Dışarıda yemek gerçekten riskli mi

Bilim Kurulu Üyesi Prof. Dr. Tevfik Özlü, “Dışarıda yemek yemek riskli. Evinizde ailenizle yemek yiyin. Arkadaşlarınızla, yakınlarınızla aynı masa etrafında bir araya gelmeyin” diye bir açıklama yaptı, ortalık karıştı.

Prof. Özlü’nün uyarısı mutlaka ciddiye alınmalı.
Çünkü;
◊ Mutfakta çalışanların ter damlacıklarını yemeklere ve tabaklara bulaştırma riski var.
◊ Garsonların servis yaparken hastalığı bulaştırma riski var.
◊ Masada yemek yerken yanınızdakinin size virüs bulaştırma riski var.
Baştan sona risk dolu aslında.
Prof. Özlü bu açıdan çok haklı.
Peki uzmanlar bu konuda ne diyor;
- Mümkünse gittiğiniz restoranda mutfağa girip çalışanlara bir göz atın. Maskelerinin uygun şekilde takılı olup olmadığını kontrol edin.
- Garsonların maskelerini burunlarını kapatacak şekilde takmalarını önemseyin.
- Zor ama, masada yemek yediğiniz arkadaşlarınızla mesafeyi ayarlayın.
(Bu kural çok önemli çünkü ben bir yemek sırasında yanımdaki arkadaşımdan kaptığım koronavirüsle günlerce mücadele ettim.)
- Restoranda tuvalete gidecekseniz masadan kalkarken mutlaka maske takın ve masaya geri geldiğinizde maskenizi değiştirip ellerinizi dezenfekte edin.
Bu zor kurallar uygulanırsa kafe ve restoran gibi virüs bulaşma riski yüksek yerlerde o riski aza indirmiş olursunuz.
Bilim Kurulu Üyeleri’nin bu açıklamalarının bazı işletmecileri rahatsız ettiğini duyunca bu işi uzun süredir yapan Nuri Develi’yi aradım.
Develi; bu uyarıların ciddiye alınması gerektiğini söyledi.
Ama çok önemli bir konunun da altını çizdi: “Bizler kadar restoranlarımıza gelen misafirlerimizin de dikkat etmesi gerekiyor.
Ateşini ölçtürmek istemeyen müşterilerimiz oldu bu süreçte, üzülerek içeriye almadık.
Hem çalışanlarımızın hem misafirlerimizin sağlığına çok önem veriyoruz.”
Dışarıda yemek  gerçekten riskli mi

GIDA İŞİ, KORONA ÖNCESİ DE
VİCDAN İŞİYDİ
Gıda sektörünün aslında pandemiden öncede vicdan işi olduğunu belirten Nuri Develi bu süreçte mutfaklarını gezmek isteyen müşterilerinin sayısının arttığını söyledi:
“Bazı misafirlerimiz içeri adım atar atmaz ‘mutfağınızı gezebilir miyiz’ diye soruyor. ‘Memnuniyetle’ diyoruz ve mutfağa alıyoruz. İçerideki tedbirleri görenler gönül rahatlığıyla yemeklerini yiyor.”
Ama alınan tüm önlemlere rağmen restoranda kalabalık arasında oturmak istemeyenler oluyormuş.
Nuri Develi onlar için de ilginç bir yöntem bulmuş:
“Telefon açıp evde yaşlı aile büyükleri olduğunu belirten müşterilerimiz var. Dışarı çıkmak istediklerini ama kalabalıkta oturmak istemediklerini söylüyorlar.
Kendi ofisimi veriyorum böyle durumlarda. Yemeklerini ofise servis yapıyoruz.”

