Lige merhaba derken

Dünyanın ve ülkemizin salgın ile mücadele ederken, hayatın rutin akışı da devam etmeye çalışıyor.

Bunların başında da spor, özellikle de futbol geliyor.
Bursaspor yıllardır devam eden başarısız sonuçlarına bir yenisini daha ilave ederek alt ligden Süper Lig’e çıkmayı başaramadı.
Üstelik mevcut borçlarını daha da artırarak.
Şu bir gerçek ki, mevcut borç yükü ve alt liglerin yayın gelirleriyle yeşil beyazlıların yaşam mücadelesi vermesi dahi imkânsız.
O bakımdan mümkün olan en kısa sürede Süper Lig’e ve oradaki gelir kaynaklarına ulaşması gerekiyor.
*
Mesut Mestan ve ekibinin son derece başarısız döneminden sonra Erkan Kamat yönetimi ile yeni bir sayfa daha açılıyor.
Seçim dönemi her daim olduğu gibi nahoş, taraftarın taraftarlığını unutup çirkin söylemlere başvurduğu, hatta şiddet içerikli görüntülerin yer aldığı bir ortamda gerçekleşti.
Ve her seçim döneminde olduğu gibi biraz daha parçalandık camia olarak.
Herkesin “En Bursasporlu” olduğu bir süreçte, Bursaspor armasına en çok zarar veren kişilerin de yine bu “En Bursasporlu” olanların verdiğini gördük.
Şahsen Bursaspor’dan öte çıkar tartışmalarının daha ön planda olduğu bu yıpratıcı dönemin gölgesinde lige yeniden merhaba demenin zamanı geldi.
*
Hedef belli lakin bu hedefe nasıl ulaşılacağı konusunda ciddi çekinceler ve soru işaretleri mevcut.
Soru işaretlerinin başında da son sezonlarda sürekli yaşadığımız konu “Transfer tahtası açılacak mı?” var.
Ciddi bir sıcak paraya ihtiyacı olan yeni yönetiminin şu andaki odak noktası bu olacaktır.
Lakin geçtiğimiz yıl olduğu gibi içi geçmiş, elde kalan oyuncuları astronomik rakamlara kadroya dâhil edeceksek, tahta hiç açılmasın daha iyi.
Bu sayede hem borç miktarı daha da artmamış olur, hem de mevcut maddi imkânları eldekilerin alacaklarını kapatmak için kullanmak mümkün olur.
Fakat eldeki futbolcularla da söz konusu hedefi gerçekleştirmek ne derece mümkün olur o da ayrı bir muamma.
*
Evet, Erkan Kamat ve Ekibi ateşten bir gömlek giydi.
Ama hiç değilse bir önceki yönetim gibi alavere, dalavere yapmadan dürüst bir şekilde giydi.
Çıktıkları bu yolculukta kendilerine sonsuz başarılar diliyoruz.
Önlerinde iki büyük problemi halledebilirlerse başarı yakalanabilir;
1. Sıcak para akışı
2. Paramparça olmuş camianın bir araya getirebilmek.

Haber Yorumlarını Göster
Haber Yorumlarını Gizle
X

Sorun değil, çözüm üretilmeli…

6 maçın tamamında ilk golü atıp, 1 maç hariç hepsinde kaleni gole kapatamıyorsan defans hattında sorun var demektir.

Öne geçtiğin bu 6 maçın 3’ünde mağlup olup, birisinde de 3-0’dan puan kaybediyorsan,
Sezon başından beri Cüneyt ve Aykut ikilisi ile olmadığını herkes bağıra bağıra söylüyorken,
Bu mevcut sorun için halen en küçük bir hamle üretemiyorsan,

Üstelik o bölgede oynatabileceğin adam Vakıfköy’de (şahsen haklı bir sebepten ötürü) antrenman yapıyorsa
Kusura bakma Mustafa Hocam ama o takımın teknik adamında problem var demektir.
İstifa ve benzeri söylemleri asla doğru bulmuyorum lakin egoları bir kenara bırakıp, sıkıntıları ortadan kaldıracak çareler üretmek için o koltukta oturuyorsun.
Henüz yolun çok başında olan bir teknik adam için size tavsiyem, hele ki kulübün cebinde 5 kuruş yokken, oyuncu kaybetmeyi değil, kazanmayı ilke edinmek gerek.

Kazanmak istiyorsan, sahip olduğun her şeyi ortaya koyacaksın.

