GeriRauf TAMER Arayış
MENÜ
  • Yazdır
  • A
    Yazı Tipi
    • Yazdır
    • A
      Yazı Tipi

Arayış

Millet İttifakı’nın Amiral Gemisi, gayet dikkatli yürüyor.

Ne olur ne olmaz.

HDP’nin başına bir kaza gelirse, onun boşluğunu doldurmak için yeni müttefikler edinmeye çalışıyor.

Normaldir.

Öyle bir kaza olmasa da ittifakta HDP ile başbaşa kalmak istemiyor.

***

Peki... Hem HDP kalsın, hem öbürleri de gelsin.

Çok iyi olur.

En iyi alternatif.

Ama “öbürleri” HDP’yle aynı karede gözükmek ister mi bakalım?

Yâni, Amiral Gemisi’nin işi çok zor.

Riskli bir arayış bu.

Pirince giderken evdeki bulgur’dan olmak da var, dikkat.

***

En fazla da İYİ Parti’ye dikkat.

İYİ Parti, hiçbir şaibe istemiyor. Bütün kirli yerlerden uzak durmaya çalışıyor.

İttifak’tan kopup kopmayacağını bilmem ama kendini korumak için çok dik duracağı anlaşılıyor. Akşener çetin ceviz... Güler yüzlü ve tatlı dilli oluşuna bakmayın. Kopkoyu kırmızı çizgileri var.

***

Saadet Partisi’ne gelince...

Temel Karamollaoğlu, geçen defaki gibi tek başına angajmanlara girmeyecektir sanırım.

Partide güçlü bir konsültasyon heyeti var... Zaten vardı ama şimdi daha etkin. Camianın eski - yeni bütün topları da, Erbakan çizgisinden zerre taviz vermek istemiyor.

Yâni çantada keklik değil.

***

Görüyor musunuz?

Taşlardan biri eksilse,

İttifak Duvarı sarsılacağa benzer.

Kılıçdaroğlu işte bu yüzden yollara düştü.

Haklıdır. İttifak Duvarı’na bir istinat duvarı arıyor.

Şaka gibi

Beyefendiye soruyorlar:

- Diyarbakır Anneleri’ni ziyaret edecek misiniz?

Cevap:

- Her anne, evladına kavuşmak ister... Terör kötü bir şeydir.

Fazla üstelemeyin.

“Soru bu değildi” falan derseniz, bu defa da belki diyecektir ki:

- Millet aç aç.

X

Büyük gün

23 Nisan günü, 27 Mayıs’ı konuşmak...

Allah Allah...

23 Nisan günü, Menderes’in sonu’nu konuşmak.

Bu da mı olacaktı?

......

23 Nisan günü 104 Emekli Amiral’in bildirisini mi konuşacaktık, yazacaktık?

Başımıza gelmeyen bir bu mu kalmıştı?

*

Yazının Devamını Oku

Bir kerecik de...

Şu 128 milyar dolar lafından, kusmak geldi, yeter.

Yahu, bir kerecik de dediğiniz doğru çıksa.

Bir kerecik de hırsız yakalansa.

Bir kerecik de vatan sahiden

ona buna peşkeş çekilse.

Ve böylece siz nihayet rahatlasanız, biz de kurtulsak.

***

Menderes için dediniz ki:

İki uçak dolusu altın ve mücevherle kaçacaktı.

Yazının Devamını Oku

Tuhaf şeyler

Önce iki soruya cevap.

Birincisi.

Okuyucular soruyor:

- İlhan Kesici meselesi nedir?

Cevap veriyorum:

Kesici, iyi bir uzmandır ama onun partisinin uzmana değil, sürekli kafa sallayan, evet efendimli sepet efendimli munis, halim selim elemanlara ihtiyacı vardır.Yani, çok bilmişliğin lüzumu yok. Anlaşıldı mı?

***

İkinci soru, yüreğimi daha da yakar.

Okuyucular soruyor:

Yazının Devamını Oku

Bu bir marka

Kahraman Yunan, nasıl da döküyordu benzini göçmenlerin üzerine....

Vallaha hiç korkmuyordu.

Dünyada kalleşlik bitse, yenisini icat edecek kadar savaş kültürü’ne sahipti...

Avrupalı abileri gururla seyrediyordu.

***

Şunlar ne anlama gelir, Yunan’a sorup bir şeyler öğrensek mi acaba?

İnsan, vicdan, izan, merhamet.... Ne demek?

Bunlar, sınırdaki dikenli tellerde kaldı.

Demode oldu!

Yazının Devamını Oku

Fark burada

İki parti daha kuruluyormuş...

