10 soruda pilates

Pilates popülaritesi hızla artan bir egzersiz. Çok yönlü faydaları nedeniyle benim de yürekten desteklediğim bir aktivite. Ama onda da kafa karıştıran, yanlış algılanan ya da doğru sayılan bazı ayrıntılar var. İsterseniz daha kolay akılda kalabileceğinden hemen sorular ve cevaplara geçelim.

Haberin Devamı

1-Kilo verdirir mi?

Pilates aktivitesi ile bir saatte harcayacağınız enerji miktarı ve temizleyeceğiniz insülin oranı kilo kaybı bakımından ciddi bir şey ifade etmez. Bu pencereden baktığınızda pilates hiçbir zaman kilo kaybı sağlayan ya da kilo koruma programlarında uygulanan egzersizlerin yerine geçmez. Ama yine de kilo programında olan birinin egzersiz programında pilatese de yer vermesi iyi olur. Mesela şöyle bir formül: Haftada beş gün yürüyüş, iki gün pilates.

10 soruda pilates

2-Boy uzatır mı? 

Ergenlik sonrasında hiçbir sporun boy uzatıcı etkisi yok. Doğal olarak pilatesten de böyle bir fayda beklemek yanlış olur. Ama yine de kaslarınıza kazandırdığı form ve kıvam nedeniyle pilates sizi daha ince ve uzun gösterebilir.

Haberin Devamı

3-Bel fıtığı yapar mı? 

Pilates hatalı uygulandığında sizi bel fıtığı hastası yapabilir ya da uykuya yatmış bir bel fıtığını yeniden aktive edebilir. Bilinçli bir pilates çalışmasıysa bel kaslarını güçlendirerek bel fıtığını önlemeye destek de olacaktır. 

4-Sırt ağrılarına iyi gelir mi? 

Sadece iyi gelmez, çok iyi gelir ve bu pilatesin en mühim başarılarından biridir. 

5-Fibromiyalji ile mücadelede işe yarar mı? 

Kesinlikle yarar! Fibromiyalji ağrılarının en çok kaynaklandığı yerler kaslar ve kirişlerdir. Pilates kas ve kirişler için kas gevşetici ilaçlardan daha etkilidir.

6-Stresi azaltır mı? 

Azaltır! Pilates çalışmaları sayesinde stres yönetiminde başarılı sonuçlar alan birçok hastam oldu. Üstelik çoğunda boyun, sırt, hatta baş ağrıları kısa bir süre sonra kayboldu.

7-Dengeyi destekler mi? 

Hem de nasıl! Pilates vücut kaslarını dengelediği ve taraf kaslarını güçlendirdiği için yaşlılık döneminde gelişebilecek düşmelere en etkin önlemlerden biri. 

8-Kemik erimesini yavaşlatır mı? 

Kesinlikle! Kaslara uygulanan her zorlama germe hareketi kemikleri “daha fazla kalsiyum depolaması” yönünde uyarır. Bu nedenle düzenli pilates çalışmaları yapan kadınların kemikleri sağlam olur.

Haberin Devamı

9-Uykuya iyi gelir mi?

Her egzersiz gibi pilatesin de uykuyu desteklediği söylenebilir.
Bana göre kas gevşeten ve stres azaltan faydaları nedeniyle pilates uykusuzlara tavsiye edilecek ilk egzersizlerden biridir.

10-Depresyona faydası olur mu? 

Olur! Her egzersiz gibi pilatesin de depresyonla mücadelede işe yarayabileceğini düşünüyorum. 

UNUTMAYIN

Her lokma önemlidir

Ağzımıza giren her lokma sağlığa ya da hastalığa giden yolun baş mimarlarından biridir. Bu nedenle her lokmanızı önemseyin. Kan şekerinizden kolesterolünüz ve ürik asidinize, kalsiyumunuzdan magnezyumunuza, demirinizden folik asidiniz ve B12 vitamininize kadar onlarca sağlık parametrenizin temel belirleyicisi o lokmalardır.
Kanda şeker, insülin ilişkisini etkileyen, leptin, glukagon detaylarını belirleyen, dolayısıyla kilonuz hakkındaki gizli kararları veren de yine o lokmalardır.
Kabızlık mı çekeceğiniz yoksa bağırsaklarınızı rahatça mı boşaltabileceğinize de lokmalar karar verir. Antioksidan kapasiteniz, bağışıklık gücünüz de lokmalarınızın yapısı, içeriği ile bağlantılıdır.
Kansere, damar sertliğine eğilimli ya da dirençli olmanızda da lokmalar baş mimardır. Bitmedi! Ne sıklıkta acıkacağınız ve sofrada nelere ilgi duyacağınıza bile ağzınıza atacağınız lokmalar karar veriyor.
Kimi lokmalar size yemek sonrasında dinçlik verirken kimi de uyku hali, kafa karışıklığı yapıyor. Sık acıkmanız, yorgun düşmeniz, önünüze gelen her şeye açlık ya da tatlı krizleriyle saldırıya geçmenizde de lokmalar çok ama çok etkili.
Özeti şu: Lokmaların sadece lezzetine bakmayın. Lezzet tabii ki çok önemli ama daha önce de yazdığım gibi damak çatlatan lezzetlerin bazıları maalesef kanser çağıran veya damar çatlatan lezzetler de olabiliyor. Sağlığınızı düşünüyorsanız ağzınıza giren her lokmayı izleyin.