Yazının Devamını Oku

Hak ettiniz be gençler

Milli maç arası sonrasında arka arkaya gelen iki güzel sonuçla haftaya başlıyoruz.

Üstelik hafta arası maçın olduğu bir haftanın olması bu gelişmeleri daha da önemli hale getiriyor.
İlk olarak Bursaspor, Erkan Kamat ve ekibinin, arkalarında ciddi bir destek olmamasına rağmen, yoğun gayretleri neticesinde -3 puan cezasından kurtuldu.
Böylece sahada kazanılan, masa başında eski yöneticilerin hatalarıyla kaybolmadı.
Akabinde pazar akşamı Balıkesirspor karşısında alınan 3 puan camiada moralleri yükseltti.
Rakip her ne kadar bu ligin zayıf ekiplerinden olsa da, sezona yaptığı yeni transferle giren, Süper Lig deneyimi olan bir takım.
Oyunun büyük bölümünde topa ve oyuna hâkim olan yeşil beyazlılar, karşılaşmanın özellikle ikinci yarısında adeta rakibini sahadan silmeyi başardı.
Galibiyeti getiren goller son dakikalarda gelmiş olsa da, Bursaspor sezonun en etkili futbolunu ortaya koyarak bu maçı kesinlikle hak etmişti.

Yazının Devamını Oku

Yeni günden sahte içki

COVID-19 salgını ve ölümleri ile uğraşırken, gündem bir anda sahte içkiye bağlı metil alkol zehirlenmesine kaydı.

Odun talaşının damıtılmasıyla elde edilen Metil alkol (metanol), etil alkol gibi renksiz, yanıcı ve uçucu bir sıvıdır.
İçkilerde bulunan alkol ise etil alkoldür (etanol). Etanol, bitkisel alkoldür. Alkollü içecekler yanında ilaçlarda da kullanılabilmektedir.
Peki, metanol ile zehirlenme nasıl olmaktadır?
*
Sahte içki aracılığıyla alınan metil alkol kana karıştıktan sonra karaciğere gelir ve orada çeşitli enzimler aracılığı ile yıkılır.
Bu yıkım sonrasında ortaya iki toksik parçalanma ürünü çıkar. Bunlar formaldehit ve formik asittir. Bu dönüşüm yaklaşık 12-14 saat sürdüğü için zehirlenme belirtileri de bu sürenin sonunda görülmeye başlanır. Eğer metil alkol, etil alkol ile birlikte alındı ise belirtiler kısmen gecikebilir.
Metil alkol vücuda girdikten sonra en yüksek oranda, böbrek, karaciğer, mide-bağırsak sistemi, göz içi sıvısı ve optik sinir dediğimiz görme siniri üzerinde birikmeye başlar.

Yazının Devamını Oku

Moral bozucu

Mevcut koşullarda maç öncesi Tuzla deplasmanı için 1 puan verilseydi, büyük bir kesim kabul ederdi.

Lakin 3-0 öne geçtiğin bir maçtan sonra alınan 1 puan ciddi şekilde moral bozucu ve öz güven sarsıcı bir sonuç oluyor.
Hele ki rakibin yaş ortalamasının 30,4 olduğunu hesaba katınca gerçekten hayal kırıklığı yaratıyor.

OZAN HAMLESİ DENGELERİ DEĞİŞTİRDİ

Her maçın kırılma anları vardır. Cumartesi günkü maçın birden fazla kırılma noktası oldu.
Bana göre en çok etkili olan Özer’in sakatlanıp çıkması ve yerine Ozan İsmail’in girmesi oldu.
2. ve 3. bölgede top tutabilme yeteneği olan Özer yerine, daha maça girerken amatörce bir hata yapan ve oyunda ofansif anlamda inisiyatif alamayan Ozan hamlesi dengelerin Tuzlaspor lehine değişmesine neden oldu.
Akabinde maç içinde karşılaşma 3-1 veya 3-2 iken yakalanan pozisyonların Burak Kapacak başta olmak üzere biraz bencillik, biraz sorumsuzluk sebebiyle kaçırılması maalesef bu moral bozucu sonucun alınmasına neden oldu.

MUSTAFA ER HAMLELERDE GEÇ KALDI

Yazının Devamını Oku

Bir ileri, iki geri

Bursaspor için bu sezonun sloganı veya yolculuğu bu şekilde olacak sanırım.

