Paylaş
Buse Naz Çakıroğlu ve Büşra Işıldar boksta dünya ikincisi oldu.
Kadın voleybol takımımız geçen hafta dünya ikincisi oldu.
Pazar akşamı da erkek basketbol takımımız Avrupa ikincisi oldu.
Ülkenin kaderine bak!
Fenerbahçe’ye döndü bir anda milli takımlarımız.
Her yerde “Sizinle gurur duyuyoruz” ve türevi mesajları gördük.
Ya tamam, gurur duyuyoruz tabii ki ama neden ikinci oluyoruz.
Kabullenmiyorum ikinciliği. O çocukların maç sonu parkedeki gözyaşlarını görünce içim acıyor.
Voleybol maçında İtalya’nın sistemini, basketbolda ise Almanya’nın sistemini geçemedik.
Sistem hep kazanıyor işte, görüyorsunuz.
Kim bilir belki biz de günün birinde sistem takımı oluruz.
Çünkü şu anda baskette maalesef tek bir oyuncuya bağlıyız: Alperen Şengün’e...
Voleybolda da Melisa Vargas’a.
Çıkar ikisini, hemen sıradan bir takıma dönüşüverirsin.
Bunu aşmak lazım.
Biz onlarla gurur duyalım yine ama size kötü bir haberim var, tarih ikincileri hatırlamaz, hep birinciler hatırlanır!
Garip ülke
Şu Kuzey Kore garip yer. Ülkenin lideri Kim Jong-un yine dayatmalar yapmış halkına.
Üç şeyin adını değiştirmiş.
O kelimeleri kullanmayı yasaklamış. Onlardan biri ‘hamburger’. Artık ülkede hamburger yerine ‘kıymalı iki ekmek’ denecekmiş.
Bir hamburger fotoğrafı aldım önüme ve baktım. “Aslında mantıklı” dedim.
Yasaklanan bir diğer kelime ise ‘karaoke’. Artık onun yerine de ‘ekranda eşlik etme makinesi’ denecekmiş.
Hımmm. Neden olmasın?
Ve son kelime...
Dondurma.
Ülkede artık dondurma denmeyecek, onun yerine ‘buzlu şekerleme’ denecek.
Bu da aslında olabilir!
Neyse küçük bir Kim Jong-un’a dönüşmeden bu yazıyı bitireyim en iyisi.
Şaka bir yana, adam iyi değil. Gece yatıyor, sabah uyanıyor, canının istediğini yapıyor. Ülke sanki ülke değil, adamın lunaparkı!
Gayet de zor iş!
Rap’çiler bir şekilde ülkenin müzik gündeminde kalmaya devam ediyor. Yaptıkları açıklamalarla falan hep bir yerlere taşıyorlar kendilerini.
Mesela Blok3 demiş ki; “Şarkı söylemeyi abartmasınlar, taş taşımıyoruz, ben yorulmuyorum.”
Şimdi kusura bakmayınız ama sizler yorulmuyorsunuz. Blok3 nazarında söylemiyorum bunu, genel bakıyorum mevzuya.
Gerçekten bazı rap’çiler sadece mırıldanıyor, konuşuyor, hatta bazen hızlı konuşuyor, veriyor alttan müziği, “Al sana şarkı” diyor.
Konserlere gelince... Sadece dudak oynatanlar var. Böyle yaparsan tabii ki yorulmazsınız.
Ama bu işi bin bir emekle yapanlar, konser sonunda sesi kısılanlar, bir sürü gerçek sanatçı var ülkemizde.
Onlar inanın çok yoruluyorlar ve onlara göre yorumlarsak şarkı söylemek, konser vermek falan bayağı bir abartılacak iş aslında.
Sen neden bunu yaptın?

Mavi yelken balığı dünyanın en hızlı deniz canlısı olarak biliniyor.
Nesli de tükenmek üzere...
Ama nasıl yaptıysa bir hata yapıyor ve yolu ülkemize düşüyor. Bodrum limanında onu gören bir vatandaş da eline zıpkını alıyor ve vuruyor balığı.
Böylesine cahil, böylesine vicdansız, böylesine umursamaz olamazsınız!
Vurdun da ne yapacaksın be kardeşim?
Neden zararsız bir hayvanı durduk yere vurursun?
Nasıl da güzel bir balıkmış.
Sen neden bunu yaptın?
Neden geldin bizim sularımıza, neden!
Paylaş