GeriRauf TAMER 3’üncü Göz
MENÜ
  • Yazdır
  • A
    Yazı Tipi
    • Yazdır
    • A
      Yazı Tipi

3’üncü Göz

Çıkıp deseniz ki:

-?Silahlı unsurlar Türkiye’den ister çekilsin, ister çekilmesin... Silahı ister bıraksın, ister bırakmasın.?Ben?Çözüm Süreci’ne devam edeceğim, Demokratik hakları vermeye kararlıyım.

Bunu deseniz ne olur? Kandil’in elindeki koz alınmış olur. İkide bir tehdit, ikide bir şantaj. Terör geri gelirmiş.?Gelsin...

Ağzının payını alır.

***

Çıkıp bunu deseniz...

- Terör ister geri gelsin, ister gelmesin... Ben Kürt Sorunu’nu çözmeye kararlıyım.

Deseniz ne olur?

Devlete yakışan bir güven tazelenmiş olur.

Ayrıca.

Kürt Sorunu’yla terör ayrı ayrı konular olduğu için, pazarlık izlenimi ortadan kalkar.

Kaldı ki, terör geri gelse bile, aynı şiddette gelmez... Kaldı ki, yöre halkından destek de bulmaz.

***

Bir de 3.?Göz lafı var.

Yabancı bir gözü kastediyorlar.

Niye yabancı?

Yerli olsun.

En iyi göz, Kürt Halkı’nın gözüdür. Soralım bakalım... Kürt Bakkal’a, Kürt Manav’a, Kürt Şoför’e, İşçi’ye, Kürt Müteahhide...?Öcalan’a götürelim, Öcalan sorsun:

-?Siz ne istiyorsunuz?

Söylesinler ne istediklerini.

Bakalım, Kürt?Siyasetçilerin istekleriyle örtüşüyor mu?

-?Neyiniz eksik?

Söylesinler nelerinin eksik olduğunu.

Bakalım Kürt Siyasetçilerin saydığı eksiklerle örtüşüyor mu?

***

Karşılıklı bir güvensizlik olduğu muhakkak.

Devlet bunu ancak böyle aşabilir:

Teröre meydan okuyarak...?Kandil’in blöflerini havada bırakarak... Ama verdiği sözleri tutacağını deklare ederek...

Peki, HDP cephesi nasıl güven tazeleyecek? Daha dünkü Gurup Toplantı’sında gördük ki HDP, asla Barışçı Bir Dil kullanmıyor.

Bereket irade onlarda değil.

X

Daha ne olsun?

Açıkça söylediler:

Onlara öğretmen demem ben / Savcı, hakim demem / Sanatçı demem / Memur demem / Çiftçi, işçi, köylü demem.

Belli ki Millet İttifakı seçimi kazanıp iktidar olunca, Türkiye’nin yarısından hesap sorulacak.

***

İşin kötü tarafı:

İhbar dönemi başlayacak:

- Falan sporcu, filan sanatçı saraya sık sık gitmişti.

- Falan şarkıcı, askerlere konser vermişti.

- Filan iş insanı, Kanal İstanbul’u desteklemişti.

Yazının Devamını Oku

Bir bu eksikti

Hükümeti seçime zorlayacaklarmış...

Zorlama”nın nerelere varacağını kestiremeyiz.

Tehlikeli bir yol bu.

Göze alanlara, “bir daha düşünmelerini” tavsiye ederim.

***

Zorlama’dan kasıt nedir?

- Efendim demokratik yollar.

Biz o yolları biliriz.

Safiyâne şekilde başlar, bir adım sonra provokatörler devreye girer, sokak hareketleri -Allah korusun- çatışmalara dönüşür.

Yazının Devamını Oku

Özel bir tablo

Ekonomik durum berbat ama her yer tıklım tıklım dolu...

Nasıl oluyor bu?

Yiyecek, içecek, giyecek, davet, balo, gala.... Vur patlasın, çal oynasın.

Ancak şöyle izah edilebilir:

- Allah kerim.