Edis’ten daha popülerim

“Bu karanlık odalar bizim başımızı yakacak” demiştim geçen günkü yazımda.
Bir özelliği daha ortaya çıktı bu odaların.
Gereksiz özgüven patlaması yaşatıyor bazı konuklara.
Geçtiğimiz gün rap’çi Norm Ender, Okan Bayülgen’in programına konuk oldu. Usta televizyoncu;
“Son şarkında Edis’in ismini şarkının duyulması için mi kullandın” diye bir soru sordu Norm Ender’e...
Cevap hızlıca geldi: “Edis’in popülerliğinden faydalanmadım. Ben Edis’ten daha popüler bir adamım. Edis’ten niye faydalanayım?”
Edis mi Norm Ender mi tartışmasının fitili böyle ateşlendi işte.
Rap severim ama Norm Ender tarzım değil. Pop severim ama Edis de tarzım değil.
Fakat Edis mi daha popüler Norm Ender mi sorusuna cevabım;
Edirne’den Kars’a Edis’tir, nokta.
Dışarıda yemek  gerçekten riskli mi


Son kale de düşüyor

Son kale Beyoğlu’ydu.
Yeni normal sonrası Beyoğlu eski günlerine tam dönüyordu ki kötü haberler art arda gelmeye başladı. Kapanmaz dediğimiz, yıllardır müşterilerini ağırlayan mekanlar bir bir kapılarına kilit vurmaya başladı.
Haberleri duyunca üzüldüm, içim cız etti.
Müdavim olanlar beni anlar.
Eviniz gibi hissettiğiniz yerlerin kapanması, tuttuğunuz takımın bir düzine gol yemesiyle eşdeğerdir.
Sızısı günlerce kalır içinizde...

Ne yani şimdi biz kandırıldık mı

Ajda Pekkan ile Hakan Altun’un aşk yaşadığı iddiası halen konuşuluyor.
Taraflardan bu dedikodulara karşılık ‘biz sadece arkadaşız’ açıklaması geldi.
Günün sonunda, uzun süredir konuşulmayan Hakan Altun bir anda gündeme geldi.
Magazin programlarında ‘bomba aşk’ başlıklarıyla Hakan Altun şarkıları çalındı.
Veee dün Hakan Altun’un yeni şarkısı piyasaya çıktı.
Üzgünüm ama biz sanırım bir şarkının ‘PR’ çalışmasına kurban gittik.
Kandırıldık.

 

Haber Yorumlarını Göster
Haber Yorumlarını Gizle
X

Bugün ne yapsak

Evden çıkmadan fit bacaklara sahip olmak mümkün. Bacak eritme egzersizleri konulu videolar gününüze renk katacak.

Alın çayınızı kahvenizi en yakın parka gidip oturun. Temiz havayı içinize çekin bugün.

Neşet Ertaş ustanın eski kayıtları albüm oldu. “Bozkırın Tezenesi” albümünü halen dinlemediyseniz Hemen! Hemen! Hemen!

Ekşi mayalı domatesli kekikli ekmekle tost yaptınız mı? Yapmadıysanız bugün dener misiniz? B-A-Y-I-L-A-C-A-K-S-I-N-I-Z!

Bir uzman önerisi: Kabuk tarçın ve karanfilli ılık elma kompostosu... Sabah ve öğlen için, sağlıklı bir alternatif.

Yazının Devamını Oku

Otellerin büyük oyunu

Restoran ve kafeler kapandı. Üstelik ne zaman açılacağı da belli değil. Görünen o ki, 2021’in ilk günlerine kadar bu sistem böyle devam edecek.



Ama bir şey gözden kaçmış gibi sanki.
Dükkanlarını kapatan işletmecileri isyan ettiren bir adaletsizlik var sanki. O da otellerdeki restoran ve kafelerin açık olması.
Otel içindeki bu tip işletmelerin dışarıdan müşteri alması yasak, ancak iş sıkı tutulmazsa olacakları sayıyorum:
◊ Bazı otellerin içindeki mekanlar, dışarıdan müşteri alıp onlara oda kartlarından verecekler ve otel müşterisiymiş gibi gösterecekler.
◊ “Saat sınırımız yok, istediğiniz kadar oturun” diyerek müşteri çekip sistemdeki boşluktan yararlanacaklar.

