İşi toparlıyor gibiyiz

Geçtiğimiz haftayı bir öncekine göre daha iyi tamamladık.

Haberin Devamı

1500’lere çakılmış gibi görünen günlük vaka sayılarını 1000’li rakamlara indirmeyi becerdik. Toplu ulaşım araçlarındaki üzücü görüntüler bir yana bırakılırsa, hepimizde önlemlere uyum konusunda önceki haftalara oranla daha çok uyum ve daha ciddi bir gayret olduğu da kesin. Maskesizlerin sayısı azalıyor, doğru maske takma kültürü giderek yerleşiyor. Anadolu’dan gelen yeni vaka sayısı artışı haberlerinde de azalma var. Özetle kişisel gözlemim şu: Yeniden iyimser bir havayı ciğerlerimize doldurabiliriz. Kötümserliği bir yana bırakıp gelin beni dinleyin; gaza, dolduruşa, heyecana prim vermeyin. Salgının en başından beri yaptığımız gibi Sağlık Bakanımız ve Bilim Kurulu’nu dinlemeye devam edin. Parazit seslere, kötümser söylemlere, iç sıkıcı haberlere kulağınızı tıkayın. Ve tabii ki tedbiri elden bırakmayın, önlemlere dikkatle uymaya, hatta o önlemleri birazcık daha abartmaya çalışın. Ve emin olun ki eğer böyle bir gayret gösterebilirsek 1 ay sonrasına, yani ağustos ortalarına 500’lü rakamlarla girme şansımız hâlâ var.

İşi toparlıyor gibiyiz

Haberin Devamı

İYİ HABER
AŞILARA GÜVEN ARTIYOR

COVID-19’u önlemek için geliştirilen koruyucu aşıların çoğunda önemli mesafeler alındı. Aşı çalışmalarında en önde giden kurumlardan biri biliyorsunuz Oxford Üniversitesi’ndeki (İngiltere) Jenner Aşı Enstitüsü. Bu enstitüyü yöneten ünlü aşı bilimi (vaksinoloji) profesörü Sarah Gilbert, geçtiğimiz hafta güzel bir haber verdi: Aşıda 3. faz “insanlı denemelerinin” çok iyi sonuçlar verdiğini açıkladı. Dr. Gilbert’e göre, aşılanan kişilerde virüse karşı bağışıklık sağlayacak düzeyde antikor üretimi var. Kısacası, anlaşılan o ki bu işin kesin çözümü olan aşı meselesini yakında çözebileceğiz ve bence bu haftaya başlarken mükemmel bir haber.

BANA GÖRE
İKİNCİ DALGA OLUR MU?

HAFTA sonu Bodrum’da karşılaştığım herkes bana ısrarla aynı soruyu yöneltti: “Hocam, ikinci dalga olur mu?” Peşinen söyleyeyim, millet olarak iyimser yapıda olduğumuzu söylemek biraz zor. Dahası, 40 yıllık bir hekim olarak kötümserliğe prim vermeye daha eğilimli bir yapımız olduğunu bile söyleyebilirim. İşim gereği hemen her gün zaten çok sayıda dosttan, arkadaştan, hastadan ve okurdan; yani farklı çevrelerden COVID-19’a ilişkin değişik sorular alıyorum. Soruların çoğunun da “İkinci dalga geliyor mu?” cümlesiyle bittiğini görünce emin olun çok üzülüyorum. Bilelim ki ikinci dalga diye bir şey şimdilik kesinlikle söz konusu değil. Çünkü ikinci bir salgın dalgasından bahsedebilmemiz için birincisinin bitmesi yani ilk dalganın neticelenmesi lazım ki halen ilk dalga sona ermiş değil.

İşi toparlıyor gibiyiz

Haberin Devamı

BANA GÖRE
ENDİŞE DALGASINA DİKKAT!

EĞER ciddi bir hata yapmazsak ben ikinci bir dalganın geleceğini düşünmüyorum. Çünkü süreci yönetmeyi hepimiz az çok öğrendik. Neyi doğru, neyi yanlış yapıyoruz artık yeteri kadar fark ettik. Ama ille de ısrar ediyorsanız söyleyeyim: Bir ikinci dalga tehlikesi evet, var. İkinci bir dalga gelecekse o dalga, “virüs dalgası” filan olmayacak. O dalga, “endişe dalgası” olacak. Kısacası, eğer kontrol altına almaz isek, eylül sonrasında o gereksiz endişe dalgası, virüs dalgasından daha fazla sorun yaratacak.

BİR GÖZLEM
HAVAALANINDA KÜÇÜK BİR SORUN VAR

YURTİÇİ seyahatlerimde hava yolculuğunu tercih ediyorum. Nedenlerini daha önce de vaçıkladım. Daha güvenli buluyorum ama yer hizmetlerinde ciddi bir aksama olduğunu da açıklamak zorundayım. Yolcuları uçaklara taşıyan otobüsler, şehir içi taşıma yapan tıka basa insan dolu dolmuşlardan, otobüslerden farksız. Yani medeni mesafe hak getire durumu söz konusu. Yer hizmetlerini veren TGS’ye duyurulur.

Haberin Devamı

OKUR SORUSU
EGZERSİZİ SABAH MI AKŞAM MI YAPMALI

İKİSİ de olur, yeter ki yapın. Ve mümkünse arada bir değil de hemen her gün en az 30-45 dakikanızı egzersize ayırın. Ama yine de küçük bir ayrıntıdan söz edilebilir: Kilo vermek istiyorsanız sabah aç karnına egzersiz yapmayı tercih edin.

İşi toparlıyor gibiyiz


YÜRÜYÜŞ MÜ, BİSİKLET Mİ?

İKİSİ de faydalı, ikisi de etkili ve mükemmel egzersiz seçimleri. Yürümek daha ucuz ve güvenli, sadece rahat bir ayakkabı bile yeterli. Ama söz konusu bisiklet olduğunda “bir taşla iki kuş vurmak” mümkün. Çünkü bisikleti bir ulaşım aracı olarak da kullanmanız mümkün. Ne var ki bisiklette güvenlik, yürüyüş kadar güvenli değil. Düşme ihtimaliniz ya da saygısız bir sürücünün size zarar verme olasılığı her zaman var. Ayrıca bisiklet “daha pahalı” ve “eğitim gerektiren” bir seçim. Netice mi? Tercih sizin! Ben ikisinden de faydalanıyorum.

Yazarın Tüm Yazıları