Yoksa sorun damarlarda mı

Covid-19 enfeksiyonu bizi her gün biraz daha şaşırtmaya, kafamızı daha da karıştırmaya devam ediyor.

Haberin Devamı

Başlangıçta bir “üst solunum yolu”, bir “kulak burun boğaz enfeksiyonu” gibi kabul edip “grip ve nezleyle” mukayese etmeye kalktığımız bu enteresan viral hastalığı kısa bir süre sonra bir “akciğer problemi” olarak da merak ve korkuyla izlemeye başlamıştık. Ne var ki önümüze konulan yeni araştırmalar COVID-19’da problemin çok daha önemli ve çok daha derinlerde olduğunu gösteriyor. Bu yeni bilimsel verilere bakılırsa COVID-19 bir üst solunum yolu ya da akciğer hastalığından çok, hemen her doku ve organı ilgilendirebilen, her doku ve organa saldırabilen dolayısıyla bedenin hemen her yerinde hasara yol açabilen bir damar hastalığı olarak da dikkati çekiyor. Bu yeni bilgiler çok önemli. O nedenle hepimize biraz daha detay lazım. Hazırsanız buyurun...

Yoksa sorun damarlarda mı


GÜNÜN SORUSU
COVID-19 ASLINDA BİR DAMAR HASTALIĞI MI

YENİ ve önemli bir araştırmaya bakılırsa (San Diego Üniversitesi/Salk Enstitüsü/ABD) COVID-19’da esas problem damarlarımızda ortaya çıkıyor. Sorunun ağırlaştığı, problemin kronikleştiği hastalarda da esaslı hasarlar damarlarımızın iç yüzeyini kaplayan endotel tabakasında oluşuyor. Nedeni şu: Endotel tabakasını oluşturan hücreler (endotel hücreleri) COVID-19’un herhangi bir hücreye tutunmasını sağlayan “ACE 2” reseptörleri bakımından en zengin hücreler. Bilindiği gibi yeni koronavirüsün hücrelere tutunabilmesini sağlayan “S PROTEİNİ” önce bu ACE 2 reseptörlerine bağlanıyor, o reseptörleri anahtar gibi kullanarak hücrelerimize girme imkânı buluyor. Girdiği hücrelerde de olağanüstü bir hızla çoğalarak ciddi hasarlara yol açıyor. San Diego Üniversitesi’nde gerçekleştirilen bu yeni araştırmaya bakılırsa COVID-19’da esas problem endotel hücrelerinde gelişen “iltihaplanma” yani “ENDOTELİTİS”ten (yani endotel hasarından) kaynaklanıyor. Damarsal yapıdan zengin olan her organın damarlarında bu hasarlar ortaya çıkabiliyor. Belki de bu nedenle COVID-19’dan hemen her organımız az ya da çok etkilenebiliyor.

Haberin Devamı

KÖTÜ HABER
‘LONG COVID-19’NEDENİ DE ‘ENDOTELİTİS’ Mİ

COVID-19’daki sorunların damar duvar hasarıyla ilgili olabileceğini gösteren bir başka çalışma da geçtiğimiz günlerde ünlü bilim dergisi Nature de yayımladı. ABD’de 86 binden fazla COVID-19 hastasının sağlık verilerinin incelendiği bu önemli araştırmada COVID-19’dan aylar sonra dahi damarlarda ve kan pıhtılaşma sisteminde bazı arızaların oluşabileceği ve bu arızalardan (hasarlardan) akciğer, kalp, karaciğer ve böbreklerin etkilenebileceği net ve açık olarak kanıtlandı. Araştırmacılara göre, COVID-19’daki komplikasyon riskinin sıklığı ve ağırlığı da muhtemelen damarlar ve pıhtılaşma sisteminde oluşan hasarlarla ilişkili. Anlaşılan o ki önümüzdeki dönemde COVID-19 ile ilgili çözümlere, “DAMAR VE KAN HASTALIKLARI UZMANLIK ALANLARI”nın da dahil olması gerekecek.

Haberin Devamı

HOŞUMA GİTTİ
HÜRRİYET’İN GÜCÜ

Yoksa sorun damarlarda mı


GEÇTİĞİMİZ günlerde “DEMİREL’İN GENÇ DAMARLARI” başlığıyla yayımladığım yazımda size Amerikalı ünlü kalp ve damar hastalıkları uzmanı Dr. Antonio Gotto’dan da bahsetmiştim. Hoş bir sürprizle o yazı bir “HÜRRİYET OKURU” tarafından Dr. Gotto’ya ulaştırılmış. Birkaç gün önce Dr. Gotto’dan nazik ve anlamlı bir e-posta aldım. Dr. Gotto’nun benim için de iltifatkâr cümleler kullandığı o mektubun bir bölümünü ve gazetemiz Hürriyet’in gücünü sizinle de paylaşmak isterim. Dr. Gotto o mektupta özetle şunları yazmış:

“Türk hastalarımdan biri Hürriyet’te 6 Mayıs tarihinde yayımlanan yazınızın bir kopyasını bana gönderdi. Nazik ifadeleriniz için çok teşekkür ederim. Değindiğiniz o özel buluşmayı bugün de bütün canlılığıyla hatırlıyorum. O güne dair hafızanızdan ve notlarınızdan çok etkilendiğimi de ayrıca belirtmeliyim. O notlar bana da birçok mutlu hatırayı yeniden anımsattı. SAYIN DEMİREL, tanıdıklarım içinde en nazik ve büyük hayranlık uyandıran insanlardan biriydi. Bu latif yazınızdan dolayı bir kez daha teşekkür ederim.”

KISA BİLGİ
4 PÜF NOKTASI

* PÜF NOKTASI 1: Mümkün olan her şeye limon sıkın. Limon, bir gıdanın glisemik yükünü azaltır ve kana karışma hızını yavaşlatır.

Haberin Devamı

* PÜF NOKTASI 2: Meyve salatası yemeyin, meyvenin kendisini yiyin. Elmanın kendisi püresine göre, püresi suyuna göre daha az kilo yapar. Ne kadar az ezer, ne kadar az parçalarsanız o kadar iyi.

* PÜF NOKTASI 3: Sirkeyi daha çok kullanmaya çalışın. Aynı limon gibi, sirke de besinlerin glisemik yükünü azaltma özelliğine sahiptir.

* PÜF NOKTASI 4: Sarmısağın birçok faydası olduğu bilinir. Ama birçok kişi bu mucize besinin, beraber yendiği her şeyin glisemik indeksini azaltma gücünü bilmiyor.

UNUTMAYIN
BUNLARI BİLİYOR MUSUNUZ

VARAN 1- Sosis ve salam gibi işlenmiş et ürünlerinde sağlığımıza son derece zararlı maddeler olduğunu...

VARAN 2- Hazır kremalar, salata sosları, ketçap gibi gıdaların içine şeker eklendiğini...

Haberin Devamı

VARAN 3- Margarin ve margarin eklenmiş yiyecekleri eskisine oranla daha çok tükettiğimizi...

VARAN 4- Özellikle pastanelerden aldığınız ürünlerde bol bol margarin kullanıldığını...

VARAN 5- Çocuklarınızın içtiği, içinde meyvenin kendisinden eser olmayan, sadece aromasının bulunduğu gazozların, kolalı, gazlı içeceklerin bir şeker bombası olduğunu ve zararlı maddeler içerdiğini biliyor muydunuz?

 

Yazarın Tüm Yazıları