilecek biri’ydi.

Düşünün, Ekmeleddin Bey kimin aklına gelirdi?..

O bile geldi.

Ama yetmedi.

***

Daha sonra AK Parti’den de oy alabilecek “bir hasım” üzerinde duruldu.

Yazının Devamını Oku

Biraz yavaş

Cumhur ve Millet...

Her iki ittifakta da erken öten horozlar var. Yüzde 60’a kadar “kafadan” sallıyorlar.

Aklıma ne geldi:

Adamın biri bakkala koşmuş, nefes nefese... Bir 500 liralık banknot uzatıp şunu boz demiş.

Bakkal gayet sakin, almış 500’lüğü, çekmecesinden iki tane 250 liralık banknot çıkarıp vermiş adama.

Alman’a dair

Yıldönümü...

Mayıs.

Farz edin ki 1945’teyiz.

Yazının Devamını Oku

Daha neler

Bazı anketlere göre, AK Parti oyları, yüzde 30’un altında.

Çok bile.

Niye 20’nin altında değil?

Yahu “bittik, battık, mahvolduk” diye günde

24 saat boşuna mı bağırdık?

Biz seni yüzde 10’un altında ararken, sen hâlâ 20’lerde mi geziyorsun?

Sen torpilli misin?

# Bunlar da var

Hem koyu muhalif...

Yazının Devamını Oku

Sisteme dair

Bir taraftan sandık her şey değildir diye bağırıp da, diğer taraftan sürekli erken seçim istemek biraz tuhaf geliyor ama yine de üzerinde düşünmek lazım.

Bir ülkeyi kimin yöneteceğini elbet sandık tayin eder. Ama nasıl yöneteceğini kurallar söyler. Yasalar söyler. Bazen teamüller bile söyler... Zaten hepsine birden sistem diyoruz. Ama sistem orada dururken, üstüne bir başka sistem yamamak, çok ülkenin

başına çok dertler açmıştır.

***

Bizde CHP sağa kaymıyor. Karıştırmayın. Başka bir yolu seçmiştir. Sağcıları partiye dolduruyor.

O da bir yol.

Sağa kaymak, zahmetli iş. Türlü handikapları var. Halbuki parti içinde sağ bir platform oluşturmak, yabancı futbolcu transferi gibidir. Baktın ki faydası yok, biletini keser yollarsın.

Yeni bir rüzgar

Batı’nın palyaçosu Yunanistan’a kötü bir haberimiz var:

Yazının Devamını Oku

Eller yukarı

İmamoğlu ‘haklı olarak’ soruyor:

- İnsanlar elleri arkada yürüseler saygısızlık mı?

Hayır, değil. Lakin... Benim de aklıma şunu sormak geliyor:

- Belediye Başkanı türbede tek başına mı yürür? Sağında solunda, önünde arkasında, hiçbir refakatçi olmaz mı?

Ve devamla:

- Başkan’ın fotoğrafı sırf arkadan mı çekilir? Yani, sırf ellerinin arkada olduğunu göstermek için... Öyle mi?

Bir deli saçması da benden gelsin istedim. Başka sorum yok:

- Eller yukarı. 

Kaynak

Yazının Devamını Oku

Sen de yap

MHP’nin anayasa çalışmasını, Devlet Bahçeli heyecanla ilan etti ama muhalefet buz gibi karşıladı, buz...

Onca zahmet, onca emek, hiçbir şey ifade etmiyor mu?

Bir eline sağlık da mı denmez? Beğen veya beğenme, bu mudur insana değer? Emeğe saygı?

............

En tuhafı da, bu anayasayı gündemi değiştirmek için ortaya atılmış bir malzeme

olarak aşağıladılar.

Bu çok ayıp.

Türkiye’de gündemi değiştirmek için, malzemeye ihtiyaç mı var? Kılıçdaroğlu tek başına zaten malzeme değil mi?

(Not: Bir anayasa da sen yap görelim. Yapamıyorsan HDP’ye sipariş ver.)

Yazının Devamını Oku

İmkansız

On kere, yüz kere, bin kere sordular:

- Aday mısınız?

Kılıçdaroğlu da her seferinde münasip bir lisanla konuyu kapattı. Şimdi son olarak klişe bir cümle hazırlamış, kim sorsa aynı cevabı veriyor: (Mealen)

- İttifak’tan böyle bir karar çıkarsa kaçamayız.

***

Çıkmaz çıkmaz.

Öyle bir karar çıkmaz.

Çıkmaması için de zaten bütün şartlar şimdiden hazır... Esasen öbür liderler de istemezler Kılıçdaroğlu’nun çatı adaylığını... Peşinen mağlubiyeti niye kabul etsinler.

