Paylaş
Deyince olmadığına, çaba sarf etmek gerektiğine inananlardanım çünkü.
Ama ‘gelsin’ be!
Bugün, 2026’nın ilk günü.
Sağlık olsun, emek verilip tırmanılan bir yıl olsun, para da kazanılsın, huzur da olsun. Özetle kim neyi istiyorsa umarım olsun.
Farkındalığımız artıyor her sene. O artınca da biz zorluk çekiyormuş gibi algılıyoruz.
Aslında her sene omuzumuza bir ‘rütbe’ takıyoruz.
Kıdemleniyoruz.
Siz büyümek de diyebilirsiniz.
Mümkün olduğunca güzel bir yıl olsun, olması için de minimum insan olsun etrafınızda, ketum olun elinizden geldiğince, güvenmediğiniz insanları uçurun bir balon gibi, kıskanan değil destek olanları tutun yanınızda.
Haydi buyurun...
Geçen yıl üzüm yemişti birçok kişi...
Üzümler yenirken masa altına falan girilmişti diye hatırlıyorum.
Bu sene bir ‘bilinçaltı eğitmeninin’ açıklamalarını seyrettim.
Aynen şöyle diyor: “Sağ elinizin işaret parmağını mor renkle destekleyin. Mor oje, mor boya, mor ip fark etmez. Yeni yıla bu şekilde girerseniz para enerjiniz aktive olur.”
Yani parayı biz kovalamasak bile o bizi kendiliğinden bulurmuş.
Gülüp eğleniyoruz ama bir yandan bunlara inananlar var.
İşte o zaman bir hüzün kaplıyor içimi. Yani her şey tamam da işimiz mor renge mi kaldı Allah aşkına?
O yüzden bunları boş verin, bunlar doğru değil hatta bunlar safsata bile değil.
Emeksiz ekmek mi olurmuş?
Siz verin emeğinizi sonra ister mor ip bağlayın ister turuncu ama biraz alın teri yahu!
Yapay zekâya yürüyenler
Kim söyledi hatırlamıyorum.
Bir gün sohbet ortamında arkadaşımız şöyle söyledi:
“Ya ben bir kızı çok beğendim, yazdım da yazdım, yazdım da yazdım... Ama aylarca cevap alamadım. Sonra fark ettim ki yazdığım yani yürüdüğüm kişi, yapay zekâymış.’
E tabii kahkahalar, gülüşmeler, hafif alay etmeler.
Yani var böyle hesaplar evet.
Gerçek sanıyorsunuz ama karşınızdaki yapay zekâ.
Bazılarında ufak bir uyarı da var aslında ‘yapay zekâ ile üretilmiştir’ gibi bir şeyler yazıyor.
Bu arkadaş ucuz kurtulmuş.
Ya cevap yazanı olsaydı?
Ya bir şeyler isteseydi?
Ya düşürseydi ağına?
O yüzden siz siz olun yeni senede yapay hiçbir şeye yer vermeyin hayatınızda.

Olmadı hocam
Adisyona baktım gariplik göremedim.
Lahmacun fiyatını gördüm...
Artık lüks yerler böyle dedim.
Kuver işi tartışmalı orada biraz durdum.
Yağlı kara adı verilen etin fiyatı 1330 lira yazıyordu.
Bin liraya ya yakın ya da azıcık üzerinde restoranlarda.
Haydi ona da tamam dedim.
Ama üslup olmamış.
Bir müşteri Bedri Usta’ya gitmiş. Sonra da yenen yemeğin fişini paylaşmış.
Bedri Usta da almış o paylaşımı, “Senin takipçin az paylaşayım da adam gör” yazarak yeniden paylamış.
Hem hedef göstermiş müşterisini hem dalga geçeyim demiş.
E gerek var mı?
Belli ki müşterisine pahalı gelmiş yemekler, belli ki bir süredir gelmiyormuş gelince şaşırmış...
Bir mekân sahibinin bunu alıp alay etmesi, müşterisini öne atması doğru değil.
Diyorum ya kaldı ki fiyatlar öyle infial yaratacak gibi de değil çünkü. Şimdi yok yere antipati kazandı ünlü şef.
Alkışlar
Dünkü yazımda vardı biz ‘bir olmayı’ iyi biliyoruz demiştim.
Sonra gördüm örneklerini.
O meydana gelen hain terör saldırısı sonrası bazı illerimiz hemen yılbaşı kutlamalarını iptal etti.
Bazı şarkıcılarımız da.
Mesela Aydilge...
Bravo ona. Çıktı ve ‘iptal ediyorum’ dedi.
Nereden baksan güzel hareket.
Ne cebini düşündü ne başka bir şeyi. ‘Ben eğlenemem eğlensem bile eğlendiremem ki’ diye düşündü muhtemelen.
Yapana lafım yok yanlış anlaşılmasın ama böyle hassasiyetler duygulandırıyor insanı.
Katılıyorum
Bağımsız bir araştırma şirketinin yaptığı ankette Avrupalı müzikseverler 2025 yılını, ‘Sıra dışı sahne şovlarının yılı’ ilan etmiş.
Listede Beyonce, Lady Gaga, Shakira falan yer almış.
Bizden de Hadise varmış o listede.
Ben yapılan araştırmanın haklılığına imza, kaşe, mühür atarım.
Bir başka seneydi sahneler için.
Eleştirildiler ama bir o kadar da alkış aldılar.
Hem görsel şov hem işitsel şov birleşip hakkını verince ortaya tadına doyulmayacak görüntüler de çıktı.
Paylaş