Ne demek bu?

İki Cumhurbaşkanı adayı daha demek.

Mevcut adayları da sayarsanız, şimdiden 10-15 aday eder.

Ciddiyetsizlik böyle başlar.

***

Gördüğünüz her parti başkanına lider derseniz olacağı buydu.

Böyle yapa yapa genel başkanlık makamını belki yüceltmek istediniz ama liderlik kavramını zedelediniz.

***

Yazının Devamını Oku

Avrupalıymış

Yunanistan sayesinde diplomasinin bile ne paçoz hale getirilebileceğini gördük.

Ama daha mühimi...

Yunanistan’ın arkasındaki

AB kumaşının kalitesiyle, bir kere daha teşerrüf ettik.

- Hangi müzakere?

- Hangi diyalog?

- Hangi diplomasi?

Avrupalıymış...

Bizim köyde böyle insanlara selam bile verilmez.

Yazının Devamını Oku

Yeni bir rota

Meral Akşener’e ‘Millet İttifakı’nın yeni patronu’ diyebilir miyiz?

Erken olsa bile diyebiliriz.

Oy sayımı, burada para etmez.

Sayısal değil, siyasal ağırlık rol oynuyor.

Her sözüne şüpheyle bakılan değil, ne söyleyeceği merak edilen siyasetçi tipi artık öne fırlıyor.

*

Kılıçdaroğlu’nun adaylığını sordular.

Akşener ne dedi:

Bence sakıncası yok / Henüz vakit erken

Yazının Devamını Oku

Hani nerede aday?

Dikkatinizi çekerim.

“Ortak karar alınırsa, adaylıktan kaçamayacağını” söylemişti CHP Lideri.

Bunu söyleyeli kaç gün oldu,

3 - 5 - 7... Bilmem kaç gün?

Demek ki aday olacabileceğine dair bir ışık belirmiştir.

Çok güzel.

***

Ne beklerdiniz?

Millet İttifakı partileri, derhal CHP Genel Merkezi’ne başvurarak, 

Yazının Devamını Oku

30 gün yeter ama dolu dolu

Ramazan, imdada yetişti.

Salgının azgın gidişini belki o durdurabilir.

En azından yavaşlatabilir.

Yani Türkiye, aslında bir avantaj yakalamıştır.

Tam da zamanında...

Tam da baharla birlikte.

Ve tam da kararlı bir tavır koymaya hazırlanırken...

***

30 gün çok mühim bir süre.

Yazının Devamını Oku

Geç bile

ABD savaş gemileri Karadeniz’e geliyor.

Dünyada kirlenmedik tek yer orası kalmıştı, orayı da becerecekler.

Ve gözden kaçanlar

Mutad görevlerinin başına döndüler yine ABD ve Rusya.

İnsanları, kurumları, devletleri birbirlerine düşürüp kırdırırlar ama ABD-Rusya Çatışması’na hiç girmezler. Mış gibi yapıp dururlar.

***

Bunlara süper devlet diyorlar ama süperlikleri sadece sana bana karşı işliyor. Birbirlerine süperlik tasladıklarını hiç görmedik.

Bildiğiniz bir yerde var mı

Amerikan-Rus çatışması?

Yazının Devamını Oku

Mış gibi yapma

Hep derim ya:

- Başkanlığa ister aday ol, ister olma... İster çatı ol, ister kapı-pencere.

Ne halin varsa gör ama beni kandırma. Aday olmayacağın halde mış gibi yapma. Gücüme gidiyor.

- Çünkü ben aptal değilim.

***

Bunu belki de yüzbinlerce insan adına söylüyorum.

Tekrarlayayım:

- Aptal değilim.

Değilim.

Yazının Devamını Oku

Pazar kahvesi

Bay Mario ne demiş?

T.C. Cumhurbaşkanı için:

- Diktatör demiş.

Adama niye kızayım?

Dönüp bana dese ki:

- Sizin muhalefet lideriniz söylüyor onun bir diktatör olduğunu... Git ona kız.

***

Haklı.

İtalyan Başbakanı’nı sorgulayacak halimiz yok. Bilgisi, zekası, dağarcığı, kapasitesi ne kadarcıksa o işte...

Yazının Devamını Oku

Arıza dipte

Şimdiden hesap etmişler. Bayramda İstanbul’dan 6 milyon kişi otoyollara dökülecekmiş.

Nasıl hesap ettiler bilmem ama isterse 20 milyon kişi dökülsün yollara...

İsterse şehir boşalsın.

Bu şehirde bizim derdimiz kalabalıklar değil.

Kuralsızlıklar.

