Orkun Ün

Orkun Ün

orkun@hurriyet.com.tr

Daha şaşıracak ne kaldı?

Hepimiz haberi gördük, hepimiz dehşete kapıldık.

Haberin Devamı

Bir zamanların şampiyon atı olan Smart Latch’in maalesef kesilip etlerinin sağ sola dağıtıldığını öğrendik.

Mersin Büyükşehir Belediyesi Aşevi’nde dağıtılan kavurmanın içinde hayvanın çipi bulununca, tüm gerçekler ortaya çıkmış.

Ekim ayında son koşusunu yapan at, sakatlanınca yarışlardan çekiliyor. Sahibi, bir yere satmak istiyor onu.

Sattığı kişi, iddiaya göre bir binicilik kulübüne veriyor.

Gerçek ise şöyle:

Artık ilk alan kişi mi, yoksa binicilik kulübü mü bilinmez ama at birileri tarafından aracılara veriliyor.

O aracılar atı ‘kesen’ kişiler. İşleri bu belli ki.

Günün sonunda at kesiliyor ve dana eti diye Mersin Büyükşehir Belediyesi’nin gıda tedarikçisi olan bir firmaya satılıyor.

Yahu hiç mi kontrol etmezsiniz bu ne eti diye?

Aşevine gelenler belli ki bir süre yediler o atın etini.

Haberin Devamı

Başka nerelere gitti, nerelere verildi dana eti yalanıyla onu da bilmiyoruz.

Ama bölge halkı bir süre at eti tüketmiş, onu biliyoruz.

Sanmayın ki bu ilk ve tek, bu...

Değil!

Bu ortaya çıkan, tek bir olay.

Daha ortaya dökülmeyen neler var, neler yediriyorlar acaba bizlere?

Satanı, alanı bilemem de bu atı kaçak yollarla kesip dana eti diye satana büyük bir ‘ah’ ederim ben.

Lisansının falan iptal edilip, bu işten elinin ayağının çektirilmesini de dilerim.

Bunlar güzel şeyler

Oscar töreni sonrası düzenlenen yemekte üç Türk lezzeti yer aldı:

Hünkârbeğendi, pide ve baklava.

Mutfağı dünyaca ünlü şef Wolfgang Puck yönetiyor.

Üç Türk şefe görev verip “Buyurun size emanet bu yemekler” dedi.

Türkiye’yi çok seven, sık gelen ve buradaki Spago isimli restoranına ayrı önem veren biri Puck.

Onun İstanbul’a olan tutkusu ve şehirdeki restorandan başlayan hikâyesi eminim etkili olmuştur Oscar gibi bir törenin mutfağında.

Burada denediği, beğendiği yemekleri böyle önemli bir gecede menüye ekletmiş.

Çok önemli hareketler bunlar. Çünkü biraz bilinse, tadanın vazgeçemeyeceği, aklından çıkarmayacağı bir mutfağımız var bizim.

Böyle böyle yeme-içme sektöründe ivme yakalarız biz.

Bu adımlarla, lezzetlerimiz tüm dünya tarafından bilinir.

Haberin Devamı

Sırf yemek yemek için bile turist alırız, o kadar da iddialıyım...

Severiz krizleri

Fenerbahçe ligin son sırasındaki Karagümrük’e yenildikten sonra, kulüpte “olağanüstü hâl” gibi bir durum ilan edildi.

Baktım toplantılar, teknik direktörü çağırmalar falanlar filanlar...

Sonra Tedesco ile yola devam edileceği açıklandı.

Kusura bakmayınız ama ‘ya ne olacaktı’?

Tamam, işler iyi gitmiyor olabilir. Tamam, çekirge bu sefer sıçrayamamış olabilir ve ilk mağlubiyetini almış olabilir.

Ama hemen teknik direktör mü kovulur?

Ben Tedesco’nun kalması taraftarıyım. Kaldı ki geçtiğimiz günlerde de demiştim, nankörüz biz, nankör bu futbol alemi!

Yarın iki-üç maç kazansın tekrar, rakipleri de puan kaybetsin, omuzlarda taşınır Tedesco.

Haberin Devamı

Eşref’in aldığı ‘bıçak’ darbesi

İntizar yazmış ve söylemiş şarkıyı, Selim Akar da kamera arkasına geçmiş ve klibi çekmiş.

Şarkının adı Bıçak.

İlham kaynağı ise Kanal D’nin “Eşref Rüya” dizisi.

Sözler tüyleri diken diken ediyor.

“Sırtımda bıçak bıçak, yarası hâlâ sıcak, gel de şu kalbime bak yanmamış mıyım?” diyor.

İntizar, “Eşref Rüya”da Demet Özdemir ve Çağatay Ulusoy’un karakterleri arasındaki aşktan ilham alarak yazdığını söyledi şarkıyı.

‘Cuk’ oturmuş derler ya hani, öyle de olmuş.

Eşref’in sırtındaki bıçak aslında uğradığı ihanet.

Ama hâlâ âşık, hâlâ vazgeçemiyor.

Şarkı, ihanete rağmen vazgeçememeyi, sevdanın ihanetin karşısında nasıl da üstün geldiğini anlatıyor.

Haberin Devamı

Ben sevdim, ben dinlerim bu şarkıyı.

Hatta “Eşref Rüya” açıp, fona da “Bıçak” şarkısını koyup dinlerim.

Bu arada beklenen gün geliyor.

“Eşref Rüya”nın yeni bölümünde Eşref, yıllardır aradığı Rüya’nın Nisan (Demet Özdemir) olduğunu öğreniyor.

Artık hikâye bambaşka bir boyut kazanıyor.

 

Yazarın Tüm Yazıları