Orkun Ün

Orkun Ün

orkun@hurriyet.com.tr

Hocayı zorluyorlar

Geçenlerde bir tartışma konusu vardı...

Haberin Devamı

“Din hep aynı. Geçen yıl yayınlanan Ramazan programlarının tekrarını verin. Aynı sorular, aynı cevaplar. Boşuna masraf etmeyin” deniyordu.

Ama hiç öyle değilmiş görüyoruz...

Sorular değişiyor demek istiyorum.

Mesela Nihat Hatipoğlu hocamız bu yıl da hayli zor bir sınav veriyor.

Z kuşağı yeni sorularla renk katıyor o programa kimi zaman.

En son bir kız; “Hocam manifestlemek” günah mı diye sordu...

Hatipoğlu da “Nasıl yapıyorsunuz onu? Neyle yapıyorsunuz?” diye sordu.

Kız da kendince açıkladı.

“Hedef belirleyip ona inanıyoruz ve evrenden istiyoruz” dedi.

Hoca “İsteyeceğiniz yer Allah’tır” cevabını verdi.

Sadece o değil ki, ghost’lamak, love bombing’lemek vesaireler vesaireler...

Çok yoruyorlar bu sene hocayı çok!

Kabak tadı!

Bir tık uğruna neler yapıldığını görüyoruz.

Haberin Devamı

Koca koca siteler yapıyor bunu. Vermiyor sonucu, “Tıkla gir bak” diyor, onu da en aşağıya koyuyor falan filan.

Ama bir tık uğruna aklımızla dalga geçenlerle söyleşi yapmak, haberlerini yapmak gerçekten çok baydı.

Trump’ın kızıyım” diyen kadını çıkarmışlar yine...

Kadın, “Baba, babaaa başka ülkelerin iç işlerine karışma” diyor.

Sanırım biraz daha yapılırsa haberleri, o kadın gibi bizi de inandıracaklar Trump’ın Türkiye’de bir kızı      olduğuna.

İşin kötüsü böyle olmaya devam ettikçe, kadın tedavi olmayı da reddedecek, ondan korkuyorum.

Sessiz mart

Bu ay bir farklı mı geldi?

Bu ay sosyal medya mı sessizdi?

Pek görmedik “Güzelliklerle gel mart”, “İyilik getir mart” mesajlarını.

Oysa baharın başlangıcıdır yahu.

Demek ki yazıp çizerek olmayacağını anlıyoruz yavaş yavaş.

Demek ki başarı için emek harcanması gerektiğini idrak ediyoruz artık.

Aslına bakarsanız güzel bu.

Hoşuma gitti bu.

“Olmaz” diye bağırdık zaten.

“İki yazı yazayım, evrene mesaj göndereyim, sonra yan gelip yatıp bekleyeyim” anlayışıyla yürümez gemiler.

Darısı önümüzdeki ayların başına...

Bahçede arılarımız var 

Bir işletmeci, mekânına gelen gurme, yazar, çizer, YouTuber’lara “Arılarımız bizim. Kendimiz yaptırıyoruz balı” diyor.
Geçenlerde işletmelerde duyabileceğiniz bazı palavraları yazmıştım.
Bu da onların üzerine eklenen bir kaymak gibi oldu.
“Mandamız var, kaymağımızı kendimiz yapıyoruz”, “Arımız var, aşağıda balı yapıp yukarıya taşıyor”, “Keçiler ön kapıda duruyor, peynirler onlardan geliyor” diyorlar artık.
Lütfen geçiniz, dürüst olunuz.
Zaten geliyoruz, yiyip içiyoruz, gerek yok gereksiz süslemeye. 

Haberin Devamı

Abonelik tuzağı 

◊ Şu isim abonelik açtı, ayda 200 bin lira kazandı.

◊ Bu isim abonelik sistemine geçti, aylık 500 bin lira kazandı.

Bunun gibi haberleri görüyorsunuzdur.

Doğru mudur bilemem ama bu bir çeşit özendirme değil mi?

Bir sürü kişi düşünüyordur şimdi “Ben de mi açsam, ben de mi abonelik sistemine geçsem” diye.

Bu yazıyı yazarken karşıma şu başlık çıktı: “Onlyfans üreticisinin kazancı 100 milyon doları geçti.”

Üretici diyor üstelik, buna da gülüyorum.

Ne üretiyorsun acaba?

Onlyfans denen yerde neler döndüğünü artık herkes biliyor.

Ben bu kadar kolay para kazanıldığını düşünmüyorum.

Saçma sapan şeyler yaptırmasın bu haberler sizlere.

Bir fikir olarak geldiyse aklınıza, öylece kalsın bence.

Haberin Devamı

Sürdürülebilir bir para kazanımı yok, olamaz çünkü.

Cebin bir-iki kere para görecek diye ömürlük rezilliklere hiç gerek yok...

 

Yazarın Tüm Yazıları