Orkun Ün

Orkun Ün

orkun@hurriyet.com.tr

Hızlı zam hızlı ceza

Son birkaç gündür restoran ve kafelerde servis, kuver ve masa ücretlerinin kaldırılması konuşuluyor.

Haberin Devamı

İstanbul’da 2 Michelin yıldızlı bir restoran daha önce 15 bin lira olan menüsünü 16 bin 500 liraya çıkardı.

Tabii bu zam hızlı olunca bakanlık da hızlı harekete geçti ve 2 milyon liraya yakın bir ceza yazıldı o restorana.

Onlar “Bu zammı yaptık çünkü aradaki ücreti çalışanlarımıza bahşiş olarak vereceğiz” dedi.

Görüldüğü gibi herkes çözüm arıyor. Daha önce de yazdım, kimi menüye bir şeyler ekliyor kimi kuver ücreti olmadığı için artık suyu ekmeği hesaba yazıyor.

Ama günü kurtarmak için yapılan uygulamalar bunlar.

Başka bir şey bulmak lazım gibi. Ya da müşterinin halde anlayanına denk gelmek ve bahşişi bırakmasını beklemek gerekiyor belki de...

Ben Avrupa’daki sisteme geçelim, pos makinelerinde otomatik bahşiş seçeneği olsun demiştim.

Sanırım böyle bir çalışma da var ve gelecek.

Haberin Devamı

İşte o zaman bence bir nebze herkes rahatlayacak.

Çukur mukur her şey var

Hiç yolunuz düştü mü bilmiyorum.

Ama eminim birçok yer böyledir. Mesela arabayla Fulya civarından çıkın Nişantaşı’na doğru...

Topağacı yokuşundan geçin ara sokaklara girin.

Osmanbey civarında turlayın.

Böbrek taşınız varsa günde 3-5 tur geçin düşer o taşlar!

Bu kadar bakımsız, bu kadar bozuk yolları son zamanlarda görmemiştim.

Bu bir günlük deneyim falan değil.

Arabayla da geçsem taksiyle de geçsem herkesin dilindeki bir mevzu bu.

İsyan ediyor şoförler.

“Şu yolların hali nedir” diye sürekli soruyorlar.

Kimdir sorumlusu bilmiyorum.

Neden ilgilenmiyorlar onu hiç bilmiyorum.

Bedeli neden vatandaşa ödetiyorlar anlamıyorum.

Ama olacak şey mi günümüzde?

Çok mu zor oraya asfalt atmak cillop gibi yol yapmak...

Herkes oldu bestekâr 

Bu isyan çok haklı bir isyan.

Çünkü ortalık bir hevese kapılanlarla dolu.

Üstelik bu hevese kapılanlar işi gücü bırakıp köşeyi döneceklerini sanıyorlar.

Olay şu...

Son zamanlarda yapay zekâ ile yapılan besteler arttı.

İyi işler de var tabii aralarında.

Fakat onu yapmak için de bu işe bir yatkınlık gerekiyor, az da olsa anlamak gerekiyor...

Şimdi bazı sanatçılar isyan ediyorlar. Sürekli mesajlar alıyorlarmış “Acayip bestelerim var dinlemek ister misiniz”  diye.

Haberin Devamı

İki, üç programa para verip üye olan şap diye bestekâr oluyor.

Sonra da “bakın bakın ne yaptım” diye size dinletmeye çalışıyorlar.

Ben size olacakları söyleyeyim.

Bunun da suyunu çıkardık.

Aylık aboneliklerini yıllığa falan çevirip paralarını dağıtacaklar.

Belki 1-2 şarkı satarım diye umutlanıp günün sonunda ‘ya bu işler böyle olmuyormuş’ diyecekler.

Üzgünüm ama yaptığınız işte ne bir yetenek var ne bir büyü ne de başka bir şey.

İki saçma söz yazıyorsun, uygulamadan müzik türü falan seçiyorsun, komut giriyorsun, herkese verdiği müziği sana veriyor...

Sen de ‘ben yaptım’ sanıyorsun. Yanılıyorsun kardeşim yanılıyorsun...

İşi sıkı tutuyorlar 

Hafta sonu yoğun bir sigara denetimi vardı.

Haberin Devamı

Göz açtırmadı ekipler işletmelere.

Kısa süre sonra yeni bir düzenleme gelecek ve artık çoğu yarı açık alan hatta açık alan bile kapalı alan statüsüne sokulacak.

Yani dumansız hava sahası genişleyecek. Bunun hazırlıkları için de tedbirler artırıldı.

Hatta İstanbul’daki restoran ve kafelere Ankara’dan gelen ekipler denetim yaptı.

Bunun da amacı ‘eş, dost, ahbap’ ilişkilerini engellemek.

Tabii ki işletmeciler yine ciddi bir müşteri kaybı yaşadı.

Ülkemizde bir gerçek var.

Restorana gittiyse müşteri orada sigarasını içmek istiyor.

Ama aynı kişi yurtdışına çıkınca oranın kuralına saygı duyuyor ve buz gibi hava bile olsa çıkıyor kapıda titreyerek içiyor sigarayı.

Haberin Devamı

Bu tıpkı Avrupa’da falan elindeki çöpü yere atmayıp cebine koyan ama ülkemizde düşünmeden sağa sola çöp fırlatanların yaptığı şey aslında.

Hafta sonu gözlemledim, üzerine düşündüm.

Biz restoran ve kafelerde ‘kesinlikle sigara içemezsiniz’ kuralına geçersek buna uyum zaman alacak.

Belki mekânlara değil de müşterilere ceza yazılarak olacak bu.

Bir iki üç derken müşteri de alışacak artık ve ‘ceza yiyeceğime içmem şunu olur biter’ diyecek.

Başka türlü zor çünkü.

Mekâna ceza yazmak çözüm değil. Müşteri işletmeciyle kavga ediyor ve günün sonunda müşteri kazanıyor.

 

 

Yazarın Tüm Yazıları