Yazının Devamını Oku

Uzak durun

Bazı tipler var...

Yaptıkları her şey mübahtır onlara göre...
“Yanlış” diye bir şey olmaz kitaplarında...
Kanatsız melektir kendileri...
Ama görmesinler bir başkasının ufak bir hatasını, anında başlarlar atıp tutmaya.
Yargı dağıtırlar.
¡¡¡
En ahlaklı kendisidir böylesinin...

Yazının Devamını Oku

Bugün ne yapsak

Güne Anjelika Akbar bırakalım mı? Besteci ve piyanist Akbar’ın yeni albümü “Candan İçeri” tüm dijital platformlarda.

Bugün ve hafta sonumuzun bir kısmını evde egzersize ayıralım. Dünya çapında 6 milyon abonesi olan YouTube kanalı ‘Popsugar Fitness’ ile evde egzersiz yapabilirsiniz.

¡¡¡

Bu akşam TRT 2’de “Bitmeyen Yürüyüş” adlı Japon yapımı bir film var. Kaliteli bir cuma akşamı geçirmenizi sağlayabilir.

¡¡¡

İBB Şehir Tiyatroları perdelerini kapattı. Oyunlar artık online devam edecek.

¡¡¡

Mutluluğu ıskalamış insanlar bizlere mutsuzluklarını empoze etmeye çalışıyor. 3 günlük bir uzak durma, yeni haftaya başlarken enerjimizi yükseltir.

¡¡¡

Yazının Devamını Oku

Bugün ne yapsak

Bulutlu güne Leonard Cohen’in “Famous Blue Raincoat” şarkısıyla başlayalım mı?

Meteoroloji uzmanları hafta sonu Uludağ ve Kartepe’de kar yağışı ihtimalini konuşuyor. Sokağa çıkmanın serbest olduğu saatlerde iyi bir alternatif olabilir...
* * *
‘Podcastyeditepe’ Türk kültüründe aile ve yemek konusunu uzmanlarla tartışıyor. Bilgilendirici olabilir.


Gümüşsuyu’ndaki ‘Gezi İstanbul’ adlı kafede keyif yapmak için son 2 gün.
Kendi yaptıkları enfes çikolatalardan deneyip bir kahveyle AKM inşaatındaki büyük ilerlemeyi izleyebilirsiniz. (Cuma gününden sonra paket servise devam edecekler.)

Yazının Devamını Oku

Bugün ne yapsak

Güne cevizle başlayalım. Bir avuç içi kadar yeter.

* * *
İstanbul Boğazı’nın yanı başında yoga dersi alma fırsatımız var. Sait Halim Paşa Yalısı’ndaki yoga dersleri için biletler, biletix’te.
* * *
Mutfak Sanatları Akademisi’nde, kek yapımından taco’ya, börekten et pişirme tekniklerine kadar geniş bir ders programı var. Birine bugün kayıt yaptırın.
* * *
Hadi bugün sebze ve meyve ağırlıklı beslenelim. “Hayır asla olmaz” demeyin. Lütfen deneyin.
* * *

Yazının Devamını Oku

Güzel söyler Deniz Seki

Ahmet Kaya şarkılarını söylemek kolay iş değil. Dinleyenin yüreğini titretmek lazım, herkesin harcı değil.

Çok kişinin sırf Ahmet Kaya şarkısı söylemeyi denediği için kariyeri başlamadan bitti, şaka değil...
AMA...
Deniz Seki söyler.
Hem de çok iyi söyler.
“İbo Show”da Ahmet Kaya’nın “Nereden Bileceksiniz” şarkısını söyledi Deniz Seki.
“Detone oldu” dendi.
“Bu şarkıyı sen söyleyemezsin” dendi.

