Orkun Ün

Orkun Ün

orkun@hurriyet.com.tr

İzlerken çıldırdık

Bazılarımız düzelmeyecek.

Haberin Devamı

Bazılarımız insanlıktan ömürlerinin sonuna kadar nasibini almayacak.

Bizler izleyip sinir krizleri geçirirken onlar “Ne oldu ki” diyecek.

İlber Ortaylı’nın cenazesinde yine ‘özçekim’ciler vardı sahada.

Çok görüntü var aklımda ama biri çok çirkin. Kızın biri Celal Şengör’ü görüyor.

En yakın dostunu kaybetmiş Celal Hoca ama kızın umurunda değil. Hocanın yanına gidiyor ve utanmadan çenesine dokunuyor ve çekiyor fotoğrafını.

Hoca sessiz, hoca tebessüm ediyor, hoca yorgun, tek bir kelime edemiyor.

O kız sonra yürümeye devam ediyor hocanın.

Yakınlarının yanına gelmesine bile izin vermeyecek kadar dibinde yürüyor.

Ne demek gerekir, ne yapmak lazımdır bilmiyorum.

Bize düşen sadece utanmak oluyor ama günün sonunda ve bu utanmazlara hiçbir şey olmuyor.

Ne yapılacak cenazelere telefon sokulması mı yasaklanacak?

Haberin Devamı

Çözümü ne bu arsızlığın, yüzsüzlüğün?

“O da utanmıştır, üzgündür yaptıklarına” diyorsanız eğer hiç heveslenmeyin öyle bir şeyin imkânı yok. Eminim çıkan her görüntüyü gülerek hatta kahkaha atarak izliyordur.

 Ne alaka şimdi?

Galatasaray teknik direktörü Okan Buruk’a, eski eşi ve şimdiki hayat arkadaşı Nihan Akkuş’tan destek geldi.

Ama mesajlarla, ağır göndermelerle dolu bir destek.

Sosyal medya hesabında şunları yazdı:

“Okan Buruk kral olacak, işinin beyi olarak. Dinozorların geri dönmesine gerek yok. Eski kaybedeni geri getirmeye de gerek yok. Ben kralımın arkasındayım. Hazır olun. Cesareti olan varsa, kraliçe buluşmak için burada.”

Pardon ama vallahi komik değil mi?

“Bu sözler kime, bu ağır gönderme neye” diye sorulunca ilk akla gelen isim Fatih Terim oluyor.

“Ona gerek yok, Okan bize yeter” diyor yani Nihan Hanım.

Ama durduk yere böyle anlamsız cümleler kurmaya, her yere çekilebilecek ucu açık mesajlar vermeye ne gerek var?

Sen arkasında ol tabii ki hayat arkadaşının, bu çok doğal ama kulübün değerlerine böyle ağır mesajlar vermek...

Anlamadım ben.

Sağlıklı bir kafa olarak basmadı benim kafam bu mesaja.

O kadar kolay ki

Masa saati gizli kamera, yangın sensöründe WiFi kamera, USB kılıklı kamera, duvar saati kamera...

Haberin Devamı

Bunlara ulaşmak o kadar kolay ki.

İnternete giriyorsunuz, ufak bir arama yapıyorsunuz ve karşınıza böyle siteler çıkıyor. Bir iki tıkla sipariş verebiliyorsunuz.

Bunların bence engellenmesi, önüne geçilmesi lazım.

İnsanlar kime güveneceğini şaşırdı artık. İnsanların iç dünyasını bilemiyorsunuz.

Biri böyle gizli kameraları her türlü amacı için kullanabilir.

Sizin güveninizi 2 dakikada altüst edebilir.

Ve siz farkına olmadan özel görüntülerinizi insanların eline verebilirsiniz.

Adım attığımız her yerde, masa saatlerinde, duvardaki saatlerde, ampullerde USB kameralarına dikkat mi edeceğiz?

Böyle hayat mı geçer?

Bu paranoya ile yaşam mı sürdürülür? Olmaz.

Sattırmayın hatta lütfen, almayın böyle ürünleri.

Haberin Devamı

Diğerlerinin yapamadığını yapmak 

Lale Orta ismini hatırlarım.

Hiç şahit olmadım hakemliğine ama Türk futbol tarihine geçen kadın hakemimizdi kendisi.

Geçtiğimiz gün Göztepe-Alanyaspor maçını da Asen Albayrak yönetti.

Aklıma Lale Hanım’ı getiren o oldu.

Neyse maçta gol oldu ama ‘var hakemi’, “gol öncesi potansiyel faul pozisyonu” nedeniyle onu incelemeye davet etti.

Gitti, baktı, inceledi ve “Abi kararımda kalıyorum çok basit” dedi. Kararından dönmedi. Haklının hakkını teslim etti.

Pardon da haftalardır hakemler her takımın canını yakıyor.

 Var desen zaten Allah’a emanet!

Şimdi çıkıp biri de desin ki “hakemlik erkek işidir.” Yok öyle! Gördük işte!

Diğerlerinin yapamadığını yapan Asen Hanım’a tebrikler demek düşer bize.

 

 

Yazarın Tüm Yazıları