Ya da:

- Battı balık.

***

Tabii bir ihtimal daha var:

Yazının Devamını Oku

24 Kasım

Öğretmenler Gününüz kutlu olsun ama bana oy vermeyenlere öğretmen demem ben.

Bilin bakalım ben kimim?

Yetti artık

Sağır Sultan bile duydu.

Her gün bağırıyorlar:

- Seçim seçim seçim.

Öbürleri de her gün cevap veriyorlar:

- 2023’te 2023’te 2023’te.

Ne güzel anlaşıyorlar.

Yazının Devamını Oku

Farka dikkat

70 yıllık demokrasi tarihimizde tek başına iktidar, sadece şunlara nasip oldu.

 

Menderes.

Demirel.

Özal.

Erdoğan.

Geri kalan yıllar, hep yamalı bohça... Ya da ara rejimler.

***

Bu dört liderin de karşısında çok

Yazının Devamını Oku

İki nokta

Mutluluğu dışarıda arayan hayırsız aile reislerine benziyor Kemal Bey.

 

Kendi yuvasında tatmin olmuyor, gözü sürekli dışarıda.

Büyük şehirlere Belediye Başkanı mı lazım, kendi partisinden değil öbür partilerden, özellikle de mütedeyyin camiadan adaylara yöneliyor.

*

Kemal Bey, yabancı futbolcuya çok meraklı...

Cumhurbaşkanlığı için bile Ekmeleddin Bey gibi, Abdullah Gül gibi isimlere kanca atıyor. Çünkü onlar muhafazakar ve mukaddesatçı insanlar.

*

Neden böyle yapıyor?

Yazının Devamını Oku

Günün sonunda

İşi hafifletmeyin.

Helalleşmek mi bu?

Yoksa mavi boncuk dağıtmak mı? 

Pazar notları 

İnsan aydınım diye övünür mü?

Bizimkiler, kendilerine aydın dediler.

Peki peki...

Biz de kabul ettik.

Bunlar, kadri kıymeti bilinmemiş, hakkı yenmiş, bu yüzden kendine bile küsmüş... Bütün acısını düzenden çıkarmaya karar vermiş ama düzenden çok devlete muğber olmuş, millete zaten yabancı kalmış... Gidip kitap yazmak ya da resim yapmak üzere bir kenara çekilmiş ama içkiden başını kaldıramadığı için eline hâlâ bir kalem ve fırça almamış, aslında şirin insanlardır. Tamam da işsiz aydın olur mu?

Yazının Devamını Oku

Gözden kaçan

50+1 hele bir şöyle dursun.

Bu sistemde asıl başka bir sakatlık var. Onu konuşalım.

***

Küçücük bir parti, yüzde 2 veya 2 buçuk oyla, koskoca memleketin kaderini çizebiliyor. Dolayısıyla ülkeyi kimin yöneteceğini belirleyebiliyor.

Normal mi bu?

***

Misal ver derseniz buyurun:

- Saadet Partisi.

İki ittifaktan hangisini tercih ederse, terazinin o kefesi 50+1’e daha yaklaşıyor... Hele aritmetiğin hassas olduğu oylamalarda -kılpayı- iktidarı resmen o tayin ediyor.

Yazının Devamını Oku

Son on yıl

Bu helalleşme işi çok problem getirir.

Aslında kimseyle helalleşme falan olacak değil ama gelişigüzel hazırlanmış o listeye girenler kadar, girmeyenler de tartışılacak... Yani, Amca Bey durup dururken başına iş açtı.

***

Yerinde olsam, sadece Deniz Baykal’ın kapısını çalar, sadece onunla helalleşirim.

Son 10 yıl, yani Mayıs 2010’dan itibaren 11 yıl boğulduğumuz o nefret bataklığı, yeter de artar bile... Daha gerilere gitmeye hiç gerek yok. 

FUTBOL

Play-Off’a kalmak mı zor, yoksa Play-Off’tan çıkmak mı zor?