Açıkçası tahta açılmadığı ve takım kadrosu en az 4-5 ilk 11 oyuncusu ile takviye edilmediği sürece çok fazla bir beklenti içine girmemek gerekiyor.
Özellikle bu süreçte altyapımızdan çıkan gençlerimizi alınacak bu sonuçlardan sonra yıpratmamak adına önemli.
Onlar sahaya çıkıp, terinin son damlasına kadar mücadele ettiği sürece, oynadıkları her karşılaşmanın ileriye yönelik bir yatırım olarak düşünüp, ona göre hareket etmemiz gerekiyor.
Üstelik şu anki görüntüde en büyük eleştiriyi hak edenler gençlerden daha çok, Cüneyt, Aykut, Recep, Burak Altıparmak gibi sözde tecrübeli olan ama katkısı son derece sınırlı olan oyuncular olmalı.

*

Gençler için ise eleştiri noktası yapabileceğimiz üç dört nokta olabilir;
1. Kendisine verilen bu müthiş şansa rağmen sahada yeteri mücadele örneği vermemek,

Yazının Devamını Oku

Hem moral hem özgüven

Bursaspor, Vakıfköy ağırlıklı kadrosuyla Altınordu deplasmanından kritik bir galibiyet alarak hem moral, hem de özgüven kazandı.

Aynı zamanda camianın da gelecek adına umutlarını biraz olsun yeşertti.
Tabii ki, nasıl geçen haftaki kötü skor sonrasında bu genç yürekleri yerin dibine sokmayı doğru bulmuyorsak, aynı şekilde bir galibiyet akabinde göklere çıkarmayı da gerçekçi bulmuyorum.
*
Evet, özellikle karşılaşmanın ikinci yarısında nispeten futbol anlamında olumlu sinyaller verseler de, kaleci Ataberk’in sonuca tesir eden performansını es geçmemek gerekiyor.
Geçen hafta Adana Demirspor maçında skor 1-1’ken direkten dönen top kırılma noktasıysa, bu hafta da Ataberk’in 1-0 iken kurtardığı pozisyon alınan galibiyette etkili oldu.
Maç genelinde Emirhan, İsmail ve Ali’nin geçtiğimiz haftaya göre üzerine koyduğunu, 17’lik Vefa’nın yaşına göre gayet etkili olduğunu gördük.
Eminim ki haftalar ilerledikçe takım içerisindeki uyum daha fazla artacak, orta sahada gördüğümüz top kayıplarının sayısı azalacak ve özellikle hızlı hücumlarda bitiricilik konusunda daha özenli olacaklardır.

TRANSFER İHTİYACI

Yazının Devamını Oku

Tahtasız bu kadar

Öncelikle rakibin en büyük şampiyonluk adayı olduğunu, sezona 6-7 transfer yaparak girdiğini unutmamak gerek.

Bursaspor tarafında ise takımın yarısından fazla oyuncunun ayrıldığını, transfer tahtasının kapalı olduğunu, başkanını yeni seçtiğini, yeni teknik ekibin doğru düzgün hazırlık maçı dahi yapamadan neredeyse tamamen gençlerden kurulu bir oyuncu grubuyla mücadele ettiğini belirtmek gerekiyor.
Hatta sahadaki hemen tüm oyuncuların alacaklarının ödenmemiş olması bile başlı başına bir handikap.
Daha önce söylediğimiz gibi Erkan Kamat ve ekibinin işi çok zor.
Zira acilen sıcak para bulup hem mevcut oyuncu grubunun alacaklarını ödemeli, hem de takım içindeki sıkıntılı bölgelere nokta atış en az 4 transfer yapmalı.
*
Mevcut gençlerle şampiyonluk hedefi koymak maalesef çok fazla iyimserlik olur.
Evet Vakıfköy çıkışlı gençlerimiz özverili, çalışkan, istekli ve yetenekli olabilirler, ancak bir çoğunun özgüven ve tecrübeye ihtiyacı var.

Yazının Devamını Oku

Tek aday tek liste

Bursaspor girdiği bunalımlı dönemden çıkabilmek adına yeniden sandık başında.

Son derece başarısız yönetimler neticesinde milyonlarca TL borç ile bir alt lige düşen yeşil beyazlılarda yaşanan her sezon, bir önceki sezonu aratır durumda.
Son anda bir aksilik olmadığı takdirde Bursaspor’un yeni başkanı Erkan Kamat olacak.
Rahmetli ‘Şampiyon Başkan’ İbrahim Yazıcı’nın ekibinde yer alan Sayın Kamat o zamanki dönemde kazandığı deneyimleri hayata geçirmek için kollarını sıvadı.
Listesini camianın yakından tanımadığı isimlerden oluşturdu.
Belki de yıpranmamış, taze isimler ve beyinler ile yola çıkmak yeni yönetim için bir avantaj olacaktır.
*
Zira bu sayede çok daha rahat çalışma imkânı olacağı gibi, aynı zamanda yepyeni projeler üretme açısından da önemli bir fırsatı yakalama ihtimali olacaktır.

