Orkun Ün

Orkun Ün

orkun@hurriyet.com.tr

Haydi çözülsün

Baksanıza Güllü’nün hayatını kaybetmesinin üzerinden ne kadar zaman geçti ama hâlâ konuşuyoruz.

Haberin Devamı

Sanatıyla, şarkılarıyla falan konuşmuyoruz.
Hayattayken evlatlarının ona çektirdiklerini ve ölümü üzerindeki sis perdesini konuşuyoruz.
Önce kesin düştü dedim, sonra dedim biri bunu planladı, sonra yok yok olamaz dedim...
Yani habercilere de kızmamak lazım, onlar da baktılar bu iş izleniyor, ısıttıkça ısıtıp koyuyorlar önümüze.
Duruma isyan edenler, “Reytinglere oynamayın” diyenler de her gün aynı konuyu konuşuyor.
Tüm bunlar karşılıklı bir ittirmeye yol açıyor aslında.
Tam kapanacak konu, bir türlü kapanamıyor, aksine uzadıkça uzuyor.
Belli ki Güllü tarafı ve çevresinin bazılarında cahillik üst düzeyde.
Konuşmalarından, tepkilerinden anlaşılıyor bu.
Bu cahillikten korkulur.
Suçlular demiyorum, suçlu olmasalar bile hareketleriyle öyle bir imaj veriyorlar maalesef. Yapılması gereken bu işi çözmek tabii ki.
Kızına “Neden anneni öldüreceğini söyleyen mesajlar attın” diye defalarca sormak gerekirse.
“Annemle aramız bozuk değildi” dedi en son kızı.
Yani zekâmızla neden oynuyorsunuz ki? Ben hiçbir şey anlamadım bu işten...

Haberin Devamı

Aynen aynen...

Kayahan’ın kızı Beste Açar, “Babamın güçleri bana geçti. Ben artık paralel evrende babam, Mevlânâ ve Atatürk’le iletişime geçebiliyorum” demiş...
Alın işte!
Beste Hanım’ı bir birey olarak değil, toplumun azımsanmayacak bir kesimi olarak görün lütfen.
“Yusuf Güney benim yakın arkadaşım” da demiş. Tamam işte... Olayın düğümü bu açıklamadan sonra biraz gevşiyor zaten. Sonuçta birbirini buluyor benzer insanlar.
Şimdi biz “Atatürk ve Mevlânâ ile iletişimdeyim” diyen birine nasıl inanalım? İnanmak için nasıl bir kanıt talebinde bulunalım? Daha önce de benzer açıklamalar yapmış hanımefendi. Belli ki kafa yerinde değil.
İnanmayın efendim böyle şeylere. Gülün geçin.

Kim satıyor bunu?

Bir müzayede sitesi internette ilan vermiş. İlana söz konusu obje, bir “Survivor–All Star” ödülü.
Muhtemelen de birincilik ödülü.

Haydi çözülsün

Mezat tarihi 9 Kasım, yani yarın.
Ödüle sahip olmak için açılış fiyatı 25 bin lira.
Hemen almak için ise 75 bin liralık bir bedel biçmişler.
Aklıma şöyle sorular geliyor benim:
◊ Bu ödülün kimlere verildiği bellidir. Kim satıyor bunu...
◊ O kişi neden satıyor ödülünü?
◊ Böyle bir işe girişen, kısa sürede isminin ortaya çıkacağını bilmiyor mu?
Ürünü “nadir bulunan bir obje” diye tanıtmış mezat sitesi. Eğer öyleyse, bu birincilik ödüllerinden biriyse, bence Acun Ilıcalı hemen devreye girip alsın bunu.
Sonra da kim satışa çıkardı maddi değerinden çok manevi değeri yüksek bir ürünü, onu tespit etsin...

Haberin Devamı

Üşümezsoy ve gazeteciler

Bazı şeylere çok hâkim olanlar, bilgi birikimi taşanlar kendilerini zor ifade edebilir.
Anlaşılamamaktan oluyor.
Bu, tüm meslek gruplarında var neredeyse.
Mesela son zamanlarda Şener Üşümezsoy ile gazeteciler arasında tatlı bir atışma var.
Kızıyor Şener Hoca. Onun çıktığı her programı bir ring mücadelesi gibi izliyoruz.
En son Şener Üşümezsoy’un bir açıklamasını okuduk. “Marmara’da tehlike çanları çalıyor” açıklamasıydı o.
Ama ben dün dinledim.
Adam, “Okunmak için başlık atmışlar, ben öyle bir şey demedim” diyor.
Buyurun buradan yakın!
Bu adam da kızsın yahu!
Bir başlık okunsun diye atılıyor evet ama o bir sürü kişinin gününü, gecesini mahvediyor.
Ben meslektaşlarımın değil, hocamın tarafındayım bu konuda.

Yazarın Tüm Yazıları