"Prof. Dr. Sinan Çavun" hakkında bilgiler ve tüm köşe yazıları Hürriyet Yazarlar sayfasında. "Prof. Dr. Sinan Çavun" yazısı yayınlandığında hemen haberiniz olması için Hürriyet'i takip edin.
Prof. Dr. Sinan Çavun

Korona film değil, gerçek

Ülkemiz ve dünyamız çok zorlu bir süreci yaşıyor.

 

24 Mart sabahındaki dünya genelinde toplam vaka sayı 382 bin 420.
Ölüm sayısı ise 16 bin 569.
Ve maalesef her geçen dakikada bu sayılar artıyor.
Tüm dünyanın şu anda odaklandığı tek konu salgını bir an önce durdurup, hastalığa çare bulabilmek.
Tüm ülkeler aldığı önlemlerin derecesini giderek artırıyor.
Salgının ilk zamanlarında hiçbir ekstra önlem almayacağını açıklayan İngiltere, sokağa çıkma yasağı ilan etti.
Aynı hatayı İtalya yapmıştı ve şimdi onun acısını çekiyor.
Çizmede son yalnızca son üç günde ölenlerin sayısı 2 bin 045 kişi.
Evet, 72 saat içinde ölen İtalyan vatandaşı. Saat başı yaklaşık 29 kişi hayatını kaybediyor.

FİLM SAHNESİ SANILIYOR!

Bu rakamları vermemdeki amaç Türkiye’de olayın halen ciddiyetini anlayamayan kişilerin gözlerini biraz olsun açmak, korkutmak.
Zira bu kişiler koronavirüs salgınını bir film sahnesi sanıyor sanırım. Hani sonunda Amerikalıların insanlığı kurtardığı.
Lakin ABD şu anda kendini kurtarmakla meşgul.
46 bin 145 vakanın görüldüğü Amerika’da, ölüm sayısı 582’ye ulaştı ve eyaletler sırayla olağan üstü hal ilan etmeye başladılar.
Türkiye de her geçen gün bu cendereye doğru ilerliyor.
Vaka sayısının bin 529’a ulaştığı ülkemizde kaybettiğimiz vatandaş sayımız 37’e ulaştı.
Vakaların % 81’in hafif seyrettiği koronavirüs salgınında, %14 oranında ciddi pnömoni (zatürre) yaptığı, %5’inde ise hayati tehdit edecek boyutta yoğun bakım ve bununla ilişkili cihazlara ihtiyaç gösteriyor.
Bu anlamda eğer virüsün yayılım hızını yavaşlatamadığımız takdirde, ileriki günlerde yaşayacağımız en büyük problem sağlık sistemindeki aşırı yığılma ve bu yığılmaya karşılık veremeyecek düzeye gelmemiz olacaktır.
Zaten İtalya’nın şu anda yaşadığı senaryo da tam olarak bu.
Türkiye’de ise henüz vaka sayıları kontrol edebileceğimiz düzeyde. Lakin gerekli önlemler ivedilikle ve ciddiyetle alınmazsa bizler de aynı sahneleri yaşayabiliriz.

#EVDEKAL’IN ÖNEMİ

Yoğun bakım yatağı sayısı (25 bin 466) bakımından Avrupa’daki birçok ülkeden çok daha iyi durumda olan Türkiye’nin sıkıntısı vakaların aynı anda sistemi zorlaması olacaktır.
Bu yüzden günlerdir yapılan “#EvdeKal” çağrılarına tüm vatandaşlarımızın uyması büyük önem arz ediyor.
Zira Dünya Sağlık Örgütü tarafından açıklanan %3,4’lük ölüm oranı azımsanmayacak derecede büyük bir rakam.
Üstelik koronavirüs için halen kabul edilmiş bir tedavi yöntemi ve aşı yok.
Aşı çalışmaları ABD, Çin, Almanya başta olmak üzere birçok ülkede devam ediyor. Fakat bu devam eden çalışmaların insanlara ulaşması en olumlu yönüyle 1 yılı bulacaktır.
Keza tedavi için de hali hazırda devam eden 80’den fazla çalışma mevcut.
Bu çalışmalardan bazıları umut verici. Tabii burada da sorun yürütülen çalışmaların zamana ve çok daha fazla “n” yani vaka sayısına ihtiyaç göstermesi.
Sonuçta dönüp dolaşıp geldiğimiz nokta tekrar başlangıçta söylenen korunma yöntemleri.

BU KURALLARA UYUN

Sosyal izolasyonu en üst düzeyde uygulamak, elleri mümkün olduğunca sık aralıklarla ve en az 20 saniye boyunca yıkamak, herhangi bir kişi veya insanların sık dokunduğu yerlere temas ettirmemek, ellerimiz ile yüzümüzde özellikle göz, ağız ve burun bölgelerine dokunmamak en başlıca uygulamamız gereken kurallar.
Bu hastalık açısından özellikle risk grubunda olan yaşlıların ve hipertansiyon (yüksek tansiyon), diyabet (şeker hastalığı), kalp hastalığı, akciğer rahatsızlıkları olan kişilerin yukarıda saydığımız kurallara daha da ciddi bir şekilde uygulaması ise hayati bir önem arz etmektedir.
Ve tabii ki sevgili meslektaşlarım ve sağlık çalışanlarına bu zor dönemde sonsuz başarılar diliyorum.
Ülke, hatta tüm dünyaca verdiğimiz bu ölüm-kalım savaşında en ön cephede biz hekimler ve diğer sağlık çalışanları olacak.
Bu mücadelede hepimize büyük görevler düşüyor...
Herkese bu anlamda göstereceği özveri için şimdiden sonsuz teşekkürler...

X