Paylaş
Ama Oğuzhan Uğur olayları ortaya çıkınca Serdar Ortaç konseri iptal ettiğini açıkladı.
Fakat başka bir konseptle, başka bir isimle konser yine aynı gün aynı saatte yapılacak deniyor.
Ama kafalarda soru işareti Ortaç’ın sağlık durumuyla alakalı.
Önceki gün 30 gün hastanede kaldığını açıkladı Serdar Ortaç. “Tedaviler iğneler ancak toparladım” dedi.
Hatta yorulmamak için oturarak sahneye çıkıyor, görüntü veriyor vesaire.
Kendisi, ‘sahnede düzeliyorum’ diyor ama hiç sanmıyorum.
Hele ki böyle yüksek tempolu bir işi kaldırabilir mi? Kaldırırsa nasıl kaldırır?
Büyük soru işareti.
Emek hırsızlığı mıdır gerçekten?
Belirli aralıklarla bazı sanatçılar topa giriyor yapay zekâ konusunda.
Çoğu da aynı düşüncede: ‘Emek hırsızlığı...’
En son Funda Arar söylemiş:
“Sanatçıların sesini kullanarak yapılan çalışmalar var. Benim sesimi kullanarak da başka şarkılar söyletmişler. Bu emek hırsızlığıdır. İnsanlar artık bundan sıkıldı.”
Sıkıldık vallahi doğru.
Artık uzman da oldu dinleyiciler.
Ayırt edilebiliyor yapay şarkılar kolayca.
Yani bu işi yapanlar ya çıtayı başka yerlere taşıyacak ya da vazgeçecekler bilgisayar başında üretmekten.
Hangi yapay zekâ, duyguyu direkt geçirebilir kalplere...
Hangi yapay zekâ, orkestrasıyla bir bütün olur ve kitleleri etkisi altına alır...
Mümkün değil ve mümkün de olmayacak gibi.
Kaldı ki özellikle Türk toplumu canlı müzik dinlemeyi, o orkestrayı görüp hissetmeyi sever.
Aksini hemen fark eder...
Rap’çilerden falan bahsetmiyorum onların zaten çoğu sadece ağzını oynatıyor.
Onları dinlemeyene giden de zaten neyin ne olduğunu iyi biliyor.
Mühür, damga hep var ol Ayasofya
Öyle önemli bir eser hazırlandı ki görüp okuyunca baş köşede yer vereceksiniz ona.
Tarihimize başka bir pencereden bakacaksınız belki.

Belki hep merak ettiğiniz soruların cevabını bulacaksınız.
Demirören Medya Grubu, Ayasofya’nın yeniden ibadete açılış yıl dönümünde kültürel mirasın korunması ve gelecek nesillere aktartılmasına katkı sunan bir eseri okuyucularla buluşturmaya hazırlanıyor.
Demirören Yayınları tarafından hazırlanan “Fethin Mührü: Ayasofya-i Kebir Cami-i Şerifi” adlı eser, cuma günü itibarıyla yayımlanacak.
Üstelik bu koleksiyon eserinde Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın da bir takdim yazısı bulunuyor.
Eserin ortaya çıkmasının hikâyesinin de anlatıldığı bu unutulmaz hazinede, Demirören Holding Yönetim Kurulu Başkan Yardımcısı Meltem Demirören’in kaleme aldığı sunuş yazısı da var.
Üstelik eser, Türkçe, İngilizce ve Arapça olarak hazırlandı.
Diyorum ya sadece bir kitap değil, bir eser, bir koleksiyon eseri. Herkesin evinde ve en önemlisi hafızasında bulunmalı.
Paylaş