Paylaş
Avni Bey, Hafız Mustafa 1864’ün köklü hikâyesini bugünlere taşıyan kişi.
Hafız Mustafa’nın tatlılarını birçoğumuz biliyoruz.
Türkiye’de 18 şubeleri var. 5 şube Dubai’de, 1 şube ise Londra’da. Beni şaşırtan da Londra’da o ünlü Harrods Alışveriş Merkezi’nin karşısındaki bin metrekarelik şubeleri oldu zaten.
O şubeyi açıp tatlıları Türkiye’den getirelim dememişler ve Londra’da bir de fabrika kurmuşlar.
Bu, şu anlama geliyor.

Londra’da yenen o tatlılar Türk ustalar tarafından günlük üretiliyor. Türk ustalar diyorum, çünkü şube açılmadan Türkiye’de yabancı dil dersleri verilmiş ve sınavlar yapılmış çalışanlara. Sınavları geçenler hemen Londra şubeye transfer edilmiş.
Sırf İngiltere operasyonuna 15 milyon Pound’a yakın para harcanmış.
Çok tatlıyla arası olmayan ben herhalde son yıllarda yediğim tatlıların toplamını 1 saatte falan yemişimdir.
Günün sonunda hikâyeye biraz daha hâkim oldum.
Hafız Mustafa 1864 markasını Avni Bey tek dükkân ve 6 çalışanı varken alıyor.
Baktı ki köklü marka yıkılacak, hemen ticaret zekâsını kullanıp bugünlere taşıyor. Türk’ün adını sınırlarımız dışında duyurana saygım sonsuz.
O yüzden bravo! Çünkü şimdilerde Hafız Mustafa ülkemizin bayrağını dalgalandırıyor her yerde.
Kısa süre sonra tıpkı Paris’teki pastacılık okulu gibi bir okul da hizmete girecek.
Baklava, lokum, pasta ve muhallebi okulu açılacak.
Orada eğitim alanlara iş garantisi de verilecek.
Bu iş alır yürür, bir süre sonra taklitleri de olur, benden söylemesi.
Ha taklitler asıllarını yaşatır mı? Yaşatır tabii, orası ayrı.
İçiniz kirli!
Tarkan, konseri öncesinde dışarıya çıkıyor, geziyor dolaşıyor ve hayranlarıyla fotoğraf çektirip imza dağıtıyor.
Geçtiğimiz gün engelli bir hayranına bilet hediye etti hatta.
Ama birileri, o hayranıyla arasında geçen diyaloğa dil uzattı.
Yok Tarkan o hayranıyla dalga geçer gibi konuşmuş, yok onun sesini taklit etmiş, yok bilmem ne!
Tarkan’ın tarzı, konuşması zaten hep öyle.
Videoyu izledim, bana göre çok da samimi.
Ama kardeşim bu sosyal medya çukuru var ya...
Ne yaparsan yap eleştirecek bir şey buluyor o çukurda yaşayanlar.
Yok ağzını büzmüş Tarkan da yok alt tarafı bir bilet hediye etmişmiş de!
Gerçekten kurumuş, çürümüş kalbe sahip bazıları! Pes!
Yaşa gelince ‘küçük’ler ama...
Sosyal medyada 15 yaş altına yasak geliyor hani...
Hani hazırlıklar bitti bitecek.
Teklif Meclis’e geldi gelecek falan...
Öyle haberler, öyle vakalar görüp duyuyoruz ki, acaba yaş 1-2 kademe daha mı yukarı çekilse dememek elde değil.
Son akım şuymuş;
“Hangimizin sevgilisi daha suçlu?”
Evet evet bunun yarışını yapıyormuş kızlar.
Arkadaşlar!
Kapatın şalteri deme noktasına geldik, ciddi söylüyorum!
O kızlar aralarında, kendi yaşıtları olan ama kimlere özendikleri belli olmayan o çocukların fotoğraflarını falan paylaşıp, “Benim sevgilim seninkinden daha belalı” yarışına giriyorlarmış.
Vallahi çok dikkat etmek lazım bu devirde çoluk çocuklarımıza!
Paylaş