Densiz Arie Oostlander

İSTEYEN bana ‘‘şoven’’ desin, ben söylemem gerekeni söyleyeceğim: Küçük ülkelerin uluslararası álemde rol çalan politikacılarından hoşlanmam ve bu türe kesinlikle güvenmem.

Çünkü ellerine bir fırsat geçince kendilerini ve ülkelerini önemsetmek için nesnellik, yansızlık falan demeyip her türlü densizliği yaparlar. Sorumsuz davranırlar, yetkilerini kötüye kullanırlar, hizmet alanlarını psikiyatri kliniğine çevirirler.

* * *

Bir şeriatçı gazete 26 Mart tarihli nüshasında bize bir haber muştuluyor: ‘‘Avrupa'dan Kemalizm'e sorgulama!’’ Avrupa keferesinin Türkiye'ye yaptığı densizlik gazeteyi öylesine kendinden geçirmiş ki neredeyse zil takıp göbek atacak. Çünkü:

Yazımın başında tanımını yaptığım türden bir politikacı, Avrupa Parlamentosu için Türkiye'ye ilişkin bir rapor hazırlayan Hollandalı parlamenter Arie Oostlander, ‘‘Kemalizm, Türkiye'nin AB üyeliğine engel’’ görüşünü ileri sürmüş ve:

‘‘Türk devletinin temel felsefesi olan Kemalizm, Türk devletinin bütünlüğüne yönelik ölçüsüz endişe kaynağı oluyor. Kemalizm, Türk kültürünün ve milliyetçiliğinin homojenliği üzerinde duruyor. Devletçilik, ordunun güçlü rolü, dine karşı çok katı bir tavır gibi yaklaşımlara öncelik veren Kemalizm felsefesi, Türkiye'nin AB'ye katılımına köstek oluşturuyor’’ demiş. Şeriat gazetesi işte bu nedenle, Türkiye Cumhuriyeti'nin varoluş nedeni (‘‘raison d'etre’’i) Avrupa Birliği'nde saldırıya uğradığı için göbek atıyor.

* * *

Tarihimizden, Cumhuriyet'in kuruluş biçiminden habersiz bir Avrupalı ‘‘küçük’’ politikacı, İslámcı ve İkinci Cumhuriyetçi ağzıyla Cumhuriyet'in temel ilkelerine saldırıyor. Ama bu sivri akıllı Arie Oostlander kendi raporuyla kendisini mat edebileceğimizi aklına getirmiyor.

- Türkiye'nin Kemalizm'i terk edip (Avrupa Birliği'nin değil) Hıristiyan Avrupa'nın değerlerini kabul etmesini isteyen Oostlander'in kendisi totaliter kültürü savunuyor.

- Protestan kilisesine bağlı bir parlamenter, ülkesine özgü sekülarizmi halkının çoğunluğu Müslüman olan Türkiye'ye kakalamaya kalkışarak, aynı düşünceyi paylaşan Türkiye İslámcılarının sözcülüğünü yapıyor. Türkiye'nin anayasal laikliği Anglosakson-Protestan sekürlarizmine benzemeyen kendine özgü, kendi koşullarına uygun ‘‘laik’’ bir laikliktir. İnsan haklarına aykırı olmaması koşuluyla Türkiye kendi laiklik anlayışını uygulamakta özgürdür. Nitekim, Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi'nin Refah Partisi davasıyla ilgili olarak aldığı son karar, bu konuda artık bir içtihat oluşturmuştur. Bu karar dosta-düşmana şunu ilan etmektedir: Türkiye Cumhuriyeti'nin karar öncesindeki laiklik uygulamaları Avrupa Birliği normlarına aykırı değildir. Arie Oostlander demokrasi konusunda ukalálık edeceğine AİHM'nin bu kararını okusun.

* * *

Arie Oostlander'e láyık olduğu cevabı iki meslektaşı veriyor. Joost Lagendjik: ‘‘Kemalizmin yanlış olduğunu söylemesi, ilişkilerin ileri götürülmesine yaramaz. Tam tersine bir etki yapar.’’ Andrew Duff: ‘‘Atatürk'ün mirasına gölge düşüren yaklaşımlar ikili ilişkilere hizmet etmez!’’
Yazarın Tüm Yazıları