Haberin Devamı

BİR BİLGİ

Omega-3 nasıl kullanılmalı? 

10 soruda pilates

Omega-3 destekleri en yaygın faydalandığımız besin takviyeleri. Omega-3 eksikliği herkesi bir sorun olduğundan bu desteklerden faydalanmak akılcı bir seçim. Ama burada da bazı ince ayrıntılar var. Başlıcaları şunlar...
Omega-3 destekleri günün her saatinde alınabilir ama en uygun zaman sabah saatleri ve kahvaltı sonrası. Her gün düzenli olarak kullanılmaları daha faydalı ama arada bir ara vermek ya da sadece balık yemediğiniz günlerde o hapları yutmak da doğru bir yol.
Balık omegaları keten omegalarından, krill omegaları balık omegalarından, balık yumurtası omegaları ise krill omegalarından biyolojik bakımdan daha güçlü. Dolayısıyla daha faydalı.
Ayrıca krill ve havyar omegalarında ağızda balık tadı oluşması, geğirti, bulantı, şişkinlik ve benzeri yan etkilere pek rastlanmıyor.
Bunlar daha ziyade balık yağından elde edilen omegalarda görülen sorunlar.
Havyar ve krill omegalarının yapıları farklı çünkü. Bunlar sadece yağda eriyen balık omegalarından farklı olarak suda eriyebilen fosfolipid yapılar. Bu da hem faydalarını artırıyor, hem de yan etkilerini azaltıyor.
Kolin ve astaksantin bakımından zengin olmaları da mühim bir ayrıcalık. Bu son iki madde karaciğer ve beyin dostu doğal moleküller.
Omega destekleri kilo da aldırmıyor. Hatta bazı çalışmalarda kilo kaybına destek olabilecekleri de gösterilmiş.

Haberin Devamı

BİR UYARI

İdrar söktürücülerden uzak durun

İdrar söktürücüler böbrekleri etkileyerek vücuttan su kaybını artıran ilaçlar. Hepsinin farklı yan etkileri var, yan etkilerin biri ise hepsinde de ortak. Diüretiklerin tamamı vücuttan kontrolsüz su ve mineral kaybı yapabiliyor. Bu nedenle idrar söktürücüleri olur olmaz kullanmak zararlı. Özellikle “vücudumdan su atacağım, hafifleyip kilo kaybedeceğim” diye idrar söktürücü kullanmak vücuda ciddi zararlar verebiliyor.  

OKUR SORUSU

En güçlü omega kaynakları hangileri?

10 soruda pilates

En basit ve uygulanabilir sıralama şu olabilir:
* Balık: Balığın yaşadığı su ne kadar soğuk, balık ne kadar yağlıysa omega-3 gücü o kadar fazladır.
* Doğal hayvansal ürünler: Eğer bulabilirseniz doğada serbest dolaşıp beslenen hayvanların (kuzu, keçi, tavuk) etleri, sütleri, yumurtaları da bol miktarda omega-3 içerebiliyor.
* Tohumlar: En zengin kaynak keten tohumudur. Kabak ve ayçiçeği çekirdeklerinde de omega var.
* Yeşil besinler: Yeşilliklerde de bir miktar bitkisel omega-3 (ALA) bulunuyor. Yeşillik ne kadar kalın yapraklı ise omega-3 gücü o oranda fazla oluyor. Bilinen en güçlü omega-3 kaynağı yeşil besin ise semizotu.
* Yağlı tohumlar: En başa cevizi yazın. Arkadan da sırayla şunları ekleyin: Fındık, fıstık ve badem.

 

Yazarın Tüm Yazıları