Paylaş
Haluk Levent ve AHBAP Derneği konu.
Aralarından en çok yazar Aşkım Kapışmak’ın cümleleri dikkatimi çekti. Çok doğru açıklamış aslında olanı biteni.
Özetle demiş ki; “Bu ülkede iktidara her laf atanı, her muhalif takılanı dürüst, adaletli ya da güvenilir zanneden ve buna yüzde yüz inanan gelişmemiş zekâlar var”.
İşte AHBAP olayının özetinin giriş cümlesidir bu bence.
Muhaliflik bir PR malzemesi olmamalı ama oldu, oluyor.
Anlamak mümkün değil.
Mesela eminim halen bir kesim vardır ki, “Yaaa olur mu canım öyle şey! AHBAP bu! Yapmaz onlar” diyorlardır.
Ben de daha karar verilmeden “yaptı, etti” demem tabii ki ama “yapmadı” hiç demem.
Kaldı ki Haluk Levent’i eskiden tanıyanlar “Huylu huyundan vazgeçmiyormuş demek” diyor, eminim.
Onu tanıyanları tanıyanlar ise “Aa biz bu olayların benzerlerini çok işitmiştik” diyorlar, biliyorum.
Yani bir kesim için hiç de sürpriz değil olan biten.
Ama burada boğaz düğümleyen, yürek sıkıştıran bir mevzu var ki, o da deprem yardımları.
Depremde yardım bekleyenlere ulaşmadıysa o yardımlar, gıdalar gitmediyse onlara, verilen sözler tutulmadıysa onlar adına, işte o zaman affı olmaz bu işin.
İşte o zaman ülkece içimizin sızısı kolay kolay geçmez.
‘En güvenilir’ ünlüler!
Hiç anlam verememişimdir “Türkiye’nin en güvenilir 10 ünlü ismi” adıyla önümüze koyulan anketlere.
Yılda en az iki-üç kere gelirdi bu anketler önümüze. Ne hikmetse başka başka firmalar tarafından yapılırdı bu araştırmalar.
Sonra anladım ki bu anketlerin çoğu parayla yaptırılıyormuş.
Anlayamazdım, çünkü neye göre kime göre güvenilir? Hiç oturtamazdım kafamda.
Adam-kadın şarkı söylüyor, bir bakıyorsunuz güvenilir listesinde ilk 3’te.
Diğeri program sunuyor ya da dizilerde oynuyor, bir bakıyorsunuz en güvenilirler listesinde hep bir yeri var.
Birine güvenilir demek için onu en ince detaylarına kadar tanımamız, onu bilmemiz, en yakınında olmamız gerekir ya hani...
Bunların hiçbiri olmadan veriyorduk güvenilir etiketini.
Umarım bu olan bitenler, görüp yaşadıklarımızdan sonra böyle anketlerin geçerliliği de kalmaz artık.
Zaten aklı başında olan inanmaz. Boşuna para harcayıp isminizi güvenilir falan yapmayın yani.
Eşyası da kendisi kadar kıymetlidir
İlber Ortaylı’nın kızı, babasına ait eşyaların satışına başlamış. Üstelik kendisine ait WhatsApp grubu üzerinden yapmış bunu.
Değeri 8-10 kat daha fazla olan bazı tabak, kupa ve vazo gibi ürünleri 100 ila 800 lira arasına satışa çıkarmış.
Bu satış ortaya çıkınca, Ortaylı’nın kızı bir açıklama yaptı ve “Geliri babamın adına bir hayır kurumuna bağışlayacaktım” dedi.
Niyet okumam, iyidir belki de niyeti bilemem ama yol yordam doğru değil.
Türkiye’nin önemli aydınlarından biriydi İlber Hoca, o nedenle eşyası da önemlidir. Öyle Whatsapp grubundan satışa çıkarılmaz.
Bunu elin evladı yapsa bir nebze anlaşılır belki ama öz evlat nasıl yapıyor, ilginç...
Kötü niyet yoktur da bilinçsizlik vardır diyeceğim ama Ortaylı Ailesi’nden bilinçsiz birinin de kolay kolay çıkmayacağını biliyorum.
Sofrada Türk lezzetleri sahnede Türk divası
1 hafta geçti üzerinden Ankara’daki NATO Zirvesi’nin.Fakat halen konuşuluyor.
Son 2-3 günkü Avrupa basınını karıştırınca, Türkiye’nin nasıl bir şeyin üstesinden geldiğini hemen anlıyorsunuz. Çünkü asıl yankı orada devam ediyor.
Mesela bizler de sonradan öğrendik Ajda Pekkan’ın lider eşlerine verilen yemekte sahne aldığını.
Demek ki sofrada dillere destan Türk lezzetleri varken, sahnede de Türk divası Ajda Pekkan rüzgârı esiyormuş.
Yani aslında birçok büyük şey sessiz sedasız yapılmış.
Öyle göze sokmak olsaydı amaç, bunların reklamları bangır bangır yapılırdı zaten.
Kim çalıştıysa, kimlerin emeği geçtiyse en büyük tebriği de onlar hak ediyor şüphesiz.
Paylaş