Orkun Ün

Orkun Ün

orkun@hurriyet.com.tr

Oldu ya!

Şimdi, ‘kutsal’ kelimesinin TDK anlamına bakacak olursak...

Haberin Devamı

◊ Güçlü bir dinsel saygı uyandıran ya da uyandırması gereken...

 ◊ Yapılacak ya da yolunda can verilecek denli sevilen...

Açıklamalarını görürsünüz...

Oyuncu Dilan Çiçek Deniz, “Oyunculuk, doktorluk, öğretmenlik gibi kutsal bir meslek değil” açıklamasını yaptı.

Sonra gündemdeki boşluktan olacak ki herkes bir cevap verdi o açıklamaya.

Mesela Burak Sergen, “Ben doktor ve öğretmen oynayabilirim ama onlar benim yaptığı şeyi yapamazlar” dedi.

Melis Sezen ise “Oyunculuk kesinlikle kutsal” dedi.

Tabii Dilan Çiçek’e hak verenler de oldu.

Ama yani “kutsallık” işin içine girecekse, oyunculuk tabii ki kutsal bir meslek değil.

Tartışmaya da kapalı bence.

Şimdi ne alaka mesela “Doktor ve öğretmen rolü oynarım ama doktorlar benim gibi oyunculuk yapamaz” demek...

Öğretmenin, doktorun zaten böyle bir iddiası yoktur da, e sen Burak Bey bir kalp ameliyatı yapıp bir çarpım tablosunu öğretebilir misin mesela?

Rolden bahsetmiyorum!

Haberin Devamı

O yüzden kutsamayalım yaptığımız işleri.

Hele ki oyunculuktu, şarkıcılıktı...

Varsa bir yeteneğin -ki olmayanlar da yapıyor bu işleri- oynuyorsun, sahneye çıkıp şarkı da söylüyorsun, işte bu kadar basit.

Bir de iki-üç yapımcıyla aran iyiyse hele...

Daha ne olsun...

Kim o hakemler?

Taraflı tarafsız birçok kişi kabul etmeyecek mi şimdi?

Bir önceki Fenerbahçe yönetimi, hatta Acun Ilıcalı görevdeyken Acun haklıymış demeyecek mi?

Bakın Türkiye Futbol Federasyonu Başkanı çıktı ve o skandal açılamayı yaptı.

“Aktif görevdeki hakemler bahis oynuyor” dedi.

Üstelik bunların bir kısmı üst klasman hakemi. Yani Süper Lig maçlarını yönetiyor.

Profesyonel liglerde maç yöneten 571 hakemin 371’inin bahis hesabı varmış!

Mesela garip garip bahis seçenekleri var:

“Şu oyuncu, şu dakikada kart görür”, “Şu dakikada gol olursa iptal edilir” gibi...

Düşünsenize ipler sizin elinizde ve akşam oynadığınız bahisin dakikası gelince basıyorsunuz kartı oyuncuya.

Olan taraftara oluyor, takımın emeklerine oluyor ama kazanan siz oluyorsunuz.

Helal olsun bunları tespit edenlere, helal olsun bu işin peşine düşenlere, hatta helal olsun bu uğurda görevlerini isyan edip bırakanlara...

Hepsine!

Haberin Devamı

Rahat bırakın artık kadını!

Bu kadar da olur mu artık?
Bu ayıbın büyüğü değil mi?
Tamam, doğruysa skandalın büyüğü! Ama iftira ise günahların da en büyüğü!
Güllü’nün İstanbul’da sahneye çıktığı mekânın sahibi adliyeye koşmuş ve “Güllü’yü kızı öldürdü, elimde kanıtlar var” demiş...
Kanıttan kastı da mesajlar falan.
İddia o ki, “Keşke annemi o şekilde öldürmeseydim, çok üzüldüm” yazmış.
Hatta olaydan önce “Kiralık katil lazım” gibi mesajları da varmış Güllü’nün kızı Tuğyan’ın.
Sömürdükçe sömürdüler, altında bir şey aradıkça aradılar bu olayın.
Ama birileri artık noktayı koysun şu işe. Koysun ki, göçüp gitmiş birine bu kadar ayıp edilmesin...

Şu oynasın bu oynasın

Haberin Devamı

Son zamanlarda gündem olma garantili konular arasına, “Hayatım film olursa beni şu oynasın” cümlesi girdi.
Bu soru soruluyor, verilen cevapla birlikte hoop hemen üç-beş yerde haber oluyor.
Tamam ama hayatı bırakın film, 1.5 dakikalık dikey dizi bile olamayacak kişilere de soruluyor...
Bazı isimler de güzel cevaplar veriyor.
Yıldız Tilbe gibi... “Beni yaşarken anlamadılar, ölünce mi anlayacaklar? Kimse oynamasın beni” demiş. Mis gibi cevap.
Bu furya sanırım “Bergen”, “Müslüm” filmleriyle ortaya çıktı. Ondan sonra birilerinin hayatını oynamak, onları film yapmak moda oldu. Bu moda da bitse de bir rahatlasak be...
Biri ölmeden ona “Hayatınızı kim oynasın?” diye sormak da büyük ayıp çünkü.

 

Yazarın Tüm Yazıları