Geriye hangi ihtimal kalıyor:

Yazının Devamını Oku

Zihin açıklığı

Kılıçdaroğlu niye kızdı, anlayamadım.

Ağzına geleni söyledi:

- Türkiye’de demokrasi askıya alınmıştır.

- Anayasa askıya alınmıştır.

- Hak ve özgürlükler askıya alınmıştır. Bunu bütün dünya duysun.

..........

Emniyet Genel Müdürlüğü’nün  “kayıt yasağı”yla ilgili son genelgesine kızmış, anladık ama eleştirilerini sayıp döküp takipçisi de olmak varken, niye bu kadar ağır konuşmuş, niye “bütün dünya bunu duysun” diye bağırmış, anlayamadım.

***

Gerçi arada bir

Yazının Devamını Oku

Terör ve Şube

Ayrıntıyı Akşam Gazetesi’nde okudum.

Bazı senatörler, bazı kalantor YPG ve PKK yandaşlarını ABD’ye getirmek için özel vize önermişler... Böyle enteresan öneriler hep senatörlerden geliyor.

PKK desen, Washington’a çoktan kapağı attı. Artık onun da aleni bir lobisi var. (Türkiye’dekiler gibi gizli kapaklı değil.)

*

Buna çok memnun oldum.

Demek ki terör, okyanus ötesi bir kariyer sahibi oluyor.

Dolayısıyla da legalize oluyor.

Öyleyse?

Meksika Sınırı’nda inşallah

Yazının Devamını Oku

Fark’a dikkat

24 Nisan’ın üzerinden 8 gün geçti, soykırım masalı hâlâ gündemdeki yerini “coşkuyla” koruyor. Yanlış okumadınız coşkuyla dedim.

Dünyadaki Ermenileri toplasan, Ermenistan nüfusu dahil, hepsi topu topu 5 milyon Ermeni eder.

5 milyon nedir ki?

Dünya üzerinde yüz milyonlarca Türk var.

Demek ki mesele, sayısal ağırlık değil.

Değil.

***

Peki, mesele siyasal ağırlık mı?

Bence o da değil.

Yazının Devamını Oku

Bu kadarı yeter

Çok uzatmadık mı?

Joe Biden’a, soykırımla ilgili gereken cevap, bir kere verilirdi, yeterdi. Gülle gibi ağır lafları her gece her vesileyle televizyonlarda tekrarlamak, bence meseleye hafiflik getirebilir.

- Tıpkı Amerikalıların getirdiği gibi.

***

Amerikalılar bu meseleyi zaten hafifletmişlerdir.

Her yıl aynı tarihte, “söylesem mi söylemesem mi” diye papatya falı açtıkları bir konu, ciddiyetini nasıl muhafaza eder? Hele yıllarca yok sayılan bir nesne, bu yıl birdenbire nasıl var olur? 14 Haziran’daki NATO Zirvesi’nde bunu Joe Biden’a sorsak bile kime ne fayda getirir?

***

Dünyada artık devlet adamı yetişmiyor deyince yadırgıyorsunuz.

Siz söyleyin.

Yazının Devamını Oku

17 günlük kamp

Her yıl, 3 günlük Ramazan Bayramı’nı allem edip kallem edip 9 günlük tatile çıkarmayı becerirdik.

Bu yıl 9’u ikiye katlayıp, tatili 17 güne çıkardık.

Kurban Bayramı’na Allah Kerim.

*

Aman, otoyollara dikkat diyorduk yıllarca... Trafik Canavarı’na dikkat.

Ne değişti?

Şimdi tehlikenin sadece cinsi değişti. Aman koronavirüs’e dikkat diyoruz, o kadar.

Yani nereden baksanız, işin özü kurallara riayet.

*

Yazının Devamını Oku

Virüsten beter

Dünyayı olduğu kadar Türkiye’yi de kırıp geçiren nedir? Koronavirüs.

 

Fakat ona bile toz kondurmayıp, birbirini suçlayan, birbirini sorumlu tutan kurumlar, hepimizin bir ayıbı olarak pandemiye damgasını vurdu.

***

Her şeye eyvallah da... Ama hiçbir kural dinlemeyip, bulaşı üçe dörde katlayan ve işte bugünkü sert kısıtlamalara sebebiyet veren sorumsuzlar güruhu yok mu?..

Onlara dayanamıyorum.

***

Şimdi de kısıtlamaları eleştiriyorlar.

- Yahu kısıtlama size ne yazar?

Yazının Devamını Oku
YAZARIN DİĞER YAZILARI
Yazarın Tüm Yazıları