Kırk satır’dan

Yazının Devamını Oku

Bay Aday

Meğer Millet İttifakı’nın çatı adayı kesinleşmiş de bizim haberimiz yok.

Sadece bizim değil, Akşener’in de haberi yok.

Karamollaoğlu’nun da yok.

Eminim ki Pervin Buldan’ın da yoktur.

***

Öyle ya...

Bay Aday, Türkiye’nin makus talihini bile -tek başına- yeneceğini ilan ettiğine göre, ortaklarına emr-i vaki mi yaptı acaba?

Şu helalleşme faslı ve helalleşme listesi de tamamen şahsi değil mi? İttifakın üyesi olan diğer partiler, bir masa etrafında sahiden toplanıp söz isteyebilir mi, fikirlerini söyleyebilir mi? Yoksa onlar sadece figüran mıydı?

***

Yazının Devamını Oku

50+1

Yeniymiş gibi...

Durup dururken, bu 50+1 nereden gündeme geldi? Nesini tartışıyorlar? Halk oylamalarında başka bir yol yok ki.

Elbette 50+1.

Ne olacaktı?

25+1 mi?

Yani, çeyrek porsiyon, öyle mi?

*

Millet İttifakı, bence memnun kalmalıdır şimdiki sistemden... Hele ana muhalefet, daha da memnun kalmalıdır. Çünkü hiç değilse dostlarla beraber 50+1’i bulması pekala mümkündür. Bugün değilse bile yarın... Yarın değilse bile

Yazının Devamını Oku

Milli maç

Vaktiyle Fatih Terim, bir milli maç öncesi, kampta bir yoklama yaptı.

Futbolculara birer kağıt dağıttı...

Üzerinde şunlar yazıyordu:

- Danimarka’yı yeneriz... Çünkü...

Çünkü’yü futbolculara bıraktı. Herkes kendine göre bir ‘çünkü’ yazdı.

- Yeneriz çünkü inançlıyız.

- Yeneriz çünkü mecburuz, hatta mahkûmuz.

- Yeneriz çünkü Türk’üz...

Yazının Devamını Oku

Buna ad bulamadım

Bir şehit yakınına edilen küfür ve hakaret, sadece iktidar kanadından mı tepki görür?

Muhalefet cephesini hiç ilgilendirmez mi? Bu şehit, onların da şehidi değil mi? Nedir bu umursamazlığın anlamı? Nedir bu suskunluk?

Küfrü onaylıyorlar mı?

Yoksa, PKK’ya dalkavukluk mu?

Bu bir.

*

İkincisi...

Özrü kabahatinden büyük bir biçimde bizi hayrete de düşürdüler.

Ne diyorlar:

Yazının Devamını Oku

Durum budur

Seçime en az 500 gün var.

Demek ki bu gerginliği 500 gün daha yaşayacağız.

Herkes nefesini, enerjisini, sabrını ona göre ayarlasın.

***

Siyasi partiler, Z Kuşağı’nın oyları peşinde.

Oysa siyaset, Z Kuşağı’nın umrunda değil. Çünkü Z Kuşağı, zannedildiği gibi politize değil. Büyük çoğunluğunun siyasi bir saplantısı yok. Angajmanı yok. Esasen merakı yok. Aralarında siyaset konuşmuyorlar bile... Konuşanları da tartışmaya falan girmiyorlar...

Yani sessiz çoğunluk’un yeni jenerasyonu bu.

***

Akşamları bakınız.

Yazının Devamını Oku

SP

Asıl anahtar (gizli anahtar) Saadet Partisi’dir, SP.

Niye gizli diyorum?

Diyorum, çünkü Millet İttifakı’na olan katkısı, gerçek potansiyelinin ancak cüzi bir bölümüdür.

Neden?

Çünkü o ittifakın içinde, SP tabanının hiç hoşlanmadığı ortaklar vardır.

***

Öyle ya...

Vaktiyle 1. ve 2. Milliyetçi Cephe koalisyonlarına katılıp, CHP’ye karşı büyük mücadele vermiş muhafazakar seçmen, bugün CHP’yle aynı ittifakta olmayı içine sindiremiyor. Sandıkta fire veriyor.

