Orkun Ün

Orkun Ün

orkun@hurriyet.com.tr

Bazen hikâye geç başlar

Düşünsenize çocuğunuz oluyor ve ona istediğiniz ismi veremiyorsunuz. Bir şekilde engel olunuyor. İşte öyle bir toplumdan geldi Yeşil Burun Adaları’nın kalecisi Josimar Dias... Herkesin bildiği ismiyle Vozinha...

Haberin Devamı

Babası, Arjantin ve Real Madrid’in ikonik yıldızı Valdano adını vermek istedi oğluna ama Yeşil Burun yetkilileri buna izin vermedi.

Adı, Josimar oldu.

Peki Vozinha lakabı nereden geldi? Babası askerlikte, annesi işteydi, o da büyükannesiyle büyüdü... Arkadaşları da onu ‘Vozinha’ yani büyükanne diye çağırmaya başladı.

O istemedi ama zamanla kabullendi bu lakabı.

Ve 2026 Dünya Kupası’nda İspanya ile karşılaştı Yeşil Burun. 10’a yakın kurtarış yaptı 40 yaşındaki Vozinha...

Ve maç 0-0 bitti.

Maç sonunda önce ağladı...

Nedeni ise beraber büyüdüğü büyükannesi ile dedesini kaybetmiş olması ve annesinin vize problemi nedeniyle onu izlemeye gelememesiydi.

Annesinin gelememe nedeni çok daha can sıkıcıydı...

Vozinha annesinin vize için ödeyeceği parayı bulamamış ve annesini Amerika’ya getirememiş...

Haydi buyurun!

Haberin Devamı

Sonra onu çok şaşırtacak bir şeye tanık oldu...

Maç öncesi 50 bin olan takipçi sayısı şu anda (ben bu yazıyı yazarken) 5.5 milyona ulaştı.

24 saat geçmeden 5 milyondan fazla kişi takip etti onu.

Dünya Kupaları böyledir.

Bir şekilde hikâyeler yazılır, tozlu raflarda kalmış hikâyeler ortaya çıkar.

Vozinha daha ilk maçta hikâyesini gösterdi tüm dünyaya.

Artık kazansalar da kaybetseler de fark etmez.

Geç gelen ve hak edilmiş bir şöhretin tadını çıkartacak kaleci.

Hakkıdır da...

Nokta atışı

Çoğumuz farkındayız, eskisi kadar rahat gidilecek, güzel yemek yenecek yer zor buluyoruz.

“Nereye gitmemizi önerirsin’ diye sorulduğunda bir duruyorsunuzdur eminim.

Eskiden öyle miydi!

Fakat önümüzdeki aylardan ümitliyim ben. Mesela artık iyi balık için ‘nereye gidelim’ sorusuna rahatça ‘Goyo Sea Food’ diyebilirsiniz.

Zordur balık işi ama işi bilen altından kalkar...

Nişantaşı Cabbar’dan bildiğimiz Serkan Koca girmiş işe. Ciddi bir yatırımla Kuruçeşme’de açmış.

Mutfağın başında Şef Murat Taşdemir var.

Cesaretli tabaklar koyuyor sofraya. Alıştığımız lezzetleri ‘biz bunu daha önce neden böyle denemedik’ tabağına dönüştürüyor.

 Öyle şov, klasik lezzetin dışına taşma gelmesin aklınıza.

Balıksa en iyisini, meze ise en tazesini, salata ise en yeşilini yiyorsunuz.

Haberin Devamı

Artık ‘yemeğini ye evine dön’ dünyası yok. Bir mekâna gidildiğinde müşteriler orada vakit geçirmek istiyor.

İşte Goyo size bunu da sağlıyor tam bir ‘yemek ye ve devam et’ mekânı.

İster sohbete isterseniz de müziğe...

Ben uzun zamandır hem lezzeti hem nokta atışı bir manzarayı hem de böyle bir mimariyi iç içe geçiren bir mekân görmemiştim.

Yaz ortası ve kışla beraber damga vuracaklar Boğaz hattına belli.

Sorun kimde? 

X, Y ve Z kuşağı olarak adlandırıyoruz dönemin kuşaklarını. X’i en başa koyun, Y’yi ortaya, Z’yi de çizginin en sonuna...

Herkes zaman zaman bu 3’ünden birini suçlar.

Okan Bayülgen bu durumla ilgili bir şeyler söylemiş...

Haklı ama kısmen. “Çocuklar iyi ama anne babalar problemli. Y ve X’lerde problem var” demiş.

Haberin Devamı

Yani bazı ailelerde ciddi problemler var evet.

Çocukları desen sallamazlar, verirler ellerine teknolojik cihazları saatler geçirmesine göz yumarlar.

Bir hata yapıldığında ‘çocuktur yapar devam etsin’ derler...

Böyle böyle kontrolü kaybederler.

Aksini yapanlar yok mu, var.

Düzgünce evladını yetiştiren ve onları sapacağı kötü yoldan döndüren sayısız aile var.

Bazen de döndüremeyen.

Çünkü ‘Z’ kuşağı sosyal medyalardan çok etkileniyor.

Evde efendi, evden çıkınca zorba olabiliyor.

Günün sonunda bazen anne baba bile anlamıyor onun içinde yaşadıklarını.

İşte burada ince çizgi dikkate alınmalı.

Sorun kökten çözülmeli.

Çocukların etkileneceği oyunlar, sosyal medyadaki o videolar yok edilmeli.

Haberin Devamı

O yüzden ülkemizde yapılan sosyal medya düzenlemeleri o kadar doğru ki...

Zamanla göreceğiz faydalarını.

 

 

Yazarın Tüm Yazıları