Yazının Devamını Oku

Kervan nasıl yürüyecek?

Şu anki mevcut tabloya baktığımıza, iyi bir senaryonun beklediğini söylemek çok zor.

Büyük gelir kapısı olan Süper Lig’e çıkılamadığı,
Parasını alamadığı için tek taraflı sözleşme fesihlerinin yapıldığı,
Kadrodaki tüm oyuncuların yüklü miktarda alacağının olduğu,
Futbol piyasasına göre çok cüzi rakamlarda aylıkları olan personele dahi aylarca ödeme yapılamadığı bir durumda “Güzel günler göreceğiz” demek, hayalcilikten başka bir şey değildir.
Bursaspor Kulübü’nün ödeme yapamadığının bilindiği bir ortamda bırakın kaliteli futbolcu almayı, herhangi bir futbolcuya dahi kolay kolay imza attıramayabiliriz.

BU PARA NASIL BULUNACAK?

Tüm bu şartlar göz önüne alındığında, ekstra bir katkı koymadan veya proje üretmeden yalnızca ucuz kelimelerle devam kararı almak, gerçekten büyük bir cesaret.

Yazının Devamını Oku

Sözler değil, icraatlar konuşulmalı

Bir kişi veya kurumu değerlendirirken somut veriler ve gerçekler üzerinden hareket etmemiz gerekiyor.

Ancak böyle yapabilirsek doğruyu bulabiliriz.
Şu anda da değerlendireceğimiz kişi/kurum Mesut Mestan ve ekibidir.
Öncelikle daha yolun başında, beraber hareket etme kararı aldığın Lemi Keskin’i tabiri caizse “satarak” başkanlığa geldin.
Şahsen yalnızca bu hareket dahi camia için yeterli bir kıstas olabilir.

SELÇUK ERDOĞAN HATASI

Neyse biz değerlendirmemize devam edelim.
Akabinde lobi ve maddi kaynak açısından çok daha güçlü bir yönetimin gelmesinin önünü tıkadınız. Bu hareket tüm sezonun belki de Bursaspor geleceğinin kırılma noktası olabilir.

Yazının Devamını Oku

Oyun bitti…

Bursaspor “Olmak ya da olmamak” repliğindeki, olmamak kısmını seçti Pazar gecesi.

Artık yeşil-beyazlı camia için bundan sonrası çok daha zorlu geçecek.
500 milyon TL borç ile son şansı Süper Lig’e çıkıp, buradaki gelir avantajı ile bu yükü hafifletebilirdi.
Maalesef olmadı…

Aslında aklı başında olan ve menfaatsiz seven herkes bu sezonun Bursaspor tarihinin en önemli sezonlarından birisi olduğunun farkındaydı.
Lakin yine “Küçük olsun, benim olsun” zihniyeti ve hepimizin bildiği malum eller daha ilk adımda olaya müdahale edip, Mesut Mestan’ı koltuğa oturttu.
Daha yola başlarken, birlikte hareket ettiği insanları satan bir kişinin başarılı olması beklendi.
Arkasından kariyeri başarısızlıklarla dolu, bir önceki sezon takımın küme düşmesinde pay sahibi olan fakat hangi akla hizmet (!) ettiği belirsiz Selçuk Erdoğan diye birisiyle yola devam edildi.

Yanlış hoca tercihine, yanlış hoca tercihleri eklendi.

Yazının Devamını Oku

Ya devam ya tamam…

Bana göre saha ve seyirci avantajının olmadığı ilk maç sonucunda taraflar birbirlerine diş geçiremedi.

Lakin iç sahada kazanamadığın takdirde alınabilecek en iyi skor da 0-0’lık beraberliktir.
O bakımdan karalar bağlamadan pazar günü oynanacak “Tamam mı, devam mı?” maçına odaklanmamız gerekiyor.
Ve bir önceki maç yazımda da belirttiğim gibi, “Tamam” ifadesinin sonuçlarının ne olacağı tüm futbolculara çok iyi anlatılmalı.
Çarşamba gecesi her iki takım da gol yemekten çekindiği için, öncelikli hedef olarak gol yememeyi tercih ettiler.
Bursaspor ileri uçtaki tecrübeli oyuncuları Özer, Seleznov, Traore ile skor bulmaya çalışırken, rakip A. Demirspor tüm oyun planını kontra atak üzerine kurduğu çok net görünüyordu.

