Orkun Ün

Orkun Ün

orkun@hurriyet.com.tr

İnovasyona bak be!

Güya Kobe etinden bir çanta yapılmış.

Haberin Devamı

Güya paha biçilemezmiş de neymiş.
Günün sonunda ‘etten çanta’ diye haber olmayı başarmış...
Gürkan Şef yapmış çantayı.
Yahu aslında etten çanta manta da yapılmamış.
Bir çantayı (muhtemelen 100 TL’lik basit bir çanta) etle kaplamış.
E salla, “Kobe eti kullandım” deyiver. Kim bilecek zaten gerçeği...
Bir fotoğraf çektirip sonra atacaksın çöpe alt tarafı.
Tabii akıllara hemen Lady Gaga’nın etten yapılmış kıyafeti gelmiş.
Yıllar önce vücudunu etle sarmış ve bir davete katılmıştı Lady Gaga...
Ben etlerle, yiyeceklerle böyle oynanmasını çok çirkin buluyorum.
Kıyafet yapmak da öyle, çanta yapmak da...
Sanırım Gürkan Şef gündeme gelmek istedi ve başardı da.

Sosyal medya infazı

Sosyal medya infazına dikkat edelim.
Fırsat vermeyelim.
O bazı tiplerin ağzında sakız olan “Geleneksel medya bitti, artık sosyal medya var” zırvalarına kulak tıkayalım.
Hatırlayın son zamanlarda kime yapıldı sosyal medya infazı?
Ortaköy esnafına...
Yani dolayısıyla kime?
Türk turizmi için çalışanlara.
Yani neye?
Türk yiyecek-içecek sektörüne.
Bu içimizde kalmıyor ki...
Her yerde konuşuluyor.
Yiyecek içecek fenomenleri gelmiyor mesela İstanbul’a. “Zehirlenme riski var, sizler de gitmeyin” diyorlar takipçilerine.
Yani bazen beklemek lazım.
Emin olmak lazım.
Olan bitenin belki iyi yanı olmuştur.
Artık ekstra dikkat edilecek.
“Bunun için geç kalınmadı mı, böyle olması gerekmiyor muydu” diyebilirsiniz. Haklısınız. Ama ben hep ne diyorum?
“Hep sonradan geliyor aklımız başımıza, hep sonradan.”

Haberin Devamı

Kuryede komisyon

Restoranlar “Yemek platformlarıyla topyekûn bir mücadeleye gireceğiz” diye açıklamalar yapıyor.
Ramazan Bingöl geliyor açıklamayı yapanların başında.
Bu işte kısmen haklılık payları var.
Çünkü verilen siparişlerden büyük komisyonlar alıyor o platformlar.
Ama bunun hemen bir çözümü de yok.
Ne yapacak müşteri, kalkıp evinden restorana gelip yemeği kendi mi alacak?
Eskidendi onlar.
Artık teknolojiyi kullanıyoruz hepimiz.
Burada çözüm, “restoranda 500 lira, eve siparişte 800 lira” mantığında olmamak.
Başka bir yol bulunmalı.
Evet o platformlar aldıkları komisyonları düşürmeli belki...
Ya da başka bir şeyler yapılmalı...
“Komisyon veriyoruz, platformda yokuz” diyerek insanların evlerinde yemek keyfini elinden almak bu devirde mantıksız geliyor bana...

Haberin Devamı

Gündem garantili konular

Aslında toplumun dönemsel olarak açığını bulmak denir bunun adına.
Erdem Yener açıklama yapıp sonra çokça tepki aldı.
O açıklamayı belli ki “Dur ben kadınlarla ilgili bir-iki laf edeyim” diye kurgulamış.
“Bir kadın TIR şoförü olunca niye alkışlayalım? Kadını erkekleştiren bir şey. Her alanda kadınların hayatımızda olması lazım ama daha iyi ve daha doğru bir yerde” demişti.
Yani vallahi anlamadım dediğini ben.
Sığ bir düşünce çünkü.
Yarın da biri çıkıp “Kadınlar TIR da kullanır, taksi de. Otobüs de sürer, iş makinesi de” derse, onu da alkışlayacak insanlar var.
Burada mevzu zorunluluktan çıkıp herkesin istediği işi yapıyor olması.
Kadın ev işi yapınca ne oluyor mesela.
Ya da erkeklerin egemen olduğu bir sektörde çalışınca “Bu erkek işi hadi oradan sana” denmiyor.
Denmemeli de zaten.
Her konuda eşit değil kadın-erkek, bunda hemfikirim.
Peki soruyorum, kadınlar ne yapacak, nasıl geçinecek?
O yüzden bırakın insanlar istedikleri mesleği yapsın.
Böyle iyi bi laf söyleyeceğim diye rezil oluverirsiniz yoksa.

Haberin Devamı

Aileden izin alınmalı!

Ben belgeselleri severim. Aşırı ilgiyle takip ederim.
Ülkemizde de belgesellere konu olacak çok olay yaşanıyor.
Bazı konular işlense tüm dünyada ilgiyle izlenir. Hatta ders olur.
Çünkü belgesellerin ders olma, ibret olma gibi yönleri de oluyor.
Yıllar önce Münevver Karabulut cinayeti işlendi. Anne babası o acıyı içinde yaşıyor hâlâ.
Geçtiğimiz günlerde Münevver Karabulut cinayetinin belgeselinin yayınlanacağı açıklandı bir dijital platform tarafından...
Aile hatırlamak, tekrar o günlere dönmek istemiyordur. Sonuna kadar da haklılar.
Bu yüzden mahkemeye başvurmuşlar ve yayına girmeden durdurulmuş belgesel.
İkilemde kaldığım bir konu oldu bu.
Ama aileye hak verme tarafım ağır basıyor.
Çünkü izin alınmamış onlardan.
Gitsenize yanlarına, ‘olur’larını alsanıza işe başlamadan. Ateşin düştüğü yeri görmezden gelmek olur mu hiç?
Olursa, yapılan yatırımlar falan böyle boşa gider işte.

Haberin Devamı

E krallık devam ediyormuş

Rusya’da bir oylama yapılmış. Son zamanlarda duyduğum en saçma oylama...
Çünkü ‘kral’ seçilmiş o oylamayla. Ve ne hikmetse açık ara farkla Burak Özçivit olmuş kral!
Özçivit o etkinliğe katılmak için hem 20 milyon lira almış hem de kral tacının sahibi olmuş.
Böyle etkinliklerle iyi servet edindi Özçivit.
Gözümüz yok tabii.
Ama nereden baksan güzel iş.
Hem kral tacını tak, o da altındır kesin, hem de 20 milyon al. Vay be...

 

Yazarın Tüm Yazıları