Oy vermeye başlayabilirsiniz

Hafta sonu duyurmuştum, “Ayak sesleri geliyor, heyecan artık iyice arttı” diye yazmıştım. O gün geldi.

Haberin Devamı


Yılın en iyilerinin belirleneceği 48. Pantene Altın Kelebek Ödül Töreni için oylama başlıyor.
Bu sene toplam 32 kategorimiz var.
Peki süreç nasıl işleyecek?
Ben tek tek anlatmak istiyorum sizlere...
∆ Kategorilerdeki adayları oluştururken, Eylül 2021 ile Eylül 2022 arasında eser üreten herkese şans vermeye çalıştık.
∆ Oylama iki turdan oluşacak ve her iki turda da tamamen halk oylaması olacak.
Desteklediğiniz sanatçılara oy vererek, ikinci tura kalmasını siz sağlayacaksınız.
∆ Tarihler 10 Ekim’i gösterdiğinde ilk tur oylama son bulacak.
∆ 19 Ekim’de ise ikinci tura kalan 10 aday için oylamalar açılacak.
∆ Tam bu noktadan sonra heyecan katlanarak artıyor.
∆ İlk 10’a girenlerin halk oylaması, kasım ayının ilk haftasına kadar sürecek.
∆ İkinci tur oylama sonrasında, 13 Kasım’da jüri toplanacak.
∆ O toplantıda halk oylarının payı yüzde 70, jürininki ise yüzde 30 olacak.
∆ 4 Aralık günü ise ödül törenimiz gerçekleşecek.
Ünlü isimler ve Hürriyet ekibinden oluşan jüri olarak sizlerin verdiği oylar üzerinden kendi oylarımızı kullanacağız.
Haydi heyecanımıza ortak olun, bugünden itibaren www.pantenealtinkelebekodulleri.com adresine ve Hürriyet Mobil uygulamasına girip desteklediğiniz isimlere oy vermeye başlayın.
4 Aralık’taki ödül töreni için hazırlanan şovları, sahneye çıkacak isimlerin kimler olacağını da sizlere önümüzdeki günlerde yine
bu köşeden aktaracağım.

Haberin Devamı

Yok bir de o yüzük mü olacaktı!

Şunun konuşulması bile çok mantıksız değil mi...
Diyorlar ki “Hadise sahnede 3 milyonluk yüzüğünü atmamış”.
Ya ne olacaktı?
Bir de kalkıp 3 milyon liralık yüzüğü mü fırlatacaktı kadın?
Önce buna inanıp, sonra yüzüğün o olmadığını fark edip mevzu yapanları şaşkınlıkla seyrediyorum.
Kaldı ki bence konseri izleyenler bile fırlatılan yüzüğün o 3 milyonluk
yüzük olmadığını çok iyi biliyordu.
En ufak bir ihtimal verselerdi orası nasıl karışırdı siz düşünün.

Özür ile olmaz

Oyuncu Burak Deniz, Adana’da meslektaşı Nilperi Şahinkaya ile kavga etmiş. Kavga demeyelim de alkolün dozunu kaçırıp, Nilperi’nin erkek arkadaşıyla oturduğu masaya gitmiş, küfür edip olay çıkarmış diyelim.
Sonrası tam bir iletişim faciası...
Önce menajerlik şirketi ‘jet’ bir açıklamayla olayı yalanladı. Bu jet açıklamalar her zaman felaketin üzerine felaket katmıştır.
Aradan 1-2 gün geçti ve Burak açıklama yaparak “Evet yaptım ama özür diliyorum” dedi. Ne güzel değil mi?
Bir kadına küfür edin, üstelik bunu erkek arkadaşının yanında yapın, sonra özür dileyin. Açıklamasını süslü cümlelerle donatmış oyuncu. Sonunda da demiş ki; “Umarım bu kırgınlıklar en kısa zamanda son bulur.”
Onların arası düzelir beni ilgilendirmez ama benzer olayları yapanlara karşı sizin tavrınız net olsun.
İkinci şansı hak etmez çünkü bazıları.
Ne diyorduk biz böyle insanlara?
∆ Yaramıyorsa içmeyeceksin arkadaşım!

Haberin Devamı

O ‘aşk’ değildir ‘aşk’ olsa duramazsın

Mehmet Ali Erbil’in “Bir eşime çok âşıktım. Rüyamda ayrıldığımızı görür ağlardım. Ama öğleden sonra gidip onu aldatırdım” sözlerini duyunca irkildim.
Böyle mi oluyor bu işler?
Ya da şöyle sorayım:
Böyle bir şey nasıl olabilir?
Yahu rüyanda bile ayrılmak acıtıyorsa seni, nasıl aldatabilirsin birini?
Diyorlar ki mesela; “Ayrılık da sevdaya dahil”. Çok doğru. Bir de diyorlar ki; “Aldatma da sevdaya dahil”. İşte bu çok yanlış, büyük yanlış.
Bu konu benim nazarımda tartışmaya kapalıdır. Aldatıyorsan aşk falan değildir o. Aşk olsa duramazsın.
Ha sen illa kararlıysan, yani gece ağlayıp sabah aldatıyorsan, en kısa zamanda gitmen gereken tek kişi iyi bir terapisttir.

Yazarın Tüm Yazıları