Kaleci Çağlar ve defans dörtlüsünün hemen hemen hatasız oyununa, önlerinde oynayan Shehu ve Burak Altıparmak’ın da katkılarıyla rakibe yalnızca tek bir kontra atak kaynaklı pozisyon izni veren yeşil-beyazlılar, ofansif anlamda Traore, Diara ve Kubilay ile bulduğu çok net 3 pozisyonu gole çevirememesi, rövanş öncesi çok önemli bir avantajı kaçırmamıza neden oldu.

Oyun genelinde özellikle Burak Kapacak ve Shehu’nun (ofansif anlamda) sezon performanslarının gerisinde kalması göze çarpan en büyük sıkıntıydı.

Yazının Devamını Oku

Olmak ya da olmamak…

Bursaspor kulübü, tarihinin en önemli zaman dilimine girmiş durumda.

Önünde ilk olarak A. Demirspor, akabinde umarım oynayacağı final maçındaki alacağı sonuç tam anlamıyla kaderimize belirleyecek.
Yani kısaca olmak ya da olmamak için mücadele edecek.
Evet, sırtımızdaki 500 milyar TL borcu ötelemek ve üzerine koymak dışında hiçbir yapılmamasının getirdiği son noktaya gelmiş durumdayız.
O yüzden bu hafta içi belki de son bir kez sorumlulardan konuşmadan, olumsuz bir durumda 57 yıllık mazisi olan Bursaspor’umuzun girdiği bataklıktan çıkabilmesi için güç birliği yapalım.

*

Sonrasında da futbolun tüm paydaşlarındaki kirlenmiş kişi ve kurumları temizlemek için harekete geçelim.
Artık son sözü söyleyecek tek bir zümre kaldı.

Yazının Devamını Oku

Hayaller bitti, şimdi gerçekler

Bu hafta sonu oynanan maçlardan sonra Bursaspor için ilk 2 hayali bitti.

 

Artık tüm gözler play-off’ta.
Aslında en son söyleyeceğimizi, şimdi yazalım;
- Sahasında Eskişehirspor’u, Boluspor’u ve yaz tatili öncesi antrenman maçları oynayan Menemenspor’u yenemeyen,
- 4 maç dışında tüm galibiyetlerini tek farkla alabilen,
- İlk 2 teknik direktörünü yanlış seçip 3. ile yola devam eden,
- Futbol anlamında ortaya istikrarlı ve güzel bir görüntü koyamayan bir takımın ilk 2 üzerinden Süper Lig’e çıkmayı hak etmiyordu.

Yazının Devamını Oku

İlk 2 hayaline devam

Bursaspor cumartesi gecesi ilk 2 hayali adına çok ciddi bir darbe almaktan son anda kurtuldu.

Yaş ve fiziksel kondisyon bakımından kendisinden çok daha iyi bir rakibi karşısında, yoğun maç trafiğinin oynandığı, ciddi bir sıcaklık ve nem ortamında, bir de Tayfur’un gördüğü kırmızı kart sonrasında 10 kişi, hatta Seleznov’un 60. dakikadan sonra yürüyerek oynadığı bir karşılaşmada hemen neredeyse tüm denge Altınordu lehine dönmüşken 3 puanı alabilmek gerçekten büyük bir başarı.

KIRILMA MAÇI OLACAK

Bu anlamda olur da ilk 2 biletini cebimize koyarsak, bu karşılaşma kesinlikle kırılma maçlarından birisi olacaktır.
Kötü oynadığımız, topa ve oyuna hâkim olamadığımız ve maç boyunca bulduğumuz 2,5 net pozisyonundan birini gole çevirerek kazanmak, tecrübenin getirisi olarak yorumlamak gerekiyor.
Tabii bu galibiyet takımdaki pozitif havanın devam etmesi açısından da çok değerliydi. Olur da ilk 2 olmadığı takdirde moral olarak yükseldiğimiz bir dönemde play-off oynamak avantaj olacaktır.
Üstelik 3 maçtır kalemizi gole kapatmamız da ekstra bir özgüven getirecektir.