Yazının Devamını Oku

Bugün ne yapsak

Bir bardak su ve bir bardak kefirle güne başlayın. Şahane bir başlangıç olur.

Bugün caz günü olsun. İlhan Erşahin’in yeni albümüne kulak verin.

Sürekli kendini anlatanlardan, sürekli kendinden söz edenlerden bir günlük uzak duralım mı? Hadi bugünlük bir deneyelim.

İş çıkışı İstiklal’in ara sokaklarında Londra’nın ara sokaklarında kaybolur gibi kaybolmaya ne dersiniz? Üstelik sendrom falan da kalmaz.

Tam tiyatroluk bir hava...

Yazının Devamını Oku

Kraliçe’nin maskesi

Ülkesindeki bir törene katılan İngiltere kraliçesi Elizabeth ilk kez maske ile görüntülendi.

İşin ülkemizi ilgilendiren tarafı ise, o maskenin Türk bir girişimci tarafından üretildiği iddiası oldu.
Tarhan Telli başarılı bir motosiklet üreticisi olarak tanınıyor.
Pandemi döneminde maske işine girdi.
Kraliçe Elizabeth’in katıldığı törende taktığı maskeyi gören Telli, “Motosikletimize bindiremedik ama maskemizi taktırdık” diye bir açıklama yaptı.

Ancak ortada bir kanıt yok.
Tarhan Telli “ben kendi maskemi tanırım” diyor.

Yazının Devamını Oku

Şiddet akşamının detayları

Tarih, 4 Mayıs.

Polisler gelen telefon üzerine Sermiyan Midyat ile Sevcan Yaşar’ın beraber yaşadıkları eve gidiyor.
Ortalık dağılmış.
Yaşanan arbede ortada.
Olayın herkesin bildiği kısımlarını atlıyorum.
Evden çıkmayı başaran Sevcan Yaşar, polis refakatinde eve geri dönüyor ve köpeğini almak istediğini söylüyor.
Kapıyı açan Sermiyan Midyat, “Buyrun köpeğiniz hanımefendi... Başka, para ister misiniz ücretiniz bu mu” diyerek hakaret ediyor.

Yazının Devamını Oku

İlber Hoca’nın en zor sınavı

Zor adamdır İlber Ortaylı.




Onunla sohbet etmek, hele ki röportaj yapmak ciddi bir birikim ister.
Beğenmediği bir şey oldu mu anında bozar sizi.
Agresif sempatikliğiyle tanıdığımız İlber Ortaylı’nın bambaşka bir yüzünü göreceğiz artık. Tuhaf markasının yapımını üstlendiği “‘Bi’ Sorum Var” programının yüzü oldu ünlü tarihçi. YouTube’da yayınlanan programda, İlber Hoca çocuklarla bir araya geliyor ve onların merak ettikleri soruları yanıtlıyor.
İlk bölümde Ortaylı’nın karşısına oturan ufak bir kız, “Bana Atatürk’ü anlatır mısınız” dedi. İlber Hoca “Size okulda anlatmıyorlar mı” diye hafif bir sitem etse de başladı anlatmaya. 10 dakikalık ilk bölüm çok keyifliydi. Sonraki bölümlerde çocuklar, kim bilir İlber hocalarını hangi zor sorularla köşeye sıkıştıracak.

Hakaret mi eleştiri mi

Yazının Devamını Oku

Aldatmak isteyene semt mekan fark etmez

Oyuncu Hazar Ergüçlü ile yönetmen Onur Ünlü son dönemin popüler çiftlerinden.


İlişkilerine de uzun zamandır devam ediyorlar.
Allah bozmasın.
Bize ilişki hakkında söz söylemek düşmez.
Ama Hazar Ergüçlü’nün son açıklamasına söylenecek birkaç şey var.
Geçtiğimiz günlerde Cihangir’de bir kadınla yakınlaşan Onur Ünlü’nün o görüntüleri Hazar Ergüçlü’ye sorulmuş. Güzel oyuncu “Cihangir’in ortasında sanmıyorum ki beni aldatsın” demiş.
Bu işin;

Yazının Devamını Oku

‘Sadakatsiz’i neden çok sevdik?

