Orkun Ün

Orkun Ün

orkun@hurriyet.com.tr

Rekorlar kıran makale

X’te bir makale yayınlanmış, hatta kısa sürede 200 milyona yakın görüntülenme almış.

Haberin Devamı

Her yerde vardı haberi.
Özetle...
· Sabahları 5-10 yıl sonra bir şey değişmezse ne olur diyerek asla istemediğin hayatı yaz.
· 3 yıl sonra güzel bir salı günü nasıl olsun istersin yaz. (Neden çarşamba değil kafama takıldı.)
· Akşamları, 1 yıl sonra ‘eski kalıbı kırdığımı nasıl anlarım’ diye bir yıllık hedef belirle.
· Yarın olmak istediğin kişi ne yapar diyerek takvimine 2-3 hedef ekle...
Falan diyor.
Diyor demesine de ama işte kafada bitiyor be!
Yazsa da yapamaz.
Çizse de odaklanamaz. Ezberlese de bozar ezberini.
Belki bu maddeler sizi disipline sokabilir evet ama berrak bir zihin lazım.
Önce dertten tasadan arınmak lazım.
Şimdi herkes yazsa kağıtlara bu istenilenleri, kaçının değişir hayatı?
Çok azımızın değişir eminim.

Çok komikti

· Amerikan Başkanı Trump’ın Norveç Başbakanı’nı arayıp, “Nobel alamadım artık barışı düşünemem” demesi.
· Venezuelalı muhalif lider Machado’nun Nobel Barış Ödülü madalyasını Trump’a vermesi...
Son zamanların hem en ilginç hem en komik olaylarından değil midir?
Trump, “Nobel vermedin ben de artık barışı sağlamakla sorumlu değilim” demeye getiriyor.
Gerçi madalyasını da almış. Bence almış sayılır ödülü. Ama nereden bakarsanız bakın çok ilginç bir dönemden geçiyoruz.

Haberin Devamı

Beyaz’dan anlamlı çağrı

“Kabalaştık, teşekkür etmeyi bıraktık, kolay gelsin demek haybeye. Ana, baba saygısı eş, dost esnaf sevgisi kalmadı.”
Beyazıt Öztürk’ün “Beyaz’la Joker” programında söyledikleri bunlar.
Çok doğru değil mi?
Bir garip yere gittiğimizi ve işin acısı bunun da farkında olduğumuzu söylüyor.
Utanmak da gitti diyor...
Ama geri dönmenin hiç değilse frene basmanın gerekliliğini de hatırlatıyor.
Aslında toplumsal değerlere saygı çağrısı yapıyor.
Yahu ne acı şeyler yaşadık son zamanlarda?
Ahmet Minguzzi’nin acısı tazeyken bir de 17 yaşındaki Atlas Çağlayan gencecik yaşta akranları tarafından katledildi.
Onu katledenlere çocuk falan demiyorum bakın.
Şimdi nerede kaldı gerçekten güler yüz, samimiyet, birbirimize saygı...
Yahu asansörde bir günaydın, çalışana içten bir kolay gelsin...
İçten diyorum çünkü yalandan söyleniyor bu tarz sözler.
Eşe, dosta, ana-babaya sonsuz saygı.
Böyle böyle düzeliriz, böyle böyle insanlığımızı, vicdanımızı hatırlarız.
Sadece kendimizi sevmekle olmaz ki.
İşte Beyaz da sessiz kalamamış artık ve isyanını bu anlamlı sözlerle haykırmış.
Şimdi ne zamanı biliyor musunuz? Kendimizi düzeltme, bir ayar çekme, fabrika ayarlarımıza dönme zamanı.
Evet zor ama yapabiliriz!

Haberin Devamı

Laf sokmak ve dürüstlük

“Birbirine sık sık laf sokan arkadaşlar yüzde 92 daha sadık ve dürüst oluyor” denmiş.
Nasıl bir araştırma ki yüzde 92’lik bir oran tespit edilmiş.
Neyse...
Laf sokmakla dürüstlük arasında net bir bağ kuramadım ben.
Tamam samimiyet önemlidir, bazen dostuna filtresiz de konuşmalısınızdır amenna ama laf sokmak biraz aşağılamak, ezmek boyutuna geçerse, orada durmak lazım.
Özellikle kadınların arasında var bu maalesef.
Arkadaşım diyor, tatlı tatlı lafını sokuyor, dostum diyor, ağzına geleni söylüyor, canım diyor, yerden yere vuruyor.
Neymiş daha samimiymiş.
Yok yok buna kanmayın olmaz, yürümez bu sistem.

Biraz öneri, naçizane

· Kaybetme dostunu
· Herkese göstereceğin saygıyı ona da göster.
· Ezme, yücelt.
· Yerme, öv.
· Alay etme, alkışla.
· Başarısına sen daha çok sevin.
· Üzüntüde kolaydır üzülmek iyi gününde sırtla onu.
· Başarısını vur yüzüne sık sık.
· Kaybetme dostunu. Zor bulunuyor çünkü.

Yazarın Tüm Yazıları