Paylaş
Sonra yemeğe gitmişler.
Menüyü sayıyorum:
Sac kavurma, patates kızartması, meze türleri ve şampanya.
Ah be kardeşim...
Şu menüden şüphelenmedin mi hiç...
1 saat sonunda -ki bu da çok kısa bir süre- hesap gelmiş.
Ha bu arada ikinci şişe şampanya da açılmış.
Zaten bu şampanya öyle bir şey ki, sac kavurmanın yanında çok iyi gider!
Hahahaha...
Neyse...
Bizim flört uygulaması kullanıcımız hesabı görünce neye uğradığını şaşırmış, çünkü 90 bin lira gelmiş o hesap.
Dünya üzerinde “sac kavurma yiyip şampanya içen ilk erkek olan arkadaş hesabı” ödedi muhtemelen.
Sonra da şikâyetçi olmuş buluştuğu kadın ve işletmeden.
“Bunlar ortak çalışıp insanları dolandırıyor” demiş.
Yahu herhalde!
Başka ne olabilir zaten?
Sen sac kavurmanın yanında şampanyayı görünce kıllanıp kalkacaktın o masadan.
Bazen körü körüne şapşal oluyor erkekler.
Sonra ne kadar yansan, isyan etsen nafile...
Böyle saf arkadaşlar olduğu sürece dolandırıcılar ne biter ne azalır.
Yahu maçına bak!
Lig ile beraber anlam veremediğim hareket serileri de başladı.
Hatırlayacaksınız hazırlık maçının 4’üncü dakikasında kırmızı kart görmüştü Galatasaray Teknik Direktörü Okan Buruk.
Geçtiğimiz gün bir cenazede bu konuyu konuşurken çekmişler kendisini. “Hazırlık maçında kırmızı kart veriyorlar, niyetleri kötü” diyor.
Orası yeri mi mesela bu muhabbetin?
Ayrıca maçın başında hakeme yapılan hareket normal mi?
Hiçbir şey yapmasa, durduk yere hakem kart gösterse anlayacağım.
Lig başlamadan hakemlerle ilgili böyle ithamlar çok can sıkıcı.
Vallahi Okan Hoca’nın ne yapıp edip hakemi, onu bunu bırakması, işine bakması gerekiyor.
Yoksa işi çok zor.
Çünkü gördüğüm kadarıyla kendisi her şeyle ilgilenip konuşuyor.
Lütfen biraz dürüst olalım
Geçen hafta çok konuşuldu zayıflama iğneleri.
Nedeni ise bazı ünlülerin ani zayıflaması.
Benzer açıklamaları yapanlar çok fazla artık.
“Sporla, diyetle iki ayda 15 kilo verdim çok mutluyum” diyorlar.
Ya ama yapmayınız!
Bunca yıl verememişsin bir anda “Spor ve diyetle zayıfladım” diyorsun.
Hem zamanlama yanlış hem açıklama.
Bunu yemez kimse.
Besbelli iğne kullanmışsınız.
E bunu çıkıp söylesenize!
“Doktor kontrolünde kullandım” derseniz kimseyi yanlış bir şeye de yönlendirmemiş olursunuz.
Doğruyu söyleyin yani.
Kader gayrete âşıktır
Ne kadar anlamlı bir cümle değil mi...
Ve günümüzde ne kadar eksik bir şeydir.
Şimdi her şey günlük, bilemedin haftalık.
Oysa emek vereceksin, çaba serf edeceksin yanındakiler için. Kaçmak en kolayı.
Ter akıtacaksın işin gücün için... Olmuyor dersen olmaz, olduracaksın.
Akıttığın terlerin mükafatını alacaksın o zaman.
Sana “Yapamazsın, senden olmaz” diyenlere basacaksın kahkahayı.
En çok da onları utandırmak için gayret edeceksin.
Ben işine, sevdiğine, dostuna, onu mutlu edene sahip çıkmayan çok insan görüyorum.
“Ne de olsa yenisi gelir”, “Ne de olsa başka iş bulurum” diyenlerle dolu etraf.
Ya da kabullenişe geçip, beyni yıkanan ve “Benden olmaz, ben zulüm gördüğüm hayatı seçiyorum” diyenler çok.
Yapmayınız.
Kaç yazımız, kaç ağustosumuz, kaç eylülümüz kaldı?
Kaç mevsim göreceğiz daha? Hayat kısa.
O yüzden ‘kader gayrete âşıktır’ cümlesini not edelim kafamızın içine.
Bugün olmazsa yarın, hadi bilemedin öbür gün!
Mutlaka emeklerinin karşılığını alacaksın.
Paylaş