Sadakatsiz dizisi son bölümüyle yine gündeme damga vurdu. Dizide Cansu Dere’nin canlandırdığı Asya, kendisini aldatan eşinden intikam almak için onun en yakın arkadaşıyla birlikte oldu.


Sosyal medya Asyacılar ve anti-Asyacılar diye ikiye bölündü. Seviyoruz böyle ‘çetrefilli’ olayları.
Asya haklı mı?
Ama Bahar bu duruma ne diyecek? Mert’in de suçu yok mu? E ama Volkan zaten bunu hak ediyordu...
Tartışmalar sosyal medyadan yemek masalarına kadar taştı.
“Sadakatsiz” dizisini bu kadar sevme nedenlerimizden biri “kabul etmekte zorlandığımız biz”i yansıtması olabilir mi?
Çevremizde benzer aldatma hikayelerine tanıklık ettiğimiz, belki de yaşadığımız için bu kadar çok sevmiş olabilir miyiz “Sadakatsiz”i?

Sadakatsizlik ile aldatmayı ayırabilir miyiz?

Yazının Devamını Oku

Cem Yılmaz’ın istekleri

Cem Yılmaz’ın magazin basınını beğenmediği ortada. Ünlü komedyen sık sık eleştiriyor camiayı. Bazen eleştirinin de ötesine geçiyor, tavırlarını ciddileştirip sözlerini sertleştiriyor.

Cem Yılmaz istiyor ki;
Magazin muhabirleri onu gittiği yerlerde rahat bıraksın, görüntülemesin...
Evinin önünde asla muhabirler beklemesin...
Bir aşkla gündeme gelecek olursa, konu bir-iki dedikodudan sonra hemen kapatılsın...
İzole bir hayat istiyor kısaca...
Ama olmaz.
Çünkü;

Yazının Devamını Oku

Yeni döneme dair

Artık restoran ve kafe gibi işletmeler saat 22.00’den sonra kapılarını kapatmak zorunda.

Şimdilik bu yasakların aralık ayının ortasına kadar devam etmesi planlanıyor.
Yani öyle 1-2 haftalık bir yasak değil bu.
Yeni normale geçtiğimiz ilk günlerde de 22.00’de mekanlar kapanıyor ama neredeyse her gün türlü aksilikler yaşanıyordu.
Neydi bu aksilikler:
◊ Siz kepenkleri kapatın, biz içeride sessizce oturmaya devam edelimciler...
◊ Mekan çalışanlarına zorluklar çıkaran, işletmecilerin ceza yemesine neden olan müşteriler...
◊ “Abi bir 5 dakika daha be” diyen tipler...

Yazının Devamını Oku

Korona hanutçuları

Kural çiğnemek için bir yol elbet buluyoruz.

Para kazanma hırsıyla hem kendimizin hem de çevremizdekilerin sağlığını hiçe sayıyoruz.
Üstelik bazılarımız bunu yaparken gizlenmeye gerek bile duymuyor.
Geçtiğimiz hafta çarşamba günüydü.
Saatler gece yarısını geçeli baya bir vakit olmuş, biz dört arkadaş evlere dağılmak üzere, Nevizade civarlarından Taksim Meydanı’na doğru yürüyorduk.
Maskelerimiz takılı birbirimizin ne dediğini zar zor anlarken önümüzü biri kesti...
‘Rock müzik var, pop var, arabesk var’ gibi cümleleri hızlıca söylemeye başladı.
Normal saatlerde Taksim Meydanı ve çevresinde görmeye alışık olduğumuz, yoldan geçenleri restoran ve barlara davet eden kişiler vardır.

Yazının Devamını Oku
YAZARIN DİĞER YAZILARI