SAVUNMA ŞAMPİYON YAPAR

Zira her zaman dile getirildiği gibi, “hücum maç kazandırır, savunma şampiyon yapar.”

Yazının Devamını Oku

Kritik galibiyet

Bursaspor İrfan Buz yönetiminde çıktığı ilk maçta Adanaspor’u yenerek hayati bir galibiyet aldı.

Zira bu maçtaki yaşanacak puan kayıpları ilk 2 hayallerini neredeyse tamamen rafa kaldırabilirdi.
Açıkçası yaşanan bu son gelişmelerden sonra İrfan Hoca’nın takımda yaşanan çöküntüyü birden bire değiştirebileceğini beklemiyordum.
Bu bakımdan burada asıl önemli olan 3 puanı alabilmekti.
Onun da elde edilmiş olması başlangıç açısından değerliydi.
Cuma gecesi ortaya konan futbolu, hele ki rakibin gücü de göz önüne alındığında, çoğu kimseyi tatmin etmediği bir gerçek. Zaten büyük bir değişim beklemek de fazla bir iyimserlik olurdu.
Sonuçta elimizde olan ve planlama yapılırken ciddi hataların yapıldığı kadro yapısı bu.
O yüzden İrfan Hoca’dan bir anda mucizeler beklemek haksızlık.

Yazının Devamını Oku

Önce zihniyet değişmeli

Son yıllarda yapılan kötü tercihlerin sonucunu maalesef acı bir şekilde yaşıyor Bursaspor.

Ama ne hikmetse hiçbirinden ders almayan bir camiayız.
İbrahim Yazıcı döneminden sonra arka arkaya gelen hatalar sonucunda şampiyon apoletli bir takımın ilçe/mahalle takımları karşısında düştüğü durum üzerinde ciddi düşünülmesi gereken bir durumdur.
Şimdi aranızda “Daha umutlar bitmedi, hemen karamsarlığa kapılmayın, takıma eleştiri yapmayın” diyenler çıkacaktır.
Lakin, sezon başı, devre arası, transfer sezonun bittiğinde birçok zaman diliminde hep aynı argüman devreye girdi.
*
Çok önemli konuları halının altına süpüre süpüre dibi bulmayı başardık.
Şimdi kısaca ve yalnızca bu sezonu değerlendirelim;

Yazının Devamını Oku

Sezonun 3. devresi açılıyor

TÜM dünyayı sarsan COVID-19 salgını sonrasında biraz hızlı da olsa normalleşme adımları atılmaya başlandı.

Her ne kadar halkımız bu adımları, koşarak alıp, sanki hiçbir şey yokmuş gibi hareket etse de maalesef salgın devam ediyor.
Bu gerçeği hiçbir zaman aklımızdan çıkarmadan kendimizi “yeni normale” adapte etmemiz gerekiyor.
Normalleşme süreci tüm hızıyla devam ederken, geçen hafta sonu da Süper Lig sezona kaldığı yerden başladı.
Bu hafta da Bursaspor’un içinde bulunduğu TFF 1. Lig, bir anlamda sezonun 3. devresine merhaba diyecek…
Hepimizin bildiği gibi kötü yönetimlerin ve berbat ötesi seçimlerin borç sarmalına sürüklediği Bursaspor Kulübü, belki de kalan bu 6 maçlık serüven için “Tamam mı, devam mı?” diyecek.

EL BİRLİĞİ YAPILMALI

Zira borçların azaltılmasından çok ötelendiği bir ortamda sezon sonu ait olduğumuz yer olan Süper Lig’e kavuşamazsak, yeşil beyazlı camiayı çok farklı senaryolar bekleyebilir.

Yazının Devamını Oku

Normalleşme adımları mı? Gevşeme mi?

Şimdi hem Türkiye, hem de dünyadan COVID-19 salgını ile ilgili bazı rakamlar vereceğim.

Sonrasında da ne durumdayız ve ne yapmamız gerektiği hakkında...
Tüm dünyada toplam COVID-19 vaka sayısı 6,5 milyona dayandı.
Ve bu vakaların yaklaşık 3,5 milyonu aktif. Yani bulaştırıcılığı olabilen ve tedavi bekleyen hasta sayısı.
Üstelik bu rakamlar tespit edilebilen vaka sayısı.

Türkiye’deki rakamlara baktığımızda;
Halen aktif olan vaka sayısı yaklaşık 30 binlerde.
Tabii bizdeki bu rakamlar da tespit edebildiğimiz rakamlar...

Yazının Devamını Oku