Paylaş
Bu söylenen sözlerden kastım, kazanan takım diğerleriyle dalga geçti, kaybedenler ise hırslarından her yapılan paylaşıma cevap yetiştirdi. Hepsi o anın hırsıylaydı. Kimseye gönül koymayın tamam artık bitti gitti.
Sert geçti bu sezon o yüzden mazur göreceksiniz arkadaşlarınızı, dostlarınızı artık. Kaybedenleri anlamaya çalışın. Hep olur gibi olması ama son anda olamaması canlarını sıkmıştır. Kazananı da anlayın. Kaybedecekleri bir sezonu alıp göğüsledirler. Bir maç yüzünden insanlar birbirini kaybetmesin aman ha. Bunları yazıyorum çünkü şahit olduklarım var.
Az kaldı 1 ay sonra Dünya Kupası’nda hepimiz aynı forma için bağırıp çağıracağız, enerjinizi ona saklayın.
Galiba olacak bu sefer
Tütün ürünlerine savaş başladı. Adım-adım, yıl-yıl uygulamaya geçilecek. Hatta belli bir süre sonra bu ürünleri kullanmanın tamamen yasaklanması planlanıyor.
Ama ilk adım sokakta başlayacak. Yani restoranlarda ve kafelerde. Öyle uzunca bir süre yok bunun için.
Önümüzdeki günlerde bile sıkılaştırılabilir o denetimler.
Sigara ihlallerinde verilen cezalar 100 kat artırılacak mesela. Bunu trafik yasalarında da gördük. Cezalar arttı ve yapılan ihlallerde azalmalar yaşandı. Bunlar rakamlarla sabit.
Neyse bu mevzuda da ceza caydırıcı olacak. Düşünsenize 100 kat ceza yemeyi hangi işletme göze alabilir?
Ya da müşterileri diyelim. Şimdi 20 bin ceza yiyorsa müşteri, 200 bin yeme riskini göze alır mı? Almaz.
Ha dışarı çıkmam evimde otururum der ama o da bir yere kadar. Böyle böyle bu iş çözülür. Böyle böyle sigara içmeyen insanların o duman altı yerlere gidince yaşadığı rahatsızlık biter.
Zaman alacak ama tıpkı dünyanın birçok yerinde olduğu gibi bizde de dumansız hava sahası yüzde 100 çalışacak gibi geliyor bana. Gerçekten en yakın örnek Avrupa. Bizler dahi oraya gidince o kurallara uyuyoruz. Sigara içen varsa hava buz gibi de olsa çıkıyor dışarıya titreyerek içiyor sigarasını. Sonrası zaten pişmanlık, içmem olur biter diyor ve oturup yemeğini yiyor. Bu kadar basit.
Yetkili olup sorumlu olmamak
Bu cümle uzun süre konuşulur aslında.
Bu cümle literatüre ‘saçmalık’ diye girebilir aslında.
Sergen Yalçın maç sonunda; “yetkilisi olduğum ama sorumlusu olmadığım bir işin bedelini ödüyorum” diye bir cümle kurdu.
Yani böyle bir şey ilk kez işitiyor bu kulaklar. Nasıl olabiliyor mesela yetkili olup sorumlu olmamak?
Kim istemez ki bir yerde hem yetkili olmayı ama başarısızlıklarda sorumlu ben değilim demeyi?
Düşünün bir şirket yönetiyorsunuz aldınız üst üste ihale sorumlu da yetkili de sizsiniz. Bir baktınız batıyor şirket, ‘aaa ama ben sadece yetkiliyim sorumlu değilim ki’ diyorsunuz...
Herkesin hayatındaki işi yapıyor Sergen Yalçın bu durumda. Fakat milyonlarca Beşiktaş taraftarının kafasında şu soru var şimdi; ‘e maaş yatarken, paralar akarken hem yetkili hem sorumluydunuz? Peki niye şimdi böyle dediniz beyim?’
Bir Hanta bilmecesi
Bir kruvaziyer gemisinde Hanta virüs salgını ortaya çıktı. O gemide Türk YouTuber Ruhi Çenet de vardı. 24 gün boyunca yolculuk yaptı.
İddia o ki gemiden inip bir düğüne katılmış ve sonrasında da kendisini karantinaya aldığını açıklamış Çenet.
Şimdi bir dakika!
Dünyanın konuştuğu o gemiden iner inmez bir düğüne gidildiyse (ki inanın sanmıyorum, eski görüntülerdir diye düşünüyorum) çok yanlış bir hareket.
Ama gemiden inip hemen kendisi eve kapattıysa (ki böyle bir söylenti de var) o zaman doğru hareket.
Çok uzaktan takip ettiğim kadarıyla diğer YouTuber’lar gibi sağa sola zıplamıyor Ruhi Çenet. Fakat yine de bu etkileşim zehri vardır içinde. O yüzden dikkat etmek lazım açıklamalarına.
Umarım karışmamıştır toplum arasına, gitmemiştir düğüne falan. Allah korusun olur da bu bir pandemi haline gelirse herkesin okları ilk yönelteceği isim olur kendisi.
Paylaş