Keza... 28 Şubat’ın bir numaralı mağduru, muhafazakar camiadır. Oradan da kalma bir acısı var.

Yazının Devamını Oku

Fatma Şahin

Ahmet Hakan, Gaziantep Belediye Başkanı Fatma Şahin hakkında şunları yazdı:

Şunca zamandır heyecanından bir gıdım bile eksilme olmadı... Sadece işine odaklandı ve odaklanıyor... Gaziantep’i yükseltmek dışında bir işle meşgul değil... Kucaklayıcı ve bütünleştirici politikalara ağırlık veriyor... Nefret ettirmeyen ve sevdiren bir dili var.

Yani, aynı bizim İmamoğlu gibi.

Onun da gözü başka bir şey görmüyor... O da sadece işine odaklandı ve odaklanıyor... O da İstanbul’u yükseltmek dışında bir işle meşgul değil... Öyle ki Cumhurbaşkanlığını bile elinin tersiyle itiyor... Ne güzel... İstanbul tam lâyığını bulmuştur.

USTA FOTOĞRAFÇI

Dikkat ettiniz mi?

Atatürk’ün fotoğraflarını çeken zat, ne kadar başarılı... Hem de o dönemde.

Gazi Mustafa Kemal Atatürk, bence dünyanın en şık erkeğidir. O şıklığı yansıtan fotoğraf ustası da büyük adam’dır... Ulu Önder’i çekerken heyecandan acaba eli hiç mi titremedi? O da nurlar içinde yatsın.

SALLA GİTSİN

Yazının Devamını Oku

Kırık dökük...

- Hakaretsiz eleştiri.

- Dayaksız aşk.

- Küfürsüz maç.

- Silahsız düğün.

- İçkisiz araba...

***

Dahasını saymaya gerek yok.

Mesele şudur:

Avrupalı olmaktan önce, 

Yazının Devamını Oku

İçimizde...

Harp Okulu’nda her yıl 13 Mart’ta yapılan o yoklama ne güzeldir;

- 1283 Mustafa Kemal.

Hep bir ağızdan:

- İçimizde.

Yazarken bile tüylerim diken diken oluyor.

****

O yoklamayı bugün Meclis’te yapsak, üniversitede yapsak, sanat dünyasında yapsak, spor camiasında yapsak... Her yerde yapsak.

- Mustafa Kemal.

- Burada.

Yazının Devamını Oku

İhtimaldir

Millet İttifakı’nı bekleyen şöyle bir tehlike var.

Aday kim olursa olsun...

İster Kemal Bey, ister Mansur Yavaş, ister İmamoğlu...

Mesela... Muhalif seçmen, Kemal Bey’i beklerken aday diye karşısında İmamoğlu’nu görünce büyük ihtimalle kızacak ve oy vermeyecek... Ya da sandığa gitmeyecek...

Veya... İmamoğlu’nu beklerken, aday diye karşısında Kemal Bey’i görünce yine - büyük ihtimalle -kızacak ve oy vermeyecek... Ya da sandığa gitmeyecek.

***

Fire büyük mü olur, küçük mü olur, bilemem ama adı geçen bu üç aday için birbirlerine rakipmiş gibi bir izlenim doğmuşsa seçmen ne yapsın?

Parti örgütleri bile kontrpiyede kalacaktır.

Yazının Devamını Oku

Daha ne olsun?

Bütün şartlar, muhalefet lehinde...


Elindeki şu kozlara bakın:

. Erdoğan karşıtlığından doğan, nefret cephesi.

ABD ve AB desteği.

. Acımasız bir müttefik olan koronavirüs ve salgın dönemi.

. Pahalılık yetmezmiş gibi bir de fahiş fiyat furyası.

. Tabii, 20 yılın da yorgunluğu.

......

Yazının Devamını Oku
YAZARIN DİĞER YAZILARI
Yazarın Tüm Yazıları