Orkun Ün

Orkun Ün

orkun@hurriyet.com.tr

Yılın ödül dönemleri

Yılın bu zamanları, canı sıkılanın ödül töreni yaptığı dönem. Ben galiba son 10 gündür, 2-3 derginin ödül törenini gördüm.

Haberin Devamı

Alıyorlar iki otomotiv markası, üç meyve sıkacağı, dört mobilya markasını sponsor olarak, otel salonlarını da bedavaya getiriyorlar ve ‘bilmem ne ödül töreni’ diyorlar adına.
Ne kadar çok sponsor, o kadar çok para bir kere!
Sonra da masa etrafında toplaşıp, “Yılın en iyi hype’ı”, “Yılın moda ikonu”, “Yılın en objektif spor yorumcusu”, “Yılın göz alıcı başarısı”, “Yılın sporucusu”, “Yılın bilmem neyi” diye ödülleri dağıtıyorlar.
Bir de ‘kimi seçersek daha çok kişi gelir daha çok konuşulur’ diye bakıyorlar.
Aslında dergiler bıraksalar işi ehil ellere ortaya alkışlanacak işler çıkar.
Davetlileri hiç sormayın, o konu bambaşka bir iş.
Bazı markaların gedikli davetlileri var. Bunların bazıları iyi isimler, bazıları ‘hiç’ isimler.
Meslekleri sorulduğunda utanmasalar ‘gala, tören davetlisiyim’ diyecek olanlar var.
Oraya gitmek onun için yemek yemek, su içmek gibi mühim düşünün.
O yüzden çok da şey yapmayın ya davetleri.
Birileri para kazanıyor, sizler de gidip boy gösteriyorsunuz.
Win-win gibi düşünün işte...

Haberin Devamı

Can sıkmaya gerek yok

Kızmış Demet Akalın, isyan etmiş...
“Haydi bana vermiyorsunuz ama yüz milyonlar dinlenen şarkımda düet yaptığım Sefo hak etmiyor muydu o kategoride ödülü” demiş
Yani “Yerinde Dur” şarkısı için söylüyor bunu ve çok haklı.
Şarkı ortalığı yıktı ya.
Ama kafaya takmamalı.
Mevzuyu anlattık işte.
Onları çok da ciddiye almamak lazım.
Hep aynı isimler.
Değişen sadece giydikleri kıyafetler...

Yasal görünümlü kaçak

Bu işlerle çok sıkı fıkı olanların başına mutlaka gelmiştir.
Mikrop kapan, alerjisi çıkan, yara bere içinde kalan ve daha ciddi sağlık sorunlarına maruz kalan... Artık çocuk oyuncağına döndü çünkü bu dolgu-botoks işleri.
Merdiven altı diye bir terim var. O işte bu sektörde aldı başını gidiyor.
Adamlar lüks rezidanslarda merdiven altında müşteri kabul edip dolgu-botoks yapıyorlar.
Ne bir kliniği var ne başka bir şey.
Ama telefon açıp gel diyene geliyor yeri yoksa da sen gel bak dairemde yapayım sana diyor.
Nerede hijyen, nerede uygun ortam koşulları?
Yakında birilerinin başlarına ciddi sorunlar gelmeye başlar belki sonra önlem alınır...

Haberin Devamı

Doluyuz yalanı

Eski taktikler tekrar gün yüzüne çıkmaya başladı. Gece kulüpleri için olurdu eskiden şimdi kebapçısı da aynı şeyi yapıyor.
Bir bakıyorum ‘arkadaşlar çok üzgünüz ama bilmem kaç tarihleri arasında doluyuz, hiç yerimiz yok! İlginize teşekkür ederiz’ mesajları paylaşılıyor.
Bakın eminim...
Bunlar bir pazarlama tekniği.
Ya tıka basa dolu olan mekân mı kaldı günümüzde?
Varsa da 3-5 tanedir en fazla. O da hafta içi falan değil hafta sonu belki.
Ama işte insanlar hâlâ kanıyor böyle taktiklere demek ki.
Aaa mekâna bak hep dolu biz de kesin gitmeliyiz diyorlar demek...

Merak ediyorum

◊ 24 Kasım Öğretmenler Günü’nde bir kafe sahibi, müşterisi olan öğretmen öğrenci ve velileri kafeden kovmuştu. Nedeni az sipariş vermeleriydi. Bedava olsun, bizden olsun, gününüz kutlu olsun diyeceğine yaptığı hareket midemizi kaldırmıştı.
Nerede, ne yapıyor, kafesi açık mı acaba halen?
◊ Geçen hafta Lvbel C5 konserinde sahneye atlamak isteyen bir çocuk sahneye alev veren makinenin üzerine çıkmış, alevlerin bir anda çıkmasıyla kalçasını yakmıştı.
Bildiğin çıkılmaması gereken bir yerin üzerinde alev almıştı poposu.
Nasıl acaba? Ne yapıyor?
Yanıkları geçti mi?

Yazarın Tüm Yazıları