*

Bize hayatı zindan eden odur.

- Disiplinsiz şehir.

Nüfusu 20 milyon da olsa, 10 milyona da düşse fark etmez. Biz, birbirimizin hakkına, hukukuna saygı göstermeyi,

Yazının Devamını Oku

Olmazsa olmaz mı?

Ters köşe, boş kale, rakipsiz aday, dikensiz gül bahçesi...

Siyasetin her türlüsüne eyvallah...

Ama yalan söylemeyin. Yalvarırım.

*

Bir bildiri üzerinde bu kadar çeşitli felsefe yapılır mı?

- İnce siyaset...

“Seçimi kazanacağına inansaydı, darbeye niye kalkışsın?”

Kimden bahsediyor bu arkadaş? Hiç belli değil. Ama güzel konuşuyor, sesinin tonu da iyi. Epey dinleyeni var.

- Yahu bırak, yalancının biri.

Yazının Devamını Oku

Akılda kalan

Adına bildiri mi diyorlar, muhtıra mı, her ne ise, fakat farkında mısınız, o metni yazanlardan daha çok taraftar yani yandaş buldular...

Hem de daha heyecanlısını.

Buradan anlaşılıyor ki,

imza bir şey ifade etmiyor.

Yol açıkken

Bugün, hemen bugün...

Parlamenter Sistem’e dönsek.

Ve pazar günü de hemen seçim yapsak, hemen.

Ne olur? Hiç.

Yazının Devamını Oku

Püf noktası

Haklarında yasal işlem yapılacağını bile bile, 104 kişi aynı kağıda imza atar mı? Mesleğinde yükselmiş, tecrübe sahibi insanlar, bunu bilmez mi? Öyleyse nedir bu cesaret ve cüret?

Bunu bir türlü aklım almıyor.

***

Aklımın almadığı başka

şeyler de var:

- Montrö ile Kanal İstanbul arasında bağlantı kurmak,

Gezi Parkı’ndaki Topçu Kışlası’yla 3’üncü köprüyü birleştirmeye benzer.

***

Niye gece yarısı?

Yazının Devamını Oku

Yüzde 50 meselesi

Kazanan, yüzde 50’nin az üzerinde oyla kazanmayacak mı? 51, 52, 53 falan...

E yüzde 100’ün Cumhurbaşkanı lafını nereden çıkarıyorsunuz? Keşke ama mümkün mü? Seçilecek olan zat, ülkenin tamamına kollarını açsa da, bilin ki yarısı boş kalacaktır. Gelmiş geçmiş en şirin, en sevimli Cumhurbaşkanı Ahmet Necdet Sezer’i bile ülkenin yüzde 100’ü benimseyemedi.

Bilmiyorum, 16 milyon İstanbullu, İmamoğlu’yla sahiden kucaklaşıyor mu? Doğru söyleyin bana.

Eşkal

2007’de Abdullah Gül seçilirken, slogan şuydu:

- Müslüman bir Cumhurbaşkanı.

Bugün böyle bir slogana ihtiyaç kalmadı. Çünkü adayların hepsi muhafazakâr hatta mukaddesatçı insanlar..

Milliyetçilikleri de caba.

Peki, bu ne demek?

Yazının Devamını Oku

Cazip Pazar

Talipler çoğalıyor.

 Zannedersiniz ki dünyanın en kolay mesleği.

Cumhurbaşkanı olmayı kim istemez diyerek makamı şereflendirecekler mi yoksa kendileri mi şerefyâb olacak, belli değil.

Ama normal insanlarla haddini bilmeyen insanların birbirine karıştığı muhakkak.

Bir Abdullah Gül olamadılar.

7 yıldır vakur bir şekilde kenarda bekliyor. Daha da kaç yıl bekleyebilir?

Tevazu bambaşka şey arkadaşlar.

*

Bu arada

Yazının Devamını Oku

Neye benziyor?

İki buçuk yıldır erken seçim sayıklaya sayıklaya, normal takvime zaten yaklaştık.

Bundan sonrasına artık erken seçim değil, olsa olsa erkenleştirilmiş seçim diyebilirsiniz.

Deyin...

***

Bana sorsanız, adına seçim bile demem.

Çünkü seçim bir yarıştır. Bazen liyakat yarışır, bazen kadrolar ve liderler yarışır, bazen projeler yarışır, bazen siyasi tercihler... vs.

Bu böyle değil ki...

Erdoğan’ı oradan indirecek bir adam aranıyor. Hepsi bu.

Kim bu adam?

Yazının Devamını Oku
YAZARIN DİĞER YAZILARI
Yazarın Tüm Yazıları