Orkun Ün

Orkun Ün

orkun@hurriyet.com.tr

Mine Koşan’a yakışmadı

Ama çok ağır. Ama gerek yok.

Haberin Devamı

Belli ki birilerinin gazına gelmiş.
“Yedi Kocalı Hürmüz” isimli tiyatro oyununun kadrosundan çıkartılmıştı sanatçı Mine Koşan. Sonra bu işin sebebinin Çağla Şıkel olduğu yazıldı çizildi vesaire.
Neyse...
Önceki gün Çağla Şıkel bir organizasyonda açıklama yapmış: “Mine Hanım’a mesaj attım ama dönmedi, müsait değildir. Benim hiçbir büyüğüme saygısızlığım olamaz” demiş kısaca... “Yapım şirketiyle sorun yaşadı, benimle değil” demek istemiş.
Sonra Mine Koşan’a sormuşlar...
“Çok üzüldüm, ilk duyduğumda dumur oldum. 60 yıllık meslek hayatım var. Çağla tostunu yesin, ben de işime bakayım” demiş.
Yani “Çağla ile sorunum oldu ve beni gönderdi” demiş.
Ama çok ayıp değil mi?
Bu bel altı vurmak değil mi?
Mine Hanım’a yakışmayan bir açıklama olmuş.
Gitmiş geçmişten bir meseleyi almış ve tekrar gündeme getirmeye çalışmış.
Üstelik bir hemcinsine, üstelik çocuklu bir kadına hatırlatmış geçmişi.
Yakışmadı!
Nokta.

Haberin Devamı

Özürler dilensin, tedbirler alınsın

Almanya’dan Türkiye’ye gelen Böcek ailesi zehirlendi ve hayatını kaybetti hepsi. Yok oldu bir aile.
Ve ilk etapta suçlanan Ortaköy’deki midyeciler, kokoreççiler, lokumcular oldu. Ben de yazmışımdır kesin. Varsa da bir ithamımız hatamız özür de dilerim bağırarak...
Ama yapacak bir şey yok, bizim hijyen problemimiz var bu yalan değil.
Baksanıza olaydan sonra yapılan denetimlerde nelerle karşılaşıldı mutfaklarda.
Bazı yerlerde lağımlar inanın daha temizdir.
O derece problem!
Böcek ailesinin zehirlenme haberinden sonra tutuklandı Ortaköy’deki bazı esnaflar.
Ve olay açığa çıktıktan sonra serbest bırakıldılar.
Kokoreççi diyor ki: “40 yıllık esnafım ama 40 yılım boşa gitti. Özür bekliyorum.”
Haklı adam.
Bazen yapmasan da yaptı derler.
Çok talihsiz.
Midyeci de serbest bırakıldıktan soran açıklama yapmış. “35 yıl boyunca midyeden zehirlenen kimseyi görmedim” demiş.
Şimdi bu açıklama olmamış!
Yahu zehirler midye.
Değil 35 yıl 3 ay baksan görürsün zehirlenen midyeden.
Ha “Benim sattığım midyeden zehirlenen olmadı” dersen, eyvallah...
Ama diğeri çok iddialı.
Neyse günün sonunda bazı esnafların günahlarına girildi evet.
Onlara, dükkânlarına, tezgahlarına giderek bir özür borcumuz var mı?
Var, evet.

Haberin Devamı

Geldi yılın son ayı

Geldi vurgun ayı.
Geldi bol keseden atma ayı!
Astrolog adı altındaki ‘pazarlamacılar’ ‘Gezegen geçişleri var’ demeye başladı...
‘Satürn düzeliyor, yamuluyor, 14 Şubat’a kadar önemli sorunlar var’, ‘5 Aralık’ta dolunay var hazırlanın’ gibi laflar geliyor...
Hahahaahah...
Bazıları da ‘Paraya para demeyeceksiniz’ diyor.
Kimse olumsuz bir şey söylemiyor böyle konularda.
Çünkü umutsuzluk para getirmiyor, ceplerini doldurmuyor.
Bu ayı da atlatalım. Bu umut tacirlerinin ağına düşmeyelim sonrasına bakarız.
Ama böyle ‘sembol’ aylar, onlar için ellerini ovuşturma ayı oluyor, dikkat edelim...

Üzücü, can sıkıcı

◊ Ağaç dikmeyi, ağaçlandırmayı ticarete alet ettiler. Araba satmak uğruna, markalarını bilinir yapmak adına ağaç kampanyası yapanlar var, gördük. Üzücü.
◊ 5-10 lira verip istedikleri her haberi yaptırabileceklerini sananları gördük... Yaptırdılar da şahit olduk.
Yeni çıkacak şarkılarını sosyal medya fenomenlerine dinletip bu işten medet umanlar, şarkılarının acayip tutacağını düşünenler var.
Sonu hüsran tabii ki.
◊ 3’üncü sınıf mekânlarda çıkıp kendilerine şarkıcı diyen, burnu havada gezen, bir metre ileriye yol alamayacak olanlar var. Gördük, görüyoruz. Can sıkıcı...
◊ En iyi saç ekimci ödülünün verildiği törenlerde mikrofonu eline alınca kariyer yolculuğunda zirveye çıktığını sananlar var.
Çok şaşırtıcı.

Yazarın Tüm Yazıları