Saç döken 10 neden

Kadın erkek, genç yaşlı fark etmez, saç kaybını hiç kimse istemez. Peki, neden ve hangi sebeple saçlarımızı beklenenden daha erken ya da hızlı kaybedebiliriz? Sebep çok ama ilk 10’da şunlar var:

Haberin Devamı

Genetik faktörler saç dökebiliyor: Saç dökülmesinin başlıca nedenlerinden biri genetiktir ve genetik faktör özellikle erkeklerde çok etkilidir.

Hormonal sebepler en önemli nedendir: Hormonal bozukluklar kadınlarda daha yaygın olan bir saç dökülmesi nedenidir.

Tümörlere dikkat! : Bazı androjen hormonu salgılayan tümörlerin ilk işareti saç dökülmesidir.

O yüzden, aniden başlayan ve başın ön tarafında gözlenen dökülmelerde dikkatli olmak gerekir.

Bu bir yumurtalık ya da böbreküstü tümörünün işareti olabilir.

Beslenme bozuklukları sık görülmese de önemli: Yeterli miktarda demir, B vitamini, çinko ve protein içermeyen bir diyet, saç dökülmesine yol açabilir.

Doğum kontrol hapları mühim bir etken: Aklınızda olsun, doğum kontrol hapları da bazen saç dökülmesine yol neden olabilir.

Haberin Devamı

İlaçlara dikkat!: Bazı tansiyon, depresyon ilaçları ya da ağrı kesicilerin yan etkilerinden biri saçlarda dökülme olabilir. Aşırı A vitamini takviyesinin de saçları dökebileceği aklınızda bulunsun.

Menopoz etkisi orta yaşlarda önemli: Menopoz dönemindeki kadınlarda hormon replasman tedavisine başlamak ya da bu tedaviyi bırakmak benzer sonuçlar verebilir.

Hamilelik dönemi en can sıkıcı olanı: Hamilelikte ya da hamilelik sonrasında da saç dökülmesi görülebilir.

Tiroit bezindeki problemler saç kaybı yapıyor: Bazı saç dökülmelerinin arkasında böbreküstü bezi yetmezliği, tiroit bezinin az çalışması ya da zehirli guatr gibi sağlık problemleri olabilir.

Böbrek veya karaciğer yetmezliği de aklınızda olsun: Bu hayati organların fonksiyonlarını yerine getirememesi kendini ani bir saç dökülmesiyle gösterebilir.

İYİ BİLGİ

Aşırı kortizol bakın neler yapıyor?

Kanınızda kortizol düzeyi uzun süreli olarak yüksek kalınca bir değil birçok şey devreye giriyor. Mesela mı?

◊ Rahatlamak için yediğimiz ve “stres savar” sandığımız “çöp gıda”ların yani “şekerli, unlu, yağlı, yanmış, kızartılmış” besinlerin tüketimi artıyor. Neticede kilo almamız kolaylaşıyor.

◊ Kan basıncımız yükseliyor, hipertansiyona davetiye çıkıyor.

Haberin Devamı

◊ Kanda şeker düzeyi yükseliyor, şeker hastalığına zemin hazırlanıyor.

◊ Mide ile yemek borusu arasındaki “kapak” mekanizması bozuluyor. “Reflüsorunu devreye giriyor.

◊ Mide asit üretimi artıyor, gastrit ve benzeri hazım sorunları tetikleniyor.

◊ Benzer şekilde kalınbağırsak spazmları nedeniyle sizi “Spastik kolit/Mutsuz bağırsaksorunu gibi sorunlar tehdit etmeye başlıyor.

◊ Bir süre sonra kronik iltihap süreçleri de devreye giriyor. Kronik bir yorgunluk tablosu, ilerleyici bir bitkinlik süreci gelişiyor.

◊ Yine kronik iltihap nedeniyle pek çok kronik hastalığa zemin hazırlanıyor.

◊ Strese bağlı bağışıklık bozuklukları neticesinde bağışıklık sistemi zayıflıyor. Otoimmun hastalıklar (haşimoto, vitiligo, sedef, artritler) tetikleniyor. Mikroplara karşı direnciniz düşüyor ve daha sık hastalanmaya başlıyorsunuz.

Haberin Devamı

HATIRLATMA

Kronik stresin işaretleri

1- Baş ve sırt ağrıları
2- Mide ağrıları
3- Çarpıntı atakları
4- İlerleyici yorgunluk hali
5- Uyku problemleri
6- Baş dönmeleri ve kulak çınlamaları
7- Cinsel performansta azalma
8- İştah sapmaları
9- Fazla alkol tüketme eğilimi
10- Sürekli eleştirme huyu
11- Aşırı buyurgan tavırlar
12- Her an patlamaya hazır, gergin ve sinirli biri haline gelmek
13- Sık sık ve sebepsiz yere mutsuz ve keyifsiz bir duygu durumuna girmek
14- Konsantre olamamak ve/veya unutkanlık

KISA BİLGİ

Kaç tür omega-3 var?

◊ DHA: Dokoza Hegzanoik Asit (Gözlerin, beynin-belleğin ve damar sisteminin vazgeçilmezi)
◊ EPA: Eykoza Pentanoik Asit (Damarların, kalbin, eklemlerin sevgilisi, müthiş bir anti iltihap mücadelecisi, mükemmel bir kalp ritim destekleyicisi.)
◊ ALA: Alfa Linolenik Asit (Bitkisel omega-3. Diğer ikisine dönüşmeden etkili-faydalı olamaz.)

Haberin Devamı

UNUTMAYIN

Kortizolün fazlası stres ve depresyonun yol arkadaşı

Kortizol böbreküstü bezlerinde üretilen bir doğal hormon. Tıpkı insülin gibi onun da azı ya da çoğu sorun yaratıyor. Azalınca da çoğalınca da beden ve ruhta olumsuz bazı değişimler başlıyor. İster kronik bir stres durumuna girin, ister uzamış bir depresyona paçayı kaptırın, kanınızda ilk yükselen, en uzun süre yüksek kalan da yine bu hormon, yani kortizol oluyor. Özetle kortizol stresin de depresyonun da en yakın yol arkadaşlarından biri. Peki ne oluyor bu “kortizol” hormonu kanımızda artınca? Buyurun...

 

 

 

Yazarın Tüm Yazıları